GÜNDEM - 24 Şubat 2026 Salı 12:39

Ramazan ayında Kur’an kurslarına katılım arttı

A
A
A
Ramazan ayında Kur’an kurslarına katılım arttı

Gaziantep’te Ramazan ayının manevi atmosferi Kur’an kurslarına olan katılım oranını artırdı.


On bir ayın sultanı Ramazan ayının manevi iklimi Gaziantep’teki camilerde ve Kur’an kurslarında dolu dolu yaşanıyor. Ramazan ayını oruç, teravih namazı ve mukabele gibi bu aya ait ibadetlerle dolu dolu geçiren vatandaşlar, rahmet, mağfiret ve bereket ayı Ramazan’dan en güzel şekilde istifade etmeye çalışıyor. Kur’an ayı olarak bilinen Ramazan ayında kent genelindeki tüm camilerde en az bir vakit mukabele okunurken, vatandaşların yoğun katılımı dikkat çekiyor. Camilerin yanı sıra belediyelere ait kurslarda da Ramazan ayının bereketi mukabele ile taçlanıyor. Ramazan ayının manevi atmosferinin camilere ve Kur’an kurslarına olan katılım oranını da artırdığı kentte Kur’an-ı Kerim okumasını bilmeyenler ise bu ayı fırsat bilerek Kur’an öğreniyor.



Kadınlar, mahallelerinde açılan kursa yoğun ilgi gösteriyor


Ramazan ayının manevi atmosferinde Kur’an-ı Kerim öğrenmek için kursların yolunu tutan kadınlar, kurslara büyük teveccüh gösteriyor. Şahinbey Belediyesi tarafından kırsal Burç Mahallesi’ndeki Burç Sosyal Tesisi’nde kadınlar için açılan Kur’an kursuna katılanlar, Kur’an-ı Kerim öğrenmenin mutluluğunu yaşıyor. Çocuk ve genç yaşta farklı nedenlerden dolayı Kur’an-ı Kerim’i öğrenemedikleri için hep içlerinde bir burukluk hisseden kadınlar, mahallelerinde açılan kursa yoğun ilgi gösteriyor.



Yaşlı kadınlar, Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin yaşının olmadığını gösteriyor


Eğitmenlerin desteğiyle Kur’an öğrenen kadınlar, ilmihal ve siyer dersi başta olmak üzere temel dini bilgileri de öğrenme imkanı elde ediyor. Yıllardır Kur’an-ı Kerim eğitimi alabilecekleri günün hayalini kuran yaşlı teyzelerin azmi ise görenleri imrendiriyor. Kiminin yaşı 70’in üzerinde olan yaşlı teyzelerin, Kur’an-ı Kerim aşkı ise görülmeye değer bir tablo oluşturuyor. Gösterdikleri gayretle Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin yaşının olmadığını gösteren kadınlar, Kur’an-ı Kerim öğrenmenin kendilerini çok mutlu ettiğini dile getirdi.



"Annelerimiz, ablalarımız ve genç kızlar Kur’an-ı Kerim öğrenmeye geliyor"


Kadınların Kur’an-ı Kerim kursuna büyük ilgi gösterdiğini belirten kurs eğitmeni Sibel Kaya, "Kırsal Burç Mahallemizdeki annelerimiz, ablalarımız ve genç kızlar Kur’an-ı Kerim öğrenmeye geliyorlar. Biz de Kur’an-ı Kerim’i öğrenme yolculuklarında onlara inşallah refakat etmeye çalışıyoruz. Her gün düzenli olarak kursumuz devam ediyor. Onların hayatlarında her gün yeni bir sayfa aralıyoruz. Kur’an-ı Kerim her gün bize farklı bir mesaj veriyor ve bu mesajı insanlara ulaştırmaya çalışıyoruz. Onlar da büyük bir iştiyakla kursa geliyorlar. Gelen birisi bir başka arkadaşını getiriyor. Köyde inşallah bu çığır devam edecek. Biz hepsinden de memnunuz. Büyük bir coşkuyla Kur’an öğrenmek için geliyorlar. Hep beraber Kur’an-ı Kerim’i öğrenme yolculuğunda birlikteyiz" dedi.



"Kur’an-ı Kerim öğrenmeye geliyoruz"


Kur’an-ı Kerim öğrenmek için kursa katıldığını belirten Gülseren Taş, "Kur’an kursuna Kur’an-ı Kerim öğrenmeye geliyoruz. Her gün kursta bir yenilik görüyoruz. Mübarek ayetleri hocamız bize tane tane açıklıyor, Türkçe mealini bize öğretiyor. Allah hocalarımızdan razı olsun. Kursumuz çok güzel geçiyor " ifadelerini kullandı.



"Kur’an kursuna geldiğimiz için çok mutluyuz"


Kur’an-ı Kerim’i öğrendiği için çok mutlu olduğunu dile getiren Emine Akar ise, "Hem Kur’an-ı Kerim öğreniyoruz hem de okuyoruz. Bizim için çok güzel bir kurs oldu. Bu kursa gelmemiz ve Kur’an-ı Kerim öğrenmemiz lazım. Bu kursun olması bizim için çok güzel oldu. Biz Kur’an kursuna geldiğimiz için çok mutluyuz" şeklinde konuştu.


77 yaşındaki Elif Mercan ise Kur’an-ı Kerim öğrenmek için kursa geldiğini belirterek, Kur’an-ı Kerim’i çok sevdiğini ve Kur’an sesiyle huzur bulduğunu söyledi.



Ramazan ayında Kur’an kurslarına katılım arttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Uşak Uşak’ta ’Yüzyılın Konut Projesi’nin kuraları çekildi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından 81 ilde yürütülen ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında Uşak’ta 2 bin 558 konut için düzenlenen kura çekilişi ile hak sahipleri belirlendi. Türkiye genelinde hayata geçirilen ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında Uşak’ta yapılacak 2 bin 558 konut için Uşak Üniversitesi 1 Eylül Kampüsü içeresinde yer alan Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’nde noter huzurunda kura çekimi gerçekleştirildi. Toplam 20 bin 400 başvurunun yapıldığı projede, 2 bin 558 konutun hak sahipleri kurayla belirlendi. Uşak Valisi Naci Aktaş, konutların depreme dayanıklılığı ve sosyal donatı alanlarıyla güçlendirilmiş yeni yaşam alanları oluşturacağını vurgulayarak; "Depreme dayanıklı, çevreye duyarlı ve sosyal donatı alanlarıyla güçlendirilmiş bu konutlar, komşuluğun, dayanışmanın ve güvenli yaşamın hayat bulacağı yeni yaşam alanları oluşturacak, aynı zamanda ilimizin konut ihtiyacının karşılanmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır." dedi. TOKİ’nin üretim gücü ve hayata geçirilen büyük ölçekli sosyal konut projelerini vurgulayan TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk; "Deprem bölgesinde yeni şehir alanları kurduk. Tarihin en büyük kentsel dönüşüm projelerini başlattık. Şehirlerimize bahçe kültürünü ihya edecek, yüzlerce millet bahçesi kazandırdık. 2019 yılında 50 bin, 2020 yılında 100 bin, 2022 yılında 250 bin haneyi kapsayan 3 ayrı sosyal konut projesini hayata geçirdik. TOKİ’nin üretim gücü ile vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini aynı yerde buluşturarak milyonlarca vatandaşımızı ilgilendiren 1 milyon 750 bin konut rakamına ulaştık. Eğitimden sağlığa, spordan öğrenci yurtlarına, ibadethanelerden millet bahçelerine kadar yaklaşık 66 bin 850 sosyal donatı ürettik. Esnafımıza işyerleri, kamu kurumlarımıza binalar inşa ettik. Yatay şehircilik anlayışını esas alan projeleri şehirlerimize yaydık. Yepyeni yaşam alanları oluşturduk." dedi. Deprem sonrası yeniden inşa çalışmaları ile Uşak’a yapılan yatırımların büyüklüğünü vurgulayan Baştürk; "Bu projelerle ülkemizde bir taraftan sağlıklı, güvenli ve çağdaş yaşamın tüm gereklerini karşılayan konutlar üretirken, diğer taraftan depremin meydana getirdiği şehirlerin yeniden inşası konusunda etkin çalışmalar yürüttük. Bu kapsamda Uşak ilimize güncel rakamla 28,7 milyar liralık yatırımla 6 bin 320 konut, bin 39 dükkan, 6 cami başta olmak üzere eğitimden sağlığa çok sayıda donatı kazandırdık. Bugün itibariyle ülke çapında bin 633 şantiyemizde 430 bin konut ve diğer sosyal donatıların inşaatı ile yüzbinlerce konutun proje ve tasarım çalışmaları devam etmektedir." dedi. Projenin sosyal konut hamlesi olarak tarihi bir adım olduğunu ve konut üretiminin devam edeceğini dile getiren Baştürk; "Bu proje devletimizin ortaya koyduğu tarihin en kapsamlı sosyal konut projesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır. Kampanyaya Uşak merkez ve ilçelerinden 20 bin 400 vatandaşımız talepte bulunmuştur. Noter ve sizlerin huzurunda biraz sonra kuralar çekilecek, burada olmayan vatandaşlarımız canlı izleyebilecek ve 2 bin 558 hak sahibi belirlenecektir. Hak sahibi olacak vatandaşlarımıza şimdiden sağlık, huzur ve güven içinde mutlu bir şekilde oturacakları sıcak yuvalar inşa edeceğimizi müjdelemek isterim. Kurada ismi çıkmyayan vatandaşlarımız da üzülmesin. Ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ projelerimiz devam edecektir. Yeni üreteceğimiz konutlar yatay mimariye uygun, kaliteli, depremlere karşı güvenli ve mahalle kültürünün tüm güzelliklerini yaşatacak, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olacaktır. Ayrıca projeler çevre düzeniyle, parkıyla, çarşısıyla, camisiyle ihtiyaçları karşılayacak nitelikte inşa edilecektir." dedi. Program, İl Müftüsü Mesut Harmancı’nın yaptığı duanın ardından protokol üyeleri ve bazı katılımcıların butona basmasıyla kura çekimiyle devam etti. Öte yandan, programa kent protokolü ve vatandaşlar katıldı.
Balıkesir Kıvanç Tatlıtuğ: "Ertesi gün benim yanıma gelmeyi planlıyordu" Ağustos ayında Yalova’dan teknesi ile ayrıldıktan sonra Marmara Denizi’nde hayatını kaybeden iş adamı Halit Yukay’ın davasında kendisi ile telefonla görüşen ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ da ifade verdi. Mahkemede konuşan Tatlıtuğ, merhum Yukay ile ertesi gün buluşacaklarını söyleyerek konuya ait bildiklerini paylaştı. Balıkesir’in Erdek ilçesinde görülen davada konuşan Kıvanç Tatlıtuğ, "4 Ağustos günü merhum Halit’le telefonda birkaç defa telefon konuşmamız oldu. Kendisiyle ailece tatil planlıyorduk. Kendisi, eşi, çocukları, ben, benim eşim ve benim oğlum bir tatil planlıyorduk. Kendisinden bir tekne aldım. Bu süreden önce ve bu süreden sonra da tekne aldıktan sonra da çok yakın bir dostluğumuz söz konusu oldu. 4 Ağustos günü kendisi Yalova’dan öğleden sonra avara olduktan Bozcaada’da o akşam konaklayacaktı. Ertesi gün ise benim yanıma geldiğini planlıyordu. Hava şartları kötü olmak durumunda ise rotasını değiştirip ya Çeşme tarafına ya da Bozcaada’da tekrar kalmaya devam edecekti. Kendisiyle birkaç defa telefon karşılıklı telefon açmalarımız söz konusu oldu. Ama benim anladığım dümen başındayken telefonlara cevap veremedi. Sonra o bana döndü, telefonu açtı. Çok kısa bir görüşmemiz oldu. Kendisi gayet keyfi yerindeydi. Kendisi gayet olumlu, pozitif durumdaydı. Kısa bir görüşmemiz oldu" dedi. İfadesine devam eden Tatlıtuğ, "Lokasyonunu sordum. Neredesin diye. O bana Marmara’nın kuzeyinden seyir halinde olduğunu ve her şeyin yolunda olduğunu, takriben birkaç saat sonra da Bozcaada’da konaklayacağını söyledi. Kendisiyle telefonda konuşurken lokasyon vermesi gerektiğini söyledim. Dedim ki lokasyonu verirsen seni takip edeceğim. Ben de buradan takip etmek istiyorum. ’Tamam, lokasyonu sana göndereceğim’ derken son konuşmamız o oldu. Sonra sinyal kesildi. O sinyal kesilince üzerine şöyle dedim, kendimce bir yorumlamada bulundum. Dedim ki bu sinyal kesildi. 10 gün önce de biz yoldaydık. Aynı yolu biz giderken benim de aşağı yukarı bir, bir saate yakın. Evet, bir saate yakın bir telefon sinyaline ulaşamadığım bir zamanım olmuştu. Ben ve benim arkadaşlarım teknede benle beraber yolculuk yapan arkadaşlarımızın o yönde kesilebilir nasıl olsa müsait olunca bana tekrar telefon açar. Lakin göndermiş olduğum mesajların da karşı tarafa ulaşılmadığını, yani harita ulaşılmadığını fark edince içime bir his düştü. Çalışmış olduğu hem de yakından da iş birliği içerisinde olan ve arkadaşı olan kişiye telefon açtım. Eren’e telefon açtım, kendisine durumu bildirdim. Dedim böyle böyle bir durum var. Ben kendisine ulaşamıyorum ama biliyorum ki 10 gün önce bu yolu yaptık telefon kesilmiş olabilir. Ama ne olur ne olmaz. Bu bilgi sende kalsın. Ben sana bu bilgiyi vereyim. İlerleyen dakikalarda sen ulaşırsan, ben ulaşırsam tekrar bir istişare içerisine girelim, dedim. Onun akabinde üzerinden bayağı bir zaman geçti. Sonra telaş ve panik başladı. Derken kolluk kuvvetleri, deniz kolluğu, kara kolluk kuvvetleri derken bilgiler geçildi. Ondan sonra arama çalışmalarına başlandı. Bu konuyla ilgili verebileceğim bilgiler bunlardır" şeklinde konuştu.
Eskişehir Uluslararası öğrencilerin hak ve yükümlülükleri Anadolu Üniversitesi’nde anlatıldı Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda "Akdeniz’de Düzensiz Göç Akışı Konusunda Türkiye-İtalya İş Birliğine Destek Projesi Yabancı Öğrenciler İçin Üniversite Bilgilendirme Çalıştayları" Açılış Töreni yapıldı. Eskişehir İl Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen "Akdeniz’de Düzensiz Göç Akışı Konusunda Türkiye-İtalya İş Birliğine Destek Projesi Yabancı Öğrenciler İçin Üniversite Bilgilendirme Çalıştayları" Açılış Töreni, Anadolu Üniversitesi ev sahipliğinde Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış törenine Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Eskişehir İl Göç İdaresi Müdürü Mustafa Turan katıldı. "Bu çalıştay kültürlerarası anlayışı güçlendiren bir platformdur" Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Serpil Koçdar, "Anadolu Üniversitesi olarak uluslararasılaşmayı stratejik önceliklerimiz arasına aldık. Farklı coğrafyalardan gelen öğrencilerimizin akademik başarılarını desteklemek ve kariyer gelişimlerine katkı sağlamak temel amaçlarımızdandır. Bugün paylaşılacak bilgiler; ikamet izni, hak ve sorumluluklar ile mezuniyet sonrası kariyer fırsatları konusunda sizlere yol gösterecektir" ifadelerini kullandı ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti. "Bütün birimlerimizle hizmetinizdeyiz" Öğrencileri Anadolu Üniversitesi’nde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Eskişehir İl Göç İdaresi Müdürü Mustafa Turan ise, "Temel amacımız, öğrencilerin eğitim hayatını huzurlu ve güvenli bir ortamda kesintiye uğramadan sürdürmesidir. Bu amaç doğrultusunda Göç İdaresi ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi sürekli koordinasyon hâlindedir. Bütün birimlerimizle ve YİMER 157 hattımızla her zaman hizmetinizdeyiz" şeklinde konuştu. "Göç, karşılıklı bir zenginleşme sürecidir" Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM), Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan ve göç alanında öncü bir uluslararası kuruluş olduğunu ifade eden IOM Ulusal Proje Sorumlusu Sümeyye Tanrıverdi, "IOM olarak göçün güvenli, düzenli ve insani bir şekilde gerçekleşmesini desteklemek; göçün hem bireyler hem de toplumlar için olumlu bir güç hâline gelmesi amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu doğrultuda göçü yalnızca bir insan hareketliliği olarak değil; aynı zamanda kalkınma, kültürel etkileşim ve karşılıklı zenginleşme süreci olarak ele alıyoruz. Eğitim için yapılan uluslararası hareketlilik, göçün en yapıcı ve en dönüştürücü biçimlerinden biridir. Çünkü eğitim göçü, bireylerin bilgiye, yeni bakış açılarına ve kültürel fırsatlara erişimini artırmaktadır. Türkiye, dünyada en fazla yabancı öğrenciyi barındıran ilk 10 ülke arasında yer almaktadır" dedi. Etkinlik, İl Göç İdaresi Müdürlüğü İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Çalışma Grup Başkanı İl Göç Uzmanı Kübra Köksal Albayrak, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı Uzmanı Emirhan Yalçın, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü İş ve Meslek Danışmanı İsmail Hakkı Dinçay ve Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Birimi Koordinatörü Dr. Zekiye Doğan tarafından gerçekleştirilen sunumların ardından sona erdi. Sunumlarda "Türkiye’de Uluslararası Öğrencilik ve Uluslararası Öğrencilerin Hak ve Yükümlülükleri ile Sosyal Yaşamı", "Türkiye Bursları ve YTB Faaliyetleri", "Üniversite Sonrası İşgücü Piyasasına Erişim ve İş Arama Becerilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar ve Türkiye’de Kayıtlı İstihdam" ile "Üniversitede Sosyal ve Kültürel Yaşam" başlıkları ele alındı.
Uşak Uşak’ta ’Yüzyılın Konut Projesi’nin kuraları çekildi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı tarafından 81 ilde yürütülen ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında Uşak’ta 2 bin 558 konut için düzenlenen kura çekilişi ile hak sahipleri belirlendi. Türkiye genelinde hayata geçirilen ’Yüzyılın Konut Projesi’ kapsamında Uşak’ta yapılacak 2 bin 558 konut için Uşak Üniversitesi 1 Eylül Kampüsü içeresinde yer alan Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’nde noter huzurunda kura çekimi gerçekleştirildi. Toplam 20 bin 400 başvurunun yapıldığı projede, 2 bin 558 konutun hak sahipleri kurayla belirlendi. Uşak Valisi Naci Aktaş, konutların depreme dayanıklılığı ve sosyal donatı alanlarıyla güçlendirilmiş yeni yaşam alanları oluşturacağını vurgulayarak; "Depreme dayanıklı, çevreye duyarlı ve sosyal donatı alanlarıyla güçlendirilmiş bu konutlar, komşuluğun, dayanışmanın ve güvenli yaşamın hayat bulacağı yeni yaşam alanları oluşturacak, aynı zamanda ilimizin konut ihtiyacının karşılanmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır." dedi. TOKİ’nin üretim gücü ve hayata geçirilen büyük ölçekli sosyal konut projelerini vurgulayan TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk; "Deprem bölgesinde yeni şehir alanları kurduk. Tarihin en büyük kentsel dönüşüm projelerini başlattık. Şehirlerimize bahçe kültürünü ihya edecek, yüzlerce millet bahçesi kazandırdık. 2019 yılında 50 bin, 2020 yılında 100 bin, 2022 yılında 250 bin haneyi kapsayan 3 ayrı sosyal konut projesini hayata geçirdik. TOKİ’nin üretim gücü ile vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini aynı yerde buluşturarak milyonlarca vatandaşımızı ilgilendiren 1 milyon 750 bin konut rakamına ulaştık. Eğitimden sağlığa, spordan öğrenci yurtlarına, ibadethanelerden millet bahçelerine kadar yaklaşık 66 bin 850 sosyal donatı ürettik. Esnafımıza işyerleri, kamu kurumlarımıza binalar inşa ettik. Yatay şehircilik anlayışını esas alan projeleri şehirlerimize yaydık. Yepyeni yaşam alanları oluşturduk." dedi. Deprem sonrası yeniden inşa çalışmaları ile Uşak’a yapılan yatırımların büyüklüğünü vurgulayan Baştürk; "Bu projelerle ülkemizde bir taraftan sağlıklı, güvenli ve çağdaş yaşamın tüm gereklerini karşılayan konutlar üretirken, diğer taraftan depremin meydana getirdiği şehirlerin yeniden inşası konusunda etkin çalışmalar yürüttük. Bu kapsamda Uşak ilimize güncel rakamla 28,7 milyar liralık yatırımla 6 bin 320 konut, bin 39 dükkan, 6 cami başta olmak üzere eğitimden sağlığa çok sayıda donatı kazandırdık. Bugün itibariyle ülke çapında bin 633 şantiyemizde 430 bin konut ve diğer sosyal donatıların inşaatı ile yüzbinlerce konutun proje ve tasarım çalışmaları devam etmektedir." dedi. Projenin sosyal konut hamlesi olarak tarihi bir adım olduğunu ve konut üretiminin devam edeceğini dile getiren Baştürk; "Bu proje devletimizin ortaya koyduğu tarihin en kapsamlı sosyal konut projesi olup yaklaşık 2 milyon vatandaşımıza yuva olacaktır. Kampanyaya Uşak merkez ve ilçelerinden 20 bin 400 vatandaşımız talepte bulunmuştur. Noter ve sizlerin huzurunda biraz sonra kuralar çekilecek, burada olmayan vatandaşlarımız canlı izleyebilecek ve 2 bin 558 hak sahibi belirlenecektir. Hak sahibi olacak vatandaşlarımıza şimdiden sağlık, huzur ve güven içinde mutlu bir şekilde oturacakları sıcak yuvalar inşa edeceğimizi müjdelemek isterim. Kurada ismi çıkmyayan vatandaşlarımız da üzülmesin. Ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar TOKİ projelerimiz devam edecektir. Yeni üreteceğimiz konutlar yatay mimariye uygun, kaliteli, depremlere karşı güvenli ve mahalle kültürünün tüm güzelliklerini yaşatacak, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikte olacaktır. Ayrıca projeler çevre düzeniyle, parkıyla, çarşısıyla, camisiyle ihtiyaçları karşılayacak nitelikte inşa edilecektir." dedi. Program, İl Müftüsü Mesut Harmancı’nın yaptığı duanın ardından protokol üyeleri ve bazı katılımcıların butona basmasıyla kura çekimiyle devam etti. Öte yandan, programa kent protokolü ve vatandaşlar katıldı. (ÖA-MB-
Samsun Samsun’da Otizm Koordinasyon Merkezi Samsun Büyükşehir Belediyesi, şehre Samsun’a Otizm Koordinasyon Merkezi kazandırıyor. Bu yıl hizmete açılması planlanan merkez, otizmli bireylerin ve ailelerinin ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunacak. Sosyal belediyecilik anlayışı ve "Engelsiz Samsun" hedefiyle çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, otizmli bireyler ve ailelerine yönelik kapsamlı hizmetler sunacak Otizm Koordinasyon Merkezi’ni hayata geçiriyor. Projede inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. Canik ilçesi Millet Bahçesi’nde yer alan projenin bu yıl içinde hizmete açılması planlanıyor. Proje ile otizm spektrum bozukluğu olan bireyler ve ailelerinin erken tanıdan eğitime, sosyal uyumdan psikolojik desteğe kadar çok yönlü ihtiyaçlarına cevap bulması hedefleniyor. Merkez bünyesinde spor odası, etkinlik sınıfı, müzik odası ve bekleme alanları bulunuyor. Otizm Koordinasyon Merkezi; henüz tanı almamış, gelişimsel takibi yapılmamış veya otizm şüphesi bulunan çocuklar için bir ilk başvuru ve yönlendirme merkezi olarak hizmet sunacak. Alanında uzman kişiler tarafından yürütülecek süreç sonrasında gerekli kurumlara yönlendirme yapılacak. Sağlık kurumları ile koordineli bir çalışma yürütecek merkez ile çocukların ve ailelerinin ihtiyaç duyduğu hizmetlere daha hızlı ve etkin şekilde ulaşması sağlanacak. Merkez, otizmli bireylerin ve ailelerinin ihtiyaçlarına bütüncül çözümler sunacak. Merkez hakkında bilgi veren Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Engelsiz Samsun hedefi ile örnek bir projeyi daha Samsun’da hayata geçiriyoruz. Otizm Koordinasyon Merkezi’mizle otizmli çocuklarımızın ve ailelerinin daha fazla yanında olmayı hedefledik. Bu yolda erken teşhis ve eğitimin rolünü bilerek bu merkezi hayata geçirmeye karar verdik. Otizmin farkında olan ve bu farkındalıkla yol alan bir şehir olmak zorundayız. Bu merkez, Samsun’da otizm alanında güçlü bir koordinasyon mekanizması da oluşturacak. Otizm Koordinasyon Merkezi aracılığıyla otizm farkındalığını artırmayı, kapsayıcı ve erişilebilir bir şehir anlayışını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Projede çalışmalar hızla devam ediyor. En kısa zamanda bu merkezi hizmete açmayı planlıyoruz" dedi.