GENEL - 30 Haziran 2018 Cumartesi 08:42

Türkiye’de huzurun adresi; Karadeniz yaylaları

A
A
A
Türkiye’de huzurun adresi; Karadeniz yaylaları

Karadeniz’in el değmemiş yaylaları görenleri adeta büyülüyor.

Karadeniz’in el değmemiş yaylaları görenleri adeta büyülüyor. Yıllara meydan okuyan çam ağaçları, uçsuz bucaksız yeşil bitki örtüsü, eşsiz güzellikleri ile adeta doğal terapi merkezleri olan yaylalar şehrin gürültüsünden sıcağından neminden uzaklaşmak isteyenlerin uğrak yeri oluyor.


Giresun’un Yağlıdere ilçesine bağlı Gölyanı Obası ise bakirliğini korumasıyla görenleri cezbediyor. Son yıllarda adını duyurmaya başlayan ve doğal yapısını hiç bozmayarak çevresindeki çam ormanları, hartama diye tabir edilen yayla evleri ile dikkatleri üzerine çeken Gölyanı Obası şehrin gürültüsünden kaçan vatandaşların doğal terapi alanları oluyor.


Türkiye’nin en uzun yaşayan insanları unvanı ve Türkiye’nin en temiz havasını taşıyan şehir unvanını elinde bulunduran Giresun’da bakir bir yayla olan Gölyanı Obası ziyaretçilerini bekliyor.


Yağlıdere Kaymakamı Hasan Uğuz, metropollerden kaçan insanlar için yaylaların iyi bir rehabilitasyon merkezi olduğuna dikkat çekerek yaylanın doğasının bozulmadan kalmasını ise keşfedilmemiş olmasına bağlıyor.


Gölyanı Obasının Trabzon’un Rize’nin yaylaları ile kıyaslandığını ama buranın asıl özelliğinin el değmemiş olması, tamamen doğal kalmış olması ve korunmuş olması olduğunu belirten Uğuz, “Şu anda da biz aynı şekilde kalması için mücadele veriyoruz. İnşallah yıllar yılı aynı güzellikte, aynı doğallıkta kalacak. İnsanlar şehrin keşmekeşinden çıkıp doğayı, güzelliği yaşamak istiyorlar. Buralara betonarme geldiği zaman buranın güzelliği ister istemez bozuluyor” dedi.



"Serenti konferans salonu ve macera parkı"


Gölyanı Obasının doğasına dokunmadan projeler hazırladıklarını kaydeden Kaymakam Uğuz, “Projelerimizin asıl odak noktası buranın o bahsettiğimiz doğallığını bozmadan bir şeyler yapabilmek o şekilde turizme kazandırmak. Burada yapmak istediğimiz şey adını da aldığı gölümüzden daha iyi şekilde faydalanmak, burayı temizletmek ve ayrıca buraya ek bir su kaynağı bulmamız gerekiyor çünkü yıllar içerisinde gölümüzün suları azalmış durumda, buranın suyunu arttırmamız gerekiyor. Ayrıca buraya yaptığımız projelerde macera parkı, konferans salonu var ama en başta dediğim gibi buranın doğallığını bozmadan yapmak. Proje ettiğimiz konferans salonu buraya özgü serenti şeklinde olacak, macera parkı da yine aynı şekilde olacak ve hiç bir şekilde doğaya dokunmadan yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.



"Doğal rehabilitasyon merkezi"


“Burası başlı başına bir rehabilitasyon merkezi” diyen Hasan Uğuz,” Biz buraya çıktığımız zaman bırakın o günün yorgunluğunu, o haftanın yorgunluğunu o ayın yorgunluğunu atıp gidiyoruz. Buraya gelen insanların herkesim söylediği şey bu. Buraya ekstra hiçbir şey yapmamıza gerek yok sadece burada bulunmak bile terapi için yeterli. Çünkü burası kendi kendine bir hastane. Bozmadan bu şekilde muhafaza edersek aynı şekilde devam edecek. Günümüzün hastalığı özellikle metropollerde yaşayanlara bakarsak depresyon artık kimse ne kadar mutlu görünse de değiller. Eskiden dedelerimizin yaşadığı mutluluğa kimse sahip değil belki o zaman imkanlar daha kıttı daha zordu ama insanlar bir şekilde daha mutluydu ben bunu doğaya bağlıyorum” diye konuştu.



“Uzun yaşamak istiyorsanız buraya gelin”


Gölyanı Obasının saklı bir cennet olduğuna dikkat çeken Uğuz şunları kaydetti;


“Gölyanı saklı bir cennet bende buraya gelmeden önce adını bile duymamıştım. Buraya geldiğim zaman ok şaşırdım. Çünkü hiç bir yerde görmedim gerek internet, üzerinde gerek televizyonlardan, gerek kitaplardan. Belki de burası şu ana kadar bilinmediği için böyle korundu. Bana göre burası ömrü uzatmanın sırrı. Buranın yaş ortalaması evet çok yüksek ben sırrı doğaya bağlıyorum. Uzun yaşamak istiyorsanız Yağlıdere’ye, Giresun’a, Giresun’un yaylalarına herkesi bekliyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Bu merkez geleceğin bilim insanlarını yetiştiriyor Kayseri’de Kocasinan Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kocasinan İnovasyon Merkezi; bilim ve teknoloji alanında çocuklar ile gençlere yönelik yürüttüğü çalışmalarla dikkat çekiyor. 2024 yılından itibaren aktif olarak hizmet veren merkez; bugüne kadar yaklaşık 15 bin öğrenciyi ağırlarken, gençler robotik kodlamadan uzay ve havacılığa, astronomiden sanal gerçekliğe kadar hem teorik hem pratik eğitimler veriyor. 2024 yılından bu yana hizmet verdiklerini kaydeden İnovasyon Merkezi Müdürü Tamer Akın, öğrencilerin randevu sistemiyle merkezi ziyaret ettiğini belirterek, "Uzay ve havacılık, astronomi, sanal gerçeklik ve robotik kodlama olmak üzere dört farklı atölyemiz bulunuyor. Bilim ve teknolojinin geleceğin en önemli alanları olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle çocuklarımızda erken yaşta farkındalık oluşturmayı amaçlıyoruz" dedi. Teknolojinin yalnızca tüketim amaçlı kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Akın, çocukların telefon ve tablet bağımlılığından uzaklaşarak üretken bir teknoloji anlayışıyla yetişmesini hedeflediklerini söyledi. Kayseri’den geleceğin bilim insanları, mühendisleri ve astronotlarının çıkabileceğine inandıklarını ifade eden Akın, Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar’ın desteğiyle öğrencilere ücretsiz eğitim ve proje desteği sunduklarını kaydetti. Merkezin yalnızca okul çağındaki öğrencilere değil, üniversite öğrencilerine de destek verdiğini belirten Akın, "Üniversite öğrencilerimizle özel projelerde bulunuyoruz. Teknofest, Kocasfest gibi festivallerde yarışacaklara biz de merkez olarak destek veriyoruz. İlkokul 4’ten üniversite de dahil olmak üzere öğrencilerimize her türlü bilgi, teknoloji bakımından desteklerimizi ücretsiz şekilde veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Öğrencilerimiz özgüven kazanıyor" İnovasyon Merkezi Robotik Kodlama Öğretmeni Kübra Özdemir Özcan ise robotik kodlama eğitimlerinin öğrencilerin analitik düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirdiğini söyledi. Eğitimlerin üç aşamalı olarak verildiğini aktaran Özcan, "Öğrencilerimiz ilk başta ‘Ben yapamam’ düşüncesiyle geliyor. Ancak süreç içerisinde hem teorik hem pratik eğitimlerle özgüven kazanıyorlar" diye konuştu. Özcan, öğrencilerin bilgisayarı doğru ve bilinçli kullanmaları için yönlendirme yaptıklarını belirterek; "Bir problemle karşılaştıklarında çözüm yolları üretebilmelerini sağlıyoruz. Özellikle ortaokul çağından itibaren öğrencilerimiz robotik kodlama alanına yoğun ilgi gösteriyor. Geleceğin mesleklerine hazırlanmaları için onları teknolojiyle üretken şekilde buluşturuyoruz" dedi.
Eskişehir Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu öğrenc ileri bağımlılığa karşı festivalde Eskişehir Vali Münir Raif Güney İlkokulu 3/F sınıfı öğrencileri; sınıf öğretmenleri Elif İlbars rehberliğinde, teknoloji ve sağlıklı yaşamı bir araya getiren anlamlı bir etkinlikte boy gösterdi. Yeşilay tarafından Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ev sahipliğinde düzenlenen festivalde; minikler, hem eğlendi hem de dijital dünyanın risklerine karşı bilinçlendi. Harezmi Modeli ile Dijital Bağımlılığa ‘Dur’ dediler. Okulda uygulanan ‘Harezmi Eğitim Modeli’ kapsamında ‘Dijital Ekran Bağımlılığı’ üzerine çalışmalar yürüten 3/F sınıfı öğrencileri, teorik bilgilerini festival alanındaki pratik uygulamalarla pekiştirdi. Disiplinler arası bir yaklaşımla problemleri çözmeyi öğrenen öğrenciler, ekran karşısında geçirilen pasif zamanın yerine üretkenliği koymanın önemini kavradılar. Milli voleybolcu Meryem Boz ile motivasyon dolu anlar Festivalin en heyecan verici anlarından biri ise, A Milli Kadın Voleybol Takımının yıldız ismi Meryem Boz ile gerçekleşen buluşma oldu. ‘Mavi Şimşek’ lakaplı milli sporcuyla tanışma imkânı bulan öğrenciler, sporun bağımlılıkla mücadeledeki rolünü, disiplinli çalışmanın başarıya etkisini fiziksel aktivitenin dijital dünyadan çok daha eğlenceli olduğunu bizzat bir şampiyondan dinlediler. Atölyelerle dolu bir gün Gün boyu süren etkinliklerde öğrenciler çeşitli atölyelere katıldı, Yeşilay yetkililerinden bağımlılık türleri ve korunma yolları hakkında hayati bilgiler aldılar. Vali Münir Raif Güney İlkokulu öğrencileri, festival sonunda sağlıklı yaşam sözü vererek dijital bağımlılığa karşı toplumsal bir farkındalık elçisi olma yolunda ilk büyük adımlarını atmış oldular.
İstanbul SAHA EXPO’daki çok katmanlı sistemler havadan görüntülendi Türkiye’nin savunma sanayisindeki ileri teknoloji sistemleri havadan görüntülendi. SAHA EXPO’da sergilenen yerli ve milli savunma teknolojileri dikkat çeken görüntüler oluşturdu. SAHA EXPO’da yer alan çok katmanlı yapı içerisinde Türkiye’nin hava savunma mimarisini oluşturan sistemler öne çıkarken, çekilen görüntülerde TAYFUN füzesi ile Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar AKINCI, TB3, TB2 ve K2 Kamikazesi dikkat çekti. ÇELİK KUBBE’nin yeni katmanları da görüntülendi Aselsan, SAHA EXPO 2026’da ÇELİK KUBBE’ye entegre edilecek yeni katmanları tanıttı. Elektronik harp, yönlendirilmiş enerji ve anti-dron kabiliyetlerine sahip sistemler görüntülendi. Görüntülerde, Ilgar 3-lt, Koral AD, Miğfer, Gökalp, Gökberk 10 ve Ejderha AD 210 öne çıktı. Yeni sistemlerin özellikle İHA ve dron tehditlerine karşı çok katmanlı koruma sağlaması hedefleniyor. Altay tankı da sergi alanında Türkiye’nin savunma sanayisinde geliştirilen en güçlü kara araçlarından biri olan Altay tankı, SAHA EXPO’da ziyaretçilerle buluştu. Milli ana muharebe tankının da yer aldığı fuar alanı, havadan görüntülendi. Türkiye’nin son teknoloji savunma sanayi ürünleri yan yana SAHA EXPO dış sergi alanında Türkiye’nin son savunma sanayi ürünlerinin hepsi yan yana sergileniyor. Aselsan’ın geliştirdiği Koral, Ilgar, Alp, Hisar, Korkut, İhtar, Ejderha ve Gökberk sistemleri yan yana görüntülenirken, Roketsan’ın Tayfun füzesi de havadan çekilen görüntülerde dikkat çekti.