EKONOMİ - 14 Temmuz 2018 Cumartesi 10:15

Fındık üreticisine hasat uyarısı

A
A
A
Fındık üreticisine hasat uyarısı

Giresun Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin fındık hasadı öncesi üreticilere uyarılarda bulundu.

Giresun Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin fındık hasadı öncesi üreticilere uyarılarda bulundu.


Fındık hasadının tam olgunlaşmadan toplanılmaması, harmanlanması ve çuvallanması konularında üreticileri bilgilendiren Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Şahin, Türkiye’nin en önemli ihraç ürünlerinden biri olan ve büyük ekonomik değere sahip fındığın hak ettiği değeri bulabilmesi, kalite ve itibarının zedelenmemesi için hasat dönemi bir takım konulara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.


Şahin yaptığı açıklamada “Kesinlikle yetkililerin belirlediği tarihe göre fındık hasadı başlamalıdır. Bu şu anlama gelmektedir ki fındık olgunlaşmadan toplanmamalıdır. Fındıkta olgunlaşması zuruf diplerinin kızarmaya başlamasıdır. Hasat öncesi mutlaka bahçenin içi temizlenmelidir. Çünkü fındıkta otların arasına düşen fındık kaybının önlenmesi gerekir. Fındık hasadında tavsiyemiz yerden toplanmasıdır. Yerden toplamak hem maliyeti düşürür hem de fındık dallarının zarar görmesi engellenir. Bir kişi daldan 10 kilogram fındık toplayabilirken, yerden 30-40 kilograma kadar çıkabilir. Bu maliyetin düşmesi anlamına gelir. Yine daldan toplanırken dallar kırılır ve fındık verimi yapan gözeler zarar görür ki bu gelecek yıl için zarar demektir. Bu açıdan fındığın yerden toplanmasını tavsiye ediyoruz” dedi.



"Naylon çuval kullanılmamalı"


Hasat döneminde ve sonrasında alınabilecek önlemler hakkında da bilgi veren Birlik Başkanı Şahin "Bahçede bulunan ve farklı zamanlarda hasat olgunluğuna gelen farklı çeşitler, hasat olgunluğuna göre ayrı ayrı hasat edilmelidir. Hasat, yerden ve fındıklar tam olgunlaştıktan sonra yapılmalıdır. Hasat olgunluğuna gelip kendiliğinden yere döküldü toplanmalıdır. Toplanan fındık jüt çuvallar içerisinde, aynı gün harmana getirilmeli, kesinlikle naylon çuvallar içinde ve sıkışık bir vaziyette bekletilmemelidir. Çünkü bunun sonucunda küflenme ve çürüme başlar. Cüruflu fındıklar kızışmaya neden olacak şekilde kalın tabaka değil havalanması sağlanacak şekilde serilmelidir. Toprakla temas ettirilmemeli ve üzerine örtülen naylon örtü çardak şeklinde olmalıdır. Cüruflu fındıklar beton harmanlarda 15-20 santimetre kalınlığında serilerek güneşte 1-2 gün bekletildikten sonra patoza verilmelidir. Cüruflu halde kurutulan fındık patoza verildikten sonra harmanlanınca çok daha iyi kuruyacaktır. Kurutulan fındık yine naylon çuvallarda değil, jüt çuvallar içerisinde dik değil, yatay vaziyette hava alabilecek yerlerde bekletilmelidir" ifadesini kullandı.


Şahin, fındık hasadının sahil kesimlerde ay sonunda daldan toplanmaya, ağustosun 5’ini 10’unu bekleyebileceklerini de sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türkiye’nin kıtalararası balistik füzesi "YILDIRIMHAN" SAHA İstanbul’un yıldızı oldu Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN, SAHA İstanbul’da görücüye çıktı. Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, "Biz yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlarLa hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Hem jet motorları hem sıvı yakıt motorlarının imalatları uzun yıllardır çalıştığımız konular. YILDIRIMHAN, Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyan bir proje" dedi. Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN, 6 bin kilometre menzili başta olmak üzere yüksek düzeyli, stratejik özellikleri ile öne çıkıyor. 4 tane sıvı yakıt roket motora sahip olan füze, Türkiye’nin bu zamana kadar geliştirdiği en büyük kıtalararası balistik füze olma özelliğini taşıyor. 17,5 metre boyunda ve 1,5 metre çapında olan füze, yaklaşık 10 yıllık çalışmalar sonucu ortaya çıktı. YILDIRIMHAN tasarımıyla da dikkatleri üzerine çekti. Füzenin bir yüzünde Sultan Yıldırım Bayezid Han’ın tuğrası yer alırken, burun kısmındaysa Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası bulunuyor. "Yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlar hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz" Türkiye’nin en büyük kıtalar arası balistik füzesi olan YILDIRIMHAN hakkında bilgi veren Milli Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi Müdürü Nilüfer Kuzulu, YILDIRIMHAN’nın Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyduğunu belirtti. Kuzulu, "YILDIRIMHAN, 6 bin kilometre menzile sahip bir balistik füze, kıtalararası. Arkasında 4 tane sıvı yakıt roket motoru mevcut. İçerisinde de UDMH ve azot tetroksitten oluşan bir yakıt karışımı var. Dolayısıyla da hızı, atmosfer içerisinde 9 Mach, atmosfer dışında da 25 Mach şu anki planlarımız içerisinde. Sıvı yakıt Türkiye’de üretimi olmayan bir ürün aslında. Biz yaklaşık 10 yıldır YILDIRIMHAN’ın içerisinde ve üzerinde bulunan hem motorlaa hem de dolgu malzemeleriyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Hem jet motorları hem sıvı yakıt motorlarının imalatları uzun yıllardır çalıştığımız konular. Ancak yakıtın seri üretimi oldukça zor bir süreç. Biz de daha önce laboratuvar ortamında eser miktarlarda üretebildiğimiz ama üzerinde çalışarak, çalışma sistemlerini değiştirerek seri üretime geçtiğimiz anda YILDIRIMHAN’ı ortaya koymaya karar verdik bakanlık olarak" diye konuştu. YILDIRIMHAN’ın Milli Savunma Bakanlığı’nın vizyonunu ortaya koyan önemli bir proje olduğunu vurgulayan Kuzulu, "Milli Savunma Bakanlığı olarak yaklaşık 27 tane askeri kara ve hava fabrikamız, 4 tane de büyük tersanemiz mevcut. Yaklaşık 100 yıllık bir mazisi var aslında. Bu fabrikaların tamamında teknik personelimiz mevcut ve çok uzun yıllardır Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde olan bütün malzemelerin bakım, onarım ve düzeltmeleriyle ilgili çalışmalar yapıyorlar. Dolayısıyla da hani bu yeni bir şey değil aslında. Bizim çok yetenekli fabrikalarımız ve çok yetenekli çalışanlarımız var. Bu da bizim vizyonumuzun yansıması olarak burada sergiliyoruz. Buradan bütün çalışan arkadaşlarımıza da teşekkür ediyoruz, özellikle Ar-Ge Merkezi personelimize" ifadelerini kullandı.
İstanbul Eksim Enerji’nin kurulu gücü 1.2 GW’a ulaştı Enerjisinin tamamını yenilenebilir kaynaklardan üreten Eksim Enerji, 2025 yılında gerçekleştirdiği büyüme hamlesiyle kurulu gücünü yaklaşık 1,2 GW seviyesine taşıyarak Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründeki önemli oyunculardan biri olma konumunu güçlendirdi. Yıl boyunca ürettiği 2,35 milyar kWh temiz enerjiyle yaklaşık 1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan şirket, 1,4 milyon ton karbon salımını da engelledi. Türkiye’nin rüzgar enerjisi sektöründe ilk üç oyuncu arasında yer alan Eksim Enerji, 2025 yılında tamamladığı kapasite artış hamlesinin ardından toplam kurulu gücünü yaklaşık 1.2 GW seviyesine taşıdı. Yapılan açıklamaya göre, geçtiğimiz sene yıllar boyunca yaptığı yatırımların karşılığını alan şirket, biri Türkiye’nin 2’nci büyük lisanslı GES sahası olmak üzere, 10 ayrı sahada bir senede ulaşılması önemli bir başarıya imza atarak 42 yeni türbini devreye aldı. Ayrıca Geyve, Silivri, Viranşehir, Yozgat ve Karaman sahalarının yanı sıra yurt dışında Skole RES projesinin yapımını tamamladı. Bu yatırımlarla birlikte 488,5 MW’lık kapasite artışı sağlayan şirket, ulaştığı kurulu güç seviyesiyle büyümesini kararlılıkla sürdürdü. "Yenilenebilir enerjiye geçiş tercihin ötesinde bir zorunluluk" Amasya Merzifon’da yer alan Kayadüzü Rüzgar Enerjisi Santrali’nde düzenlenen Uçurtma Festivali’nde değerlendirmelerde bulunan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, küresel enerji gündemine ilişkin şunları söyledi: "Dünyada son dönemde artan jeopolitik gerilimler ve lojistik aksamalar, enerji güvenliğini üretim hacminin ötesinde stratejik bir öncelik haline getirdi. Uluslararası öngörüler, bazı bölgelerde yaşanan üretim kayıplarının telafisinin iki yılı bulabileceğini gösteriyor. Bu tablo, yenilenebilir enerjiye geçişi artık bir tercih değil, zorunluluk haline getiriyor. 2026 yılı ilk çeyreği itibarıyla ülkemizin toplam kurulu gücünün 124 bin 532 MW’a ulaştığını ve bu artışın büyük ölçüde güneş enerjisinden kaynaklandığını görüyoruz. Yenilenebilir kaynakların toplam kurulu güç içindeki payının yüzde 60’ı aşması, dönüşümün hızını ve ülkemizin başarısını net biçimde ortaya koyuyor." "Temiz enerji, gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras" Akbay, temiz enerjinin yalnızca bir yatırım alanı değil, aynı zamanda gelecek nesillere bırakılacak en değerli miras olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti: "Bugün burada uçurtmalarımızı yalnızca rüzgârla değil, daha temiz bir dünya umuduyla gökyüzüne bırakıyoruz. Geçtiğimiz yıl İzmir Seferihisar’da başlattığımız uçurtma festivalini bu yıl Merzifon’a taşıyarak çocuklarımızla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 2025 yılı boyunca rüzgar, güneş ve hidroelektrik santrallerimizden elde ettiğimiz 2,35 milyar kWh üretim ile yaklaşık 1 milyon hanenin enerji ihtiyacını temiz kaynaklardan karşıladık. Bu üretim sayesinde 1,4 milyon ton karbon salımını engelledik. Tüm bu çalışmaların arkasında çocuklarımıza daha yaşanabilir ve güvenli bir çevre bırakma motivasyonu bulunuyor." Dijital dönüşüm ve depolama odaklı gelecek vizyonu Şirketin gelecek projeksiyonuna ilişkin bilgiler de veren Arkın Akbay, dijitalleşmenin verimli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, "Dijitalleşme yoluyla verim artışını, maliyet optimizasyonunu ve veri odaklı üretim modelini stratejimizin merkezine konumlandırıyoruz. Yapay zeka destekli tahminleme sistemlerinden dijital ikiz uygulamalarına kadar geniş bir teknoloji yelpazesini aktif olarak kullanıyoruz. Üretimi yalnızca kurulu güç üzerinden değil; en başta sürdürebilirlik olmak kaydıyla verimlilik, öngörülebilirlik, emre amadelik ve dayanıklılık temelinde ele alıyoruz. Rüzgar, güneş, bulut, nem ve su gibi tüm iklim verilerinden ekipman performansına kadar bütün parametreleri anlık olarak izliyoruz. Böylece operasyonel kararlarımızı tedarikçiden müşteriye uçtan uca optimize ediyoruz" diye konuştu. Depolama entegreli santral projelerine de değinen Akbay, Kırklareli’nden Antalya’ya uzanan 10 farklı sahada toplam 633 MW gücündeki yatırımlar için ön lisans süreçlerinin hızla ilerlediğini ifade etti. "Doğu ile Batı arasında enerji köprüsü kurmayı hedefliyoruz" Şirketin uluslararası yatırımlarına da değinen Akbay, şirketin bölgesel bir enerji oyuncusu olma vizyonunu şu sözlerle anlattı: "Türkiye’deki yatırımlarımızın yanı sıra yurt dışında da aktif olarak büyümeye devam ediyoruz. Gürcistan’da işletmede olan 2 hidroelektrik santralimize ek olarak devreye alınma aşamasında 1 güneş enerjisi santralimiz bulunuyor. Aynı ülkede geliştirme süreci devam eden 6 rüzgar ve 2 güneş projesiyle toplamda 700 MW kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. Ukrayna’da ise işletmeye aldığımız 1 rüzgar santrali ve geliştirme aşamasındaki 1 proje ile toplam 360 MW’lık bir portföy oluşturmayı planlıyoruz." Uçurtma Festivali’nin yeni durağı Amasya Merzifon Akbay son olarak Uçurtma Festivali’ne ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı: "Yenilenebilir enerjiye ilişkin farkındalığın erken yaşlarda kazanılmasını son derece önemsiyoruz. Bu anlayışla İzmir Seferihisar’ın ardından Merzifon’da düzenlediğimiz Uçurtma Festivali’nde çocukları doğa, rüzgar ve temiz enerjiyle buluşturduk. Çocuklarımıza eğlenirken öğrenebilecekleri, doğayla ve rüzgârla doğrudan temas kurabilecekleri bir deneyim sunuyoruz. Ayrıca ‘Yeteri Kadar’ kampanyamız kapsamında düzenlediğimiz atölye çalışmalarında çocuklara çevre bilinci kazandırmayı hedefledik. Uçurtma festivallerimizi Türkiye’nin farklı bölgelerindeki santral sahalarımızda çocuklarla buluşturmaya devam edeceğiz."
Kayseri Yerel yönetimde Mustafa Yalçın imzası: Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi ve şeffaflık anlayışıyla hayata geçirdiği "Şeffaf Oda: Başkanla Baş Başa" projesi, uluslararası akademik camianın en yüksek bilimsel tescil basamağına ulaştı. 2025 yılında Mısır’da düzenlenen uluslararası sempozyumla başlayan bilimsel süreç, bugün 8 farklı dilde yayımlanan kapsamlı yapılandırılmış özet, "tam metin" makale ile küresel bir referans kaynağına dönüştü. Bilimsel otoritenin zirvesi: çift kör hakem onayı Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Akdağ ve lisansüstü eğitimine devam eden Mehmet Erdem Yağcıoğlu ile birlikte titizlikle yürütülen akademik çalışmalar neticesinde hazırlanan makale, sosyal bilimler alanında uluslararası saygınlığa sahip "Turkish Studies - Economics, Finance, Politics" dergisinde yayımlandı. Çalışma, bilimsel tarafsızlığın ve kalitenin en katı ölçütü olan "Çift Kör Hakem" (Double-Blind Peer Review) sisteminden başarıyla geçerek, Mustafa Yalçın’ın yönetim vizyonunu uluslararası literatüre "rol model" olarak kaydetti. Türk yerel yönetim tarihinde seçkin bir başarı Türkiye genelindeki belediye başkanları arasında, yürüttüğü projeleri akademik düzeyde teorize edilerek kendi ismiyle dünya literatürüne giren sayılı liderlerden biri olan Başkan Mustafa Yalçın, bu başarısıyla yerel yönetim tarihine geçti. Edward Bernays’in halkla ilişkiler alanındaki öncü yaklaşımıyla başlayan ve James E. Grunig ile Todd Hunt’un ortaya koyduğu "Çift Yönlü Simetrik İletişim Modeli" ile kuramsal çerçevesi güçlenen iletişim anlayışı temel alınarak hazırlanan makalede, "Şeffaf Oda" uygulamasının yerel yönetimlerdeki en somut, başarılı ve sürdürülebilir örneklerden biri olduğu bilimsel verilerle ortaya konuldu. Mısır’dan dünyaya: 8 dilde akademik rehber 2025 yılında Mısır’ın İskenderiye kentinde, Arab Academy for Science, Technology and Maritime Transport University ev sahipliğinde düzenlenen IX. Uluslararası Sosyal Bilimler Sempozyumu’nda (INCSOS) Mehmet Erdem Yağcıoğlu tarafından bildirisi sunulan ve büyük ilgi gören proje, Mart 2026 itibarıyla tam kapsamlı bir bilimsel tescile dönüştü. Dergi editörleri tarafından İngilizceden Japoncaya, Arapçadan Almanca ve Rusçaya kadar 8 farklı dile çevrilen çalışma, dünya genelindeki araştırmacılar ve yerel yöneticiler için temel bir rehber haline geldi. Stratejik kazanımlar ve akademik prestij Yayımlanan bu bilimsel çalışma ile şu kritik başarılar elde edildi: Sürdürülebilirlik Tescili: 157 haftalık vaka analizini içeren ve güncel olarak 222 haftayı aşan süreç, projenin sadece bir uygulama değil, köklü bir kurumsal kültür olduğunu kanıtladı. Küresel Marka Değeri: 8 dilde yapılan yayın sayesinde Talas’ın "Şeffaf Oda" modeli, Kayseri sınırlarını aşarak küresel bir yönetim manifestosuna dönüştü. Liderlik Tescili: Projenin bizzat belediye başkanının ismiyle uluslararası endeksli bir yayında yer alması, Mustafa Yalçın ismini "bilimsel temelli lider" olarak tescilledi. Dijital Erişim ve Tam Metin: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.82545 Talas Belediyesi’nin ‘Şeffaf Oda’ projesi, artık yerel bir hizmet olmanın ötesine geçerek; metodolojisi uluslararası otoritelerce tescillenmiş akademik tabanlı bir ‘Türkiye Modeli’ ve modern kamu yönetiminde şeffaflığın evrensel standartlarını belirleyen küresel bir referans haline gelmiştir.