EKONOMİ - 30 Kasım 2020 Pazartesi 11:53

Fiskobirlik’ten Giresun ekonomisine büyük katkı

A
A
A
Fiskobirlik’ten Giresun ekonomisine büyük katkı

Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lüfti Bayraktar, 2020 yılı sonuna kadar Entegre Fındık İşleme Tesisleri bünyesindeki istihdamı 500 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.

Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lüfti Bayraktar, 2020 yılı sonuna kadar Entegre Fındık İşleme Tesisleri bünyesindeki istihdamı 500 kişiye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.


Fiskobirlik 1938 yılından bu yana 82 yıldır Giresun ekonomisine katkı sağlıyor. 1981 yılından itibaren Giresun’da faaliyet gösteren Fiskobirlik Entegre Fındık İşleme Tesisleri (EFİT) bünyesinde 493 kişiyi istihdam ediyor. Fiskobirlik, Genel Müdürlük ve Giresun’da bulunan kooperatifleri ve EFİT A.Ş. bünyesinde çalışan personellere yıllık yaklaşık 20 milyon TL maaş ödemesi yapıyor.


2021 yılında daha fazla yatırım ve istihdam hedeflediklerini belirten Fiskobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, “Bugün itibariyle Giresun’da bulunan Entegre Fındık İşleme Tesislerimiz bünyesinde 493 kişi çalışmakta. Genel Müdürlüğümüz ve Giresun ili sınırları içerisinde bulunan 9 Kooperatifimizde ise 81 personel istihdamımız mevcut. Çalışan arkadaşlarımızın hemen hepsi Giresun’da yaşamakta ve Giresunlular. Entegre Tesislerimiz bünyesinde çalışan arkadaşlarımıza bu yıl toplamda 15 milyon TL’den fazla net maaş ödemesi gerçekleştirdik. Vergilerle birlikte bu miktar 21 milyon TL’yi buluyor. Genel Müdürlük ve Kooperatiflerimizde çalışan personellerimize ise yıllık toplamda yaklaşık 4 milyon TL net maaş ödemesi yapıldı. Bunlar çok ciddi rakamlar. Ancak yeterli bulmuyoruz” dedi.


2019 yılı içerisinde Giresun’da en fazla istihdamı Fiskobirlik’in sağladığını belirten Lütfi Bayraktar, 2020 yılı içerisinde de bu hedeflerini sürdürmek istediklerini söyledi. Bayraktar, “Pandemi süreci nedeniyle ülkemiz ve dünyada olduğu Fiskobirlik olarak bizlerde birtakım sıkıntılar yaşadık. Üretim ve ürün tedarik çalışmalarının aksamaması adına ciddi bir efor sarf ettik. Çalışanlarımızın sağlığı bizim için her şeyden önce gelir. Bu nedenle kurallara riayet ederek çalışmalarımıza devam ettik. Bunlara rağmen bu yıl içerisinde yine istihdam sağlamayı sürdürdük. 2020 yılı hedefimiz Entegre Tesislerimizdeki çalışan sayısını 500’e ulaştırmaktı. Yıl sonuna kadar bu hedefe rahatlıkla ulaşacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.


Fiskobirlik, istihdamın yanı sıra üretim zincirinde kullanılan yardımcı malzemelerin tedariklerinde Giresun’da bulunan firmalarla çalışmaya da özen gösteriyor. Bayraktar, “3 vardiya 24 saat üretime devam eden Entegre Tesislerimizde ve Kooperatiflerimizde üretim, temizlik, nakliye vb. gibi ihtiyaçlarda Giresun’da yer alan firmalarla çalışmaya özen gösteriyoruz. Önceliğimiz her zaman Giresun’da bulunan firmalar. Tabi bunu yaparken Birliğimizin ekonomik menfaatlerini göz önünde bulunduruyoruz. Şunu belirtmek isterim; bu kurumun boşa harcayacak 1 kuruşu dahi yok. Bu nedenle çözüm ortaklarımızı seçerken bunu da göz önünde bulunduruyoruz” dedi.


Son olarak Fiskobirlik’in 2021 yılında yeni yatırımlarının olacağını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, “2021 yılında yapacak olduğumuz yeni yatırımlarla birlikte daha fazla istihdam sağlayarak bu şehre ve bu şehrin insanına değer katmayı sürdürmek istiyoruz. Bu amaç doğrultusunda üreticilerimizin de birlik olup, birliğine sahip çıkması, fındığını Fiskobirlik’e getirip, Fiskobirlik’in ürettiği ürünleri tüketerek bizlere destek olması gerekiyor. Eğer bu birliktelik ve katkı sağlanırsa, inanıyorum ki hedeflediğimiz noktaya daha hızlı ulaşacağız” ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Sessiz tehlike: "Osteoporoz" Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde yaygınlaştığını belirterek, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve bu yüzden ’sessiz hastalık’ olarak tanımlandığını söyledi. Kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte kemiklerin kırılgan hale gelmesine yol açan osteoporozun, uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerlediğini ifade eden BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, hastaların genelinin ilk kırık yaşanana kadar hastalığının farkında olmadığını söyleyerek, "Özellikle 50 yaş üzeri kadınlarda görülen ani boy kısalması, kamburlaşma ya da sırtta oluşan sürekli ağrılar, osteoporozun ilk sinyalleri olabilir. Ancak çoğu zaman bu belirtiler yaşlılığa bağlanarak göz ardı edilir. Oysa erken dönemde yapılacak kemik yoğunluğu ölçümleri, hastalığın ilerlemesini durdurmak için çok değerlidir" ifadelerini kullandı. Osteoporozun en büyük riskinin kemik kırıkları olduğuna dikkat çeken Dr. Akpınar, "Kalça, omurga ve bilek kırıkları, osteoporozun en yaygın ve en ciddi sonuçlarıdır. Bu tür kırıklar yaşlı bireylerin hareket kabiliyetini kısıtlar, bağımsızlığını kaybetmesine hatta yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Bazı durumlarda kırıklar yaşamı tehdit edecek komplikasyonlara yol açabilir" diye konuştu. Bu nedenle özellikle risk grubunda olan kadınların, menopoz sonrası düzenli olarak kemik taramalarını yaptırması gerektiğini belirtti. Osteoporozun önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Dr. Merve Dede Akpınar, şu önerilerde bulundu: "Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli fiziksel aktivite, sigara ve alkol gibi kemik sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklardan uzak durmak çok önemlidir. Yük taşıyan egzersizler, yürüyüş, pilates veya dans gibi aktiviteler kemik yoğunluğunu korumada etkilidir. Ayrıca bazı kronik hastalıklar ve uzun süreli kortizon kullanımı da osteoporoz riskini artırabilir, bu nedenle bu tür durumlarda hekim kontrolü daha da önem kazanır." "Osteoporoz sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir" diyen Dr. Akpınar, sözlerini şöyle tamamladı: "Her kemik ağrısı yaşlılıktan kaynaklanmaz. Osteoporozla ilgili belirtiler fark edildiğinde geç kalmadan doktora başvurmak gerekir. Erken tanı ve düzenli takip ile osteoporozun ilerlemesi yavaşlatılabilir, kırık riski önemli ölçüde azaltılabilir. Sağlıklı ve aktif bir yaşlılık için kemik sağlığımızı ciddiye almalıyız. Kemiklerinizi ihmal etmeyin, sessizce gelen bu tehlikeye karşı harekete geçin."
Diyarbakır ’’Kontrolsüz teknoloji kullanımı çocukların gelişimi üzerinde derin etki bırakıyor’’ Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerindeki derin etki bıraktığını söyledi. Maya Okulları Rehberlik Koordinatörü Duygu Kervan Alver, çocuklarda teknoloji kullanımı ile ilgili uyarılarda bulundu. Tabletlerin "susturucu", telefonların ise "dijital emzik" olarak kullanıldığı bu yeni çağda, kontrolsüz teknoloji kullanımının çocukların gelişimi üzerinde derin etki bıraktığını belirten Alver, ‘’Velilerden en çok duyduğunuz şikayet ‘çocuğum odaklanamıyor’ oluyor. Maalesef son yıllarda en zorlandığımız konu çocuklarımızın herhangi bir işe odaklanamıyor oluşu. Ekrandaki o saniyelik geçişlere, aşırı renkli ve hızlı uyarana alışan beyin, sınıftaki öğretmenin sesini veya kağıt üzerindeki bir problemi "sıkıcı" buluyor. Çocuk aslında tembel değil, beyni o kadar yüksek dopaminle beslenmiş ki, normal hayatın temposu ona çok yavaş geliyor. Sınıfta oturan ama zihni hala en son izlediği videonun hızında olan bir nesilden bahsediyoruz. Bu durum akademik başarıdan ziyade, ‘zihinsel bir gürültüye’ yol açıyor. Ekran, çocuğa istediği her şeyi anında veriyor. Gerçek hayat ise sabır gerektirir. Biz yetişkinler, sırf o an ağlamasın ya da yemeğini yesin diye ekranı bir rüşvet olarak kullandığımızda, çocuğun duygusal regülasyon becerisini elinden alıyoruz. Değer bilen bir çocuk yetiştirmek istiyorsak, ona ‘hayır’ denildiğinde bununla baş etmeyi öğretmeliyiz. Çocuk, sınırda güvende hisseder; sınırsızlık ise kaygıya neden olur’’ dedi. ’’Oyun, çocuğun hayata hazırlık provasıdır’’ Oyunun, çocuğun hayata hazırlık provası olduğunu belirten Alver, ’’Ancak kontrolsüz teknoloji, çocuğu yalnız bir tüketiciye dönüştürüyor. Akranıyla çatışma çözmeyi, paylaşmayı, yenilmeyi bilmiyorlar. Çünkü ekranda yenilince ‘tekrar başlat’ tuşu var ama arkadaşlıkta o tuş yok. Sosyal ipuçlarını okuyamayan, empatiden uzak ve en ufak bir sorunda fiziksel şiddete veya içine kapanıklığa başvuran bir nesil yetişiyor. Günümüz çocuklarının en büyük kaybı ‘can sıkıntısı’ Çünkü beceri, can sıkıntısının hemen arkasında bekler. Çocuk sıkıldığında bir oyun kurgular, bir nesneye anlam yükler, hayal kurar. Hazır paketlenmiş eğlence sunan ekranlar ise zihinsel kasları tembelleştiriyor. Kendi kendine oyun kuramayan, elindeki bir oyuncakla 10 dakika vakit geçiremeyen, sürekli dışarıdan bir uyarana ihtiyaç duyan bir nesil, özgün düşünme kabiliyetini de kaybediyor. Eve girildiği an telefonlar ortak bir kutuya bırakılmalı. Çocuk, ebeveyninin yüzünü ekranda değil, karşısında görmeli. Çocuğun ‘sıkıldım’ feryadına hemen tabletle yanıt vermeyin. Bırakın sıkılsın, o boşlukta bir resim yapmaya veya kitap karıştırmaya yönelecektir. ‘Birazdan kapat’ demek yerine kum saati veya zamanlayıcı kullanın. Çocuk sürenin somut olarak bittiğini görsün. Akşam yemeği masası ve uykudan önceki son bir saat asla ekrana dokunulmamalı. Kaliteli uyku, ertesi günün okul başarısı ve hırçınlığın azalması için şarttır. Geleceğin ‘değer bilen’ çocuklarını yetiştirmek için onlara bir ekran değil, bölünmemiş bir ‘an’ ve kaliteli bir zaman dilimi borçluyuz’’ diye konuştu.
Kütahya Kütahya Şehir Hastanesi’nde anne karnındaki bebeğe kan nakli yapıldı Kütahya Şehir Hastanesi, tıp dünyasında ileri düzey uzmanlık gerektiren önemli bir uygulamaya imza attı. Perinatoloji Uzmanı Fatih Akkuş, anne karnındaki bebeğe doğrudan kan nakli yapılmasını sağlayan intrauterin fetal kan transfüzyonu işlemini başarıyla gerçekleştirerek Kütahya’da bir ilki hayata geçirdi. Gerçekleştirilen işlemde dikkat çeken bir detay da yaşandı. Anne karnındaki bebeğe toplam üç kez kan nakli yapıldığı, son nakilde kullanılan kanın ise operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Fatih Akkuş tarafından Türk Kızılay’a bağışlandığı öğrenildi. Anne karnında hayat kurtaran müdahale Halk arasında "anne karnında kan nakli" olarak bilinen intrauterin fetal kan transfüzyonu, bebekte ciddi kansızlık (anemi) tespit edilmesi halinde uygulanan hayati bir tedavi yöntemi olarak biliniyor. İşlem, ultrason eşliğinde anne karnından ince bir iğne yardımıyla bebeğin göbek kordonuna girilerek gerçekleştiriliyor. Önce bebeğin kan değerleri ölçülüyor, ardından eksik olan miktar kontrollü şekilde naklediliyor. Lokal anestezi altında ve steril şartlarda yapılan müdahale yaklaşık 30-45 dakika sürüyor. "Ekip çalışmasının başarısı" Sürecin bir ekip çalışmasıyla başarıyla yürütüldüğünü belirten Doç. Dr. Fatih Akkuş, Kütahya Şehir Hastanesi Kan Merkezi, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi ve Türk Kızılayı çalışanlarına desteklerinden dolayı teşekkür etti. Gerçekleştirilen bu operasyonla birlikte, Kütahya ve çevre illerde riskli gebelik yaşayan anne adaylarının bu ileri düzey tedavi için başka şehirlere sevk edilmesine gerek kalmayacağı ifade edildi.
Ankara Adalet Bakanlığı’ndan 81 il başsavcılığına yasa dışı bahis yazısı Adalet Bakanlığı, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" kapsamında 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına resmi yazı gönderdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelede yeni bir süreci başlattığı bildirildi. Bakan Gürlek’in 11 Şubat 2026’da göreve başlamasının ardından, 16 Şubat’ta Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Bakan adına 171 Ağır Ceza Cumhuriyet Başsavcılığına "GÜNLÜDÜR" ibareli yazı gönderildiği doğrulandı. Bakan Gürlek, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" ifadelerini kullanarak 81 il başsavcılığına özel yazı gönderildiğini duyurmuştu. 6 ayda bir zorunlu toplantı Cumhurbaşkanlığı’nın 31 Ekim 2025 tarihli, "Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı" doğrultusunda gönderilen talimatta; yasa dışı bahis ve kumar suçlarına ilişkin soruşturmalarda etkinliğin artırılması, uygulamada karşılaşılan sorunların tespiti ve çözümü ile kolluk ve adli birimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi hedeflendi. Bu kapsamda her ağır ceza merkezinde, bilişim suçları alanında görevli cumhuriyet savcılarının katılımıyla emniyet ve jandarma birimleriyle birlikte en geç 6 ayda bir "Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantısı" yapılması talimatı verildi. İlk toplantının ise bir ay içinde gerçekleştirilmesi istendi. Para trafiği ve dijital deliller masada Toplantılarda özellikle; dijital materyallerin incelenmesi, delil toplama süreçleri, malvarlığına el koyma ve tedbir uygulamaları, istinaf ve temyiz kararları ve kurumlar arası bilgi paylaşımı başlıklarının ele alınacağı belirtildi. Toplantı sonuçlarının ise raporlanarak Adalet Bakanlığına gönderilmesi de zorunlu tutuldu. Suç gelirlerine odaklı mücadele Bakanlık kaynakları, yurt dışı merkezli bahis siteleri, kiralanan banka hesapları ve panel sistemleri üzerinden yürütülen yasa dışı bahis faaliyetlerine karşı kapsamlı bir çalışma başlatıldığını ifade etti. Ankara kulislerinde söz konusu adım, yasa dışı bahisle mücadelede, "Türkiye genelinde eş zamanlı ve kurumsal bir seferberlik" olarak değerlendiriliyor.