ÇEVRE - 23 Haziran 2023 Cuma 09:46

Giresun’un Duroğlu Beldesi’nde evlerin mahsur kalan vatandaşlar tek tek kurtarılıyor

A
A
A
Giresun’un Duroğlu Beldesi’nde evlerin mahsur kalan vatandaşlar tek tek kurtarılıyor

Giresun merkeze bağlı Duroğlu beldesinde gece etkili olan şiddetli yağışlar sonrasında sel, heyelan ve su baskınları yaşandı.

Giresun merkeze bağlı Duroğlu beldesinde gece etkili olan şiddetli yağışlar sonrasında sel, heyelan ve su baskınları yaşandı. Bir çok ev ve iş yerini su basarken, evlerinde mahsur kalan vatandaşlar ekipler yardımı ile tek tek kurtarılıyor.


Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bir kaç gündür etkili olan şiddetli yağışlar Giresun’un Duroğlu beldesinde sel, heyelan ve su baskınlarına yol açtı. Belde merkezinden geçen Çengel Deresi’nin taşması sonucu dağlardan gelen çakıl, moloz ve ağaç parçaları belde merkezinde büyük maddi hasara yol açtı. Çok sayıda araç çamur yığınları altında kalırken, teresubat belde merkezinde hasara neden oldu. Ev ve iş yerlerini su basarken, ekipler kepçe yardımı ile evlerinde mahsur kalan vatandaşların yardımına koştu. Geceden bu yana kurtarma çalışmalarına AFAD, UMKE, Kızılay, Jandarma ve AKUT ekipleri katılırken, son olarak AKUT ekipleri evinde mahsur kalan vatandaşları İl Özel İdaresi’ne ait kepçe yardımı ile kurtararak ambulansla hastaneye kaldırılmasını sağladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Bayram sofraları MADO’nun geleneksel lezzetleriyle şenleniyor Türkiye’nin köklü lezzet markalarından MADO, bayram dönemine özel hazırladığı geleneksel tatlıları, hediyelik ezmeleri, çikolataları ve lokumları ile bayram sofralarını şenliğe dönüştürüyor. Bayram ziyaretlerinin ve kalabalık sofraların vazgeçilmez ikramları arasında yer alan baklavalar, şerbetli tatlılar, MADO’nun ustalıkla hazırlanan tarifleriyle misafirlerle buluşuyor. Bayram denince akla ilk gelen lezzetlerin başında şerbetli tatlılar geliyor. Bayram klasikleri fıstıklı ve cevizli baklavalar, dürümler, sarmalar ve şöbiyetler geleneksel reçetelerle hazırlanarak bayram sofralarında yerini alıyor. Bayram ziyaretlerinde götürülen bir kutu tatlı ve, misafirlere sunulan baklava en lezzetli bayram hediyelerinden Bayram ikramlarının en gözdesi ise ezmeler oluyor. MADO’nun özel reçetesi ile hazırlanan geleneksel fıstık ve badem ezmeleri; hem şık sunumları hem de yoğun aromalarıyla bayramda misafirlerinize sunacağız alternatifsiz bir lezzet sunuyor. Misafirliğe giderken tercih edilen zarif hediyeler arasında yer alan ezmeler, evde ikram edildiğinde de misafirlerin sofrada en çok ilgi gösterdiği tatlardan biri oluyor. MADO ayrıca bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi spesiyal ve madlen çikolatalar ve lokum çeşitlerinin de en güzel ve lezzetli alternatiflerini sunuyor. Geleneksel tatlı kültürünü modern üretim standartlarıyla buluşturan MADO, bayram döneminde sunduğu geniş hediyelik ve ikram seçkisiyle hem ev ziyaretlerine hem de bayram sofralarına eşlik etmeyi sürdürüyor.
Samsun Horlama sadece gürültü değil ’sağlık alarmı’ SAMSUN (İHA) – Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, basit horlama olarak görülen bazı durumların kalp krizi, inme ve ritim bozuklukları gibi önemli sağlık sorunları için de risk oluşturabileceğini söyledi. Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, uyku apnesinin sanıldığından çok daha yaygın ve sistemik etkileri olan bir hastalık olduğunu belirterek, "Uyku apnesi olan hastalar gece boyunca onlarca hatta yüzlerce kez nefessiz kalabiliyor. Her nefes durması, kandaki oksijen seviyesinin düşmesi anlamına gelir. Bu tekrarlayan oksijen düşüşleri kalbi zorlar, beyni strese sokar ve uzun vadede ciddi kardiyovasküler sonuçlara zemin hazırlar" dedi. Uyku apnesi sırasında nefes akımının 10 saniye kesilebildiğine değinen Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, "Uyku apnesinde üst solunum yolu uyku sırasında daralıyor ya da tamamen kapanıyor. Nefes akımı en az 10 saniye kesiliyor, kandaki oksijen seviyesi düşüyor ve beyin kişiyi mikro uyanıklıklarla yeniden nefes almaya zorluyor. Çoğu hasta bu kısa uyanmaları hatırlamasa da uyku bütünlüğü bozuluyor ve vücut gece boyunca kronik bir stres yükü altında kalıyor. Bilimsel çalışmalar, orta ve ağır derecede uyku apnesi olan bireylerde hipertansiyon görülme oranının arttığını, koroner arter hastalığı riskinin yükseldiğini, inme ihtimalini arttığını ve tip 2 diyabetle güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor. Ayrıca gündüz aşırı uyku hali nedeniyle trafik kazası riskinin de birkaç kat arttığı biliniyor. Yüksek sesli ve düzensiz horlama, uykuda nefes durmalarının gözlenmesi, sabah baş ağrısı, ağız kuruluğu, gün içinde aşırı uyku hali ve konsantrasyon problemleri önemli belirtilerdir. Sabah dinlenmeden uyanan bir kişi, gece boyunca fizyolojik olarak sağlıklı bir uyku geçirmemiştir. Sürekli yorgunluk basit bir stres belirtisi değildir; altta yatan ciddi bir solunum bozukluğunun işareti olabilir" diye konuştu. "Uyku apnesinde tanı, uyku testi ile konuluyor" Hastalığın kesin tanısının, gece yapılan polisomnografi (uyku testi) ile konulduğunu belirten Doç. Dr. Turgut, "Bu testte solunum akımı, oksijen seviyesi, kalp ritmi ve beyin dalgaları eş zamanlı olarak kaydediliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda hastalığın şiddeti belirleniyor ve kişiye özel tedavi planı hazırlanıyor. Horlamayı yazgı olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Özellikle nefes durmaları varsa mutlaka uyku testi yapılmalıdır. Erken tanı, kalp ve beyin üzerindeki uzun vadeli hasarı azaltmada kritik öneme sahiptir. Uyku apnesi tedavisinde CPAP cihazı ve ağız içi apareyler önemli bir yer tutuyor. Ancak her hasta bu yöntemlere uygun olmayabiliyor. Anatomik darlıkların bulunduğu durumlarda cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor. Uyku apnesine yol açabilecek yapısal sorunlar; büyük bademcikler, burun deviasyonu ve burun tıkanıklığı, yumuşak damak sarkması, dil kökü hacim artışıdır. Doğru hasta seçimiyle uygulanan cerrahi girişimler, apne şiddetini anlamlı düzeyde azaltabiliyor" şeklinde konuştu. "Tedavi hayat kalitesini artırıyor" Tedavinin hayat kalitesini artırdığını vurgulayan Turgut, ayrıca şunları söyledi: "Uygun tedavi uygulanan hastalarda gündüz uyku hali azalıyor, tansiyon kontrolü kolaylaşıyor ve kardiyovasküler riskler düşüyor. Aynı zamanda iş ve sosyal yaşamda performans da belirgin şekilde artıyor. Kaliteli uyku bir lüks değil, hayati bir gerekliliktir. Gece nefesiniz duruyorsa vücudunuz alarm veriyor demektir. Uyku apnesi tedavi edilebilir bir hastalıktır. Basit bir uyku testiyle hem yaşam kalitenizi hem de gelecekteki sağlığınızı koruyabilirsiniz."
Ankara Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini içeren kanun teklifi görüşmeleri ertelendi Doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini içeren kanun teklifi, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülmeye başlandı. Toplantının başında yaşanan usul tartışmaları nedeniyle Komisyon Başkanı Vedat Bilgin görüşmeleri erteledi. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu, doğum izni ve sosyal medyaya 15 yaş düzenlemesini de içeren, "Sosyal Hizmet Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni görüşmek üzere Ankara Milletvekili Vedat Bilgin başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Bilgin, "Komisyonumuzun çalışmaları esas itibarıyla Türk devletinin sosyal devlet hüviyetiyle ilgili çalışmalardır. Bunun için elbette ki anayasal bir görev yapıyoruz ancak Türk devletinin sosyal devlet kimliğini yansıtan bir geleneğin de temsilcisiyiz. Bizim, imparatorluktan günümüze sosyal devlet vasfını Türk devletinin hep koruya geldiğini, zaman zaman sorunlar yaşansa da en kötü zamanlarda bile, erken zamanlarda bile sosyal politika uygulamalarına hassasiyetle riayet edildiğini, bunları gerçekleştirdiğini biliyoruz" dedi. "Kadın çalışanların doğum sonrası izin süresini 24 haftaya yükseltiyoruz" Komisyon Başkanı Bilgin, teklif üzerinde ilk imza sahibi olan Ak Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk’e söz verdi. Öztürk, teklife ilişkin, "Değişen dünya şartları, artan sosyal ihtiyaçlar ve toplum yapısındaki dönüşüm, Darülaceze hizmet kapasitesinin daha da güçlendirilmesini ve imkanlarının geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu kapsamda; Darülaceze’ye yapılan nakdi bağışların gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilebilmesini sağlıyoruz. Ayrıca gıda bankacılığı kapsamında yapılan bağışların da teşvik edilmesini mümkün hale getiriyoruz. Bu düzenlemeler sadece mali bir teşvik değildir. Aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik önemli bir adımdır. Çünkü sosyal devlet yalnızca kamu kaynaklarıyla değil, toplumsal dayanışma ruhuyla da güçlenir. Bununla birlikte Darülaceze’nin faaliyet alanını da genişletiyor, yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye’nin ihtiyaç duyulan diğer illerinde ve gerekli görülen durumlarda yurt dışında da hizmet verebilmesinin önünü açıyoruz. Teklifimiz ayrıca Darülaceze’nin aşevi hizmeti sunabilmesi ve gıda bankacılığı faaliyetleri yürütebilmesi için de yasal zemin oluşturmaktadır. Teklif kapsamında; kadın çalışanların doğum sonrası izin süresini 8 haftadan 16 haftaya çıkararak toplam doğum iznini 24 haftaya yükseltiyoruz. Biz yalnızca bir çalışma hayatı düzenlemesi getirmiyoruz. Çocuk gelişimi açısından son derece kritik bir adımı aslında hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Sosyal medyaya 15 yaş sınırlaması teklifi hakkında değerlendirmede bulunan Öztürk, "Çocuklarımızın önemli bir kısmı ekran başında geçirdikleri sürenin kitap okuma alışkanlıklarını azalttığını, ders başarılarını olumsuz etkilediğini ve aileleriyle geçirdikleri zamanı düşürdüğünü ifade etmektedir. Amacımız çocuklarımızı dijital dünyadan koparmak değil; onları bu dünyanın imkanlarından yararlanabilen, risklere karşı bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetiştirmektir. Bu nedenle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına yönelik yeni yükümlülükler getiriyoruz. 15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulmaması, çocuklara yönelik ayrıştırılmış hizmet modelleri oluşturulması, ebeveyn kontrol araçlarının geliştirilmesi ve oyunların yaş derecelendirmesine tabi tutulması gibi önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz" dedi. Muhalefet milletvekillerinin verdiği önergeler ve teklifin anayasaya aykırı olduğu iddiaları nedeniyle yaşanan usul tartışmaları sebebiyle Komisyon Başkanı Bilgin, görüşmelerin Ramazan Bayramı sonrasına ertelendiğini dile getirerek toplantıyı kapattı.
Aydın Büyükşehir’in ulaşım projeleri devam ediyor Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından kente kazandırılan ulaşım yatırımları kapsamında üç ayrı noktada dev projeler eş zamanlı olarak yükseliyor. Aydın’da ulaşım altyapısını güçlendirecek ve kentin geleceğine yön verecek büyük ölçekli projelerde çalışmalar aralıksız sürüyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından sürdürülen çalışmalar ile kent ulaşımında yeni bir dönem başlatacak projeler ardı ardına hayata geçiriliyor. Aydın’ın gelişimine uzun yıllar hizmet edecek yatırımlar, ulaşım ağını güçlendirirken kent içi trafiğe de önemli katkı sağlayacak. Bu kapsamda; Yeni Dörtyol Köprülü Kavşağı’nda yapım çalışmaları devam ederken, Kuzey Çevre Yolu projesi kapsamında gerçekleştirilen Zeytin Dalı Bulvarı’ndaki Kızılçay Köprüsü’nde de çalışmalar sürdürülüyor. Öte yandan, şehir içi ulaşımda doğu-batı aksında önemli bir alternatif güzergah oluşturacak olan Egemenlik Bulvarı ve Doğu Aydın Bulvarı kesişimindeki Tabakhane Deresi Köprüsü’nde de çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kent genelinde sürdürülen ulaşım yatırımlarının Aydın’ın büyüyen ve gelişen yapısına uzun yıllar hizmet edecek nitelikte olduğunu belirtti. Başkan Çerçioğlu, Aydın Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin planlanan projeleri titizlikle sürdürdüğünü ifade etti ve "Güzel Aydınımızın bugünü ve geleceği için yatırımlarımızı hayata geçirmeye devam ediyoruz. Kentimiz için çalışıyor, projelerimizi hemşehrilerimizle buluşturuyoruz. Aydın’ın yolu açık, geleceği parlak; çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı.
Eskişehir Türkiye’ye kıyasla Eskişehir’de daha fazla yaşı nüfusu var Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayınlanan verilere göre, Türkiye genelinde yaşlı nüfus oranı yüzde 11,13 olurken, Eskişehir’de bu oran yüzde 13,60 olarak kaydedildi. TÜİK’ten edinilen bilgiye göre, Eskişehir’in 925 bin 323 olan toplam nüfusunun 125 bin 842’sini 65 ve üzeri yaştaki fertler oluşturdu. Eskişehir’deki yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 13,60 ile yüzde 11,13 olan Türkiye ortalamasının üzerinde yer aldı. Kentteki yaşlı nüfusun cinsiyet dağılımına bakıldığında ise yaşlı erkek oranı yüzde 12,32, yaşlı kadın oranı ise yüzde 14,88 olarak gerçekleşti. Hanelerin yüzde 29,66’sında en az bir yaşlı fert var Eskişehir genelindeki hanelerin yüzde 29,66’sında en az bir yaşlı fert yaşarken, bu oran yüzde 26,12 olan Türkiye genelini geride bıraktı. Toplam haneler içinde tek başına yaşayan yaşlıların oranı yüzde 8,83 olurken, tek başına yaşayan yaşlıların yüzde 75,30’unu kadınlar, yüzde 24,70’ini ise erkekler oluşturdu. Eskişehir’de tek kişilik hanehalklarının içindeki yaşlı oranı ise yüzde 34,22 olarak kayıtlara geçti. Yaşlıların yüzde 38,62’si çocuklarıyla aynı adreste yaşıyor Eskişehir’deki yaşlıların çocuklarına yakınlık durumu incelendiğinde, yaşlıların yüzde 38,62’sinin çocuğuyla aynı adreste ikamet ettiği görüldü. Çocuğu farklı bir ilde yaşayan yaşlıların oranı yüzde 20,28, çocuğu olmayan yaşlıların oranı ise yüzde 5,73 oldu. Tek başına yaşayan yaşlıların yüzde 32,66’sının çocuğu aynı ilçede, yüzde 15,57’sinin çocuğu ise aynı mahallede yaşarken; farklı ilde çocuğu bulunan tek yaşayan yaşlıların oranı yüzde 26,76 ile Türkiye geneli olan yüzde 21,80’nin üzerinde seyretti.