ÇEVRE - 21 Kasım 2023 Salı 10:57

Gümüşhane’nin derinliklerinde gizemli yolculuk: Akçakale Mağarası

A
A
A
Gümüşhane’nin derinliklerinde gizemli yolculuk: Akçakale Mağarası

Gümüşhane’nin doğal zenginlikleri arasında saklı kalmış bir hazine ve Türkiye’nin en büyük mağaralarından birisi olan Akçakale Mağarası, damlataşı oluşumları, gölleri ve şelaleleriyle keşfedilmeyi bekleyen gizemli bir dünya.


Kent merkezine 10 dakika mesafede Akçakale Mahallesi sınırlarındaki 1996 yılında keşfedilen ve o tarihten bugüne kadar kaya düşme riski nedeniyle turizme kazandırılamayan mağara yaklaşık 2,5 futbol sahası büyülüğüyle Türkiye’nin en büyük mağaralarından birisi.


Kendine has bir atmosferi olan mağara doğa severleri ve macera arayışındakileri etkileyen bir büyüye sahip. Ağzı ile en derin yeri arasında 95 metrelik bir yükseklik farkı bulunan mağaranın iç alanı toplam 18 bin 500 metrekare olurken bu rakam 2,5 futbol sahası büyüklüğüne denk geliyor.


Tavandan çökmüş kaya bloklarının zemininde önemli yığınlar oluşturması nedeniyle uzmanlar tarafından turizme açılması tehlikeli bulunan mağaranın ihtiyarlık döneminde olduğu ifade edilirken, damlataşı şekilleri bakımından zengin olan mağaranın hem enkaz yığını üzerinde hem de mağara duvarları ve tavanında sarkıt, dikit ve mağara incisi gibi çok sayıda ilginç oluşumlar yer alıyor.


İçerisinde mevsim koşullarına göre değişmekle birlikte 4 ufak göl bulunan mağarada tavandan ne zaman düştüğü bilinmeyen kayaların üzerinde de damlataşı oluşumlarının yer alması dikkat çekiyor.


Yer yer 40 metreye ulaşan tavan yüksekliğiyle Akçakale Mağarası, damlataşı oluşumlarıyla adeta bir doğa sanat galerisini andırmasının yanında tavanından akan suların oluşturduğu şelalelerle doğanın huzur veren serenadını dinleme fırsatı da sunuyor.


Bugüne kadar kentin birçok tarihi ve doğal güzelliğini fotoğraflayan Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları ve Gençlik Derneği (GÜDAK) üyesi sporcular Akçakale Mağarasının büyüleyici atmosferine şahitlik yaparak eşsiz fotoğraflar çekti.


Kurak geçen sonbahar mevsimi nedeniyle içerisindeki göllerin bazılarının kuruduğu mağarada var olan göller ve şelaleler ile tavan, taban ve duvardaki damlataşı oluşumlarını hayranlıkla izleyen sporcular bu güzellikleri yanlarında götürdükleri ışık kaynaklarıyla fotoğraf karelerine yansıtarak ölümsüzleştirdi.



“Kayaların içine saklanmış Akçakale Mağarasının içinde ayrı bir dünya var”


Keşif yapan sporculardan Samet Çelik, bin bir gece masallarına konu olacak bir güzellikte, kayaların içine saklanmış Akçakale Mağarasının içine girdiklerinde kendilerini mistik bir atmosferin içinde bulduklarını belirterek, “Bu benzersiz destinasyon, keşfe çıkan herkesi etkileyici bir yolculuğa davet ediyor. Mağaranın içinde damlataşlardan süzülen su sesiyle gerçekleştirilen bu gizemli yolculuk her adımda biraz daha büyülenmeye davet ediyor. Çünkü burası sadece bir mağara değil, Gümüşhane’nin kendi başına bir masal diyarı. Devasa büyüklüğü, yüksek tavanıyla doğanın muazzam gücünü daha yakından hissedebilme şansına erişiyorsunuz. Ziyaretçilere unutulmaz anılar ve eşsiz bir deneyim vaat eden Akçakale Mağarası Gümüşhane’nin doğal güzellikleri arasında özel bir yer tutuyor. Binlerce belki milyonlarca yılda oluşan bu eşsiz nokta, sadece Gümüşhane’nin değil, tüm Türkiye’nin keşfedilmeyi bekleyen mücevherlerinden biri olarak öne çıkıyor” dedi.



“Damlataşı mağaraları, adeta doğanın kendi heykel galerisini sergilediği mistik yerlerdir”


Damlataşı mağaralarının doğanın yavaş ve sabırlı bir şekilde sanatını icra ettiği muazzam oluşumlar olduğunu ifade eden bir diğer fotoğraf sanatçısı Metin Aydın ise “Damlataşı mağaraları zamanın sessiz dilinde yazılmış birer şiir gibidir. Suların mağara tavanından sızmasıyla başlayan bu doğa olayı, damlataşlarının oluşumunu başlatır. Her bir damla, mağaranın içinde birikirken, içinde bulunduğu kalsit minerallerini de taşır. Zamanla bu mineraller, muazzam sarkıt ve dikit oluşumlarına dönüşür. Mağaranın tavanından sarkan sarkıtlar, yerden yükselen dikitlerle dans edercesine bir bütünlük oluşturur. Damlataşı mağaraları, adeta doğanın kendi heykel galerisini sergilediği mistik yerlerdir. Her damla adeta zamanda bir iz bırakırken, damlataşı mağaraları da doğanın eşsiz güzelliğini koruyan, zamana meydan okuyan birer doğal sanat eseridir. Gümüşhane’de doğanın bu şekilde birçok sanat eseri sayılacak mağarası bulunuyor. Bunların en büyüğü de Akçakale Mağarası. Türkiye’nin en büyük mağaralarından birisi olan Akçakale Mağarasına ilk kez girdik ve gerçekten büyülendik” diye konuştu.



Gümüşhane’nin derinliklerinde gizemli yolculuk: Akçakale Mağarası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Korkutan yangında mahsur kalan kediyi itfaiye kurtardı Antalya’nın Kepez ilçesinde 5 katlı binanın üst katındaki dubleks dairede çıkan yangın paniğe neden oldu. Alev ve dumanlar sebebiyle mahsur kalan kedi itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Yangın, saat 21.30 sıralarında Kepez ilçesi Erenköy Mahallesi 4866 Sokak üzerinde bulunan 5 katlı apartmanın üst katındaki dubleks dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangını fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler daireye girdi, boş evde kediyi buldu Olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı. Yangın sırasında dairede kimsenin bulunmadığı öğrenilirken, içeride bulunan bir kedinin dumandan etkilendiği görüldü. İtfaiye ekipleri tarafından dışarı çıkarılan kedi, ev sahibinin arkadaşına teslim edildi. Islanan ve dumandan etkilenip korkan kediyi kucağından indirmeyen ev sahibinin arkadaşı, kediyi dakikalarca öpüp sarılıp sakinleştirmeye çalıştı. Kedi aynı şahıs tarafından tedavi edilmek üzere veterinere götürüldü. "Cana gelmemesine sevindik" İlkay Akçabelen adlı mahalle sakini, "Yangının nasıl çıktığını bilmiyoruz. Mahallede yangın olduğunu duyunca herkes aşağıya toplandı. Araçlar çekildi, itfaiyeye haber verildi. İtfaiye zamanında geldi ve yangını söndürdü. Bildiğimiz kadarıyla içeride kimse yoktu. Cana bir şey gelmemesine sevindik" dedi. Büyük bir gürültü üzerine dışarı çıktıklarını belirten Şerife Kendirli ise, "Çok büyük bir gürültü vardı. Çıkıp baktığımızda yangın büyümüştü, alevler ve duman diğer binalara sıçrıyordu. İtfaiye çabuk geldi Allah’tan, hemen söndürdüler" diye konuştu. Yangının çıkış nedeni ile ilgili inceleme başlatıldı
İstanbul Uğurcan Çakır: "Buradan galip ayrılmak lig için çok kritikti" Galatasaray’ın milli kalecisi Uğurcan Çakır, derbide Beşiktaş maçının çok kritik bir galibiyet olduğunu ve hafta içi Liverpool karşısında da galip gelmek istediklerini söyledi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında derbide konuk olduğu Beşiktaş’ı 1-0 mağlup etti. Sarı-kırmızılıların milli file bekçisi Uğurcan Çakır, galibiyetin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Çakır, "Milli takımla da bu statta oynayacağız. İnşallah o maçta da iyi oynayıp, milli takımıma yardım ederim. Bu stadı seviyorum. Burada iyi maçlarım var. Bu stat bana uğurlu geliyor. Bugün takımın yıldızı ben değildim. 10 kişiyle çok iyi mücadele ettik ve gol yemedik. Takım arkadaşlarımı kutluyorum" diye konuştu. "Buradan galip ayrılmak, lig için çok kritikti" Ligde şampiyonluk yarışında kritik bir galibiyet aldıklarını aktaran 29 yaşındaki kaleci, "Beşiktaş maçı, lig için çok kritikti. Beşiktaş iyi bir takım. İyi bir hocaları var. Sergen Yalçın geldikten sonra çıkışa geçmişlerdi. Zor bir maçtı. Buradan galip ayrılmak, lig için çok kritikti. Umarım Liverpool maçında da iyi bir skorla taraftarımızı mutlu ederiz" ifadelerini kullandı. "Fair-play’i biz böyle öğrendik" Sakatlık yaşadığı pozisyonda fair-play yapılmadığıyla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Çakır, "Orkun Kökçü ile konuştum. Ben orada topu dışarı atmıştım. Topun bize gelmesi gerekiyordu. Fair-play’i biz böyle öğrendik. Top gelmedi ve taç atışını kullandılar. Maçtan sonra onunla konuştum. ’Maç içinde bunlar olabilir’ dedik. Doğru söylüyor aslında ama Olaitan’a bunu yakıştıramadım. Topu biz atmıştık ve taca çıkmıştı" şeklinde konuştu. Tecrübeli eldiven, oyun kurma konusunda özel bir çalışma yapıp yapmadığıyla ilgili gelen soruyu da "Okan Buruk’un istediklerini sahaya yansıtmaya çalışıyorum. Okan hocamız öyle istiyor" şeklinde yanıtladı. "Liverpool’u iyi oyun ve skorla yenmek istiyoruz" UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Liverpool ile oynayacakları maçla alakalıda konuşan Uğurcan Çakır, "İç sahada oynayacağımız bütün maçlar rakip için zor. Liverpool’u iyi bir oyun ve skorla yenmek istiyoruz. İnşallah bunu başarıp ülkemizi gururlandırırız" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Bakan Göktaş: "Genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadının güçlendirilmesi koordinasyon kurulumuzla, politikalarımızı yerelde ve merkezde somut uygulamalara dönüştüren sağlam bir zemin oluşturduk. Bugün, bilimde, teknolojide, yapay zekada, enerjide ve mühendislikte genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla "Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi" temasıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Şişli’de bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra, TBMM Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ile çok sayıda davetli katıldı. "Medeniyetimizde kadın, zarafetin yanında dirayetin, şefkatin yanında dirayetin, fedakarlığın yanında kurucu iradenin adıdır" Kadınların aileyi ayakta tutan bir güç haline geldiğini belirten Bakan Göktaş, "Bugün anlamlı bir başlangıca imza atıyoruz. 8 Mart vesilesi ile kadınların kalkınmadaki gücünü daha da arttıracak yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz. Böylesine anlamlı bir günde, destekleriyle ve güçlü vizyonuyla bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımıza ve saygıdeğer Hanımefendiye şükranlarımı sunuyorum. Her büyük yürüyüş, önce güçlü bir irade ile başlar. Sonra o irade, tarihe atılan bir imzaya dönüşür. Fakat asıl belirleyici olan, o imzanın mühür gibi işlemesidir. İşte kadın, daima o mührün taşıyıcısı olmuştur. Bu toprakların kadınları her daim ocağı kuran, aileyi ayakta tutan asli güç haline gelmiştir. Onlar, emeği ile üretimi büyütmüş, irfanıyla nesiller yetiştirmiş, merhametiyle toplum vicdanını diri tutmuştur. Medeniyetimizde kadın, zarafetin yanında dirayetin, şefkatin yanında dirayetin, fedakarlığın yanında kurucu iradenin adıdır. Tarihimiz bunun sayısız örnekleri ile doludur. Hanım Sultanlar şehirlerimize eserler kazandırmış, hayırseverler vakıf geleneğimizi büyütmüş, kahraman kadınlar en zor zamanlarda vatan yükünü omuzlamışlardır. Bu miras her zaman toplumu ileri taşıyan ve gelecek nesillere yön veren en büyük güç haline getirmiştir ve yakın tarihimiz de bize bunu göstermiştir" şeklinde konuştu. "Genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, programda yaptığı konuşmasında 28 Şubat sürecinde yaşananlara vurgu yaparak, "Kadınlar, inancından, kimliğinden, hayallerinden vazgeçmemiştir. Sabrın, sebatın ve haksızlığa karşı durmanın değişmez sembolü olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanım; 28 Şubat’ın karanlığından, Türkiye Yüzyılı ufkuna uzanan yürüyüşümüze, kadınların yolunu açan iradenin yolunu açan siz oldunuz. Yasağın yerine hakkı, ayrımcılığın yerine adaleti, vesayetin yerine, millet iradesini hakim kıldınız. Kadınların hakkını ve refahını her alanda varlığını güvence altına alan bu büyük dönüşün, sizin kararlı mücadelenizin eseridir. Bugün kadınlar, bilimde, sanatta, siyasette, akademide, sağlıkta ve teknolojide ortaya koydukları başarılarla Türkiye gücüne güç katmıştır ve bu başarılar son 24 yılda hayata geçirilen reformların en güçlü sonucudur. Bu kararlılığımızın somut adımlarından biri, 2024 yılında uygulamaya aldığımız kadının güçlendirilmesi stratejisi ve eylem planımızdır. Kadının güçlendirilmesi koordinasyon kurulumuzla, politikalarımızı yerelde ve merkezde somut uygulamalara dönüştüren sağlam bir zemin oluşturduk. Bugün, bilimde, teknolojide, yapay zekada, enerjide ve mühendislikte genç kızlarımızın önünü açmayı Türkiye Yüzyılı beşeri sermayesini güçlendiren stratejik bir adım olarak görüyoruz" dedi.