GÜNDEM
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:03 KUTO Başkanı Akdoğan: "Kuşadası için çalışıyor, geleceğe yatırım yapıyoruz" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, 6-7 Nisan tarihlerinde Aydın’a gelerek kent merkezi ve ilçelerde düzenlenecek bir dizi etkinliğe katılacak. Bu kapsamda Kuşadası TOBB Anaokulu’nun açılış törenine katılacak olan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan; "TOBB Başkanımızı ilçemizde ağırlayacak olmaktan dolayı çok mutluyuz. Aynı zamanda Kuşadası Ticaret Odası olarak, eğitime ve geleceğimize yapılan en değerli yatırımlardan biri olan TOBB Anaokulu’nu ilçemize kazandırmanın da gururunu yaşıyoruz" dedi. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan yaptığı açıklamada, çocukların nitelikli eğitim ortamlarında yetişmesinin toplumun geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek "Kuşadası için çalışıyor, geleceğe yatırım yapıyoruz. Eğitim, bir şehrin geleceğine yapılan en kıymetli yatırımdır. Kuşadası’na kazandırdığımız TOBB Anaokulu ile çocuklarımızın çağdaş, güvenli ve donanımlı bir eğitim ortamında yetişmelerine katkı sağlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu önemli yatırımın ilçemize kazandırılmasında başta TOBB Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kuşadası Ticaret Odası olarak, kentin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
04 Nisan 2026 Cumartesi - 09:56 Kaza sonrası değer kaybı uyarısı: "Telefonla arayanlara itimat etmeyin" Trafik kazalarının ardından araçlarda oluşan değer kaybına ilişkin uyarılarda bulunan uzmanlar, sürücülerin süreci bilinçli yönetmesi gerektiğini belirterek, özellikle kazadan sonra telefonla ulaşan kişilere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Her gün binlerce aracın karıştığı kazalardan sonra meydana gelen değer kayıplarının önüne geçmek adına yeni düzenlemelerle birlikte değer kaybı birçok kritere göre belirlenecek. Oto Ekspertiz Uzmanı Şenol Uysal, kazalarının ardından araçlarda oluşan değer kaybına ilişkin uyarılarda bulundu. Uysal, "Araçların karışmış olduğu kazalarda önce trafik raporu tutulur. Kimin suçlu, kimin suçsuz olduğu trafik bilirkişi raporları hazırlanır. Daha sonra araçların değer kaybını öğrenmek için daha önce araçlarda boya var mı, yok mu, önceden bir hasarı var mıydı, yok muydu gibi noktalara göre değerlendirilir. Mesela boyasız, hatasız, boyasız bir arabada kaza yaptığında iki parçası değiştiğinde, şaselerinde herhangi bir işlem olduğunda, hava yastığının açmış olmasıyla değer kaybının niteliği fiyatı değişir. İki değişenin arabada mesela 1 milyonluk bir araçta, 100 bin ile 150 bin lira değer kaybı olursa hava yastığının açmasında bu değer kaybı 200-250 bine çıkar. Şaselerin de işlem olmasıyla birlikte 300 bini bile bulur. Bu şekilde mesela 300 bin lira zarar ediyorsa, aracını 700 bin liraya satmak zorunda kalır. Ama bu aracı yaptıracak kişi, hava yastığını, şaselerini değişen parçalarını yaptırmak için bir 200 bin liraya kadar harcayabilir. Toplam değer kaybı ise 500 bin lira olacak. Yani 1 milyonluk bir aracı yaklaşık 500 bin liraya düşecek. Küçük bir kazada bile hava yastığını açmasında, şaselerin, airbaglerin işlemli olmasında zarar büyür. Bu zararı sürücülerden sigorta şirketlerinden veya belli yerlerden tahsil edilecek" dedi. "Araç üzerindeki parçalardan parçalar önce mi sonra mı etkilendiğini kontrol edebiliriz" Kazaya karışan aracın daha önceki işlemlerinin ekspertiz tarafından tespit edilebileceğine değinen Şenol Uysal, "Kazaya karışan araç üzerindeki parçalardan parçalar önce mi sonra mı etkilendiğini önce boya olup olmadığını biz o kazalı parçaların üzerinde kontrol edebiliriz. Mesela çamurluk ezildi ama daha önce boyanmış mı, boyanmamış mı, değişmiş mi, değişmemiş mi kontrol edebiliriz. Şasenin kazadan etkilendiğini yeni mi veya daha önce olduğunu da söyleyebiliriz. Bu şekilde durum değer tespiti yapılır. Böylelikle en uygun şekilde işlemler yapılır" şeklinde konuştu. "Tespit edildikten sonra da avukat yoluyla dava açılması lazım" Kaza sonrası dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Uysal, "Kazadan sonra bir sürü bilinmeyen kişi, telefonla arıyor kazaya karıştığında ‘biz yardımcı olalım, biz size işte değer kaybınızı alırız’ gibi, kesinlikle onlara itimat etmesinler. Kendi avukatlarıyla görüşsünler. Herhangi bir özel avukatla görüşsünler. Avukat onlara ne yapacağını, ne yapması gerektiğini söyleyecek. Vatandaşın düzgün ekspertizlere gitmesi lazım. O ekspertizlerde aracın önceki durumu ve şu andaki durumunu tespit ettirmeleri lazım. Bunlar tespit edildikten sonra da avukat yoluyla dava açılması lazım bunlara da bu şekilde zararını tazmin edebilir. Yani aracın hasar kaydı oluşuyor, hasar kaydı girilecek, bunlar büyük değer kayıpları. Parça değişimi, şase işlemi, hava yastığındaki patlamalar ve değişimi, arabanın boyasız bir arabanın değişen parçalarının olması bunlar hepsi değer kaybına ekleniyor. Bunlar tek tek takip edilmeli" diye konuştu.
Hayati İnanç: "Zamanın kıymetini bilin"
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:01 Hayati İnanç: "Zamanın kıymetini bilin" Başiskele’de vatandaşlarla buluşan Hayati İnanç, zamanın kıymeti ve insanın manevi yolculuğu üzerine dikkat çeken mesajlar verdi. Başiskele Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinlikleri kapsamında edebiyatçı ve yazar Hayati İnanç, vatandaşlarla bir araya geldi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen programda İnanç; hayatın anlamı, zamanın kıymeti ve insanın dünyadaki yolculuğu üzerine yaptığı sohbetle dinleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Programda konuşan Hayati İnanç, Ramazan ayının insanın kendini sorgulaması ve hayatını yeniden gözden geçirmesi için önemli fırsat olduğunu ifade etti. İnsanların günlük hayatın telaşı içerisinde çoğu zaman hayatın anlamını düşünmeyi ihmal ettiğini belirten İnanç, aklın insana, "Ben kimim, nereden geldim ve nereye gidiyorum?" sorularını sorması için verildiğini dile getirdi. "Hayat bir yolculuktur" Konuşmasında hayatın geçiciliğine dikkat çeken İnanç, insanın dünyadaki varlığının yolculuk olduğunu vurguladı. Zamanın kıymetini bilmenin önemine değinen İnanç, insanların yarın pişman olmamak için bugün fırsatları değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Programda özellikle gençlere seslenen İnanç, hayatta başarı elde etmenin disiplin ve gayretle mümkün olduğunu ifade ederek tembelliğin insanın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirtti. Güne erken başlamanın ve kararlılıkla çalışmanın hayatın bereketini artırdığını dile getirdi. İyi insanlarla birlikte olmanın önemi Konuşmasında insanın çevresinin kişiliği üzerindeki etkisine de değinen İnanç, insanın en çok vakit geçirdiği kişilerin ortalaması kadar olduğunu ifade ederek iyi insanlarla birlikte olmanın önemine dikkat çekti. Ramazan etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programa Başiskeleli vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Katılımcılar, hem düşündüren hem de tebessüm ettiren anlatımıyla gönüllere dokunan Hayati İnanç’ı ilgiyle dinledi.
Ebu İshak Vakfı’ndan Başkan Sekmen’e Anlamlı Ziyaret
14 Mart 2026 Cumartesi - 10:01 Ebu İshak Vakfı’ndan Başkan Sekmen’e Anlamlı Ziyaret Erzurum’da faaliyet gösteren köklü vakıflardan biri olan Ebu İshak Vakfı’nın Başkanı Dr. Mahmut Yılmaz, vakıf yönetimiyle birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e nezaket ziyaretinde bulunarak vakfın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum’un manevi iklimine, dayanışma ve paylaşma kültürüne katkı sunan Ebu İshak Vakfı’nın kurucu üyelerine teşekkür etti. Başkan Sekmen, Vakıf Başkanı Dr. Mahmut Yılmaz ve yönetimiyle yürütülen çalışmalar üzerine istişarelerde bulundu. Başkan Mehmet Sekmen, "Nazik ziyaretleri için Ebu İshak Vakfı’nın kıymetli yöneticilerine teşekkür ediyor, yürüttükleri hayırlı hizmetlerde kolaylıklar ve muvaffakiyetler diliyorum." dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in sıcak misafirperverliğine teşekkür eden Ebu İshak Vakfı Başkanı Dr. Mahmut Yılmaz ise vakfın isminin çıkış öyküsünü anlattı. Yılmaz, "Vakfın ismi Ebu İshak Kazeruni Hazretleri’nden geliyor. Bu zat 600’lü yıllarda yaşamış, ilk Müslümanlardan biri olarak biliniyor. Hayatını hayır işlerine adamış, fakir ve ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için büyük çaba göstermiştir. Kale burçlarının ucunda Ebu İshak Hazretleri’nin türbesi bulunmaktadır. Kendisi burada yaşamamış olsa da Anadolu’nun İslamlaşmasına katkı sunmuş önemli bir zat olduğu kayıtlarda yer alıyor. Erzurum’da ve Anadolu’nun birçok yerinde vakıflar, bulundukları bölgede yaşamış evliyaların isimleriyle kurulmuştur. Biz de vakfımıza bu ismi vererek yaşatmak istedik." dedi. Vakıf çalışmalarına da değinen Yılmaz, "1991 yılında türbenin hemen yanında bir aşevi kurularak o bölgede yaşayan fakir, kimsesiz ve yardıma muhtaç kişilere yemek verilmeye başlanmıştır. Vakıf geleneği Ankara’da, Erzurum’da ve Anadolu’nun birçok ilinde sürdürülmüş, o günlerden gelen bu kültür bugün de yaşatılmaktadır. Ebu İshak Vakfı, 1991 yılından bu yana kendi imkânlarıyla faaliyetlerini sürdüren yerel bir vakıf olarak ihtiyaç sahibi ailelere destek olmuş, hayırseverlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü görevi üstlenmiştir. Merkezde bulunan beş ayrı Gençlik Vakfımıza başvuran ihtiyaç sahibi ailelere eğitim, giyim ve sıcak yemek desteği sağlıyoruz. Ramazan ayında bin aileye iftar yemeği veriyor, bunun yanı sıra yıl boyunca ihtiyaç sahibi ailelere sıcak yemek ulaştırıyoruz. Ayrıca 700 aileye 7’şer bin TL nakdi yardımda bulunuyoruz." diye konuştu. Ziyaretin sonunda Ebu İshak Vakfı Başkanı Dr. Mahmut Yılmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) fiziksel, ahlaki ve insani özelliklerini anlatan, hat ve tezhip sanatıyla süslenmiş edebi ve sanatsal metinlerden oluşan "Hilye-i Şerif" tablosunu hediye etti.
Atatürk Üniversitesinde  Tıp Bayramı ve akademik giysi töreni coşkusu
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:59 Atatürk Üniversitesinde Tıp Bayramı ve akademik giysi töreni coşkusu Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen Tıp Bayramı ve Akademik Giysi Töreni, büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen programa; Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atila Eroğlu, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörü Prof. Dr. Erol Akpınar’ın yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve aileler katıldı. Programda hem Tıp Bayramı’nın anlam ve önemi vurgulanırken hem de akademik unvan alan öğretim üyeleri için akademik giysi töreni gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Tıp Bayramı’nın yalnızca bir meslek günü olmanın ötesinde, hekimlik mesleğinin tarihi birikimini ve toplumsal sorumluluğunu simgeleyen önemli bir gün olduğunu ifade etti. Hekimlik mesleğinin bilgi, emek ve vicdanla yürütülen kutsal bir görev olduğunu belirten Melikoğlu, sağlık çalışanlarının insan hayatına dokunan fedakâr çalışmalarının toplum için büyük bir değer taşıdığını vurguladı. Törene katılan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ise yaptığı konuşmada Tıp Bayramı’nın hekimlik mesleğinin taşıdığı büyük sorumluluğu ve değerleri hatırlatan önemli bir gün olduğunu belirterek, "İnsan hayatına adanmış en onurlu mesleklerden birinin temsilcileriyle birlikte Tıp Bayramını kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Bu günün yalnızca bir meslek günü olmadığını vurgulayan Rektör Hacımüftüoğlu, bu tarihin aynı zamanda bilimin, fedakârlığın, insan sevgisinin ve sorumluluğun sembolü olduğunu ifade etti. 1827’nin modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul edildiğini hatırlatan Hacımüftüoğlu, bu tarihin sağlık hizmetlerinin gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu ve aynı zamanda 1919 yılında işgal altındaki İstanbul’da tıbbiyeli öğrencilerin ortaya koyduğu bağımsızlık ruhuyla da tarihimizde anlamlı bir yer edindiğini belirtti. Tıp Fakültesinin sağlık hizmeti sunumu, nitelikli hekim yetiştirilmesi ve bilimsel araştırmalar alanında önemli başarılara imza attığını belirten Hacımüftüoğlu, öğretim üyelerinin özverili çalışmaları ve öğrencilerin yüksek motivasyonu sayesinde üniversitenin sağlık bilimlerinde her geçen gün daha ileri bir noktaya ulaştığını ifade etti. Konuşmasında akademik unvan alan öğretim üyelerini de tebrik eden Hacımüftüoğlu, yeni unvanlarının hayırlı olması temennisinde bulundu. Program, akademi görevlerinde yükselme elde eden öğretim üyelerine akademik giysilerinin giydirilmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Meslek hayatında 50 bin öğrencinin hayatına dokunan 40 yıllık öğretmene alkışlar içerisinde hüzünlü veda
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:56 Meslek hayatında 50 bin öğrencinin hayatına dokunan 40 yıllık öğretmene alkışlar içerisinde hüzünlü veda Hatay’da 40 yıllık eğitimcilik hayatını tamamlayarak emekliliğe ayrılan öğretmen Sezgin Öztürk, 30 yıl boyunca görev yaptığı İskenderun Lisesi’nden eski ve yeni öğrencilerinin alkışları arasında hüzün içerisinde ömrünü adadığı 40 yıllık mesleğine veda etti. Rizeli olan ve 1986 yılında İskenderun Lisesi’ne stajyer olarak atanan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni 65 yaşındaki Sezgin Öztürk, 30 yıl boyunca aynı okulda ve 10 yıl boyunca imam hatip lisesinde görev yaptı. Meslek hayatının 35 yılını idareci olarak geçiren Öztürk, öğretmenlik yaşantısında 50 bin öğrencinin hayatına dokundu. Meslek hayatında 40 yılını geride bırakan ve yaş haddinden emekli olan emektar öğretmen Öztürk için İskenderun Lisesi’nde eski ve yeni öğrencileri tarafından veda programı düzenlendi. Öğrencilerinin alkışları arasında yıllarını geçirdiği mesleğine veda eden öğretmen Öztürk ve öğrencileri duygusal anlar yaşadılar. Öztürk’e meslektaşları tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. "Kalabalık okul olduğu için İskenderun Lisesi’nde 50 binin üzerinde öğrenci okuttuk" Emekli olan öğretmen Sezgin Öztürk, meslek hayatının 30 yılını geçirdiği İskenderun lisesinden hüzün içerisinde alkışlarla uğurlandığını belirterek "1 Aralık 1986’da İskenderun Lisesi’ne stajyer olarak geldim. 2011’e kadar burada müdür yardımcısı olarak devam ettim. 2011’den sonra 10 yıl imam hatipte, son 5 yılı İskenderun Lisesi’nde görev yapmaktayım. Kalabalık okul olduğu için İskenderun Lisesi’nde 50 binin üzerinde öğrenci okuttuk. 35 yılını idareci olarak görev yaptım. Son 5 yılını öğretmen olarak devam ediyordum, 10 Mart’ta emekli oldum. Beni de ağlattılar tüm öğrencilerimde üzüldü. Tabi eskiden biraz sert davrandığımız öğrencilerden dönüş alamadık. ‘Hocam aynı duyguları, internetten sizinle izlerken paylaştık ve biz de üzüldük’ diyenler oldu. 10 Mart’ta doğum günüm ve emekli oldum. Hepsi beni kapıya kadar uğurladı, sınıfıma çağırdı. En son vedalaşmayı onunla yaptım. Herkes koridorlara doluştular. Ben üzülmem diyordum ama gözlerimden yaş akmaya başladı" dedi. Emeklilik planından bahseden Öztürk, "Rizeli olduğum için memlekete gitmeyi düşünüyordum ama biraz zor. Çocukların biri Adana, biri Kastomunu ve biri Aksaray’da yaşıyor. Onların yanında vakit geçireceğim ve herhangi bir işle uğraşmayacağım" ifadelerini kullandı. "1 Aralık 1986 tarihinde Sezgin hocam dersimize geldi, hiç unutmuyorum 5-F sınıfında eğitim görüyordum" Öğrencisi olarak eğitim gören ve Sezgin öğretmenle birlikte görev yapan İskenderun Lisesi Müdürü Yaşar Düzen, "1 Aralık 1986 tarihinde Sezgin hocam dersimize geldi, sınıfımız 81 kişiydi. Hiç unutmuyorum 5-F sınıfında eğitim görüyordum. Sınıfa geldi, 15. dakikadan sonra sınıfta sessizlik oldu. Bizde zannettik ki gelen stajyer öğretmen değil, yılların öğretmeni. Ama o gün ki tecrübesiyle bugün ki tecrübesi neredeyse bana göre aynı noktada çünkü çizgi aynı noktada’’ dedi.
Depremde ailesini kaybeden Zeynep, Barbie’li protez bacağıyla yeni hayatına ilk adımlarını alkışlar eşliğinde attı
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:55 Depremde ailesini kaybeden Zeynep, Barbie’li protez bacağıyla yeni hayatına ilk adımlarını alkışlar eşliğinde attı Hatay’da depremde annesini, babasını, 4 kardeşini ve sağ bacağını kaybeden 7 yaşındaki Zeynep Koyun, kentte uzuv kaybı yaşayan vatandaşlara umut olan Hatay Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde kendisi için yapılan Barbie çıkarmalı protez bacağıyla yeni hayatına alkışlar arasında başladı. Merkezi ziyaret eden Hatay Valisi Mustafa Masatlı, depremin ardından protez bacağıyla yeniden ayağa kalan Zeynep’in elinden tutarak yeni hayatının ilk adımlarına eşlik etti. Kahramanmaraş merkezli depremlerin büyük yıkıma uğrattığı Hatay’da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bine yakın insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Saraykent Mahallesi’nde yakalana Zeynep Koyun, depremde; annesini, babasını ve 4 kardeşini kaybetti. Depremin enkazında kurtulurken sağ bacağını kaybeden 7 yaşındaki Zeynep, ailesini kaybettikten sonra amcasının ailesiyle birlikte hayata tutunmaya çalışıyor. Kentte depremi yaşayanlara umut olan ve Hatay Valiliği koordinasyonunda bir çok kurumun işbirliğiyle kurulan Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi, sağ bacağını kaybeden Zeynep’e umut oldu. Yüksek Teknolojili Protez Ortez Üretim ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde kendisine özel olarak yapılan Barbie çıkarmalı proteziyle ilk adımlarını atan Zeynep’in elinden tutan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, küçük kızın yeni hayatındaki ilk adımlarına eşlik etti. Vali Masatlı ve eşi Esra Masatlı ile beraberindekiler yeni hayatına ilk adımını protez bacağıyla atan Zeynep’e alkışlarıyla eşlik ettiler. Zeynep’in ilk adımlarındaki mutluluğu Vali Masatlı ve eşi Esra Masatlı’yı duygulandırdı. " 176 yeni ortez, protez üretimi ve binin üstünde ortez, protezin ile ilgili bakım hizmeti gerçekleştirdik" Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezi’nde 176 ortez ve protezin yapıldığını söyleyen Vali Masatlı, "Bugün Engelli Sosyal Girişimcilik Merkezimize geldik. Burada hem vatandaşlarımızın almış olduğu hizmetler ve diğer taraftan da buradaki kurs faaliyetlerinin, atölye faaliyetlerinin ne durumda olduğunu görmek istedik. Bu merkez Türkiye’de alanında ilk ve tek merkezdir. Burada ortez, protez üretiminden rehabilitasyonuna, diğer taraftan sosyal becerilerden kurs faaliyetlerine, onun yanında atölye çalışmalarına varana kadar pek çok alanda burada hizmet veriliyor. Şu ana kadar 176 yeni ortez, protez üretimi ve binin üstünde ortez, protezin ile ilgili bakım hizmeti gerçekleştirdik. Onun yanında 17 farklı alanda atölye ve kurs çalışmaları devam ediyor. Tabii bizim esas buradaki mutluluğumuz buradaki bir çocuğumuzun organ kaybı bir çocuğumuzun işte yürüyebildiğini görmek veya bir şeyi tutabildiğini görmek, onlar gözündeki o mutluluğu, ışıltıyı görmek veya onun mutluluğuyla biz de burada mutlu oluyoruz" dedi. "Zeynep kızımızın elinden tutarak, mutluluğuna ortak olmuş olduk ve bundan çok ciddi derecede memnuniyet duyduk" Depremde sağ bacağını kaybeden Zeynep’in protez bacağıyla ilk adımlarını atmasına ortak olmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Vali Masatlı, "Bir çocuk için en önemli olan şey koşmaktır, yürümektir veya bir şeylere ulaşabilmektir. Bu zamana kadar o çocuğumuz bunu tam yapmaya çalışmış çok eksik yapmış. Bugün burada o protezden sonra onun yürümesi siz de gördünüz merdivenleri çıkıp tekrar merdivenlerden inmesi, tekrar çıkması, tekrar inmesi, onun hayatına başka bir heyecan, başka bir mutluluk kattı. Bizler de bugün onun elinden tutarak o mutluluğuna ortak olmuş olduk. Ne mutlu ona ve bize. Bundan çok ciddi derecede memnuniyet duyduk. İnşallah buraya gelen küçüğünden, yetişkininden, yaşlısından kim varsa buradan hizmet alabilecek tüm vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermek için arkadaşlarla beraber çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Filoya katılan yeni tramvay raylarla buluştu
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:49 Filoya katılan yeni tramvay raylarla buluştu Kocaeli’de filoya katılan yeni nesil tramvaylardan dördüncüsü raylara indi. Yüzde 70’i yerli üretim olan modern araçlar, toplu taşımada kapasiteyi artırıyor ve vatandaşlara daha konforlu ulaşım imkanı sunuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin şehir içi trafiğine nefes aldıran tramvay projesinde yeni nesil araçlar birer birer hizmete sunuluyor. Aralık 2025’te başlayan teslimatlar kapsamında filoya dahil edilen modern tramvaylar, toplu taşıma kapasitesini artırarak vatandaşlara daha rahat ve konforlu bir ulaşım imkanı sunuyor. Büyükşehir belediyesinin toplu taşıma kapasitesini artırmak amacıyla filoya kazandırdığı 5 yeni tramvaydan dördüncüsü de raylarla buluştu. Modern tasarımları ve teknolojik donanımlarıyla dikkat çeken araçlar, sefer sıklığını artırarak ulaşım hizmetinin kalitesini yükseltiyor. Yüzde 70’i yerli üretim Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından ihalesi gerçekleştirilen tramvay araçları, güncel teknolojik donanımlara sahip olarak üretildi. Şehrin kültürel dokusuna uygun şekilde tasarlanan araçların yüzde 70’i yerli üretimden oluşuyor. Yüzde 100 alçak tabanlı tramvay araçları yüzde 7 eğim çıkabilme kabiliyetine sahip. Beş modülden oluşan çift yönlü tramvayların uzunluğu 33 metre, genişliği ise 2,65 metre. Otomatik kuplör sistemi sayesinde araçlar 2’li set halinde işletilebiliyor. Tasarım hızı saatte 70 kilometre olan tramvaylarda 12 yolcu kapısı ve 66 yolcu koltuğu bulunuyor. Tramvayların toplam yolcu kapasitesi ise 296 kişi.
Zaferin 111’inci yılında, 5’i paralimpik 50 sporcu pedal çevirdi
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:35 Zaferin 111’inci yılında, 5’i paralimpik 50 sporcu pedal çevirdi İstanbul Büyükçekmece’de, aralarında paralimpik 5 sporcunun da olduğu 50 bisikletçi, Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü için bu yıl 12’inci kez, Büyükçekmece’de Çanakkale’ye pedal çevirdi. Büyükçekmece Belediyesi tarafından bu yıl 12’nci kez organize edilen, Çanakkale Zaferi’nin anma etkinlikleri kapsamında 50 sporcu Büyükçekmece’den Çanakkale’ye pedal çevirmeye başladı. Aralarında 5 paralimpik bisikletçinin de bulunduğu anma programı etkinliği kapsamında bir araya gelen sporcuların iki gün sonra Çanakkale’ye varmaları bekleniyor. Etkinlik, sporcuların saygı duruşu ve İstiklal Marşı okuması ile başladı. Programa özel yapım bisikletiyle katılan bedensel engelli 28 yaşındaki sporcu Dilara Başaran, "1 buçuk yıldır lisanslı sürücüyüm. Büyükçekmece Belediyesi etkinliğinde yer verdikleri ve teşvik ettikleri için çok mutluyum. İnşallah devamı da gelir. Bu sporu bilmeden önce tekerlekli sandalyedeyken bir şeyleri başarabileceğimi asla düşünmüyordum. Ne zaman ki bu bisikletin üstüne oturdum sürmeye başladım, o zamandan bu yana mümkün olamayacak şeylerin mümkün olacağına inandım. O yüzden çok mutluyum. Bu yüzden bütün engelli arkadaşların bisiklete başlamasını tavsiye ediyorum. İtalya’da yapılıyor bu bisikletim. Türkiye’de henüz bu bisikletin yapımı yok. Ama ilerleyen süreçlerden bisikletin üretileceğine de inanıyorum. Çünkü çok iyi bisiklet markalarımız var. Yaklaşık 310 kilometrelik yolumuz var yavaş yavaş gideceğiz" dedi. Programında başlangıcını yapan Büyükçekmece Belediyesi Koordinatörü Gürhan Ozanoğlu, "Çok anlamlı bir günde bir aradayız. Çanakkale Zaferimizin 111’inci yılını kutluyoruz. 5 paralimpik sporcumuzun da dahil olduğu bu etkinlikte her yıl olduğu gibi 12 yıldan sürdürdüğümüz Çanakkale bisiklet turumuzda bu sabah 18 Mart anıtının önündeyiz. Bizim için çok anlamlı bir etkinlik bu etkinliğin başından beri destek veren belediye başkanımız Dr. Hasan Akgün’e teşekkür ediyoruz. 320 kilometre pedal çevirecek olan sporcularımıza bu anlamlı güne katkılarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Özgürlüğümüzün temeli 18 Mart, bizleri biz yapan ülkemizde özgürce yaşamamızı sağlayan bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bütün şehitlerimiz olmak üzere herkese şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu. Paralimpik sporculardan Abdulkadir Özoğlu, " Çok güzel bir organizasyon, orada şehitlerimizin anısına bulunmak buradan oraya pedallamak çok güzel. O duygu anlatılmaz yaşanılır. Herkesin orada olması gerekiyor. Normal insanlardan biraz fazla efor sarf etmem gerekiyor. Tek bacakla sürmem gerçekten zor ama bu zor olsa da bahaneleri geride bırakıp bir şeyler için çabalamak gerekiyor" şeklinde konuştu.
Başkan İbrahim Çenet, öğrencilerle iftarda buluştu
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:30 Başkan İbrahim Çenet, öğrencilerle iftarda buluştu Osmaniye Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programları kapsamında, Ankara Osmaniye Vakfı’nda üniversite öğrencileri iftar sofrasında bir araya geldi. Belediye Başkanı İbrahim Çenet’in de katıldığı program yoğun katılımla gerçekleşti. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Osmaniye Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programları kapsamında Ankara’da öğrenim gören Osmaniyeli üniversite öğrencileri aynı sofrada buluştu. Osmaniye Vakfı’nda gerçekleştirilen iftar programında öğrenciler sıcak ve samimi bir aile ortamında oruçlarını açtı. Birlik, beraberlik ve kaynaşmanın ön planda olduğu programda öğrenciler Ramazan ayının bereketini ve manevi atmosferini birlikte yaşadı. Belediye Başkanı İbrahim Çenet’in eşi Ebru Çenet ile birlikte katıldığı programda öğrencilerin mutluluğu yüzlerinden okundu. MHP Özel Kalem Müdür Yardımcısı ve Osmaniye Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Akın Yavuz’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programının ardından Başkan Çenet, öğrencilerle samimi bir sohbet gerçekleştirdi. Çenet, Osmaniye’de tamamlanan, yapımı devam eden ve planlanan projeler hakkında öğrencilere bilgiler verdi. Gençlerin talep ve önerilerini de dinleyen Başkan Çenet, öğrencilere eğitim hayatlarında başarılar diledi. İftar programının ardından konuşan Belediye Başkanı İbrahim Çenet, "Bugün Ankara’da Osmaniye Vakfı’ndayız. Maneviyatı yüksek bir ayda, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin himayelerinde faaliyetlerini sürdüren ve Akın Yavuz’un Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı Osmaniye Vakfı’nda öğrencilerimizle bir araya geldik. İftar sonrası gerçekleştirdiğimiz sohbet de son derece güzel geçti. Bizlere ev sahipliği yapan vakıf başkanımıza teşekkür ediyor, öğrencilerimize başarılar diliyorum." dedi. Belediye Başkanı İbrahim Çenet’e teşekkür eden MHP Özel Kalem Müdür Yardımcısı ve Osmaniye Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Akın Yavuz ise Osmaniye Vakfı olarak çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Program sonunda Osmaniye Belediyesi tarafından hazırlanan hediyeler öğrencilere takdim edildi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla program sona erdi.
Başkan Gençay: "Bu yıl 3.kez Türkiye Yelken Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak büyük mutluluk"
14 Mart 2026 Cumartesi - 09:20 Başkan Gençay: "Bu yıl 3.kez Türkiye Yelken Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak büyük mutluluk" 2025-2026 TYF Yelken Ligi 2. Ayak Formula Kite-Wingfoil Türkiye Şampiyonası, Didim’de gerçekleştirilen final yarışlarının ardından sona erdi. Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl farklı kategorilerde üçüncü kez düzenlenen şampiyona organizasyonu, Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcuları Didim’in berrak sularında buluşturdu. Didim’de gerçekleştirilen yarışlar, sportif rekabetin yanı sıra görsel bir şölen niteliğiyle de izleyenlerden büyük beğeni topladı. Rüzgarın gücünü arkasına alan sporcular, yüksek tempolu yarışlarda teknik becerilerini, stratejik hamlelerini ve fiziksel dayanıklılıklarını ortaya koyarak heyecan dolu anlar yaşattı. Yarışların tamamlanmasının ardından Didim Amfi Tiyatro’da ödül töreni gerçekleştirildi. Törende dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilirken, organizasyon toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Başkan Gençay: "Ege’nin incisi Didim ulusal organizasyonlarda da öne çıkıyor" Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, organizasyonla ilgili açıklamasında, "Didim, tarihi mirası, eşsiz doğası, zengin kültürü, tarımı ve turizm potansiyeliyle öne çıkan bir kent. Ulusal ölçekli etkinliklerde kendini göstererek sadece turizm ve tarih açısından değil, spor ve sporcular için de önemli bir merkez olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcuları ilçemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu tür organizasyonlar hem sporun gelişmesine katkı sağlıyor hem de Didim’in tanıtımına değer katıyor. Tüm sporcularımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum." ifadelerini kullandı.