GÜNDEM
Sağlıkta yapay zekâ zirvesi: Tıbbın geleceği Atatürk Üniversitesinde masaya yatırıldı 05 Mayıs 2026 Salı - 14:00:50 Atatürk Üniversitesinin ev sahipliğini yaptığı, Erzurum Büyükşehir Belediyesi, Cansağlığı Vakfı ve Bilim Erzurum iş birliğiyle "Tıbbın Yarınına Bugünden Bak" temasıyla düzenlenen "MedAI 26 Tıpta Yapay Zekâ Kongresi" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kültür Merkezi 15 Temmuz Milli İrade Salonunda, düzenlenen etkinliğe; Erzurum Vali Vekili Mustafa Berk Çelik, Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Sağlık İl Müdürü Gürsel Bedir ile Can Sağlığı Vakfı yönetim kurulu üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Bakan Birinci, Sağlık sistemlerinin dönüşümünde yapay zekânın rolüne dikkat çekti Açılış konuşmalarının ardından Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, "Sağlığın Bugünü ve Geleceği" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda sağlık sistemlerinin dönüşümünde yapay zekânın rolüne dikkat çeken Birinci, özellikle tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Türkiye’de kişi başı sağlık harcamasının 840 dolar olduğunu belirten Birinci, sigara kullanan bireylerde bu maliyetin 1028 dolara yükseldiğini ifade etti. Tütün ürünlerine yönelik hane halkı harcamasının yıllık 15 milyar lirayı bulduğunu aktaran Birinci, sigara kaynaklı yangın hasarının 4 milyar lira, sağlık harcamalarının ise yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde olduğunu vurguladı. Tüm bu olumsuz tabloya rağmen tütün kullanımının artmaya devam ettiğine işaret eden Birinci, özellikle gençler arasında sigaraya erişimin ciddi boyutlara ulaştığını belirtti. Avrupa genelinde yapılan araştırmalara değinerek 15-16 yaş grubundaki gençlerin yüzde 55’inin sigaraya ulaşabildiğini, ilk deneme yaşının ise 12 yaşın altına düştüğünü ifade eden Birinci, kullanım oranlarında kız ve erkek çocuklar arasında farkın ortadan kalktığını dile getirdi. Her yıl dünya genelinde 7 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini, 1,6 milyon kişinin ise pasif içicilik nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Birinci, kanser vakalarının yüzde 25’inden sigaranın sorumlu olduğunu söyledi. Türkiye’de akciğer kanseri görülme sıklığının en önemli nedeninin sigara olduğuna dikkat çeken Birinci, ülkede her 100 çocuktan 44’ünün sigara dumanına maruz kaldığını da sözlerine ekledi. Düzenlenen interaktif oturumda "Yerli ve milli ilaç hamlesi" ele alındı Program kapsamında ayrıca Doç. Dr. Şuayıp Birinci ile Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun katılımıyla "Yerli ve milli ilaç hamlesi" başlıklı interaktif bir oturum düzenlendi. Oturumda, Türkiye’nin sağlıkta dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik stratejiler, biyoteknoloji yatırımları ve yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçleri ele alındı. İki gün süren kongre boyunca tanı ve tedavi süreçlerinde yapay zekâ uygulamaları, sağlıkta yapay zekâ ekosistemi, radyoloji alanındaki gelişmeler ile yapay zekâ etiği ve hukuk boyutu gibi başlıklar farklı oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ayrıca öğrenci bildirileri, poster sunumları ve uygulamalı atölye çalışmalarıyla genç araştırmacıların bilimsel üretime aktif katılımı teşvik edildi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Yapay zekâ, sağlıkta dönüşümün anahtarıdır" Kongreye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, sağlık alanında yaşanan dijital dönüşümün merkezinde yapay zekânın yer aldığını belirterek şunları kaydetti: "Sağlık hizmetlerinin daha hızlı, daha doğru ve daha erişilebilir hale gelmesinde yapay zekâ teknolojilerinin sunduğu imkânlar her geçen gün daha da belirginleşmektedir. Atatürk Üniversitesi olarak bizler, yalnızca mevcut gelişmeleri takip eden değil; aynı zamanda bu dönüşüme yön veren, bilimsel üretimi önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. MedAI 26 gibi organizasyonlar, akademi ile uygulama sahasını buluşturarak ülkemizin sağlık vizyonuna önemli katkılar sunmaktadır." Üniversitenin sağlık bilimleri ve teknoloji alanındaki çalışmalarına da değinen Hacımüftüoğlu, disiplinlerarası iş birliklerinin artırılmasının önemine dikkat çekerek: "Yerli ve milli sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi, güçlü bir akademik altyapı ve nitelikli insan kaynağı ile mümkündür. Bu noktada üniversitelerimize büyük sorumluluk düşmektedir. Atatürk Üniversitesi olarak bu sorumluluğun bilinciyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. MedAI 26 Tıpta Yapay Zekâ Kongresi, kapanış ve ödül töreniyle sona ererken, alanında uzman isimleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek sağlıkta yapay zekâ konusundaki farkındalığın artırılmasına önemli katkı sundu.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:55 Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayi ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan Avrupa ülkeleri için Türkiye’nin bir çözüm ortağı olabileceğini belirterek, "Sektörümüz, Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında konuştu. Dünyada amansız bir mücadele yaşandığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma umutlarıyla inşa edilen küresel düzen, dünyanın dört bir yanından şiddetlenen çatışmalar karşısında vaat ettiği huzur, güvenlik ve istikrarı sağlayamıyor. Meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığı bu ortamda uzlaşmazlık aktörleri diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ediyor. Uzun yıllardır savunma harcamalarını kısan, başka ülkelerin oluşturduğu güvenlik şemsiyesine kayıtsız itimat eden ülkeler, yapay huzur ikliminin bedelini ağır biçimde ödüyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte değişen ve dönüşen tehdit karakterleri, güvenlik rekabetini klasik harp sahalarının çok daha ötesine taşıyor. Artık bir ülkenin güvenlik kapasitesi yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını, deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle de ölçülüyor. Bu yeni gerçeklik karşısında ülkeler caydırıcılıklarını arttırmak için çok daha yüksek maliyetleri göze alıyor. Küresel savunma harcamaları son on yılda yüzde 41 artarak 2.9 trilyon dolara ulaştı. Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artışın yükselerek devam edeceğine işaret ediyor. Ancak bilinmelidir ki savunmaya ayrılan devasa bütçeler güvenlik hedeflerini teminat altına almak için tek başına yeterli değildir. AR-GE ile, altyapılarıyla, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayii kurmak tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır" dedi. Türkiye’nin dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayi ekosistemine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, "Bugün dünyada satılan her üç asgari insansız hava aracının ikisini Türk firmalarımız üretiyor. Kendi savaş gemisini geliştiren 10 ülkeden biriyiz. Savunma sanayii gibi uzun soluklu bir alanda yalnızca son iki yılda hanemize eklediğimiz kazanımlar, teknolojide ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor. Bu dönemde 5. nesil savaş uçağımız Kaan, gökyüzü ile buluştu. Bayraktar TB3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. Hava-hava füzelerimiz Gökdoğan ve Bozdoğan ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik" dedi. "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Türkiye’nin Avrupa ülkeleri için savunma sanayiinde bir çözüm ortağı olabileceğini vurgulayan Bakan Kacır, "Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim. Sektörümüz; sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş bir ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır. Avrupa’daki karar vericiler, miyop yaklaşımlara teslim olmadan, vizyoner bir perspektifle Türkiye ile çok daha sıkı bir iş birliğine bir an evvel yönelmelidir. NATO standartlarında üretim altyapımız; Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "Sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık" Türkiye’nin yapılan yatırımlar ve teşviklerle küresel üretimin merkez üslerinden biri haline geldiğini, sanayinin Anadolu’nun tamamına daha dengeli bir şekilde yayılması için kapsamlı adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız. Tabi savunma sanayiinde geliştirilen kabiliyetlerin sivil alanlara aktarılması, yüksek teknoloji odaklı kalkınmamız açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunun kadar öncelikli ve önemli gördüğümüz bir husus, sivil sanayimizdeki bilgi ve tecrübe birikiminin savunma sanayiimize kazandırılmasıdır. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve Ar-ge süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Otomotiv ve mobiliteden bilişime, telekomünikasyondan sivil havacılık ve uzaya, enerjiden malzeme ve kimyaya, elektronikten makineye, sağlık ve biyoteknolojiden tekstile farklı sektörlerin sağladığı kabiliyetleri bu doğrultuda değerlendirmek arzusundayız. Üretim tecrübesine ve kapasitesine sahip olduğumuz bu alanlardaki yetkinliklerimizin savunma sanayiimize aktarılması; sektörümüz için daha hızlı prototipleme, daha çevik ürün geliştirme, Ar-Ge süreçlerini daha kısa sürede tamamlama, seri üretime daha hızlı geçiş anlamına geliyor. Daha açık ifadeyle. Tüm imalat süreçlerinde daha hızlı ve daha yüksek adetlerde üretim yapmanın yollarını, yöntemlerini hızla keşfetmeliyiz. Ve halihazırda Ankara ve İstanbul’da yoğunlaşmış savunma sanayii kümelenmelerini Anadolu’nun güçlü üretim merkezlerinde hızla çoğaltmalıyız."
05 Mayıs 2026 Salı - 13:53 İletişim Başkanı Duran: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz, ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin geçmişte bazı ambargolara maruz kaldığını ancak bu ambargolardan güçlenerek çıktığını belirterek Türkiye’nin artık ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazdığını söyledi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve geliştirilen Savunma Sanayii ürünlerinin olduğu bir video paylaşan Duran şu ifadelere yer verdi: "Dün ambargolarla durdurulmak istenen ülkemiz; bugün KAAN’dan TCG Anadolu’ya, İHA’lardan siber savunma sistemlerine kadar her alanda ‘Güçlü Lider Güçlü Türkiye’ vizyonuyla kendi destanını yazıyor. Avrupa’nın en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA2026’da bugün bu başarıyı tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz. ‘Savunma sanayisinde tam bağımsız Türkiye hayalimizi gerçeğe dönüştürünceye kadar bize durmak, dinlenmek, nefeslenmek yok.’ diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açtığı bu yolda, sadece üretim kapasitemizi değil, küresel dengeleri belirleyen diplomatik etkimizi de artırıyoruz. Liderin vizyonu, milletin gücü, tam bağımsız Türkiye’nin yolu açık olsun" ifadelerine yer verdi.
Kayseri’de hac kafilesi kutsal topraklara dualarla uğurlandı
30 Nisan 2026 Perşembe - 06:49 Kayseri’de hac kafilesi kutsal topraklara dualarla uğurlandı Kayseri’de hac görevini yerine getirecek olan yaklaşık 300 kişilik kafile dualarla kutsal topraklara uğurlandı. Kayseri’de hac görevini yerine getirecek olan yaklaşık 300 kişilik kafile uğurlandı. Ahmet Ayşe İnci Camii’nde sabah namazının ardından düzenlenen ve Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz’ın da katıldığı uğurlama programında Kuran-ı Kerim okunarak, dua edildi. Aileleriyle vedalaşan hac adayları büyük bir heyecan yaşadı. Programda konuşan Kayseri İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, "Bu yıl Kayseri’mizden hacca bin 770 kişi gidecek. 1. ve 2. kafilelerimizi bugün kutsal topraklara uğurluyoruz. Bu geleneğimiz geçmişten beri devam ediyor. Hacca uğurlama konusunda Kayserili vatandaşlarımızdaki coşku bizleri gayet mutlu ediyor. Halkımızın dualarıyla hacılarımızı kutsal topraklara gönderiyoruz. İnşallah haclarını yapıp, tekrardan ülkemize gelecekler" dedi. 15 yıllık hasret sona erdi 15 yıllık hac hayalini geçekleştirecek olan Ahmet Demirel, "Haccım 15. kurada çok şükür çıktı. Allah bu günleri nasip etti. Allah’ıma sonsuz şükürler olsun. Hacca gidiyoruz. Hac da bütün din kardeşlerimize, vatanımıza milletimize dua edeceğiz. Allah’ın emretmiş olduğu farz etmiş olduğu farzı yerine getirmiş olacağız. Rabbim gitmek isteyenlere de nasip etsin. 15 yıl az bir süre değil ama bugüne de binlerce kez şükür olsun. Rabbim her isteyene de nasip etsin" ifadelerini kullandı. "Allah herkese nasip etsin" Hacca gitmenin mutluluğunu yaşayan Selma Sarıkaya, "Hacca gidiyorum. Allah inşallah bütün herkese nasip eder. Kalan arkadaşlarımıza da gitmeyi nasip eder. Giden arkadaşlarımıza da görevlerini yapmayı ve ailesine kavuşmayı nasip eyler. 14 yıldır gitmeyi bekliyordum" diye konuştu. Hacı adayı Mustafa Sarıkaya da, "14 yıldır hacca gitmeyi bekliyorduk. Rabbim bugün çağırdı. Allah gitmeyen bütün Müslüman kardeşlerimize nasip eylesin. Diyanet İşleri Başkanlığı’na çok teşekkür ederim. Hizmetlerinden çok memnunum. Hocalarımdan Allah razı olsun. Allah’a emanet olun" şeklinde konuştu. İlk olarak Suudi Arabistan’ın Medine şehrine gidecek olan hacı adayları ardından Mekke’ye geçerek, hac görevini yerine getirecek.
Tuhafiyeciler temiz ve nezih pazaryerine kavuştu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 21:03 Tuhafiyeciler temiz ve nezih pazaryerine kavuştu Düzce Belediyesi tarafından şehre kazandırılan üçüncü kapalı pazaryeri olan Tuhafiyeciler Pazarı ve Fuar Alanı, hem esnafların hem de vatandaşların beğenisini kazandı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü tarafından Aziziye Mahallesi’nde Merkez Pazaryeri’nin devamı niteliğinde inşa edilen ve 23 Nisan 2026 tarihi itibariyle kapılarını açan pazaryeri tam not aldı. Esnaflar ve vatandaşlar, düzenli, nezih ve modern yeni pazaryerinin hizmete girmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yeni pazaryeri ile ilgili görüşlerini dile getiren esnaflar, "Yeni pazaryerimiz güzel oldu. Bir araya geldik tekrardan. Açık alandaydık, şimdi kapalı bir yere geldik. Üstümüz kapandı, rahatız. Yağmur yok, çadır kurma derdi yok. Daha düzenli, daha güzel bir yer oldu. Herkese hayırlı uğurlu olsun. Düzce’ye yakışan bir yer oldu. Önceki yeri ile şimdiki yeri arasında dağlar kadar fark var. Nezih, temiz bir yer. Esnaf için de güzel, halk için de güzel. Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Düzce’mize çok güzel şeyler kazandırıyor, kazandırmaya da devam ediyor. Düzce’mize çivi çakıyor" şeklinde konuştular. Vatandaşlar ise, "Çok güzel. Hem düzenli, hem temiz. Gıda ile kıyafetin ayrı olması da iyi oldu, karmaşa yok. Merkez Pazaryeri de çok temiz ve düzenli. Biz beğendik. Güzel bir ortam. Özellikle kapalı olması çok iyi. Yağmurun altında kalmıyorsunuz. Halkımıza hayırlı olsun" ifadelerini kullandılar. Toplam 3 bin 800 metrekare kapalı alana sahip olan ve üç bloktan oluşan pazaryerinde 144 tuhafiyeci esnafı faaliyet gösteriyor. Pazaryerinde, giyimden ayakkabıya, mutfak gereçlerinden ev tekstiline kadar çeşitli ürünler satışa sunuluyor.
Erişkin aşılaması en az çocukluk çağı kadar önemli
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:38 Erişkin aşılaması en az çocukluk çağı kadar önemli DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nevin İnce, "Erişkinlik döneminde de aşılar büyük önem taşımaktadır" dedi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 24–30 Nisan Aşı Haftası kapsamında erişkin aşılarının önemine dikkat çekildi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nevin İnce rehberliğinde; Tıp Fakültesi 5. sınıf stajyer öğrencileri Elif Akdeniz, Rabiye Taştan, Muhammed Sayın, Neslihan Arslan, Kadir Tarhan tarafından bağışıklama temalı afiş ve posterler hazırlandı. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Erişkin Aşı Polikliniği’ne asılan afiş ve posterlerle, aşılanmanın bireysel ve toplumsal sağlık üzerindeki hayati önemi vurgulandı. 24–30 Nisan Aşı Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Nevin İnce, bağışıklamanın yaşam boyu devam etmesi gereken bir koruyucu sağlık uygulaması olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Nevin İnce, Tıp Fakültesi 5. sınıf stajyer öğrencileriyle birlikte hazırladıkları bağışıklama temalı afiş ve posterlerle toplumda erişkin aşılamasına yönelik farkındalığı artırmayı amaçladıklarını belirtti. Aşının yalnızca çocukluk dönemine ait bir uygulama olmadığını ifade eden İnce, "Erişkinlik döneminde de aşılar büyük önem taşımaktadır. Özellikle yaşın ilerlemesi, kronik hastalıkların varlığı, bağışıklık sistemini baskılayan durumlar ve riskli meslek gruplarında çalışma, enfeksiyonlara karşı korunmayı daha kritik hale getirir" şeklinde konuştu. Erişkinlerde yapılması gereken aşılara da değinen İnce, "Pnömokok, influenza (grip), zona, tetanoz-difteri-boğmaca ve hepatit B aşıları başta olmak üzere, bireyin yaşı, sağlık durumu ve aşı geçmişine göre gerekli aşıların değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle erişkin bireylerin aşı durumlarını gözden geçirmeleri ve eksik aşıları için sağlık kuruluşlarına başvurmaları önemlidir" ifadelerini kullandı. Bağışıklamanın bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde en etkili yöntemlerden biri olduğunu belirten İnce, "Aşılar sadece bireysel koruma sağlamaz, aynı zamanda toplum bağışıklığını güçlendirerek risk grubundaki bireylerin de korunmasına katkı sunar" dedi.
Devrek’te Köylere Hizmet Götürme Birliği Toplantısı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 19:38 Devrek’te Köylere Hizmet Götürme Birliği Toplantısı Zonguldak’ın Devrek İlçesinde Köylere Hizmet Götürme Birliği 2026-2027 Yılı Dönem Başı Toplantısı Devrek Kaymakamı Onur Alp Bıçakçı başkanlığında toplandı. Atatürk Kültür Merkezinde(AKM) gerçekleştirilen toplantıya saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlandı ve ardından Birlik Meclis Başkanı Devrek Kaymakamı Onur Alp Bıçakçı’nın davetlilere hitabından sonra Birlik Meclisi Başkanlık Divanı seçimi gerçekleştirildi. Palan ve Bütçe Komisyonları ilke ihtisas komisyonlarının oluşturulması konularının görüşülmesi, Mülkiyeti tarım ve Orman Bakanlığına ait olan birlik tarafından Devrek Orman İşletme Müdürlüğünden kiralanan Bostandüzü Mesire alanının üçüncü kişi veya kuruluşlara üç yıldan fazla süre ilke kiralanması için Birlik Başkanı ve Birlik Encümenine yetki verilmesi hususunun görüşülerek karara bağlanması, birliğin 2025 yılı faaliyet raporunun görüşülmesi ve onaylanması, birliliğin 2025 idari kesin hesabının görüşülmesi ve onaylanması,, Birlik Encümen Başkanı ve Encümen üyelerine huzur hakkı ödenmesi hususunun görüşülerek onaylanması,2026-2027 yılı dönemi Birlik Encümen üyelerinin seçiminin gerçekleştirilmesinden sonra iki il Genel Meclis üyesi ile iki muhtarın birlik yönetiminde görev alması için seçimlere gidildi yapılan seçimde İl Genel Meclis üyeliğin İsmet Bostancı, Mustafa Yumurtacı ve birlik yönetimine Pınarönü Köyü Muhtarı Asım Başoğlu ile Hışıroğlu Köyü Muhtarı Serkan Yanaz seçildiler. Birlik üyesi olarak seçiminin ardından program sona erdi.