ASAYİŞ - 22 Nisan 2017 Cumartesi 10:55

1 liralık tuvalet ücreti cinayetinde sanığa 12,5 yıl hapis

A
A
A
1 liralık tuvalet ücreti cinayetinde sanığa 12,5 yıl hapis

İstanbul Maslak’taki bir caminin tuvaletini işleten Fırat Karavil'in 1 liralık tuvalet ücreti nedeniyle çıkan tartışma sonucu başından vurarak öldürülmesine ilişkin davada sanık Selahattin İnci 12 yıl 6 ay hapse çarptırıldı. Mahkeme, bozuk para olmadığı gerekçesiyle 1 TL’lik tuvalet ücreti için verilen ve cinayet öncesi kavgaya neden olan 200 TL paranın adli emanetten çıkarılarak maktulün ailesine verilmesine hükmetti.

İstanbul 20’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına tutuklu sanık Selahattin İnci ve kardeşi tutuksuz sanık Mustafa İnci ile avukatları katıldı. Maktül Fırat Karavil’in ailesi de duruşmada hazır bulundu.
Duruşmada söz alan maktülün ablası Nuran Karavil, kardeşinin yok yere öldürüldüğünü söyleyerek, “Kardeşimin ölmesi bizi çok üzmektedir. Sanıkların insanlığa uygun davranmadıklarını düşünüyorum. Cezalandırılmasını talep ediyorum” dedi. Maktulün annesi Emine Yılmaz ise “Olay sebepsiz yere çıkmıştır. Konuşarak veya bir tokatla olay yatıştırılabilirdi. Böyle ölüme yol açacak bir olay olmayabilirdi. Adalete havale ediyorum” ifadelerini kullandı.

Davanın biteceği hatırlatılarak son sözleri sorulan sanık Selahattin İnci, “Böyle bir olay olmasını istemezdim. Vefat eden Fırat Karavil için ailesine başsağlığı diliyorum. Kendisine de Allah’tan başsağlığı diliyorum. Hiçbir zaman bu sonucu arzu etmiş değilim” dedi. Sanık Mustafa İnci son sözünde, “Maktulu öldürme gibi bir kastımız hiçbir zaman yoktu. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.

Cinayete götüren 200 TL aileye iade edilecek

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanık Selahattin İnci’yi “Kasten öldürme” suçundan önce müebbet hapse çarptırdı. Sanığın bu suçu haksız takdir altında işlemesi ve duruşmalardaki iyi hali nedeniyle ceza 12 yıl 6 aya düşürüldü. Mahkeme, sanık Mustafa İnci’yi ise “silahlı tehdit”, “ruhsatlı silahını suçta kullanmak” ve “kardeşi Selahattin İnci’nin suçunu üstlenmek” suçlarından 2 yıl 7 ay 7 gün hapisle cezalandırdı. Sanık Selahattin İnci’nin tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, bozuk para olmadığı gerekçesiyle 1 TL’lik tuvalet ücreti yerine verilen 200 TL paranın adli emanetten çıkarılarak maktulün ailesine verilmesine hükmetti.

Olayın geçmişi

İddiaya göre, Maslak’taki Üçyol Camisi Lojmanı'nda 2 çocuk babası Fırat Karavil'in işlettiği tuvalete 18 Haziran 2016 tarihinde bir lüks restoranın müşterisi Bayram A. gelmiş, 1 liralık tuvalet ücretini ödemeden çıkmak üzereyken Karavil, kendisine seslenmiş, şahıs Karavil'e, "Yanımda bozuk para yok" demişti. 8 yıldır caminin tuvaletini işleten Karavil ise "Senden almazsam ondan almazsam nasıl geçineceğim ben?" yanıtını vermişti. Yaşanan tartışma sonucunda şahıs, Karavil'e 200 lira uzatmış, Karavil tam parayı bozmak üzereyken Bayram A., "Nasıl bir insansın sen, 1 lira için 200 lira mı bozulur" diyerek Karavil'e küfretmişti. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine olayı duyan Bayram A.'nın kayınbiraderleri ve aynı zamanda restoran sahibi olan Selahattin İnci ile Mustafa İnci kardeşler olay yerine gelmişti. Tartışma sırasında Selahattin İnci belinden çıkarttığı tabanca ile Karavil'i başından vurarak öldürmüştü. Olayın ardından Selahattin İnci çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
 

Başak Akbulut
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.