ASAYİŞ - 21 Haziran 2012 Perşembe 11:28

"2 eşim, 8 çocuğum var"

A
A
A
"2 eşim, 8 çocuğum var"

Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 16 sanığın yargılanmasına başlandı.

YUSUF MELİKOĞLU
İSTANBUL

İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Ahmet Mahmut Ünlü’nün de aralarında bulunduğu 6 tutuklu sanık ile 10 tutuksuz sanık hazır bulundu. Duruşma salonunda çok sayıda izleyici hazır bulunurken, takkelerle salona giren izleyiciler görevliler tarafından uyarılmasının ardından takkelerini çıkardılar.Duruşma tutuklu sanıklarda Ahmet Mahmut Ünlü’nün kimlik tespiti ile başladı. Kimlik tespiti için sanık kürsüsüne çağırılan Ünlü’ye geçtiğimiz günlerde annesini kaybetmesinden ötürü Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci başsağlığı diledi. Ünlü ise Ekinci’ye, “İzin verdiğiniz için teşekkür ederim” dedi.

Kimlik tespiti sırasında 2 eşi ve 8 çocuğu olduğunu ifade eden Ünlü, aylık gelirinin ise 10 bin lira olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı Ekinci’nin sabıkasının olduğunu hatırlatması üzerine Ünlü, “Sabıkam 312’den. Gerçi 312 değişti ama sabıka silinmez” dedi.

İddianamenin okunacağı sırada Ünlü’nün avukatı Hulusi Yıldırım müvekkilinin toplumda olan konumu nedeniyle davaya gizlilik kararı konulmasını, taleplerinin reddedilmesi halinde ise yayın yasağı konulmasını talep etti. Talebe ilişkin görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı talebin reddedilmesini istedi. Mahkeme talebe ilişkin karar vermek üzere ara verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Ahmet Mahmut Ünlü’nün, “Haksız çıkar sağlamak için kurulan örgüte yardım etmek, 2 kez insan ticareti yapmak, cinsel saldırı ve hürriyetten yoksun bırakmak” suçlarından 25,5 yıldan 45,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Cübbeli Ahmet Hoca, soruşturma kapsamında 12 Aralık 2011 tarihinde tutuklanmıştı.

GİZLİLİK VE YAYIN YASAĞI TALEBİ REDDEDİLDİ

“Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün yargılandığı davada avukatları tarafından yapılan “gizlilik” ve “yayın yasağı” talebi mahkeme tarafından reddedildi.

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada verilen ara sırasında salonda bulunan çok sayıda izleyici sanık kürsüsünde bulunan Ünlü’nün elini öptü. Ünlü’nün babası ve kızı da verilen arada yanına giderek hasret giderdi.
Verilen aranın ardından mahkeme Ünlü’nün avukatları tarafından yapılan gizlilik ve yayın yasağı talebini, “Dava konusunun genel ahlaka zarar verme kapsamında olmayışı ve kamu güvenliği kapsamında olmayışı” gerekçesiyle reddetti.

35 yıldır kürsü önünde olduğunu ifade eden Ünlü, “Beni itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Barış'ı dövmüşler, bazı şeyleri söyletip imzalatmışlar. Barış Sezek 2 yıldır işlerimi yapmıyor. Savcı bey bana eve girerken fotoğraflarımı gösterdi. ‘Bu eve gitmişsin’ diyor. Ben her zaman Barış'ın evine gidiyorum. Ben kadını görmedim. Kadınlar evde miydi, değil miydi bilmiyorum. Barış bana Fas'a gitmeden önce 'nerelere uğrayalım’ diye sordu. Ben de ‘kabirlere gidin’ diye söyledim. Orada nerede kaldılar bilmiyorum. ‘Gidince arayın, benden para isteyin’ dedim. Arayın 'dağıtacağız burada' deyin dedim. ‘Buradan gelmek isteyenler var’ dedi. Bazıları gelip gidiyor, bazıları gitmiyor. Talebe olarak bazı ülkelerden geldi. Bir ay, iki ay kalan var. Gelinim gidenim eksik olmaz. Ailecek gelenler evime gelir. Bana talebe olarak gelmek isteyen olduğunu söylediler. ‘Ben iki tane talebeyi karşılarım’ dedim. ‘İki talebe geldi’ dediler. Ben bunları görmedim. Ben çok yoğun biriyim" diye konuştu.

Fas'tan gelen kadınların karakola düşmesinden sonra durumun kendisine anlatıldığını belirten Ünlü, bu olayı duymasının ardından yurtdışına çıktığını, daha sonra olay hakkında bilgi almadığını belirtti.

Bütün meselenin kendisi üzerinde döndüğünü iddia eden Ünlü "Mesele bana dokunduruldu. Bence başarısız bir operasyondu. Ama bazıları başarı olarak görebiliyor olabilir. Binlerce mektup aldım. Benim yüzümden aile kavgası oldu. Beni adam kutsal görüyor. İnsanlar kavga etti nişanlısından ayrılanlar oldu. Benim bu olayım toplumsal bir olay oldu. Ben kutsal değilim günahkarım. Kimseyi hürriyetinden yoksun bırakmadım. Gönül rızası ile de kimse olmadı" ifadelerini kullandı.

Söz konusu kadınları tanımadığını bir kez daha vurgulayan Ünlü, "Tanımıyorum öcü gibi bir şey ya. Mantıklı mı nikah kıyacağım ama ilişkiye girmeyeceğim" demesi üzerine, Mahkeme Başkanı, "Girmedi demiyor giremedi diyor" dedi. Ünlü bu sözlere, "İlişkiye de giremediysek rahat etsin o zaman" diye konuştu.

Mahkeme heyetine yönelik, “Sizin adaletinize inanıyoruz, hakimlerimizin adil olduğunu biliyoruz” diyen Ünlü “Hak yerini bulur” dedi.

Mahkeme Başkanının, “Bayanlardan biri vücudunuzun ön tarafında bir ameliyat izi olduğunu söylüyor. Eğer sizi çıplak görmediyse nereden bilecekler” demesi üzerine Ünlü, “Herkes By- pass olan birinin vücudunda ameliyat izi olacağını bilir. By- Pass olan herkeste bu iz olur” dedi.

Mahkeme Başkanının, “Faslı bir kadın sizi görmeden nasıl bilebilir?” diye sorması üzerine de Ünlü, “Benim internete çıplak görüntümü verdiler. Cemaat reddetti ben değilim bilmem neresi bana benzemiyor. JİTEM, MİT dediler. O görüntüler benim. Bu kadını bulan güç ona burasında bu iz var dedirtebiliyor” dedi.

İmam nikahının kanunen yasak olmasından ötürü kimseye imam nikahı kıymadığını ifade eden Ünlü, “Ben imam nikahı kıymıyorum kimseye.

Kıymadık suç dedik, bu durumlara düştük. Kendi nikahımı bile kıymadım" ifadelerini kullandı.

Ünlü, Mahkeme Başkanının, "Kendi kendine imam nikahı kıyılıyor mu?" sorusuna, "Oluyor. Onu özel konuşuruz. Öğretiriz" dedi. Ünlü'nün bu sözleri, mahkeme başkanı ile salondakileri güldürdü.

Mahkeme Başkanının, "Kadının biri sizin onu boşadığınızı söylüyor ve ağladığını belirtiyor. Telefonda ağlama muhabbeti ediyorsunuz. Bunu nasıl değerlendireceksiniz?" sözlerine Ünlü, "Bilmediğim bir şeyi değerlendiremem. Bilmediğim bir konu. Affedersiniz ama biz toplu bir şeylere girdik burada çenem düştü. Şekerim yükseliyor" dedi.

İki eşi olduğunu belirten Ünlü, "Benim birinci hanım, ikinci hanımı çok kıskanıyor. İkinci hanıma gizli gidiyorum. Haftada bir kere gidiyorum. O eve gündüz gittiğimi birinci hanımım bilmiyor” diye konuştu.

Mahrem şeylerini anlatmak durumunda kaldığını belirten Ünlü, "Hanımla napacağız bilmiyorum. Medyaya da çıkarsa napacağız. Gizlilik kararı da almadınız" dedi.

Bu sözlere tepki gösteren Mahkeme Başkanı, "Eşiniz bilmiyor mu ikincisini? Ne yapıyor sizi dövüyor mu?"diye sordu. Ünlü'nün, başkanın bu tepkisine karşılık, "Biliyor ama çok kıskanç. Dövmesine gerek yok ki. Sabaha kadar konuşur.
Hapisten çıktım bir gece de öyle gitti" sözleri salonda uzun süre gülüşmelere neden oldu.

BARIŞ SEZEK: FUHUŞ İDDİALARINI KABUL ETMİYORUM

İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün de sanıkları arasında yer aldığı Karagümrük çetesine ilişkin davaya sanık savunmalarıyla devam etti.

Duruşmada ilk olarak tutuklu sanıklardan Barış Sezek savunmasını yaptı. İddianamedeki hiçbir suçlamayı kabul etmediğini ifade eden Sezek “Kimseyi ne fuhuşa teşvik ettim, ne insan ticareti yaptım, ne de fuhuş için kimseye para verdim. Kesinlikle böyle bir olay yoktur” dedi.

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’nin, “Fas’a gittin mi?” sorusuna Sezek “İki kez Fas’a gittim. Orada Fatma Zehra İle tanıştım. Bana İstanbul’a geleceğini söyledi. İkinci kez Fas’a gittiğimde beraber geldik. Kesinlikle benim teşvikimle gelmeleri söz konusu değil. Yaklaşık 30- 35 gün dernek binamızda misafir ettim. Daha sonra bir akrabalarının yanına gittiler Fuhuştan yakalanınca beni aradılar. Bende bu olaydan yakalanınca adımı vermeyin dedim” şeklinde konuştu.
Fas’tan Fatma Zehra ile birlikte gelen İmane ile dini nikah kıydım” diyen Sezek, “Ancak Fatma Zehra ile kimse evlenmedi. Fas’tan bunun için gelmedik. Önceden aklımda yoktu. Buraya gelince evlenmek aklıma geldi. Ben kızları kimseye pazarlamadım” dedi. Sezek, Mahkeme Başkanı’nın ‘İmame ile birlikte oldun mu?” sorusuna “Evet” diye yanıt verdi.

Dini nikah kıydığını belirten Sezek, zaman zaman savunmasında dini terimleri kullanması üzerine mahkeme başkanı tepki göstererek, “Dini tabirleri bu işlere hiç bulaştırma” dedi.

Telefon tapelerinde geçen talebe kelimelerinin kadınlar olmadığını Arabistan’dan gelecek olan öğrenciler olduğunu iddia eden Sezek, “Dava dosyasında yer alan mağdur ve müşteki kadınlar ile görüştüm. Tanışmak için görüştüm amacım evlenmekti. Bu kadınlarla beraber olmadım sadece İmane ile birlikte oldum. Kadınların aleyhimde verdikleri ifadeyi kabul etmiyorum. Hoca Efendi kadınları görmedi. Aynı binaya girdik ama kadınları görmedi” diye konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Etiyopya’dan Torbalı’ya özel ilgi Etiyopya Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud ve heyeti, Torbalı’daki gıda imalatçısı firmalarla bir araya geldi. Büyükelçi Mahmud, "Torbalı’nın üretim gücü ve ihracat potansiyeli, Etiyopya için güçlü ve stratejik bir iş birliği fırsatı sunuyor" dedi. Torbalı Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen programda, Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud, ilçedeki gıda imalatçılarıyla bir araya gelerek karşılıklı ticaret ve yatırım imkanlarını değerlendirdi. Torbalı Kaymakamı Adem Çelik, Ege Hububat Bakliyat İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Fahri Konsolosu İlhami Yıldırım, Meclis Başkanı Bekir Söyler ve Yönetim Kurulu Başkanı Abdulvahap Olgun’un da katıldığı programda, gıda imalatı sektöründe faaliyet gösteren 50 firma hazır bulundu. Program kapsamında firma temsilcileri, Etiyopya heyetiyle birebir görüşmeler gerçekleştirerek ürünler, ticaret süreçleri ve muhtemel iş birlikleri hakkında karşılıklı değerlendirmelerde bulundu. Torbalı Ticaret Odası (TTO), Afrika pazarına yönelik çalışmalarını sürdürülebilir ve planlı bir yaklaşımla yürütmeye devam ediyor. Bu kapsamda odanın ev sahipliğinde geçtiğimiz yıl "Hedef Afrika: Uluslararası İş Konferansı & B2B Görüşmeleri" düzenlenmiş; Benin, Kamerun, Senegal ve Nijer’den gelen 25 kişilik Afrika heyeti ile tarım, gıda, makine, enerji ve su arıtma alanlarında birebir iş görüşmeleri gerçekleştirilmişti. Önceki gün gerçekleştirilen program, bu temasların devamı niteliğinde değerlendirilerek Afrika ile ticari ilişkilerin derinleştirilmesine katkı sundu. Etiyopya, stratejik bir pazar Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Adem Mohammed Mahmud toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, "Türkiye ile Etiyopya arasındaki ekonomik ilişkiler son yıllarda istikrarlı bir şekilde gelişiyor. Amacımız, bu güçlü ilişkiyi daha da ileri taşıyarak iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak. Etiyopya, tarımsal üretim gücü ve genç nüfusuyla Türk firmaları için önemli fırsatlar sunuyor" dedi. Mahmud, özellikle gıda ve tarıma dayalı sanayi alanlarına dikkat çekerek, "Gıda işleme, tarımsal ürün tedariki, paketleme ve lojistik başta olmak üzere birçok alanda Türk firmalarıyla güçlü iş birlikleri kurmak istiyoruz. Torbalı’nın üretim kapasitesi, ihracat başarısı ve organize sanayi yapısı bizim için çok kıymetli. Torbalı’ya özel bir ilgi duyuyoruz ve bu bölgeden Etiyopya’ya yönelik yatırımları memnuniyetle karşılıyoruz. Türk firmalarını Etiyopya pazarında yatırım ve ticaret yapmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Afrika, firmalarımız için fırsat Torbalı’nın ihracatta elde ettiği başarının kararlı ve planlı çalışmaların sonucu olduğunu belirten Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun, "Torbalı bugün 2,1 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri konumunda. Bu gücü, Afrika pazarları gibi yeni ve stratejik alanlara taşıyarak firmalarımız için kalıcı ticari ilişkiler oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. Sözlerine devam eden Olgun, "Afrika pazarı, özellikle gıda ve tarıma dayalı sanayi açısından firmalarımıza önemli fırsatlar sunuyor. Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Hedef Afrika programında bunun somut karşılıklarını gördük. Bugün, Etiyopya heyetiyle gerçekleştirdiğimiz bu buluşma da firmalarımızın yeni pazarlara açılması açısından çok kıymetli. Torbalı Ticaret Odası olarak, firmalarımızın uluslararası pazarlara erişimini desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Kahramanmaraş Başkan Toptaş:" Karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor" Kahramanmaraş’ın Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş,"141 mahallemizin tamamında karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor" dedi. Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, ilçede etkili olan kar yağışı sonrası yürütülen karla mücadele çalışmalarının koordine edildiği merkezi ziyaret ederek, ekiplerden çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Başkan Toptaş akabinde, Hürriyet Mahallesi’ne geçerek mahalle muhtarı ve vatandaşlarla bir araya geldi, ekiplere kolaylıklar diledi. Başkan Toptaş, görev yapan belediye ekiplerine kolaylıklar dileyerek yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdi. Saha incelemeleri sırasında açıklamalarda bulunan Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, kar yağışının başladığı ilk andan itibaren tüm ekiplerin teyakkuz hâlinde olduğunu vurguladı. Başkan Toptaş, "Onikişubat Belediyesi olarak 60 aracımız ve 150 personelimizle birlikte gece saat 12’den itibaren sahadayız. İnşallah bu iki günlük süreç içerisinde ekiplerimiz yoğun bir şekilde çalışmalarına devam edecek. 141 mahallemizin tamamında, özellikle kırsal mahallelerimizde ve merkez mahallelerimizde karla mücadele çalışmalarımız aralıksız sürüyor"diye konuştu. Meteorolojiden alınan veriler doğrultusunda hazırlıkların önceden yapıldığına dikkat çeken Toptaş, "Gece saatlerinde başlayan kar yağışı ilimizin büyük bölümünde etkili bir şekilde devam ediyor. Bizler de ekiplerimizle birlikte sahadayız. Şu anda Hürriyet Mahallemizdeyiz hem çalışmaları yerinde inceliyor hem de hemşehrilerimizle istişare ediyoruz. Çok şükür şu an için ciddi bir olumsuzluk söz konusu değil. Kar her şeyden önce bizim için rahmet ve bereket demektir. Özellikle son yıllarda yaşanan kuraklıklar, suyun ne kadar kıymetli olduğunu hepimize gösterdi. Elhamdülillah 2026 yılı bereketiyle birlikte geliyor. Kar yağışı yer yer ara verse de önümüzdeki 1-2 gün boyunca devam edecek. Sonrasında oluşabilecek buzlanmalara karşı da ekiplerimizle gerekli önlemleri alıyoruz. Kaldırımlar başta olmak üzere tuzlama ve solüsyon çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi’nin kokusal peyzaj alanındaki projesi desteklenecek Kastamonu Üniversitesi yürütücülüğünü yapacağı "Sanal Gerçeklik Tabanlı Tilia tomentosa’nın Kokusal Peyzaj Performansının Değerlendirilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Elif Ayan Çeven’in yürütücülüğünü yaptığı "Sanal Gerçeklik Tabanlı Tilia tomentosa’nın Kokusal Peyzaj Performansının Değerlendirilmesi" başlıklı projesi, TÜBİTAK 1002-Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, Türkiye’nin birçok kentinde açık ve yeşil alan sistemlerinde yaygın olarak kullanılan gümüşi ıhlamur (Tilia Tomentosa) bitkisinin kokusal özelliğinin, kullanıcıların mekansal algısı, duyusal deneyimi ve psikososyal tepkileri üzerindeki etkilerini kokusal peyzaj yaklaşımı çerçevesinde ele alıyor. Çalışmada, kokunun mekanla kurulan ilişki üzerindeki rolü hem gerçek mekan deneyimleri hem de sanal gerçeklik ortamları üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilecek. Araştırma kapsamında, ıhlamur türünün yaya aksları ile park, oturma ve dinlenme alanları çevresindeki kullanımının kokusal peyzaj potansiyeli, koku ile bellek, yere bağlılık ve algısal şema arasındaki ilişkiler ile kokunun gündüz ve gece şartlarında algılanma düzeyindeki değişimler incelenecek. Ayrıca, koku özelliği gösteren bitkiler için peyzaj tasarımına yönelik ölçütlerin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje iki aşamalı olarak yürütülecek. İlk aşamada, belirlenen kentsel alanlarda gerçekleştirilecek duyusal yürüyüşler aracılığıyla katılımcıların algıları gerçek mekân deneyimi üzerinden değerlendirilecek. İkinci aşamada ise aynı alanlar sanal gerçeklik ortamında modellenerek, kontrollü şartlar altında ıhlamur kokusunun sanal gerçeklik deneyimine entegrasyonu sağlanacak ve katılımcı algıları yeniden ölçülecek. Elde edilen veriler karşılaştırılarak, sanal gerçeklik ortamlarının kokusal peyzaj değerlendirmelerinde gerçek mekanı temsil etme düzeyi analiz edilecek. Toplam 100 bin TL bütçeye sahip olan projede, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan danışman olarak görev alırken, projede bir yüksek lisans öğrencisi dört ay süreyle bursiyer olarak yer alacak. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Sanal gerçeklik tabanlı yöntemlerle kokusal peyzaj konusunu ele alan bu özgün çalışmanın desteklenmeye hak kazanmasından memnuniyet duyuyoruz. Disiplinler arası yaklaşımıyla dikkat çeken projenin, mekân-insan etkileşimi ve peyzaj araştırmalarına bilimsel katkılar sunacağına inanıyorum. Projenin yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Elif Ayan Çeven’i, danışmanı Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan’ı ve projede görev alan tüm araştırmacıları tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Kırklareli Yargıtay’dan kamulaştırma davasında emsal karar Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde enerji nakil hattı sebebiyle yapılan kamulaştırma işlemine açılan dava, Yargıtay’ın emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı. Kamulaştırma bedeline yalnızca yasal faiz uygulanmasına itiraz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay, kamu alacaklarında uygulanan en yüksek faizin esas alınması gerektiğine hükmetti. Kamulaştırma davaları açısından Türkiye genelinde etkili olacak önemli bir karar Yargıtay’dan çıktı. İstanbul Barosu avukatlarından Av. İbrahim Çınar’ın takip ettiği dosyada, kamulaştırma bedeline yalnızca yasal faiz uygulanmasına ilişkin yerleşik uygulama değiştirildi. Süreç, Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi’nin, Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve kamulaştırma bedeline sadece yasal faiz işletilmesini öngören kararını kesin nitelikte kabul edilmesiyle başladı. Bunun üzerine müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirten Av. İbrahim Çınar, dosyayı temyiz ederek Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay yaptığı incelemede, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kesin nitelikteki kararını kaldırdı. Yerel mahkeme kararını düzelterek onayan Yargıtay, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil, kamu alacaklarında uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğine hükmetti. Kararın, kamulaştırma sürecinde yaşanan gecikmeler sebebiyle vatandaşların uğradığı maddi kayıpların önlenmesi açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, benzer davalar için de emsal oluşturacağı ifade edildi. Av. İbrahim Çınar, kararın ardından yaptığı değerlendirmede, "Bu karar yalnızca müvekkilimiz açısından değil, Türkiye genelinde kamulaştırma süreci yaşayan tüm vatandaşlar açısından büyük önem taşıyor. Bölge Adliye Mahkemesi’nin yalnızca yasal faize hükmedilen kararı kesinleştirmesi halinde ciddi bir hak kaybı yaşanacaktı. Yargıtay, kamulaştırma bedellerine her zaman itiraz edilebileceğini ve bu bedellere kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu karar, idarenin gecikmesinden kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesi açısından son derece önemlidir" dedi. Av. Çınar ayrıca, kamulaştırmanın bir idari işlem olduğunu ancak bu süreçte vatandaşın mülkiyet hakkının korunmasının esas olduğunu vurgulayarak, "Vatandaşın hakkını sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Söz konusu davanın, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde vatandaşlara ait tarım arazilerinden geçirilen enerji nakil hattı sebebiyle yapılan irtifak hakkı kamulaştırmasına ilişkin olduğu bildirildi.