ASAYİŞ - 21 Haziran 2012 Perşembe 11:28

"2 eşim, 8 çocuğum var"

A
A
A
"2 eşim, 8 çocuğum var"

Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün de aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 16 sanığın yargılanmasına başlandı.

YUSUF MELİKOĞLU
İSTANBUL

İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Ahmet Mahmut Ünlü’nün de aralarında bulunduğu 6 tutuklu sanık ile 10 tutuksuz sanık hazır bulundu. Duruşma salonunda çok sayıda izleyici hazır bulunurken, takkelerle salona giren izleyiciler görevliler tarafından uyarılmasının ardından takkelerini çıkardılar.Duruşma tutuklu sanıklarda Ahmet Mahmut Ünlü’nün kimlik tespiti ile başladı. Kimlik tespiti için sanık kürsüsüne çağırılan Ünlü’ye geçtiğimiz günlerde annesini kaybetmesinden ötürü Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci başsağlığı diledi. Ünlü ise Ekinci’ye, “İzin verdiğiniz için teşekkür ederim” dedi.

Kimlik tespiti sırasında 2 eşi ve 8 çocuğu olduğunu ifade eden Ünlü, aylık gelirinin ise 10 bin lira olduğunu söyledi. Mahkeme Başkanı Ekinci’nin sabıkasının olduğunu hatırlatması üzerine Ünlü, “Sabıkam 312’den. Gerçi 312 değişti ama sabıka silinmez” dedi.

İddianamenin okunacağı sırada Ünlü’nün avukatı Hulusi Yıldırım müvekkilinin toplumda olan konumu nedeniyle davaya gizlilik kararı konulmasını, taleplerinin reddedilmesi halinde ise yayın yasağı konulmasını talep etti. Talebe ilişkin görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı talebin reddedilmesini istedi. Mahkeme talebe ilişkin karar vermek üzere ara verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Ahmet Mahmut Ünlü’nün, “Haksız çıkar sağlamak için kurulan örgüte yardım etmek, 2 kez insan ticareti yapmak, cinsel saldırı ve hürriyetten yoksun bırakmak” suçlarından 25,5 yıldan 45,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor. Cübbeli Ahmet Hoca, soruşturma kapsamında 12 Aralık 2011 tarihinde tutuklanmıştı.

GİZLİLİK VE YAYIN YASAĞI TALEBİ REDDEDİLDİ

“Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün yargılandığı davada avukatları tarafından yapılan “gizlilik” ve “yayın yasağı” talebi mahkeme tarafından reddedildi.

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada verilen ara sırasında salonda bulunan çok sayıda izleyici sanık kürsüsünde bulunan Ünlü’nün elini öptü. Ünlü’nün babası ve kızı da verilen arada yanına giderek hasret giderdi.
Verilen aranın ardından mahkeme Ünlü’nün avukatları tarafından yapılan gizlilik ve yayın yasağı talebini, “Dava konusunun genel ahlaka zarar verme kapsamında olmayışı ve kamu güvenliği kapsamında olmayışı” gerekçesiyle reddetti.

35 yıldır kürsü önünde olduğunu ifade eden Ünlü, “Beni itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Barış'ı dövmüşler, bazı şeyleri söyletip imzalatmışlar. Barış Sezek 2 yıldır işlerimi yapmıyor. Savcı bey bana eve girerken fotoğraflarımı gösterdi. ‘Bu eve gitmişsin’ diyor. Ben her zaman Barış'ın evine gidiyorum. Ben kadını görmedim. Kadınlar evde miydi, değil miydi bilmiyorum. Barış bana Fas'a gitmeden önce 'nerelere uğrayalım’ diye sordu. Ben de ‘kabirlere gidin’ diye söyledim. Orada nerede kaldılar bilmiyorum. ‘Gidince arayın, benden para isteyin’ dedim. Arayın 'dağıtacağız burada' deyin dedim. ‘Buradan gelmek isteyenler var’ dedi. Bazıları gelip gidiyor, bazıları gitmiyor. Talebe olarak bazı ülkelerden geldi. Bir ay, iki ay kalan var. Gelinim gidenim eksik olmaz. Ailecek gelenler evime gelir. Bana talebe olarak gelmek isteyen olduğunu söylediler. ‘Ben iki tane talebeyi karşılarım’ dedim. ‘İki talebe geldi’ dediler. Ben bunları görmedim. Ben çok yoğun biriyim" diye konuştu.

Fas'tan gelen kadınların karakola düşmesinden sonra durumun kendisine anlatıldığını belirten Ünlü, bu olayı duymasının ardından yurtdışına çıktığını, daha sonra olay hakkında bilgi almadığını belirtti.

Bütün meselenin kendisi üzerinde döndüğünü iddia eden Ünlü "Mesele bana dokunduruldu. Bence başarısız bir operasyondu. Ama bazıları başarı olarak görebiliyor olabilir. Binlerce mektup aldım. Benim yüzümden aile kavgası oldu. Beni adam kutsal görüyor. İnsanlar kavga etti nişanlısından ayrılanlar oldu. Benim bu olayım toplumsal bir olay oldu. Ben kutsal değilim günahkarım. Kimseyi hürriyetinden yoksun bırakmadım. Gönül rızası ile de kimse olmadı" ifadelerini kullandı.

Söz konusu kadınları tanımadığını bir kez daha vurgulayan Ünlü, "Tanımıyorum öcü gibi bir şey ya. Mantıklı mı nikah kıyacağım ama ilişkiye girmeyeceğim" demesi üzerine, Mahkeme Başkanı, "Girmedi demiyor giremedi diyor" dedi. Ünlü bu sözlere, "İlişkiye de giremediysek rahat etsin o zaman" diye konuştu.

Mahkeme heyetine yönelik, “Sizin adaletinize inanıyoruz, hakimlerimizin adil olduğunu biliyoruz” diyen Ünlü “Hak yerini bulur” dedi.

Mahkeme Başkanının, “Bayanlardan biri vücudunuzun ön tarafında bir ameliyat izi olduğunu söylüyor. Eğer sizi çıplak görmediyse nereden bilecekler” demesi üzerine Ünlü, “Herkes By- pass olan birinin vücudunda ameliyat izi olacağını bilir. By- Pass olan herkeste bu iz olur” dedi.

Mahkeme Başkanının, “Faslı bir kadın sizi görmeden nasıl bilebilir?” diye sorması üzerine de Ünlü, “Benim internete çıplak görüntümü verdiler. Cemaat reddetti ben değilim bilmem neresi bana benzemiyor. JİTEM, MİT dediler. O görüntüler benim. Bu kadını bulan güç ona burasında bu iz var dedirtebiliyor” dedi.

İmam nikahının kanunen yasak olmasından ötürü kimseye imam nikahı kıymadığını ifade eden Ünlü, “Ben imam nikahı kıymıyorum kimseye.

Kıymadık suç dedik, bu durumlara düştük. Kendi nikahımı bile kıymadım" ifadelerini kullandı.

Ünlü, Mahkeme Başkanının, "Kendi kendine imam nikahı kıyılıyor mu?" sorusuna, "Oluyor. Onu özel konuşuruz. Öğretiriz" dedi. Ünlü'nün bu sözleri, mahkeme başkanı ile salondakileri güldürdü.

Mahkeme Başkanının, "Kadının biri sizin onu boşadığınızı söylüyor ve ağladığını belirtiyor. Telefonda ağlama muhabbeti ediyorsunuz. Bunu nasıl değerlendireceksiniz?" sözlerine Ünlü, "Bilmediğim bir şeyi değerlendiremem. Bilmediğim bir konu. Affedersiniz ama biz toplu bir şeylere girdik burada çenem düştü. Şekerim yükseliyor" dedi.

İki eşi olduğunu belirten Ünlü, "Benim birinci hanım, ikinci hanımı çok kıskanıyor. İkinci hanıma gizli gidiyorum. Haftada bir kere gidiyorum. O eve gündüz gittiğimi birinci hanımım bilmiyor” diye konuştu.

Mahrem şeylerini anlatmak durumunda kaldığını belirten Ünlü, "Hanımla napacağız bilmiyorum. Medyaya da çıkarsa napacağız. Gizlilik kararı da almadınız" dedi.

Bu sözlere tepki gösteren Mahkeme Başkanı, "Eşiniz bilmiyor mu ikincisini? Ne yapıyor sizi dövüyor mu?"diye sordu. Ünlü'nün, başkanın bu tepkisine karşılık, "Biliyor ama çok kıskanç. Dövmesine gerek yok ki. Sabaha kadar konuşur.
Hapisten çıktım bir gece de öyle gitti" sözleri salonda uzun süre gülüşmelere neden oldu.

BARIŞ SEZEK: FUHUŞ İDDİALARINI KABUL ETMİYORUM

İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün de sanıkları arasında yer aldığı Karagümrük çetesine ilişkin davaya sanık savunmalarıyla devam etti.

Duruşmada ilk olarak tutuklu sanıklardan Barış Sezek savunmasını yaptı. İddianamedeki hiçbir suçlamayı kabul etmediğini ifade eden Sezek “Kimseyi ne fuhuşa teşvik ettim, ne insan ticareti yaptım, ne de fuhuş için kimseye para verdim. Kesinlikle böyle bir olay yoktur” dedi.

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’nin, “Fas’a gittin mi?” sorusuna Sezek “İki kez Fas’a gittim. Orada Fatma Zehra İle tanıştım. Bana İstanbul’a geleceğini söyledi. İkinci kez Fas’a gittiğimde beraber geldik. Kesinlikle benim teşvikimle gelmeleri söz konusu değil. Yaklaşık 30- 35 gün dernek binamızda misafir ettim. Daha sonra bir akrabalarının yanına gittiler Fuhuştan yakalanınca beni aradılar. Bende bu olaydan yakalanınca adımı vermeyin dedim” şeklinde konuştu.
Fas’tan Fatma Zehra ile birlikte gelen İmane ile dini nikah kıydım” diyen Sezek, “Ancak Fatma Zehra ile kimse evlenmedi. Fas’tan bunun için gelmedik. Önceden aklımda yoktu. Buraya gelince evlenmek aklıma geldi. Ben kızları kimseye pazarlamadım” dedi. Sezek, Mahkeme Başkanı’nın ‘İmame ile birlikte oldun mu?” sorusuna “Evet” diye yanıt verdi.

Dini nikah kıydığını belirten Sezek, zaman zaman savunmasında dini terimleri kullanması üzerine mahkeme başkanı tepki göstererek, “Dini tabirleri bu işlere hiç bulaştırma” dedi.

Telefon tapelerinde geçen talebe kelimelerinin kadınlar olmadığını Arabistan’dan gelecek olan öğrenciler olduğunu iddia eden Sezek, “Dava dosyasında yer alan mağdur ve müşteki kadınlar ile görüştüm. Tanışmak için görüştüm amacım evlenmekti. Bu kadınlarla beraber olmadım sadece İmane ile birlikte oldum. Kadınların aleyhimde verdikleri ifadeyi kabul etmiyorum. Hoca Efendi kadınları görmedi. Aynı binaya girdik ama kadınları görmedi” diye konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.