GÜNDEM - 13 Mart 2019 Çarşamba 11:17

6 aylık ve 800 gram doğmuştu! Demir bebek hayata tutundu

A
A
A
6 aylık ve 800 gram doğmuştu! Demir bebek hayata tutundu

Adana'da iki yıl önce 6 aylık ve sadece 800 gram doğan Demir bebek, annesi Handan Demirkol ve kaldığı Balcalı Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım ekibinin çabalarıyla hayata tutundu. İki kez Prematüre Retinopatisi, iki kez fıtık ameliyatı olan, nefes alabilmek için solunum cihazına bağlanan ve sağlığı her geçen gün iyiye giden Demir bebek, yoğun bakım ünitesinin de maskotu haline geldi.

Adana'da yaşayan Handan (37) ve Mesut Demirkol (47) çiftinin 3'üncü çocukları Demir bebek, 10 Mayıs 2017 tarihinde dünyaya geldi. Erken doğum (prematüre) ile 800 gram dünyaya gelen Demir bebekte, iç organları tam olarak gelişmediği için duyma, görme ve akciğer problemleri ortaya çıktı.
Doğumundan itibaren zorlu bir sürece başlayan Demir bebek, yaklaşık 6 ay boyunca entube bir şekilde Yeni Doğan Yoğun Bakım Servisinde kaldı. Demir bebek daha sonra Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Servisine getirildi. Nörolojik, duyma, görme ve akciğer problemleri olan Demir bebek, akciğerleri gelişmediği için trakeostomi açılarak, makineye bağlandı. Yaklaşık 1 ay sonra solunum cihazıyla birlikte eve çıkarılan Demir bebek, annesinin ve yoğun bakım ekibinin büyük çabalarıyla adeta hayata tutundu.
Evde bebeğine bakabilmek için bu süreçte evde bakım eğitimi alan Handan Demirkol, kendini Demir'in sağlığına adadı. Gördüğü tedavilere de olumlu cevaplar veren 2 yaşındaki Demir bebeğin solunum cihazından kurtulabilmesi için tedavisi sürerken, iki kez Prematüre Retinopatisi (ROP) ameliyatı ile görme sorunu giderildi. Koklear implant takılarak duyma problemi de kısmen giderilen Demir bebek, gün geçtikçe daha iyiye gidiyor.

"Demir çok güçlü bir çocuk" 

Doğumundan itibaren yaşadıklarını anlatan anne Handan Demirkol, çok zorlu bir yolculuk yaşadıklarını belirterek, "Demir'i yaşatabilmek için çocuk yoğun bakım ekibiyle birlikte çok büyük bir çaba harcadık. Demir çok güçlü bir bebek ve ben de ondan çok güç aldım. Demir iki kez ROP ameliyatı, iki kez de fıtık ameliyatı oldu. Kendi başına alamadığı için trakeostomi açıldı ve makineye bağlı olarak nefes almaya başladı. Demir yoğun bakımda tedavi görürken ben de evde bakım için eğitim aldım. Demir'i 7 aylıkken eve çıkarttık. Şu anda demirin tek kalıcı hasarı işitme kaybı. Onun için de iki kulağına koklear implant takıldı. Umarım daha iyi olacak" diye konuştu.

"Demir'in acı çekmeden, güzel bir hayatı olsun istiyorum" 

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Dinçer Yıldızdaş ve yoğun bakım ekibinden çok büyük destek aldığını kaydeden anne Demirkol, "Demir artık yoğun bakımda görevli doktor ve hemşireleri ailesi gibi görüyor. Bir anne için bebeğini yoğun bakımda bırakıp gitmek çok zor bir şey. Ona her zaman destek olmaya çalıştım. Bu yolculukta yoğun bakım ekibinin de çok büyük desteği oldu. Dinçer hocam ve yoğun bakım ekibine çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra da Demir'in hiç acı çekmeden, güzel bir hayat sürmesini istiyorum" dedi.

"En büyük teşekkürü annesi hak ediyor" 

Demir bebeğin durumu hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Yıldızdaş, Demir'in durumunun iyiye gittiğini dile getirerek, "Demir 25 haftalık prematüre doğan bir bebekti. Bize geldiğinde akciğer ve nörolojik problemleri, işitme ve görme ile ilgili kayıpları vardı. Uzun ve zor bir süreçten geçti. Yoğun bakımda kaldığı süre boyunca solunum cihazına bağlıydı. Sonrasında akciğer gelişimindeki problemler düzeldi ve onu eve gönderdik. İşitme ve görme ile ilgili sorunlarını çözdük. Aslında en büyük teşekkürü annesi hak ediyor. Onun umudu, bu süreç boyunca hiç azalmadı. Bundan sonra da trakeostomisini çıkaracağız. Genel kontrollerine devam edeceğiz. Demir de diğer çocuklar gibi hayatına devam edecek" ifadelerini kullandı.  

Rüşan Anıl Atar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Fatih Tekke: "Benim de ilk derbi galibiyetim oldu" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Galatasaray karşısında alınan galibiyetin ardından yaptığı açıklamada, "Galip geldiğimiz için mutluyum. Benim de ilk derbi galibiyetim oldu. Taraftarımızı mutlu ettiğimiz için sevinçliyiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, açıklamalarda bulundu. Tekke, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, özellikle ilk yarıdaki performanstan memnun olduğunu belirterek, "İlk yarı çok iyi bir oyun oynadık. Oyuncularımın maç boyunca gösterdiği inanç, istek, arzu ve oyuna bağlılık çok değerliydi. Savunmada da gerçekçi bir oyun sergiledik. Galatasaray’a az pozisyon verdiğimiz bir maç oldu. İlk yarıda farkı artırabilecek fırsatlar da yakaladık" ifadelerini kullandı. "Maç maç gitmeliyiz" Fatih Tekke, kaliteli bir kadroya karşı oynadıklarını belirterek, "Çok güçlü bir kadroya karşı oynadık. Giren çıkan tüm oyuncularıyla kaliteli bir takımı yendik. Oyuncularımı kutluyorum. Her kazanılan maçın anlamı 3 puan. Maç maç gitmek zorundayız" dedi Eksik oyunculara rağmen alınan galibiyetin önemine değinen Tekke, milli takım dönüşleri nedeniyle sınırlı süreyle çalıştıklarını belirterek, "Tam kadro sadece bir antrenman yapabildik. Buna rağmen oyuncularımız sahada büyük bir inanç ortaya koydu. Belki de lig boyunca ilk kez bu kadar net şekilde tüm oyuncuların iyi performans gösterdiği bir maç oldu" dedi. "Bu oyunu sürdürmeliyiz" Tekke, takımın hedeflerine ulaşabilmesi için bu oyun anlayışının sürmesi gerektiğini vurgulayarak, "Hayallerimize ulaşmak için çoğu maçta bu seviyeyi yakalamamız gerekiyor. Bu duyguyu sürekli yakalamak kolay değil ama çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Taraftar desteğine de değinen bordo-mavili teknik adam, "Taraftarımızın desteğiyle birlikte oyunun temposunu artırdık. İç sahadaki bu ambiyans bizim için çok önemli. Oyuncularım bugün bunu fazlasıyla hak etti" ifadelerini kullandı. "Çok güçlü bir karaktere sahibiz" Takım içindeki birlikteliğe dikkat çeken Tekke, "Sahada olduğu kadar saha dışında da güçlü bir karaktere sahibiz. Takımdaki tecrübeli oyuncuların katkısı çok büyük. Bu galibiyet tamamen oyuncularımın eseridir" dedi. Tekke, "Galatasaray’a karşı sert baskı yapmazsanız zorlanırsınız. Biz bunu iyi uyguladık. İkinci golde de çalıştığımız bir organizasyonun sonucunu aldık" diyerek sözlerini tamamladı.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kastamonu Binlerce yıllık tarihe yapay zekayla ışık tutulan filmin galasına yoğun ilgi Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, düzenlenen galada izleyiciyle buluştu. 14 dakikalık film, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, Kastamonu Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini özetliyor. Roma döneminde Paflagonya’ya başkentlik yapmış "Pompeiopolis" adıyla yerleşimden, ilçenin simge eseri Yedi Kemerli Taşköprü’ye uzanan tarihi bir yolculuğu konu alan 14 dakikalık kısa film, birbirini takip eden yedi dönemi birleştiriyor. Geçmişin izlerini günümüzün dijital anlatım imkanlarıyla birleştiren film, izleyiciyi antik çağın sokaklarından Osmanlı mimarisinin zarif dokusuna uzanan görsel bir zaman tüneline davet ediyor. Arkeolojinin kayıp dehlizlerinde kalan bilgiler ve kentin mimari dokusu yapay zeka teknolojisiyle harmanlanarak etkileyici bir anlatı ortaya koyuyor. Taşköprü’nün kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bu çalışma, yeni nesil görsel anlatım biçimlerine ilgi duyan izleyiciler kadar yörenin insanlarına da hitap ediyor. Geçmiş ile geleceği aynı potada eriten bu kısa film, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sunmayı hedefliyor. "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa film Taşköprü Belediyesi için Muazzam İşler Yapım şirketinin altı aylık yoğun bir çalışmayla ortaya çıkartıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen premier galanın ardından Kastamonu’da da gala gerçekleştirildi. Filmi izleyen vatandaşlar dakikalarca alkışlarken, gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide ise film ile ilgili bilgiler verildi. Ayrıca katılımcılar filmle ilgili fikilerini dile getirme fırsatı buldu. "İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak" Galanın ardından açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Filmin adı Yedi Kemerli Zaman Geçidi Taşköprü. Taşköprü’nün tarihi sürecini 14 dakikalık bir süre içerisinde ifade etmeye çalıştık. Gerek senarist, gerek yapımcının çok özel çalışmalarıyla ortaya çıkan bir film oldu. Bizim amacımız geçmiş dönemlerdeki değerlerimizin bugüne taşınması. Yeni jenerasyonun yani gençlerin özellikle dijital çağda, dijital ile yoğun ilgilerinde yapay zeka ile yapılan bu filmi çok geniş alanlara ulaştıracaklarını, izleyeceklerini ve Taşköprü’yü çok daha fazla bir tanıma imkanı doğuracağını düşünüyoruz. Filmin içeriği Taşköprü, Taşköprü’nün gelişimi ve bugüne kadarki süreç. Dolayısıyla son derece mutlu olduğumu ifade ederim. Galamızın ilkini İstanbul’da yaptık. İstanbul’daki galada oldukça ilgi görmüştü, o katılımcılara da bugün de başta Valim olmak üzere herkesin katılımını gerçekten çok kıymetli ve değerli buluyorum. Değerli sanatçılarımız var aramızda, onların katılımlarıyla da ayrıca bir anlam buldu. İnşallah başka programlarda buluşacağız. İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak. Süreç içerisinde açıklayacağız. Çok özel çalışmalarımız var, inşallah onları da paylaşacağız" dedi. "Bizi sevindiren bir çalışma" Filmle ilgili düşüncelerini ifade eden ünlü sanatçı Halil Ergün de, "Bir tarihi süreci, bir kültürel ve uygarlık tarihini başlardan başlayarak insan ve uygarlık ve değişik değişik kadrolar üstüne koyarak bugünkü kentimizi, Taşköprü’yü ve Kastamonu’yu dile getiren ve bir kültürün sahipliğini çeviren, bizi sevindiren bir çalışma. Onur duydum. Daha da gelişecek malzemeler var bu alanlarda, bunlar da inşallah gelişecek" şeklinde konuştu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay da galada yaptığı konuşmada, filmin binlerce yıllık mirası sinemaya yansıtması açısından çok kıymetli olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Pasta kesimiyle sona eren galaya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Halil Uluay ve Fatma Serap Ekmekci, Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ünlü sanatçılar Halil Ergün ve Aliye Uzunatağan, filmin yapımcısı Zeynep Kahreman, filmin senaristliğini yapan Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.