DÜNYA - 13 Ekim 2024 Pazar 23:32 | Son Güncelleme : 13 Ekim 2024 Pazar 23:34

ABD'de başkan adayı Trump'a yönelik 3. suikast girişimi engellendi

A
A
A
ABD'de başkan adayı Trump'a yönelik 3. suikast girişimi engellendi

Eski ABD Başkanı ve 5 Kasım'da yapılacak seçimlerde Cumhuriyetçilerin başkan adayı olan Donald Trump'a yönelik 3. suikast girişimi, Coachella Vadisi'ndeki mitingin dışında silahlı ve sahte pasaportlu bir adamın polisler tarafından durdurulmasıyla engellendi.

Eski ABD Başkanı ve 5 Kasım'da yapılacak seçimlerde Cumhuriyetçilerin başkan adayı olan Donald Trump'a bir suikast girişiminde daha bulunulduğu duyuruldu. Trump'ın California eyaletine bağlı Riverside County'de yer alan Coachella Vadisi'nde gerçekleştirdiği miting sırasında polislerin bir şüpheliyi durdurduğu belirtildi. Riverside County Şerifi Chad Bianco yaptığı açıklamada, “Suikast girişimi, yerel polislerin mitingin dışında silahlı ve sahte pasaportlu bir adamı durdurmasıyla dün son anda engellendi. Muhtemelen bir suikast girişimini daha önledik” dedi.
Polis, şüphelinin miting alanından yaklaşık 1,6 kilometre uzakta giriş kartı ile yakalandığını, dolu bir av tüfeği, tabanca ve dolu şarjör taşıdığını bildirdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın MHP Kuşadası İlçe Teşkilatı yeni yönetimini tanıttı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kuşadası İlçe Teşkilatı, Antik Kemer’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısıyla yeni yönetim kurulunu kamuoyuna tanıttı. Yoğun katılımın olduğu toplantıda birlik ve beraberlik mesajları verildi. Toplantıda konuşan İlçe Başkanı Burakhan Taşdemir, göreve geliş sürecine değinerek bu sorumluluğu bir makam değil, millete hizmet adına büyük bir emanet olarak gördüğünü ifade etti. Taşdemir, "Bu görev bizim için bir unvan değil, ağır bir sorumluluktur. Şahsım değil teşkilatımız kazanacak, bireyler değil dava büyüyecektir" dedi. Konuşmasında 3 Mayıs Türkçülük Günü’ne de vurgu yapan Taşdemir, bu günün Türk milliyetçiliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Taşdemir, "3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin bedel ödeyerek yazdığı bir şuur günüdür. Dava, şartlara göre değişen bir tercih değil, her şartta savunulan bir karakterdir" ifadelerini kullandı. MHP’nin köklü bir siyasi hareket olduğunu vurgulayan Taşdemir, partinin devletin bekasına sahip çıkan bir anlayışı temsil ettiğini söyledi. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin liderliğinde partinin kritik süreçlerde önemli rol üstlendiğini belirten Taşdemir, aynı kararlılıkla çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi. Kuşadası’ndaki gelişmelere de değinen Taşdemir, ilçede devam eden adli süreçlerin dikkatle takip edildiğini belirterek hukukun üstünlüğüne bağlı olduklarını ifade etti. "Kuşadası sahipsiz değildir" diyen Taşdemir, vatandaşların mağdur edilmemesinin öncelikleri olduğunu söyledi. Yeni yönetim kurulunun tecrübe ve enerjiyi bir araya getirdiğini belirten Taşdemir, daha aktif bir teşkilat yapısı hedeflediklerini vurguladı. "Daha çok sahada olacak, daha çok gönüle dokunacağız" diyen Taşdemir, birlik ve beraberlik içinde çalışacaklarını sözlerine ekledi. Toplantı, katılımcılara teşekkür edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi
İstanbul Esenler’de asker eğlencesinde cinayet Esenler’de asker eğlencesi için toplanan gençlerle tartışan şahıs kurşun yağdırdı. Saldırıda ağır yaralanan 17 yaşındaki Yusuf Arda Özer, hastanede 14 gün süren hayat mücadelesini kaybetti. Olay, 19 Nisan’da Tuna Mahallesi Tuna Caddesi’nde meydana geldi. Asker eğlencesi için toplanan gençler, hızla araç kullanarak mahalleden geçen Derviş G. (17) ile tartıştı. Kısa bir süre sonra olay yerine yaya olarak dönen Derviş G., kalabalığa kurşun yağdırdı. Kurşunlardan biri 17 yaşındaki Yusuf Arda Özer’e isabet etti. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Özer, 14 gün süren hayat mücadelesini kaybetti. Zanlı Derviş G. polisin çalışması sonucu yakalandı. Adliyeye sevk edilen zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yusuf Arda Özer’in cenazesi, otopsi işlemleri için bugün Adli Tıp Kurumu’na getirildi. Çocuğun cenazesini teslim alan ailesi, gözyaşları döktü. Aile yakını Muhammet Dündar yaşananları anlatarak, "Gençlerin askerlik eğlencesi vardı. Bir kavga esnasında başka bir çocuk silahını getirmiş. Kavga ettiği çocuğa sıkıyor, kurşun Yusuf’a geliyor. Yusuf masum. 14 gün hastanede bekledik. Vefat haberi geldi" ifadelerini kullandı. Saldırı sırasında Yusuf Arda Özer’in yanında bulunan arkadaşı Yusuf Can ise, "Ehliyeti ruhsatı yok. Yaşı da yetmiyor. Arabayla geziyor herkese bulaşıyordu. Bir tartışma çıktı. Bir silah alıp geldi. Herkese sıkmaya başladı. O sırada kör kurşun Yusuf’a geldi. 14 gün boyunca yoğun bakımda kaldı. Daha fazla dayanamadı" şeklinde konuştu. Yusuf Arda Özer Esenler’de son yolculuğuna uğurlanacak.
Ankara ATO Başkanı Baran: "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getirerek, "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel gerilimler ekonomiyi zorluyor ATO Başkanı Baran, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengelerini derinden sarstığını belirterek, yaşanan gelişmelerin küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu söyledi. Dünyada belirsizliğin yeni bir norm haline geldiğine dikkat çeken Baran, özellikle İran, İsrail ve ABD ekseninde yaşanan gerilimlerin küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı" Dünya petrol ve LNG ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Gürsel Baran, "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün ülkeler Hürmüz konusunda bir an önce anlaşmanın sağlanmasını bekliyor" açıklamasında bulundu. Türkiye yatırım için güçlü bir merkez Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye’nin ‘Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ ile yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu kaydeden Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini belirtti. Transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağını ifade eden Baran, yüksek katma değerli hizmet ihracatına yönelik kazanç istisnasının da yüzde 100’e çıkarılacağını söyledi. Yine programda bölgesel merkezini İstanbul Finans Merkezi’ne taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağının yer aldığını bildiren Baran, merkezini farklı bir noktaya taşıyanlara ise yüzde 95 oranında istisna uygulanacağını kaydetti. "Düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik ‘Tek Durak Büro’ uygulamasının da önemli olduğunu belirten Baran, "Gündeme gelen yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında geliyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" diye konuştu. "Dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" Programın girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik boyutuna da değinen Baran, start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Baran, "Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, özellikle genç girişimcilerimizin önünü açacak ve ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan Baran, "Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden, ülkemiz ekonomisini güçlendirecek olan her türlü programı destekliyoruz" şeklinde konuştu. "Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor" Küresel belirsizlikler ve maliyet baskıları nedeniyle şirket karlılıklarının zayıfladığını kaydeden Baran, "Ülkemizde üretim ve istihdamda önemli bir rol üstlenen KOBİ’lerimiz vergi yükünü yüklenirken, yararlanabildikleri indirim ve istisnalar sınırlı. Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor. İş dünyası olarak, düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri artırarak, vergi gelirlerinde de artış sağlayacağını her fırsatta dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı. ‘Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’yla birlikte, ülke içinde, üretim ve ticaret yapan işletmeler için de vergi konusunda bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Baran, "Vergide adalet ve rekabet için yedi ayrı oranda uygulanan kurumlar vergisinin yüzde 15 olarak tek orana indirilmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi. "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Baran, önerdikleri modelin en başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu vurgulayarak, "Bu modelin en başarılı örneği, uzun yıllardır yerli sermaye olsun, yabancı sermaye olsun tüm şirketlere yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranını uygulayan İrlanda’dır. İrlanda, bu politikasıyla Avrupa Birliği içinde en çok yatırım çeken ve kişi başına milli gelirini en fazla artıran ülkelerin başında gelmiştir. Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir. Böylelikle ekonomimizin bütünü, tedarik zincirinin tamamı desteklenmiş olacaktır" diye konuştu.