DÜNYA - 06 Mayıs 2025 Salı 23:19 | Son Güncelleme : 06 Mayıs 2025 Salı 23:21

ABD’de gözaltında olan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk'ün temyiz duruşmasında karar çıkmadı

A
A
A

ABD’de Filistin’i desteklediği gerekçesiyle gözaltına alınan Türk doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk'ün İkinci Temyiz Dairesi görülen davasında karar çıkmadı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) avukatı Esha Bhandari, "Hükümet, Temyiz Mahkemesi’nden olağanüstü bir şey yapmasını Bölge Mahkemesi’nin yargılamasına müdahale etmesini istiyor" dedi.

ABD’de 25 Mart’ta Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) tarafından Filistin’i desteklediği gerekçesiyle gözaltına alınan Türk doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk'ün New York’taki İkinci Temyiz Dairesi’nde görülen "kefalet duruşmasına katılmasının engellenmesine dair itirazında" karar çıkmadı. Tarafları dinleyen mahkeme, kararı ileri bir tarihte açıklayacağını bildirdi. Kararın, 9 Mayıs tarihinde Vermont Bölge Mahkemesi'nde Öztürk hakkında gerçekleştirilecek olan kefalet duruşmasından önce verilmesi bekleniyor.
Hükümet, duruşmada göçmenlik sisteminin tamamen federal göçmenlik mahkemeleri tarafından yürütülmesi gerektiğini savunarak, Louisiana’da tutulan Öztürk’ün Vermont’a naklinin engellenmesini talep etti.

Mahkeme önünde destek gösterisi

New York’taki mahkeme önünde Öztürk için destek gösterisi yapıldı. Gösteride, "Rümeysa'ya Özgürlük" sloganları atıldı. Gösteri boyunca hem Gazze, hem de Rümeysa için özgürlük konuşmaları yapan protestocular, gerçekleştirilen gözaltının hukuka aykırı olduğunu ve bunun kendilerini korkutmadığını belirtti.

"Bir yazı nedeniyle hapsedilmek Anayasa’ya aykırıdır"

Duruşma sonrasında açıklama yapan Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) avukatı Esha Bhandari, "Rümeysa altı haftadır gözaltında ve bunun çok uzun bir süre olduğunu biliyorsunuz. Bir köşe yazısı yazdığı için bir gün bile gözaltında tutulmak çok uzun ve Anayasa'ya aykırı. Mahkemeye, onun mahkemeye çıkmasına izin verilmesi gerektiğini savunuyoruz. Vermont Bölge Mahkemesi, kefalet talebini dinlemeye hazır. Bu hukuki sorunlar mahkemelerde çözülürken, serbest bırakılıp bırakılamayacağına karar vermeye hazır. Çok basit bir talep. Kefaletle serbest bırakın. O, Tufts topluluğunun değerli bir üyesi. Doktora eğitimini tamamlamak istiyor. Bu yaz ders verecek. Serbest bırakılmalı. Ardından hukuki tartışmalar ele alınabilir. Ancak hükümet, bu talebi bile, Temyiz Mahkemesi’ne acil başvuru yaparak geciktirmeye çalışıyor. Temyiz Mahkemesi’nin bu başvuruyu hızla reddederek kefalet duruşmasının mahkeme huzurunda devam etmesini umuyoruz" dedi.

"Hükümet, Temyiz Mahkemesi’nden olağanüstü bir şey yapmasını Bölge Mahkemesi’nin yargılamasına müdahale etmesini istiyor"

Prosedürün nasıl işlediği yönündeki gazetecilerin sorusuna cevap veren Bhandari, "Şu anda gerçekte olan şey, Bölge Mahkemesi'nin cuma günü kefalet duruşması yapmaya hazır olması ve bu duruşmada Rümeysa Öztürk'ün tüm süreçleri sonuçlanana kadar serbest bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi. Hükümetin yaptığı şey, Temyiz Mahkemesi’nden bu sürece müdahale etmesini ve Öztürk'ün Louisiana'dan Vermont'a nakledilmesini engellemesini istemektir. Ancak Bölge Mahkemesi kefalet talebini karara bağlamak için onun mahkemede hazır bulunması gerektiğini belirtmişti. Yani hükümet, Temyiz Mahkemesi’nden olağanüstü bir şey yapmasını, yani Bölge Mahkemesi’nin yargılamasına müdahale etmesini istiyor. Biz, Temyiz Mahkemesi’nin hükümetin bunu yapmasına izin vermeyeceğini umuyoruz. Ancak Rümeysa'nın kefalet davası nerede olursa olsun, cuma günkü duruşması yine de devam edecek ve yargıcın isterse ona soru sorabilmesi için onun orada olması zorunludur. Bu nedenle, Temyiz Mahkemesi’nin hükümetin bu sürece müdahale etme girişimini hızla reddetmesini umuyoruz" dedi.
Hükümetin, Bölge Mahkemesi’nde ve Temyiz Mahkemesi’nde eylemlerini haklı çıkarmak için birçok kez fırsat bulduğunu ama bunu hiç yapmadığını ifade eden Bhandari, "Onun bir üniversite gazetesinde bir makale yazdığı için tutuklandığını iddia edenleri hiç yalanlamadı. Bence bu her şeyi açıklıyor. Hükümetin buna verdiği somut yanıt, yani hükümetin onu tutuklamak için öne sürdüğü yasal, sözde yasal argümanlar. Hükümet, onu başka bir nedenle tutukladığını hiçbir zaman öne sürmedi. Anayasa'yı ihlal eden şey budur" dedi.

Gözaltı koşulları insan onuruna aykırı

Mahkeme belgelerinde Öztürk'ün Louisiana'daki ICE tesisinde yaşadığı zorluklar ayrıntılı olarak yer aldı. Öztürk, sekiz kez astım krizi geçirdiğini, acil durum yardımlarına erişimde sorun yaşadığını ve günlük ilaçlarına ilk iki hafta boyunca ulaşamadığını belirtti. Dosyada ayrıca, başörtüsüne el konması, doktorların aşağılayıcı sözleri, yetersiz gıda ve uyku koşulları da kayıt altına alındı.

Ne olmuştu?

Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi'nde doktora öğrencisi olan Rümeysa Öztürk, 25 Mart'ta yerel saatle 17.15 sıralarında Boston kentinde evinin yakınlarında ABD İç Güvenlik Bakanlığına bağlı Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ajanları tarafından gözaltına alınmıştı. Fulbright bursu alan ve doktora eğitiminin son yılında olan Öztürk, arkadaşlarıyla iftara gitmek için evinden çıktığı sırada durdurulmuş ve etrafı bir anda yüzleri kapalı 6 sivil ICE görevlisi tarafından sarılmıştı. Öztürk, itirazlarına rağmen yaklaşık 2 dakika sonra kelepçelenerek bir araca bindirilmişti.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Filistin destekçisi Öztürk'ün "Hamas'ı destekleyen faaliyetlerde bulunduğu" iddia edilmiş, İç Güvenlik Bakanlığı'ndan bir sözcü Öztürk'ün Louisiana eyaletindeki ICE İşlem Merkezi'ne transfer edildiğini söylemişti. Boston Bölge Mahkemesi, ise Öztürk'ün sınır dışı edilmesini geçici olarak durdurmuştu.
Öztürk, Mart 2024'te üniversite gazetesine yazılan ortak bir makalede okulun Filistin destekçisi harekete yönelik tutumunu eleştirmişti. Üniversite'nin "Filistin soykırımını kabul etmesi" istenen yazıda, okul yönetiminin İsrail ile bağlantılarını kesmesini talep edilmişti.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.