GÜNDEM - 15 Aralık 2017 Cuma 11:43

Abhazyalı turizmciler, vizenin kaldırılmasını bekliyor

A
A
A
Abhazyalı turizmciler, vizenin kaldırılmasını bekliyor

Abhazyalı turizm işletmecileri, Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı vizenin kaldırılmasını beklediklerini belirtti.

Türkiye ve Rusya arasında geçtiğimiz yıllarda yaşanan uçak krizi neticesinde Rusya, Türkiye’ye vize uygulaması başlatmıştı. Yaşanan krizde Rusya ve Türkiye kadar Abhazya da zarar gördü. Abhazya’ya ulaşım için Rusya’nın Soçi Havaalanının kullanılması, Abhazya’ya seyahat etmek zorunda kalan Türk pasaportlu kişilerin Rus vizesi almasını mecbur kıldı. Bundan dolayı Abhazya’ya Türkiye üzerinden gelen turistlerin sayısı azaldı. Abhazya, Türkiye üzerinden gelen turist sayısının azalmasından dolayı ticari anlamda sıkıntılar çekti. Abhazya’da faaliyet gösteren turizmciler ise Rusya’nın uyguladığı vizenin kaldırılmasını beklediklerini açıkladı.
Abhazya’da otel işleten Nizam Hapat, Rusya’nın uyguladığı vizeye değinerek, “Vizenin uygulanmaya başlanması Abhazya’da turizmi derinden etkiledi. Türkiye, yaklaşık 6 milyon Kafkas ve Çerkes diasporasını barındıran bir ülke. Dolayısıyla Abhazya’ya tatilini veya akrabalarını görmek isteyenler vize uygulaması nedeniyle sorunlar yaşadı. Vize demek engel demek, vize demek problem demek, vize demek zaman kaybı demek, vize demek ticari kayıp demek. Kaldı ki Türkiye ve Rusya bölgenin iki büyük gücü, birçok alanda ticaret yapılabilecek ülkeler. Dolayısıyla vize bizim için büyük engel. En kısa zamanda, canı gönülden vizenin kaldırılmasını bekliyoruz” dedi.

"Barış görüşmelerini Abhazya başlattı"

Rusya ve Türkiye’nin yaşadığı krizden sonraki sürece değinen Hapat, “Türkiye ve Rusya’nın krizden sonra bir araya gelmesini ilk olarak Abhazya sağladı. Rusya, Türkiye ve Abhazyalı yetkililer Abhazya’nın başkenti Sohum’da bir araya geldi. Sonra Rusya’da bu görüşmeler Petersburg’ta devam etti. Son olarak Moskova’da görüşmeler yapıldı. Bu barış görüşmelerine Abhazya’nın küçücük bir katkısı olduysa biz bununla gurur duyarız. Rusya ve Türkiye arasında küçük Abhazyamız köprü vazifesi gördü. Şu an gelinen noktaya da büyük katkı sağladı” ifadelerini kullandı.
Abhazya’nın en tanınan otel sahiplerinden biri olan Dima Argun da vize konusunda, “Erdoğan ve Putin’in yaptığı ikili görüşmeler sonuç getiriyor. Vizelerin kaldırılması durumunda Abhazya’ya Türkiye üzerinden turist sayısının artmasını bekliyoruz. Umarız kısa zamanda vizeler kalkar” dedi.

"Vize kalkarsa Abhazya için canlanma olur"

Rusya’nın Soçi şehrinde bulunan Soçi Havaalanından Abhazya’ya yolcu taşımacılığı yapan turizmci Haluk Arısta da, “Şu an Rusya’nın uyguladığı bir vize var. Eğer önümüzdeki günlerde vize harici bir ulaşım olursa Abhazya için büyük bir canlanma olur. Ulaşım konusunda büyük sorunlar var. Bu sorunları aşarsak Abhazya birkaç basamak aşabilir. Sadece Soçi üzerinden gelişler var. 942 kilometrelik İstanbul-Soçi uçuşu 300 doların üstünde. İstanbul-New York arası 6 bin kilometre bin 200 gibi bir rakam ödenmesi gerekiyor. Dolayısıyla burada büyük fark var. Soçi’ye tek uçuş gerçekleştiren Türk Hava Yollarından fiyatları gözden geçirmesini istiyoruz" şeklinde konuştu

"Vize bedeli turisti maddi olarak zorluyor"

İşletmeci Abdulkadir Kapba da sorunun çözüme kavuşması gerektiğini söyleyerek, “Vizelerin kalkması maddi olarak fayda getirecek. Çok pahalı olan uçak bilet bedellerinin üzerine bir de vize bedeli eklediğimizde maalesef Türkiye’den Abhazya’ya gelmek isteyenler büyük paralar ödemek zorunda kalıyor. Bazen 60 bin Rubleye kadar yani TL olarak 3 bin 500-4 bin TL civarlarında ödemeler yapılmak zorunda kalınabiliyor. Abhazya’ya uygulanan ulaşım ambargosu nedeniyle insanlar sadece Soçi üzerinden gelebiliyor. Dolayısıyla bu bizim için bir kayıp oluyor” dedi. 

Erhan Altıparmak
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ABB’deki konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılanmasına başlandı Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) 2021-2024 dönemindeki konser harcamalarının "kamu zararına sebebiyet verdiği" iddiasıyla 5’i tutuklu 14 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunmada bulunan ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, "Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" dedi. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, ABB eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirket sahibi Selahattin Çelikkaya ile tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Alp Aykut Çıngır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirket ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay ile taraf avukatları katıldı. Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı yargılamanın başladığını bildirerek öncelikli olarak tutuksuz sanıklara söz verdi. "Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı" Söz alan Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi tutuksuz sanık Alpay, "Bizler Derya Bedavacı konserini organize ettiğimizde 3 günlük bir fiyat aldık. Konsere gelecek sanatçıyla tanışmışlığım var belediyeye söyledim. Bunun yapılma şartıyla ilgili belediye fiyat teklifi verdi. Sanatçı 17 kişilik grupla geldi. En az 90 dakika sahne alması için bir teklif verdik. Bu fiyat reddedildi. Ali Bozkurt fiyatı yüksek bularak bunun düşürülmesini istedi. Sanatçının tüm masrafları dahil 4 milyon 750 bin liraya anlaşma sağladık, belediyede buna onay verdi. Pandemi sonrasında tüm maliyetler çok arttı, her gün fiyat değişmektedir" dedi. Gurudan Turizm Organizasyon şirket yetkilisi tutuksuz sanık Akman, suç işleyecek bir şey yapmadığını ve belediyede hiç kimseyle bir pazarlığının olmadığını dile getirdi. ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili tutuksuz sanık Çıngır suçlamaları kabul etmezken, "2 ay vekaleten kültür etkinliklerine baktım. Olabildiğince kısa sürede devretmek için uğraştım. Tan Taşçı konserine denk geldim. 12 Haziran 2022 tarihinde Ankara Spor Salonunda yapılması bekleniyordu. Ankara’da sel felaketi olduğu için konserde iptal edildi. Bu konser 17 gün sonra yapıldı. Pazarlığın nasıl yapıldığı hakkında bir bilgim yoktur. Konserlerin alımıyla ilgili bir bilgim yoktur" ifadelerine yer verdi. "Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum" ABB çalışanı tutuksuz sanık Akbaş, "19 ve 23 Ağustos aralarında imzaladığım 3 dosya nedeniyle buradayım. Bu dosyaların kamu zararı olduğunu düşünmüyorum. Hangi konserin yapılacağını Hacı Ali Bozkurt belirlerdi. Bozkurt, emekli olmasına rağmen görevine devam etti. Suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerinde bulundu. Yalınayak Gıda Organizasyon şirketinin sahibi tutuksuz sanık Eren Demir, suçlamaları kabul etmeyerek, beraatini talep etti. ABB çalışanı tutuksuz sanık Kurtuluş Bakır, "Teknisyen olarak ABB’de görev yapıyorum. Konser alımıyla ilgili pazarlık konusunda bilgim yoktur. Ben memur olarak çalışmaktayım. Benim işim konserlerin sağlıklı şekilde yürümesini sağlamaktır. Alanın süslenmesiyle ilgili pankart ekibimiz var onların alana gelmesi gitmesiyle ilgili çalışıyorum" diye konuştu. Tutuksuz sanıkların ardından duruşmaya 2 saat ara verildi. Aranın ardından mahkeme başkanı tutuklu sanıklara söz verileceğini bildirdi. ABB eski Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı sanık Hacı Ali Bozkurt, memuriyeti boyunca hiçbir soruşturma geçirmediğini ifade ederek, suçlamaları kabul etmedi. "İşlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık" İddiaları reddeden sanık Bozkurt, "Karşınızda bulunmama sebep olan bilirkişi raporunu hazırlayan kişiler, konserler hakkında bilgisi olmayan kişilerdir. Bu arkadaşlar hayatları boyunca sadece belki de konsere izlemeye gitmişlerdir. Bizim işimiz bir medya bilirkişisi tarafından sorgulanabilir. Bizim işimiz sadece mal alımı değil, sistemin kurulumu, takılması ve sökülmesidir. Bilirkişinin bir doğruluğu yoktur. Görevde bulunduğum dönemde kültür sanat alanına dair yapılan hiçbir şey yoktu. 2020 yılının ağustos ayında birkaç proje ayarlamak istedim, ekip bana ‘proje nasıl hazırlanır bilmiyoruz başkanım’ cevabını verdi. 100’lerce etkinlik ve konser düzenleyebilecek bir ekip hâline geldik. Görev yaptığım 4 yıl boyunca projeleri inceleyip ekip arkadaşlarıma verip ‘beraber inceleyelim’ dedim. Projeler tarafımca incelenmiştir ancak işlerin tamamını kendi başıma yapmadım. Ben arkadaşlarımın bilgi ve becerilerinin artması açısından toplantılara çağırdım. Verilen kararları arkadaşlarımla beraber yürüttük. ‘Benim haberim yok’ diyen arkadaşlar; öyle bir dünya yok. İlk olarak yapılması gereken işle ilgili ödenek olup olmadığına dair muhasebeye sorardık. Genel Sekreterlik makamından olur alırdık, aksi hâlde hiçbir işe başlamazdık. Yapılan tüm işlemleri mevzuatımız doğrultusunda aldık, bu işlemler denetçiler tarafından denetlendi ve hiçbir olumsuz geri dönüş almadık. Hatalıysak bize ikaz edilmedi, geri dönüş olmadı" ifadelerine yer verdi. "Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz" Her organizasyon firması altından kalkabileceği etkinliği kendilerine ilettiğinden bahseden Bozkurt, "Hiç kimse bize proje getirdi de ‘siz kabul etmediniz’ diyemez. Bize proje gelir, biz değerlendiririz; yaparız, yapmayız. Hiçbir sanatçıya ‘şu firmaya git’ demedik, demeyiz de. Biz işimizi düzgün yaptığımız için yargılanıyoruz. Sebebi de bilirkişilerin dosya kapsamında bilgi sahibi olmamalarıdır. Memur emekli olur, bürokrat emekli olmaz. Yaz sezonunda yapılacak işlerin süreçleri mart ayında başlar. Ben haziran ayında emekli olduktan sonra oradaki arkadaşlarımız destek talep etti, ben de devam ettim. Sadece yaz döneminde yapılan konserlere destek oldum" dedi. Bozkurt, herhangi bir idari ya da adli soruşturma geçirmediğini ifade ederek, bilirkişi raporunu reddetti. Duruşma yarın 10.00’da devam etmek üzere ertelendi.