DİĞER SPORLAR - 05 Ekim 2018 Cuma 12:00

Air Race’te heyecan dorukta: Son iki yarış

A
A
A
Air Race’te heyecan dorukta: Son iki yarış

Akrobatik uçuşlarıyla cesur pilotların yarıştığı Red Bull Air Race’te rekabet ve heyecan en üst seviyeye ulaştı. Yarışmada şampiyonun belli olmasına son iki yarış kaldı.

Hız ve dengeyi birleştirerek akrobatik hareketler yapan pilotların kozlarını paylaştığı Red Bull Air Race'te sezonun heyecanlı dönemine gelindi. Asya ve Avrupa'daki kıyasıya rekabetlerin ardından heyecan ABD’ye taşınıyor. Bu hafta sonu Indianapolis, 18 Kasım’da da Forth Worth’teki yarışların şampiyonu belirleyeceği belirtildi. On binler tarafından takip edilmesi beklenen yarışta gözlerin Martin Sonka’da olacağı ifade edildi. Son yarışlarda yaptığı çıkışla üst üste üç yarışı da kazanan Çek pilot, ABD’deki ilk yarışta da kazanarak şampiyonluk yolunda büyük avantaj sağlamak istiyor. 

Genel klasmanda da ilk sıraya yükselen Sonka, Avusturya’daki yarışın ardından ''Üç pilot kıyasıya bir rekabet içindeyiz. Puanlarımız birbirine çok yakın, şuan şampiyonluğu düşünmek için çok erken. Alınması gereken 30 puan var, her yarıştan zevk almak istiyorum.Sıradaki yarışa konsantre olacağım, hep beraber sezonun nasıl bittiğini göreceğiz” açıklamasını yapmıştı.

ABD'de gerçekleştirilecek sezonun son iki yarışı öncesi genel klasmanda Martin Sonka 64 puanla ilk sırada yer alıyor. Onu 58 puanlı Avustralyalı Matt Hall ve 55 puanlı ABD’li Michael Goulian takip ediyor.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İddianameyi değerlendiren Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci: "Bunlar müebbet yeseler bile ’az’ derim" Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un çarparak ölümüne neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur hakkında 10’ar yıla kadar hapis cezası talep edilmesine ilişkin konuştu. Acılı baba Özer Aci, "Burada mağdur olan benim, biziz. Evladını kaybeden benim. Bunlar müebbet yeseler bile ’az’ derim" ifadelerini kullandı. Acılı anne Pervin Aci ise, "Çok özledim. Gece bile kalkıp mezara gidiyorum. 10 yıl değil de 25 yıl vermeleri lazım. Ömür boyu vermeleri lazım. Onlar çıkmasınlar, gün yüzü görmesin" dedi. Eyüpsultan’da 2024’de 17 yaşında olan Timur Cihantimur’un karıştığı kaza sonucu hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede anne Eylem Tok ve baba Bülent Cihantimur’un 10’ar yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Timur Cihantimur hakkında olay tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle ayrı yürütülen soruşturma sürerken, acılı aba Özer Aci ve acılı anne Pervin Aci süreci değerlendirerek sorumluların ömür boyu hapiste kalmalarını istedi. "İsterim ki ömür boyu içeride kalsınlar" Baba Özer Aci, şüphelilerin ömür boyu hapiste kalmalarını istediğini belirterek, "İsterim ki ömür boyu içeride kalsınlar. Ben bir evlat kaybettim. 29 yaşında, genç yaşta, hayata doymadan bu dünyadan gitti. Kim sebep oldu? Bülent Cihantimur’un oğlu. İddianamede yer aldığı gibi, başından beri ’baba suçlu, baba suçlu’ dilimde tüy bitti ama sağ olsun savcılık onu göz ardı etmemiş. İddianamesine bunu da yazmış. Baba; kendi evladını evlat görüp, başkalarının evladını evlat görmeyen bir yapıya sahip. Vicdan yok, merhamet yok, insaf yok. Bu çerçevede ’Bir tek benim oğlum kurtulsun da diğerleri ölürse ölsün.’ Buna ’doktor’ diyoruz ne yazık ki. Ama zaman içerisinde anlaşıldı ki benim oğlum kan kaybından ölüyor. Ambulans 81 dakika sonra oğlumu hastaneye götürüyor. Yani 81 dakika. İstanbul gibi yerde ambulansın hastayı hastaneye ulaştırma süresi 9 dakika, 10 dakika gibi bir zamanken 81 dakika çok uzun bir zaman. Olay yerine neredeyse 40 dakika civarında geliyor" dedi. "Bunlar müebbet yeseler bile ’az’ derim" Baba Aci, "Ben adalete sığınıyorsam o da adalete sığınsın, sığınmak zorunda. Burada mağdur olan benim, biziz. Evladını kaybeden benim. En az bir empati kurmasını çok isterdim. Ama bir insanda merhamet, vicdan, insaf olmayınca empati kurmak çok zor oluyor. Ne yazık ki acı bir olay. Bunlar müebbet yeseler bile ’az’ derim. Niye? Sonuçta hapisten çıkacaklar. Var olan ömürlerini öyle veya böyle yaşayacaklar. Eninde sonunda hepimiz öleceğiz. Doktor Bey’e sesleniyorum; bir gün öleceğini unutma Doktor Bey, Nedir bu? Milyonlar harcadın. Eline ne geçti? Kendini tatmin edebildin mi acaba? Vicdanın rahat mı? Bu acılı anneye, bu acılı babaya. Bir ’başınız sağ olsun, Allah rahmet etsin’ diyemedin. Yazıklar olsun" diye konuştu. "Kamuoyunun vicdanı rahatlarsa ben eminim ki o kamuoyu vicdanı içerisinde benim vicdanım da rahatlayacak" Kamuoyunun vicdanının rahatlamasıyla kendi vicdanının da rahatlayacağını belirten Aci, " Bir hukuk devleti çerçevesinde benim vicdanımı ’şu kadar ceza verilirse rahatlar’ veya ’şöyle olursa böyle olur’ deme lüksüm yok. Ancak kamuoyunun vicdanı rahatlarsa ben eminim ki o kamuoyu vicdanı içerisinde benim vicdanım da rahatlayacak. Ama kamuoyunun vicdanı rahatlamazsa o kendi vicdanıyla zaten boğulacak. Yani hiç kimse kusura bakmasın. Bu doktor ilk değil, son da olmayacak. Ama benim çabam burada; örnek bir ceza verilsin, bir örnek olsun. Ehliyetsiz çocuklar araba kullanmasın. Çocuğu apar topar yurt dışına götürdü. Alkol testi yapılmadı, bilmem ne olmadı. Sarhoş muydu, uyuşturucu mu kullanmıştı, ne kullanmıştı? Bilemem. Ama yasal prosedür neyse bir vatandaş, insani olarak ne türlü davranması gerekiyorsa o davranışları beklerdim. 112’yi aramaya üşendiler. Bir insan minnacık da olsa bir empati kurar. ’Acaba benim çocuğum bu kazada ölseydi ne olurdu acaba, ne yapabilirdim? Bu aile ne yaşıyor?’ Bu çektiğimizin hesabını eninde sonunda öyle veya böyle verecektir. Adalet önünde verecektir. Olan oldu, ölen geri gelmiyor. O vicdansız, o merhametsiz benim torunumu da benim elimden aldı. Ne söyleyeyim ki ben ona?" şeklinde konuştu. "Kendi çocuklarını bile yok ettiler" Kendi çocuklarını bile yok ettiklerine değinen Aci, "Bizi evlat sevgisinden iki türlü mahrum ederek ne geçti eline? Kendi hayatını mı kurtardı, çocuğunun hayatını mı kurtardı? 20 aydır hapisteler eski eşiyle çocuk. O yaşta eğitim hayatı bitti. O travmadan o çocuk kurtulabilecek mi acaba? Kendi çocuklarını bile yok ettiler. Ben ne söyleyeyim ki onlara? Benim rahmetli oğlum, Münevver Karabulut cinayetini beraber oturduk yan yana izliyoruz haberleri. İşte kaçırdılar çocuğu, öte oldu beri oldu. Ne oldu sonuç? Hapishanede öldü gitti, Allah rahmet eylesin. Oğluma sordum, dedim. "Oğlum. Bu tip bir olay başına gelse. Ben baba olarak ne yapardım biliyor musun?" dedim. Bu durdu, "Baba, kulağımdan tutar jandarmaya teslim edersin’ dedi" ifadelerini kullandı. "Onlar çıkmasınlar, gün yüzü görmesin" Anne Pervin Aci ise şüphelilerin çok fazla ceza alması durumunda içinin o kadar çok rahatlayacağını belirterek, "O parayla sanki bir şeyler satın alır gibi oldu. Üç beş kişiyi satın aldı, başka kişileri de satın alabilirim zannediyor. Ben bu anda hiçbir şey gözüm görmüyor. Evlat ateşi öyle bir yaktı beni ki gözüm hiçbir şey görmüyor. Çok özledim. Gece bile kalkıp mezara gidiyorum. Geçen gece eşimi de rahatsız ettim, ’Kalk gidelim’ dedim gece. 10 yıl değil de bir 25 yıl vermeleri lazım. Ömür boyu vermeleri lazım. Çünkü bu kasti bir ölüm. Benim çocuğumun yarasına bir turnike yapsaydı benim oğlum yaşardı. 112’yi arasaydı. Erken gelirdi, 10 dakikaya gelirdi. Benim oğlum kurtulurdu. Benim oğlum titrerken kan kaybından, onlar hala milletle, çocuğunu kaçırmaya çalışıyor. Önce bir o çocuğu kurtarsaydın bir doktorsan eğer. O ne kadar fazla ceza aldıkça benim içime su serpilecek. Onlar çıkmasınlar, gün yüzü görmesin" ifadelerini kullandı.
Giresun Görele Belediye Başkanı Dede hakkındaki ’Çocuğa karşı cinsel taciz ’ iddianamesi hazırlandı Hakkında "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlaması bulunan ve bu nedenle cezaevinde tutulan Giresun’un Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında yürütülen soruşturması kapsamında, Görele Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. İddianamede, isnat edilen suç kapsamında 9 aydan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildiği, dosyanın kabul edilmesi halinde yargılamanın Görele 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüleceği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, iddanamede, 2009 doğumlu bir çocuğa sosyal medya uygulamaları üzerinden rahatsız edici içerikte mesajlar gönderildiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmanın tamamlandığı ve düzenlenen iddianamenin mahkemeye sunulduğu belirtildi. İddianameye göre, 8 Şubat 2026 tarihinde mağdur olduğu belirtilen çocuk ve annesi, Görele İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurarak, Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin kendisine ait olduğu ileri sürülen sosyal medya hesapları üzerinden rahatsız edici mesajlar gönderdiği iddiasıyla şikâyetçi oldu. Başvuru üzerine savcılıkça soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında mağdur çocuğa ait cep telefonunun rıza ile incelendiği, mesaj içeriklerinin tutanak altına alındığı ve dijital materyallerin Giresun Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimince teknik incelemeye tabi tutulduğu bildirildi. Savcılık, elde edilen deliller doğrultusunda isnat edilen fiilin "elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz" suçunu oluşturabileceği değerlendirmesinde bulundu. İddianamenin mahkemece kabul edilmesi hâlinde sanık sıfatıyla yargılama süreci başlayacak olup, nihai kararın yargılama sonucunda verileceği belirtildi.
Sivas Sivasspor Kulübü Başkanı Özçoban: "Kalan 33 puana talibiz" Özbelsan Sivasspor Başkanı Burak Özçoban, kalan haftalarda oynayacakları 11 maçta elde edilebilecek maksimum puan olan 33 puanın tamamına talip olduklarını söyledi. Trendyol 1. Lig ekibi Sivasspor’da Kulüp Başkanı Burak Özçoban, BG Grup Sivas 4 Eylül Stadyumu’nda gündeme dair basın toplantısı düzenledi. Ligde 11 maçın kaldığını hatırlatan Özçoban, "Geçen hafta futbolcularımızla Adana Demirspor maçı oynadık, bu maçta çok üzüldük gerçekten. Ardından Sakaryaspor maçında iyi bir sonuç elde ettik. Önümüzde 11 tane maç ve 33 puan var. Biz 33 puanın hepsine talibiz. Sivasspor olarak üzerimize düşen her şeyi yapacağız. İnşallah mayıs ayına en düzgün şekilde girmeyi planlıyoruz. İsmet hocayla konuştuğumuzda bu sene elimizden geldiği kadar en üst noktada, olmasa bile seneye görmek istediğimizi söylemiştik. Sivasspor şu anda ligin en değerli ikinci takımı. Bizim takımımız kötü bir takım değil. Bu ligde yenemeyeceğimiz takım yok. Çok şanssız şekilde puanlar kaybettik. Adana Demirspor’daki çocukları tebrik ediyorum. Onlar Türk futbolunun geleceği. Biz sonunda hak ettiğimiz yere geleceğimizi düşünüyoruz, planlamalar seneye de devam edecek" dedi. "Sivasspor bacasız bir fabrika" Bir basın mensubunun ’Kulüp mali açıdan ne durumda?’ şeklindeki sorusuna Başkan Özçoban, "Bizim birinci önceliğimiz mali yapıyı dengelemekti. İsmi Sivasspor Kulübü olanın her zaman sportif başarıya ihtiyacı vardır. Geçmişe dönük borçları ödedik ve transfer tahtasını açtık. Önümüzde daha rahat bir tablo var ama bitmedi. Sivasspor aslında bacasız bir fabrika. Tesislerde günlük 150 kişiye 3 öğün yemek çıkıyor. Bunların masrafları var, giderleri var. Deplasman giderleri var, sürekli gider var. Kalıcı gelirler yapmak için bazı düşüncelerimiz var. Şehrin büyüklerinden destek bekliyoruz. 2 ay önce bir kaos vardı ama şu an bu kaos kalktı. Bunu şehrin büyükleri, yöneticilerimiz ve eski yöneticilerimizle beraber yaptık. Haziran ayında genel kurulumuz var. Şu anda tek hedefimiz kulübün mali yapısını toparlamak ve genel kurula hazır girebilmek. Bugünden ’seneye şöyle, böyle yapacağız’ diyemiyoruz" yanıtını verdi. "Biz taraftarlarla güçlüyüz" Taraftarlara destek çağrısında da bulunan Burak Özçoban, "Sivasspor çok büyük bir camia. Taraftardan en büyük beklentimiz stadyuma gelmeleri. Bilet fiyatlarını en minimum şekilde dizayn ettik. Taraftarla oynayan bir takım ile taraftarsız oynayan takımın arasında çok fark var. Biz taraftarlarla güçlüyüz. Taraftarları stadyuma bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Keşke yaşanmasaydı" Bahis operasyonlarında Sivasspor’dan bazı futbolcuların ceza aldığının hatırlatılması üzerine kırmızı-beyazlıların başkanı, "Ali Şaşal Vural ile başladı bu iş, ardından Ali ile yollarımızı ayırdık. Hocamızla oldu, teknik heyetimiz ile oldu ve yollarımızı ayırdık. Şimdi bir yönetici arkadaşımızla da aynı sorunu yaşadık. Biz bu konuyu inceledik. Kendisi yeni bir yönetici, burada da yaşamıyor. Yönetici olmadan önce hobi için yaptığı, yöneticiyken 2 kere çok komik rakamlarla oynamış, zaten kaybetmiş. Asla art niyet yok. Keşke yaşanmasaydı, bu olaylardan hiç yara almadan çıkan kulüpler oldu. İnşallah daha fazlası olmaz" şeklinde konuştu. "Haziran’daki kongre düşünülmüyor" Haziran’da yapılacak kongrede aday olup olmayacağıyla alakalı da Özçoban, şunları dile getirdi: "Şu anda bunu konuşmak için erken, bugünden adayım ya da aday değilim diyemiyorum. Benim ve yönetimimin tek derdi emanete sahip çıkmak. Her gün bir şeylerle uyanıyorduk. Bunların içinde haziran ayındaki kongre düşünülmüyor. Önemli olan şu süreçten rahat bir şekilde çıkmak, önemli olan kulüp, kulüp için iyi olur inşallah." "Hakemlerden canımız çok yandı" Hakem hataları ile ilgili de konuşan Başkan Özçoban, "Amed Sportif Faaliyetler maçından sonra canlı yayına bağlanmıştık ve o zaman da söylemiştim. Mecnun Otyakmaz’a da söylemiştim. Görüntüleri izledikten sonra kulüpten de paylaştık. Çok canımız yanmıştı. Hakemler yüzünden puan kaybetmiştik. O günden sonra bir sıkıntı yaşamıyoruz. Tek bize olmuyor, diğer kulüplere de oluyor. Şu anda bizim için iyi gidiyor. Hakemler doğru, adaletli maç yönetsinler bize yeter" açıklamasını yaptı. "Rey bize verdiği sözü tuttu" Son olarak Sivasspor’un yıldız oyuncusu Rey Manaj ile alakalı görüşlerini paylaşan Özçoban, "Rey Manaj, Manisa maçı sonrası beni aradı, ‘Ben Sivas’ı çok seviyorum. Orası benim ailem. Gelmek istiyorum’ dedi. Ben de ona bu paraları veremeyeceğimizi söyledim. Daha sonra sürekli görüştük, süreç 1.5 ay sürdü. Rey, ‘Bu durum benim için bir proje. Sivasspor’da futbolu bırakmak istiyorum, ileride Sivasspor’da hoca olmak istiyorum’ dedi. Sivas aşığı bir arkadaş Rey, biz ona verdiğimiz tüm sözleri tuttuk, o da bize verdiği tüm sözleri tuttu. İyi de çalışıyor ve uğraşıyor. Sivasspor, Sivas’ın en büyük markası. Biz Süper Lig’den düştük ama takım değil, şehir düştü. Yeniden Süper Lig’e çıktığımız o heyecanı göreceğiz. Herkesten takıma destek çıkmasını canıgönülden istiyoruz" diye konuştu.
Gaziantep GSO Şubat ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Ocak Ayı Meclis Toplantısı, GSO Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nun katılımıyla, Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Meclis ve Meslek Komite Üyelerinin katılımıyla yapıldı. Güncel ekonomik göstergeler, küresel ölçekte yaşanan ekonomik gelişmeler, firmaların ve iş dünyasının talep, beklenti ve çözüm önerilerinin değerlendirildiği toplantıda, Gaziantep Sanayi Odası tarafından yürütülen faaliyetler, projeler ve planlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, tüm İslam âleminin Ramazan ayını tebrik ederek, bu mübarek ayın birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirmesini temenni etti. Gaziantep sanayisinin, küresel ve bölgesel ölçekte yaşanan belirsizliklere rağmen ülke ekonomisine katkı sağlamayı öncelik olarak gördüğünü belirten Konukoğlu, "Sanayimizin sürdürülebilir büyümesini sağlamak adına katma değerli üretim anlayışını yaygınlaştırmak ve teknoloji odaklı dönüşümü hızlandırmak, rekabet gücümüzü artırmada kritik bir rol oynamaktadır. İşletmelerimizin yenilikçi üretim modellerine yönelmesi, dijitalleşme ve verimlilik artışına odaklanması büyük önem taşımaktadır. Güçlü üretim altyapısı, dinamik girişimci ruhu ve değişime uyum sağlama kabiliyeti sayesinde Gaziantep sanayisinin zorlu ekonomik koşulları aşabilecek kapasiteye sahip olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte de iş dünyamızın küresel pazarlardaki etkinliğini artıracak, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek ve sanayimizin dönüşümünü hızlandıracak adımları birlikte atmaya devam edeceğiz" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, 6 Şubat Depremi’nin 3’üncü yılında depremin bıraktığı derin izlere rağmen üretim, ihracat ve istihdamı sürdürmek için kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Dünyada dengelerin yerinden oynadığı ve risklerin giderek arttığı bir tablonun hâkim olduğunu ifade eden Ünverdi, "ABD ve AB’nin oluşturduğu batı bloğu karşısında Çin gücünü artırmaya devam ediyor. Teknoloji ve fiyat konusunda Çin gibi ülkeler karşısında bizim gibi ülkelerin rekabet gücü azalıyor. Ülkemiz ekonomisinde ise makroekonomik göstergelere bakıldığında, Merkez Bankası’nın rezervlerinin artması, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen olumlu değerlendirmeler ve enflasyondaki düşüş gelecek adına umut veriyor. Ancak reel sektörün gücü bu süreçte çok azaldı. Bu noktada imalat sanayisine yönelik 100 milyar liralık yeni finansman paketini çok önemli buluyoruz. Bununla birlikte, Merkez Bankası’nın aylardır devam eden politika faizindeki indirimleri artık banka kredilerinde de görmek istiyoruz’’ diye konuştu. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı kapsamında 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla çok kritik bir eşiğin geride bırakıldığını hatırlatan Ünverdi, "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasında geçiş dönemi bitti ve asıl uygulama dönemi resmen başladı. Artık Avrupa gümrüklerinde beyan ettiğimiz ‘Doğrulanmış Ürün Karbon Ayak İzi’ raporlarına da bakılmaktadır. Yani bu bölgeye yaptığımız ihracatta karbon ayak izinin artık vazgeçilmez hale geldiğini görüyoruz. Bu yeni dönemde, karbon emisyonu sınır değerlerini aşan ve gerekli hazırlıkları yapmayan firmalarımız için fiili olarak SKDM Sertifikası alma zorunluluğu, yani mali yükümlülük dönemi başlamıştır. Gaziantep Sanayi Odası Mesleki Eğitim Merkezi (GSO-MEM) teknik altyapısını ve dijital raporlama sistemlerini ihracatçılarımız için tam donanımlı hale getirmiştir. Merkezimizde; hem kurumsal karbon ayak izi hesaplamaları ve ürün bazlı emisyon raporlamaları yapılmaktadır. Bunun yanı sıra, firmalarımızın yeşil dönüşüm süreçlerine sağlanan hibe desteklerinde, bölgemizdeki tek çözüm ortağı olarak GSO-MEM iş birliğiyle hareket edilmektedir. Sanayicilerimiz bu desteklerden faydalanarak dönüşüm maliyetlerini minimize edebilirler’’ ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında da Meclis Üyelerine bilgi veren Ünverdi, "Şehrimiz ocak ayı ihracat rakamlarına göre bir kez daha en fazla ihracat yapan iller arasında 6’ncı sırada yer aldı. 2026 yılı ocak ayında 781 bin 987 dolar ihracat gerçekleştik. En çok ihracatın yapıldığı ülkelerin başında Irak ve ABD bulunmaktadır. İhracatın sektörlere göre dağılımına bakıldığında ise ilk sırada yüzde 35,3 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri, ikinci sırada yüzde 34,5 ile tekstil ürünleri, üçüncü sırada ise yüzde 12,7 ile kimya ve plastik ürünleri yer almaktadır" şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından söz alan Gaziantep Ayakkabı, Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat, yapımı ve kurulum çalışmaları devam eden OSB alanında gelinen son aşamaya ilişkin bilgiler verdi. Özpolat, altyapı başta olmak üzere yürütülen yatırım süreçleri ve bölgenin sanayi potansiyeline sağlayacağı katkılar hakkında paylaşımlarda bulunarak çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gaziantep Sanayi Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesi ve soru-cevap bölümünün tamamlanmasının ardından sona erdi.