POLİTİKA - 18 Ekim 2015 Pazar 14:39

AK Partili aday Resul Kurt’tan Demirtaş'a sert tepki

A
A
A
AK Partili aday Resul Kurt’tan Demirtaş'a sert tepki

AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Resul Kurt, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı sert bir şekilde eleştirerek, “Demirtaş ve Yüksakdağ’ın barıştan anladığı savaş ve bombadır “ dedi.

AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Resul Kurt, Bakırköy Şenlikköy’de pazar gezdi. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Resul Kurt, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı sert bir şekilde eleştirerek, “Demirtaş ve Yüksakdağ’ın barıştan anladığı savaş ve bombadır “ dedi. 

AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Resul Kurt, Şenlikköy Mahallesi’nde bulunan pazarı gezdi. Burada pazarcılar ve vatandaşlarla sohbet eden Resul Kurt, AK Parti’ye destek istedi. Bir ara Pazar tezgâhının başına geçen Kurt, burada pazarcılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.

Pazar ziyareti sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Kurt, 7 Haziran’dan sonra hükümetin kurulmamasının esnafta ve vatandaşta bir beklenti oluşmasına neden olduğunu söyleyerek, “Şu an herkes stabil bir vaziyette, 1 Kasım seçimlerinin sonuçlarını bekliyor. Ev alacaklar alamıyor, satacaklar satamıyor, temel ihtiyaç dışında beyaz eşya ve buna benzer şeyler alacaklar bunları karşılama noktasında değil. Herkes 1 Kasım’a odaklandı. İnşallah 1 Kasım’da tek başına iş başına geleceğiz. AK Parti’yi tek başına iktidar yapma yolunda büyük çaba veriyoruz. Tek başına iktidar olduğunda vatandaşların ötelemiş olduğu alışveriş ihtiyaçların gidereceklerini, faizlerin düşeceğini, dövizin de aşağıya ineceğini düşünüyoruz. Tek başına iktidarla ekonomi rayına oturacaktır“ şeklinde konuştu.

Terör saldırısını da değerlendiren AK Partili Resul Kurt, “Keşke muhalefet liderleri terörün kaynağı olan PKK ve sırtını ona dayayan HDP’ye aynı tepkiyi göstermiş olsalardı. Türkiye’de terör varsa bunan kaynağı, terör örgütü PKK ve sırtını ona dayayan HDP’dir. Biz Türkiye’de mutluluk, huzur, barış dolu bir ortamda yaşamda arzusu içindeyiz. Bizim barıştan anladığımız insanların birbirine silah sıkmaması, insanların bomba atmaması, seçimde hangi partiye oy kullanacağı ile ilgili tehdit şantaj baskı yapmaması, özgür bir ortamda barış içinde ve kardeşçe yaşamaktır. Bizim barıştan anladığımızla HDP’nin Demirtaş’ın, Yüksekdağ’ın, PKK’nın barıştan anladığı şeyler aynı içerikli değil. Onların barış dediği savaştır, silahtır, bombadır, insanların öldürülmesi, tehdit edilmesidir. Biz öyle bir barışı arzulamıyoruz. Türkiye’de terör olmasını isteyen, bundan nemalanmak isteyen partiler var. Geçtiğimiz hafta Ankara’da yaşanan olay, AK Parti’nin tek başına iktidar olmasına karşı. AK Parti'nin tek başına iktidara bu kadar yakın olduğu dönemde patlatılması güven ve istikrara atılmış bir bombadır. AK Parti’de bir diğerine baskı ve tehdit olmaz. Hangi partiden olursa olsun biz insanlarımızı aynı şekilde seviyoruz. Bizim tek bir arzumuz barış ve kardeşlik. Bizim barışımız, kardeşliğimiz; Demirtaş’ın, Yüksekdağ’ın insanlara uyguladığı zulüm, insanlara yönelttiği tehdit ve şantaj gibi değildir. Biz Türkiye’de barış olsun istiyoruz. Türkiye’de barış ve kardeşliğin tek bir partisi var, o da AK Parti” dedi. 

ERHAN YILMAZ - SELİM BAYRAKTAR

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.