DÜNYA - 15 Ocak 2024 Pazartesi 20:44 | Son Güncelleme : 15 Ocak 2024 Pazartesi 20:46

Almanya’da çiftçilerden hükümete istifa çağrısı

A
A
A

Almanya’nın başkenti Berlin’de çiftçiler, hükümetin tarımsal sübvansiyonlarını kademeli olarak kaldırma kararını protesto ederek, istifa çağrısında bulundu. Çiftçiler, konuşma yapan Almanya Maliye Bakanı Christian Lindner’i yuhaladı.

Almanya’da çiftçilerin hükümetin tarımsal sübvansiyonlarını kademeli olarak kaldırma kararına yönelik protestolar devam ediyor. Başkent Berlin’de çiftçiler, traktörleri ile birlikte Brandenburg Kapısı'nın önünde toplandı. Polis şehir merkezine daha fazla traktör alınmayacağını duyururken, çiftçilerin eylemine nakliyeciler başta olmak üzere başka meslek grupları da destek verdi. Çiftçiler, yaklaşık 6 bin araçla 17 Haziran Caddesi’ni ve çevresindeki bağlantı yollarını trafiğe kapattı. Berlin'deki büyük çiftçi eylemleri nedeniyle trafikte aksamalar yaşanırken, özellikle şehir içi otobüs seferleri zamanında yapılamadı. Banliyö tren seferlerinde de aksaklıklar yaşandı.

Hükümetin planladığı sübvansiyon kesintilerini geri çekmesini talep eden çiftçiler, sübvansiyon kesintileri nedeniyle gelir kaybı yaşadıklarını ve rekabetçi konumlarını kaybedeceklerini savunarak, hükümete istifa çağrısında bulundu. Çiftçiler, hükümetten tarımın geleceğini güvence altına almasını isteyerek, bunu yapabilmek için de maliyetleri karşılayabilen üretici fiyatları ve adil arazi fiyatlarının sağlanmasını, hayvancılığın yeniden yapılandırılması ve çevre dostu arazi kullanımı konusunda yeterli yardımın sağlanmasını talep ettiler.

“Yeter artık, bunu kabul etmeyeceğiz”

Çiftçi Federasyonu Başkanı Joachim Rukwied yaptığı konuşmada, çiftçilerin üretim yapmaya devam edebilmeleri için vergi artışlarının iptal edilmesi gerektiğini söyleyerek, çiftçilerin uzlaşmaya hazır olduğunu hatırlattı. Rukwied, fakat federal hükümetin önerilerini adil bulmadığını belirterek, “Vergi artırım tekliflerini geri çekin, sonra biz de geri çekiliriz. Yeter artık, bunu kabul etmeyeceğiz” dedi.

Konuşması sırasında sahnede bulunan Almanya Maliye Bakanı Christian Lindner’e dönen Rukwied, "Biz Almanya'nın önemli bir parçasıyız, bunu unutmasanız iyi olur" ifadelerini kullandı.

Eylemde bir konuşmacı ise Bakan Lindner'e uyarı niteliğinde sarı kart göstererek, böyle devam ederse kartın kırmızıya dönüşebileceğini söyledi.

Çiftçiler Bakan Lindner’i yuhaladı

Gösteride konuşma yapan Baka Lindner, federal hükümetin tarımsal dizele yönelik vergi indirimlerini kademeli olarak kaldırmak istediğini doğrulayarak, federal bütçeden daha fazla devlet yardımı sözü veremeyeceğini açıkladı. Sübvansiyon kesintileriyle ilgili yeni bir taviz verilmeyeceğinin altını çizen Lindner, “Tarımsal motorine gelecekte herhangi bir destek verilmeyecek. Ne yazık ki bugün size federal bütçeden daha fazla hükümet yardımı sözü veremem. Ancak işinize yeniden daha fazla özgürlük ve daha fazla güven duymanızı sağlamak için birlikte çalışabiliriz. Bu durum geri çevrilmemesi gereken bir fırsat olabilir" dedi.
Çiftçiler, Bakan Lindner’i konuşması sırasında yuhalayarak, “Defol“, “Hükümet istifa“ ve “Halk biziz“ sloganları attı. Çiftçiler ayrıca ellerinde üzerlerinde “Yeter“, “Böyle devam edemez“ ve “Berlin bizim harabemiz“ yazan dövizler taşıdılar.
Tarım ve diğer örgütlerin yer aldığı ittifak, federal hükümetin tarım politikasına karşı yeni protestolar yapılması çağrısında bulundu. 20 Ocak'ta tarım bakanları arasında planlanan konferansa paralel olarak, Berlin'deki Yeşil Hafta Tarım Fuarı sırasında bir kez daha eylem yapılması planlanıyor. Geçtiğimiz sene aralık ayında federal hükümet, bu yılki bütçe açığını kapatmak amacıyla tarım sektöründen 920 milyon euroluk kesinti yapmayı planlamış ve tarım araçlarına yönelik araç vergisi muafiyeti ve tarımsal mazot yakıta yönelik sübvansiyonların kaldırılması gündeme gelmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Korkunç olayda borç detayı Kocaeli’de arkadaşı Geylani Yenigün’ü evinde öldürdükten sonra intihar eden Uğur Öz’ün, cinayette kullandığı silahı olaydan bir gün önce temin ettiği ortaya çıktı. Piyasaya yaklaşık 300 milyon lira borcu olduğu öne sürülen Öz’ün, kendisine daha önce de borç veren Yenigün’den tekrar para istediği ve ret cevabı alması üzerine olayı gerçekleştirdiği ihtimali üzerinde duruluyor. Yahyakaptan Mahallesi Sağlık Sokak’taki sitede 23 Mayıs’ta meydana gelen cinayet ve intihar olayına ilişkin soruşturmada yeni detaylara ulaşıldı. Olay günü Geylani Yenigün (44), ailesiyle kahvaltıya gitmek üzere hazırlandığı sırada arkadaşı Uğur Öz (41) evine geldi. Yenigün, konuşmak isteyen Öz ile yalnız kalabilmek için ailesini arabaya gönderdi. İddiaya göre, daha önce Yenigün’den 15 milyon lira borç alan Öz, bu görüşmede yeniden borç para talebinde bulundu. Yenigün’ün, eski borcun ödenmemesi nedeniyle bu talebi reddetmesi üzerine tartışma çıktı. Tabancayı bir gün önce temin etmiş Tartışmanın büyümesiyle Uğur Öz, olaydan bir gün önce bir başka arkadaşından emanet aldığı öğrenilen tabancayla Yenigün’e ateş ederek dışarı çıktı. Silah sesleri üzerine eve koşan ailesi, Yenigün’ü kanlar içinde yerde buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Yenigün’ün hayatını kaybettiğini belirledi. Olayın ardından sitenin bahçesinde Uğur Öz, cinayette kullandığı silahla hayatına son verdi. Polis ekiplerince yapılan incelemede, cebinde cinayeti neden işlediğine dair itirafların yer aldığı bir not bulundu. Yapılan araştırmalarda, Uğur Öz’ün Yenigün’e olan 15 milyon liralık borcunun yanı sıra piyasaya toplam 300 milyon lira borcu bulunduğu, başladığı villa inşaatlarının yarım kaldığı ve ciddi bir borç batağında olduğu iddia edildi. Geylani Yenigün, Öz’ün nikah şahidiydi Kimya, eğlence ve inşaat sektörlerindeki yatırımlarının yanı sıra yerel bir gazetenin de ortağı olan 2 çocuk babası Geylani Yenigün’ün, kendisini hayattan koparan Uğur Öz’ün 2025 yılı aralık ayında kıyılan nikahında şahitlik yaptığı ortaya çıkmıştı. Yenigün, geçtiğimiz mart ayında MHP Kocaeli İl Yönetim Kurulu’na girerek Medya ve İletişimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilmişti. Ticari hayatına 2015’te gayrimenkul ve otomotiv sektörüyle giren, ardından inşaat ile eğlence sektörlerine yönelen Öz’ün ise 28 Mayıs 2023 tarihinde kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşını tabancayla ateş ederek yaraladığı da biliniyordu. Olayla ilgili soruşturmanın gizli yürütüldüğü de öğrenildi.
Aydın Aydın’da leylek sayımları tamamlandı Aydın’ın 17 ilçesinde yapılan 2026 yılı leylek sayımlarında 447 yuvada 894 ak leylek tespit edilirken, geçen yıla göre 76 bireylik artış kaydedildi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından Aydın’ın 17 ilçesime bağlı 104 köy ve kırsal alanda gerçekleştirilen 2026 yılı leylek sayımları tamamlandı. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada bu yıl popülasyonda artış yaşandığını belirtti. Yapılan sayımlarda, geçmiş yıllarda 16 ilçede görülen leyleklerin bu yıl Kuşadası’nda da görülmesiyle birlikte ilk kez Aydın’ın tüm ilçelerinde kayıt altına alındığı belirtildi. Kent genelinde 447 yuvada toplam 894 ak leylek tespit edilirken, ayrıca 2 kara leylek yuvası da kayıtlara geçti. Geçtiğimiz yıla göre ak leylek sayısında 76 bireylik artış yaşanmasının ise sevindirici bir gelişme olduğunu ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, leyleklerin en yoğun görüldüğü bölgeler arasında Kuyucak, Bozdoğan, Nazilli, Köşk, Yenipazar, İncirliova, Koçarlı ve Söke ilçelerinin öne çıktığını ve bu yıl en fazla leyleğin görüldüğü yerin de Azizabat Mahallesi olduğunu belirtti. Geçen yılın lideri olan Yamalak Mahallesi ise bu yıl ikinci sırada yer aldı. Geçmiş yıllara göre Çakırbeyli ve Ovakaraağaç mahallelerinde ciddi düşüş görüldüğünün altını çizen Sürücü; "Almanya’daki NABU biyologlarından Hans-Jürgen Stork tarafından 1969 yılında Germencik’e bağlı Ovakaraağaç’ta yapılan araştırmalarda 50’nin üzerinde yuva tespit edildiği biliniyor. Aynı bölgede Hans-Jürgen Stork ile birlikte 2013 yılında yaptığımız çalışmada 18 yuva belirlenmişti. Bu yıl ise yuva sayısının yalnızca 4’e düşmesi, kırsal ekosistemlerde bazı bölgelerde yaşanan değişimin ne kadar hızlı ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu düşüşlerin nedenlerinin ortaya çıkarılması amacıyla bilim insanlarıyla birlikte yeni araştırmalar yapılması için girişimlerde bulunacağız. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Ortaç Onmuş ve ekibiyle birlikte leylek halkalama çalışmalarının sürdürülmesi için yeni bir çalışma başlatılacak" şeklinde konuştu. "Yuvalarda büyüyen her yavru, biyolojik çeşitliliğin geleceğini temsil ediyor" Yuvaların büyük kısmının elektrik direklerine kurulduğunu ifade eden Sürücü, 240 yuvanın demir platformlar üzerinde, 165’inin platformsuz direklerde, 26’sının yüksek gerilim hatlarında, 4’ünün bacalarda ve 12’sinin cami kubbelerinde bulunduğu tespit ettiklerini söyledi. Elektrik hatları üzerinde bulunan riskli yuvalara demir platformlar yerleştirilerek leyleklerin güvenliğinin artırıldığını sözlerine ekleyen Sürücü; "Yuvalarda genellikle 3-5 yavru görülürken, kuluçka sürecinin tamamlanmasıyla birlikte yavru sayılarının daha da artması bekleniyor. Ancak yuvalarda görülen plastik, ip, kumaş ve benzeri insan kaynaklı atıklar yavrular için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu maddeler yavruların sakatlanmasına ve ölümlerine neden olabiliyor. İçinden elektrik telleri geçen ve ciddi tehdit oluşturan yuvalara demir platform takılarak leyleklerin güvenliği sağlandı. Sayım çalışmaları sırasında köylerde yaşayan vatandaşlarla leylekler üzerine uzun sohbetler edildi, eski hikayeler, hatıralar ve yaşanmışlıklar paylaşıldı. Köylüler, leylekleri adeta ailelerinden biri gibi gördüklerini, gün boyu onları izlemenin kendilerine huzur verdiğini anlattılar. Yavrularıyla birlikte göçe çıktıklarında ise köyün sessizleştiğini, içlerinde derin bir boşluk kaldığını söylediler. Leylekler, sulak alanlardan, tarım arazilerinden taşıdıkları kurbağa, balık, yılan ve çeşitli canlılarla yavrularını beslerken, çekirge ve danaburnu gibi tarımsal zararlıları tüketmeleri nedeniyle doğal yaşamın olduğu kadar tarımın da önemli destekçileri arasında yer alıyor. Bugünlerde yuvalarda büyüyen her yavru, aslında kırsal yaşamın, sulak alanların ve biyolojik çeşitliliğin geleceğini temsil ediyor. Leyleklerin gökyüzünden eksildiği bir coğrafyada, doğanın sesi de giderek azalacaktır. Yavruların büyüme aşamasında olduğu bugünlerde, çocuklu ailelerin leyleklerin bulunduğu köylere giderek çocuklarını doğayla buluşturması büyük önem taşıyor. Çocukların leyleklerin besin arayışlarını ve yavrularını nasıl büyüttüklerini gözlemlemeleri, doğayı tanımaları açısından unutulmaz bir deneyim olacak, doğayı tanıyan çocuklar, gelecekte onu koruyan bireylere dönüşecektir" dedi.