SAĞLIK - 20 Mayıs 2020 Çarşamba 12:30

Anne karnında oksijensiz kalan bebekler 'soğutularak' yaşama tutunuyor

A
A
A
Anne karnında oksijensiz kalan bebekler 'soğutularak' yaşama tutunuyor

Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, anne karnında veya doğum sırasında oksijensiz kalma nedeni ile ölümcül, zihinsel veya bedensel engelli olma riski bulunan bebeklerin tedavisinde tüm vücudu soğutmak için kullanılan Terapötik Hipotermi cihazı ile uygulanan tedavi yöntemi hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Doç Dr. Ceyhun Dalkan, anne karnında veya doğum sırasında, çeşitli nedenlerle bebeğin oksijensiz kalmasının, başta beyin olmak üzere birçok organda hasara yol açtığını söyleyerek, bugüne kadar oksijen eksikliği yaşamış birçok bebeğin yaşama devam edemediğini, yaşayabilenlerin ise büyük bir kısmının zihinsel ve bedensel gibi kalıcı hasarlar yaşadığını söyledi.

Anne karnında veya doğum sırasında oksijensiz kalan bebekleri sağlığına kavuşturmada kullanılan ve dünyada kabul görmüş tek cihaz olma özelliğini taşıyan Terapötik Hipotermi cihazının, Mart ayı itibarı ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde hizmet vermeye başladığını ifade eden Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, ileri teknoloji cihazın Kıbrıs’ta sadece Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yer aldığını ifade etti.

“Amaç beynin su toplamasını önlemek ve sinir hücrelerinin ölümünü en aza indirgemektir”

Oksijensiz kalma durumunun yenidoğan bebeklerde sık karşılaşılan bir sorun olduğunu kaydeden Doç. Dr. Ceyhun Dalkan, bu durumun zihinsel veya bedensel engelli olarak hayatına devam etme, hatta ölüm gibi sonuçları olabileceğini ifade etti. Terapötik Hipotermi ile tedavi sürecinde oksijensiz kalan bebeklerin tüm vücudunun bu özel cihazla 33.5 dereceye kadar soğutularak, beynin oksijen düzeyinin ve elektrik aktivitelerinin yenidoğan ve çocuk nöroloji ekipleri tarafından yakından takip edildiğini belirten Ceyhun Dalkan, tüm vücut soğutma işlemi ile önceliğin beyin olmak üzere tüm vücut metabolizma hızı ve enerji kullanımının azaltılarak, beynin su toplamasını önlemek ve sinir hücrelerinin ölümünü en aza indirgemek olduğunu ifade etti. Dalkan, böylece, anne karnında veya doğum sırasında oksijensiz kaldıkları için ölüm, zihinsel veya bedensel engelli olma riski yüksek olan bebeklerin, vücut soğutma yöntemi ile artık daha sağlıklı ve daha az engelli olma şansına kavuştuğunu söyledi.

“İlk 6 saat içinde başlanan tedaviler çok daha başarılı"

Oksijensiz kalan bebeğin tüm vücudunun soğutulmasının, kalp, böbrek gibi diğer organlarının da benzer zararlardan korunmasını sağlamak olduğunu söyleyen Dalkan, yenidoğan ölümlerinin ve engelliliğinin en önemli nedenlerinden biri olan oksijensiz kalmanın getireceği olumsuz etkilerin tüm vücudu soğutmakla önlenebileceğini belirtti. Dalkan şöyle devam etti: “Ünitemizde uygulanan bu tedavinin başarısı tedavinin başlama zamanı ile yakından ilgilidir. Özellikle ilk 6 saat içinde başlanan tedavilerin sonucu çok daha başarılı olmaktadır. Doğum öncesi ve doğum sırasında gerekli önlemler alınmalı, deneyimli ekipler tarafından, etkin ve yeni canlandırma prensipleri uygulanmalıdır. Günümüzde, hayati riski bulunan veya sakat kalma ihtimali yüksek olan yani hayata şanssız başlayan bu bebeklerin tüm yaşamlarını etkileyecek ilk günlerinde, özellikle ilk 6 saat içerisinde uygulanacak tüm vücut soğutma tedavisi ile daha normal bir yaşam sürmeleri sağlanabilmektedir. Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan bu tedavi yöntemi artık Kuzey Kıbrıs’ta ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi yenidoğan yoğun bakım ünitesinde de uygulanmaya başlanmıştır. Bu yeni tedavi ile oksijensiz kalmaya bağlı ölümler ile zihinsel ve bedensel engelli olma oranı azaltılabilecektir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.