TEKNOLOJİ - 06 Eylül 2015 Pazar 09:49

Apple'ın kara listesine bir oyun daha eklendi

A
A
A
Apple'ın kara listesine bir oyun daha eklendi

Apple'ın App Store' kabul etmediği uygulamalar zincirine, şimdi de bu oyun eklendi!

Gerçek hayatta meydana gelmiş bir olaydan esinlenerek hazırlanmış Cecil's Revenge isimli oyun Apple tarafından yasaklandı. Oyunun hikayesi Temmuz ayında Zimbabwe'de yasa dışı aslan avcıları tarafından öldürülen Cecil ismindeki aslan dayanıyor.

Cecil's Revenge, Asteroid gibi gök cisimleri arasında orman hayvanlarının çizgi film karakteri şeklinde çizilmiş avcılara ateş etmesi etrafında dönüyor. Oyunun yaratıcıları David Kotkin ve Glenn Cutler, App Store politika ihlali nedeniyle yayınlanmayan uygulama için resmi web sitesi aracılığıyla bir açıklama yaparak tepkilerini dile getirdiler.

Geliştiriciler, Apple'ın avcıları hedef gösterdiği gerekçesiyle uygulamayı kabul etmediğini iddia ediyorlar. Kotkin ve Cutler ayrıca şirketin, uygulamayı yeniden gözden geçirerek belirli bir kesim veya bireyleri hedef almayacak şekilde revize etmelerini istediğini ifade ettiler. Kendileri ise bunun sadece bir oyundan ibaret olduğunu ve özel bir misyon taşımadığını düşünüyor.

Apple'ın uyguladığı bu kural son derece tutarsız görünüyor. Belirli ırk, kültür, devlet, şirket veya herhangi bir gerçek varlığı hedef alan birçok uygulama şu anda App Store üzerinde erişilebilir durumda. Wolfenstein 3D, nazilerin vurulması üzerine kurulu bir oyun. Sniper 3D Assassin, Call of Duty , Sniper Shooter ve Modern Combat da insanlara ateş açılan diğer oyunlar olarak gösterilebilir.
Tüm bunlar Cecil ismindeki aslanın yasa dışı şekilde öldürülmesini duyurmak ve onun anısını yaşatmak üzere geliştirilen oyun üzerine fazlaca gidildiğini ortaya koyuyor. Cecil's Revenge bir başka mobil platform olan Google Play üzerinde ise yayınlanmaya devam ediyor.

Kaynak: Chip

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Dondurucu soğuklar ve kar yağışı oto yıkama taleplerini düşürdü Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte zor günler geçiren oto yıkama esnafı, bir yandan dondurucu soğuklar nedeniyle tesisatın donmaması için önlem alırken bir yandan da araçların altındaki gizli tehlike olan ’tuz kalıntılarına’ karşı uyarılarda bulunuyor. Eskişehir’de kış aylarının etkisini iyice hissettirmesiyle birlikte birçok sektörde olduğu gibi oto yıkama sektöründe de işler yavaşladı. Gece saatlerinde sıfırın altına düşen sıcaklıklar nedeniyle ekipmanlarının donmaması için yoğun çaba sarf eden esnaf, zorlu şartlar altında hizmet vermeye devam ediyor. Gün boyu suyla temas halinde olan çalışanlar, soğuk havanın getirdiği fiziksel zorluklara rağmen araçları kışın yıpratıcı etkisinden kurtarmak için mesai harcıyor. "Tesisatı akşamdan boşaltıyoruz" Soğuk havanın işlerini doğrudan etkilediğini belirten esnaf Fahri Toğrul, "Malum havaların soğumasıyla birlikte işlerimizde bir düşüş oldu. Hem iş olarak zorlanıyoruz hem de soğukların etkisiyle malzemelerimizi muhafaza etmemiz gerekiyor. Makineleri dondurmamamız lazım. Bunun için öncelikle akşamleyin tesisatımızı boşaltıyoruz. İçinde su kalmadığı zaman donma yaşanmıyor. Malzemelerimizi kapalı yerde tutuyor, gerekirse orayı da ısıtıyoruz" dedi. "Yerimiz buz tutuyor, ellerimiz donuyor" Kışın araç bakımının ihmal edildiğine dikkat çeken Toğrul, fiyatları makul seviyede tuttuklarını ifade ederek şunları söyledi: "İnsanların aklına araç temizliği 6 ayda bir geliyor. Bir araba bize senede bazen sadece 2 sefer geliyor; geldiğinde de çok pis halde oluyor. Bir kişi bir arabayı temizlemek için yaklaşık 1 saat uğraşıyor. 1 saatte yapılan diğer işlerle kıyasladığınızda bizim fiyatlarımız aslında gayet makul. Yerlerimiz buz tutuyor, kaymamaya çalışıyoruz. Ellerimiz, ayaklarımız donuyor; bel ağrıları çekiyoruz ama hizmete devam ediyoruz." Araç sahiplerine ’Tuz’ uyarısı Yollara dökülen tuzun araç kaportasına ve şaselerine zarar verdiğini vurgulayan Fahri Toğrul, "Gelen arabaların neredeyse hepsi tuzlu ve buzlu halde geliyor. Arabaya baktığınızda o gri tuz kalıntısını hissedebiliyorsunuz. Bu tuzlar araç üzerinde beklediği zaman ciddi zararlar verir. Araçların bu kalıntılardan arındırılması kış bakımı için çok önemli" şeklinde konuştu.
Düzce Düzce Üniversitesi mühendislikte birinci oldu Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan 2026 sonuçlarına göre Düzce Üniversitesi, farklı alanlarda elde ettiği derecelerle hem ulusal hem de uluslararası ölçekte önemli bir başarıya imza attı. Yenilikçi eğitim anlayışı, araştırma performansı ve sürdürülebilir kalkınma misyonuyla öne çıkan Düzce Üniversitesi, özellikle genç üniversiteler arasında konumunu güçlendirdi. THE World University Rankings by Subject 2026 sonuçlarına göre mühendislik alanında Dünya genelinde 401–500 bandında, Türkiye Üniversiteleri arasında 7. sırada yer alarak önemli bir yükseliş gösteren Düzce Üniversitesi, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler arasında birinci sırada yer aldı. 2025 sonuçlarına göre aynı alanda 501-600 bandında ve Türkiye sıralamasında 10. sırada yer almış olan Düzce Üniversitesi; 2026 sonuçlarında elde ettiği yükseliş ile kayda değer bir ivme yakaladı. Yaşam bilimleri alanında uluslararası konum Yaşam Bilimleri alanında Dünyada 1001+ bandında, Türkiye üniversiteleri arasında 27. sırada yer alan Düzce Üniversitesi, aynı alanda 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler arasında 6. sırada bulunarak genç üniversiteler arasında güçlü bir konuma sahip olduğunu gösterdi. Tıp ve sağlık alanında güçlü performans Tıp ve Sağlık alanında Düzce Üniversitesi, Dünya genelinde 1001+ bandında, Türkiye üniversiteleri arasında 43. sırada, 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında ise 11. sırada yer aldı. Sağlık alanında yürütülen bilimsel yayınların niteliği, sağlık eğitimimizin altyapısı ve araştırma kapasitesini gözler önüne seren Düzce Üniversitesi, tıp ve sağlık alnındaki istikrarlı gelişimimizin somut bir göstergesi oldu. Uluslararası arenada önemli güçlenme Düzce Üniversitesi’nin değer üretme misyonu doğrultusunda yürüttüğü akademik ve bilimsel çalışmaların uluslararası arenada karşılık bulduğunu gösteren bu başarılar, genç üniversiteler arasında akademik rekabet gücünün arttığını ve bölgesel kalkınma misyonuyla ulusal ve uluslararası platformlarda konumunu güçlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Sivas Uzmanı dondurucu soğuklara karşı uyardı: "Geç kalınırsa uzuv kaybı olabilir" Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, soğuk havaların etkili olmasıyla birlikte özellikle el, ayak ve kulak gibi uç bölgelerin ciddi risk altında olduğunu belirterek, geç kalınan müdahalelerin kalıcı hasarlara ve uzuv kayıplarına yol açabileceğini vurguladı. Havaların soğumasıyla birlikte uzun süre soğuğa maruz kalan kişilerde donma vakaları görülmeye başlandı. Özellikle açık havada çalışanlar, yaşlılar, çocuklar ile diyabet ve kalp hastalığı bulunan bireyler risk grubunda yer alıyor. Soğuğa uzun süre maruz kalınması durumunda ilk olarak el ve ayak parmaklarında uyuşma, karıncalanma ve renk değişikliği oluşuyor. İlerleyen süreçte cilt soluk beyaz bir hal alırken, müdahale edilmediğinde morarma ve doku kayıpları meydana gelebiliyor. Donma, başlangıç aşamasında fark edilmemesi halinde hasar derinleşiyor ve kalıcı sorunlara yol açabiliyor. Islak eldivenler, sıkı ayakkabılar ve uzun süre hareketsiz kalmak donmayı hızlandıran etkenler arasında yer alıyor. Donma şüphesi olan durumlarda el ve ayakların ani şekilde sıcak suya sokulmaması, yavaş ve kontrollü bir şekilde ısıtılması gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümünde görevli Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, donmaya müdahale edilmezse kalıcı sorunların ortaya çıkabileceğini söyleyerek, "Çok ciddi donma vakalarında el ve ayak parmakları, hatta kulak gibi bölgeler donmanın seviyesine göre kesilmek zorunda kalınabilir" dedi. "Ampütasyon yapılabilir" Donma şüphesi varsa el ve ayakları direkt olarak sıcak suya sokmanın doğru olmadığını belirten Neşe Kurt Özkaya, "Uzun süre maruz kalındığında soğuk dokulara zarar verebilir. El ve ayak parmakları soğuğa karşı en savunmasız bölgelerimizdir. Donma genelde önce uyuşma, karıncalanma ve renk değişikliğiyle başlar. Cilt soluk beyaz olur, ilerleyen zamanlarda morarmaya başlar. Bu aşamada müdahale edilmezse doku hasarı derinleşir ve kalıcı sorunlara yol açabilir. Özellikle açık havada çalışanlar, uzun süre soğukta kalanlar, yaşlılar, diyabet ve kalp gibi hastalıkları olanlar ile çocuklar daha yüksek risk altındadır. Islak eldiven ve sıkı ayakkabılar donmayı hızlandırır. Öncelikle korunma önemlidir. Eldiven ve sıcak tutan, kuru kalmayı sağlayan ayakkabılar kullanılmalıdır. El ve ayaklar kuru tutulmalı, uyuşma hissedildiğinde ‘nasıl olsa geçer’ denmeden hemen sıcak bir ortama geçilmelidir. Donma şüphesi varsa el ve ayakları aniden sıcak suya sokmak doğru değildir. Nazikçe, yavaş yavaş ısıtılmalı ve mutlaka bir sağlık kuruluşunda tedavi olunmalıdır. Erken fark edilen donmalar tamamen tedavi edilebilir. Geç fark edilenlerde ise cerrahi müdahale gerekebilir. Kalp ve diyabet hastalığı olanlarda uzun süre soğuğa maruz kalmak, aynı yanık hastalarında olduğu gibi ciddi hasarlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hastalar donma ile geldiğinde, biz onları yanık tedavisine benzer şekilde yatırarak tedavi ediyoruz ve maalesef gerekli görülürse ampütasyon işlemleri de yapılabiliyor. Çok ciddi donma vakalarında el ve ayak parmakları, hatta kulak gibi bölgeler donmanın seviyesine göre kesilmek zorunda kalınabilir" ifadelerini kullandı.