GÜNDEM - 08 Nisan 2023 Cumartesi 09:51

Araba mezarlığı felaketin boyutunu gözler önüne seriyor

A
A
A
Araba mezarlığı felaketin boyutunu gözler önüne seriyor

Kahramanmaraş'ta depremlerin yıktığı binaların enkazından çıkarılan araçların götürüldüğü toplama alanları, araba mezarlığını andıran görünümleriyle felaketin boyutunu gözler önüne seriyor.

Çekici operatörü Yunus Yılmaz, "Normal kaza kaldırmadık. Bir aracı 4-5 parça halinde bizzat gördüm. İnsanların hatıralarını gördüm. Tespihi, ceketi, seccadesi, Kur'an-ı Kerim'i, arabanın içerisinde kıymetli eşyaları var" dedi.

7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki büyük depremin merkezi Kahramanmaraş'ta yıkılan binaların enkazından çıkarılan araçlar, Dulkadiroğlu ilçesindeki yediemin otoparkına çekiliyor. Hasar durumu farklılık gösteren araçlar, güvenliği sağlanan parkta kolluk kuvvetlerince yapılan kayıt işlemlerinin ardından çekiciden indiriliyor. Araçtan çıkan değerli eşyalar, emniyet görevlilerince muhafaza ediliyor. Bazı araçların üzerinde ise moloz parçalarının olması dikkat çekiyor.

Türk Polis Teşkilatı Güçlendirme Vakfı üyesi çekici operatörü Yunus Yılmaz, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, depremlerde zarar gören yaklaşık bin 300 aracın yediemin otoparkına çekildiğini söyledi.

"İnsanların hatıralarını gördüm"

Bazı araçların 4-5 parça halinde otoparka getirildiğini anlatan Yılmaz, "Deprem bölgesinde çok şeyler gördüm, çok acı anlar yaşadım. Normal kaza kaldırmadık. Bir aracı 4-5 parça halinde bizzat gördüm. İnsanların hatıralarını gördüm. Tespihi, ceketi, seccadesi, Kur'an-ı Kerim'i, arabanın içerisinde kıymetli eşyaları var. Bunlara dokunmadan olduğu gibi muhafaza altına aldık. Burası 24 saat emniyet tarafından korunuyor" dedi.

"Bin 300 küsur tane araç kayıtlarımızda"

Yılmaz, şuana kadar 500 tane aracın otoparktan çıkışının yapıldığını belirterek, "Araçların çıkışlarını da yine emniyet tescilden sağlıyorlar. Tescil belgeli evrak getirerek. Emniyet güçlerine de teşekkür ediyorum. İnsanların mallarını korudu. Yağma falan herhangi bir şey olmadı. Bin 300 küsur tane araç kayıtlarımızda şuanda, 500 tanesinin de çıkışı verildi tescil belgeli. Şaselerinden ve plakalarından tespit edilerek evraklarını getirip yine bekçiler tarafından teslim ediliyor" diye konuştu.

Hasan Ay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.