EĞİTİM - 22 Aralık 2013 Pazar 16:17

Aydın: ‘Endülüs’ten bize kalan 30 kitapla atomu parçaladık’

A
A
A
Aydın: ‘Endülüs’ten bize kalan 30 kitapla atomu parçaladık’

Avrasya Bir Vakfı'nda düzenlenen 'Küresel Bağlamda Bilim Üzerinden Oynanan Oyunlar' başlıklı konferansta 'ilim adamı kimdir, bilim adamı kimdir' ve 'namuslu bilim nedir, namuslu olmayan bilim nedir' sorularına cevap arandı.

Konferansın konuşmacısı, beyin sinir cerrahisi alanında kullanılan ve dünyada ilk defa kendi adı ile (Aydın Tekniği) literatüre geçen yeni bir ameliyat tekniği geliştiren Prof. Dr. İsmail Hakkı Aydın oldu. Konferansın sunuculuğunu Prof. Dr. Cüneyt Turan yaptı.Prof.Dr. Aydın, tüm dinler ve inanışlarda bilim adamlarının hep ön planda tutulduğunu belirterek “İslam inancına göre, ilim adamının kaleminden boşalan mürekkep şehitlerin kanından daha kutsaldır" dedi.

İlim adamının, bilinenlerin üzerine yeni bir şeyler koyan olduğunu anlatan Aydın, şöyle konuştu: “İslam ülkelerinin en büyük sorunu, aktarıcı akademisyenliğin üzerine çıkamayıp bilim adamı yetiştirememesidir. Kur'an da yüzlerce kez, "neden akletmiyorsunuz", "neden düşünmüyorsunuz" diye sorulmaktadır.”Dünyanın, sorun odaklı, ihtiyaç odaklı araştırmalar yapan namuslu bilim adamlarına ihtiyacı olduğunu belirten Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlim adamı, çeşitli kaynaklardan beslenmeli, yeni gelişmelere açık olmalı ve süreklilik arz etmelidir. Bilimde kesinlik yoktur, son nokta da yoktur. İlim insanlığın ortak malıdır. İlmini insanlığa aktarmayanlar, bütün semavi dinlere göre vebal altındadır."

İLİM KOLAY OLUŞMUYOR
Gerçek bilim adamlarının ölümsüz olduğunu anlatan Aydın, şöyle konuştu: “Bilim adamlarının ölüm tarihleri, kendisinden en son bahsedildiği gündür. Bilgi insanın ayrılmaz parçası olmalıdır. İlim insanlığı, fani hayattan baki hayata geçirip, baki kılacak şeydir. İlim kolay oluşmuyor. Tarih boyunca ilim adamlarının ne gibi sıkıntılar çektiğini unutmayalım. Ama inci de sancı mahsulüdür. Endülüs'ten bize sadece 30 kitap kaldı, bunlarla atomu parçaladık. Eğer yakılan 1 milyon kitap kalsaydı, bugün yıldızlar arasında seyahat ediyor olabilirdik. Her toplumun gen haritası ayrıdır. Gen araştırmasıyla o toplumun ne gibi hastalıklara yatkın olduğu görülür. Tıp karteli isterse o genleri aktive edebilir."

Avrasya Vakfı (ASAM) Genel Müdürü Ömer Özkaya da konuşmasında, ABD Başkanı Eisenhower’den örnek vererek şunları söyledi: “Eisenhower, bir konuşmasında şöyle bir uyarıda bulunmuştu: Bilim adamlarının, kamu politikaları tarafından veya paranın gücü tarafından tahakküm altına alınması olasılığı her daim mevcuttur ve bundan kaçınılması gerekir. Diğer yandan devletin, bilimsel-teknolojik elitin esiri haline gelmesi gibi bir tehlike karşısında da teyakkuzda olmalıyız.”

HÜDAVENDİGAR ONUR

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.