GÜNDEM - 03 Şubat 2016 Çarşamba 12:31

Babası ve çocukları aynı günde doğdu

A
A
A
Babası ve çocukları aynı günde doğdu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde baba ve iki çocuğunun doğum günlerinin aynı güne denk gelmesi ilginç bir tesadüf oluşturdu.

Dolunay İlkokulu’nda öğretmen olan Hakan Çelebi ve Fatsa Ziraat Odası mühendislerinden Arzu Çelebi’nin 2 Şubat'ta Fatsa’da özel bir hastanede bir kız çocukları daha dünyaya geldi. 2 Şubat 1975 doğumlu olan baba Hakan Çelebi, 2 kız çocuğunun da 2 Şubat'ta doğduğunu belirterek, “Bizim için çok güzel bir tesadüf oldu. 3 çocuğum var. 2'siyle benim doğum günüm aynı” dedi.

Nisa Nur adını verdikleri kızlarının sağlıklı doğduğunu söyleyen Hakan Çelebi, “Bizim için ayrı bir mutluluk kaynağı da bebeğimizin 2 Şubat'ta doğmuş olması. Benim doğum tarihim de 2 Şubat. Büyük kızım Zeynep'in doğum günü de 2 Şubat 2001. Çok ilginç bir tesadüf oldu. 3 kızım var, ikisiyle benim doğum günlerimiz aynı. Diğer kızımız Ceren'in doğum tarihi ise 9 Kasım 2002. Allah'ın bize verdiği büyük bir lütuf ve mutluluk. Allah inşallah ömürlerini, bahtlarını açık eder. Hep beraber doğum günümüzü 1 yaşına girdiğinde kızımız kutlayacağız. Çok mutluyum” dedi.

Hastane Başhekimi İsmail Balcıoğlu ise, “Sağlıklı bir şekilde doğum gerçekleşti. Bizler de tamamen tesadüf olarak baba ve çocuklarının aynı gün doğduğunu öğrendik. Aileye bir ömür boyu mutluluklar dileriz” diye konuştu.  

AHMET ALTAY

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.