POLİTİKA - 21 Ekim 2017 Cumartesi 14:27

Bakan Elvan: 'Türkiye’de yatırım yapan, üretim yapan Türkiye'den ihracat yapan her firma bizim için yerlidir, millidir'

A
A
A
Bakan Elvan: 'Türkiye’de yatırım yapan, üretim yapan Türkiye'den ihracat yapan her firma bizim için yerlidir, millidir'

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, “Yerli diyoruz milli diyoruz ama bazen yanlış anlaşılmalara neden olabiliyor. Bizim için kim olursa olsun hangi ülkeden gelirse gelsin Türkiye’de yatırım yapan, üretim yapan Türkiye'den ihracat yapan her firma bizim için yerlidir, millidir. Yeter ki gelsinler ülkemizde yatırım yapsınlar üretsinler ihracat yapsınlar. O firmaların hepsi bizim için yerlidir, millidir, ulusal firmalarımızdan hiçbir farkı da yoktur” dedi.

Kalkınma Bakanı Elvan, Mimar Sinan Mühendisler Birliği 2017 Zirvesinde yaptığı konuşmada, son 15 yıldaki ekonominin durumuyla ilgili değerlendirmede bulunarak, “AK Parti’nin iktidara geldiği günden bu yana 2017 yılını dikkate almazsak Türkiye’nin bu süreçteki ortalama büyüme oranı yıllık yüzde 5.7. Bu oran Çin ve Hindistan sonra en hızlı büyüyen ülke konumunda Türkiye. Neye rağmen böyle güçlü bir büyüme performansına sahibiz. 2008-2009 yıllarında dünyada küresel bir krizle karşı karşıya kaldık. Bu krizlerden azda olsa bizde etkilendik. 2009 yılında büyümemizde daralma küçülme söz konusu oldu. 2016 yılında hain FETÖ’nün darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. 2002-2016 dönemini dikkate aldığımızda özellikle hükümetimizin yapacağı icraatların önünü keseceği birçok girişimlerin olduğunu biliyorsunuz. Ülkemizin önünü kesmeye yönelik bu kadar büyük girişimlere rağmen Türkiye büyümeye ve güçlenmeye devam ediyor. Çünkü biz insanımıza, milletimize, işdünyamıza, mühendislerimize, mimarlarımıza, girişimcilerimize güveniyoruz” diye konuştu.

“Türkiye artık eski Türkiye değil”

“Türkiye artık eski Türkiye değil” ifadesini kullanan Elvan, “Birilerinin talimatıyla hareket eden bir Türkiye değil. Kendi kararını kendi veren kendi doğruları neyse o doğruları gerçekleştiren bir Türkiye var. Bu mücadelede bizlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Çok çalışmak zorundayız, fedakarlık yapmak zorundayız, daha çok üretmek, daha çok yatırım yapmak, daha çok ihracat yapmak zorundayız” açıklamasında bulundu.
Türkiye olarak 2002 yılından bu yana Ar-Ge ve inovasyonun arttırılması yönünde yoğun bir çaba gösterildiğini bildiren Elvan, 2002 yılında 1.8 milyar liralık bir Ar-Ge harcaması söz konusu iken bugün Ar-Ge harcamalarının 25 milyar lirayı geçtiğini bildirdi.

2017-2018 Orta Vadeli Programına (OVP) değinen Elvan, OVP’de büyüme ve istihdam eksenli bir programın benimsendiğini ve 5 temel politika alanı belirlendiğini anlattı.

Elvan, bu yıl bütçe açığının yüzde 2 mertebesinde gerçekleşeceğini 2018 yılında ise bunu yüzde 1.9’a düşüreceklerini, 2020’ye kadar bütçe açığının daha aşağı çekici tedbirlerin alındığını ifade etti.

“Ara mallarının Türkiye'de üretimi konusuna ağırlık vereceğiz”

Elvan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Ülkemizin yapmış olduğu ithalatın yüzde 74’ü ara malı ithalatıdır. Yurtdışından ara malını alıyoruz. Bu ara malını işleyerek ürün haline getiriyoruz ve bunu ihraç ediyoruz. İşte bu ara mallarının Türkiye'de üretimi konusuna ağırlık vereceğiz. Nedir bu alanlar? Petro kimyasal ürünlerde çok yoğun bir ithalatımız var. Medikal tıbbi cihazlar, tıbbi araç ve gereçler, ilaç üretimi burada da dışa bağımlılığımız oldukça yüksek. Bu alanda da çalışmalarımız devam ediyor. Bununla ilgili oluşturduğumuz komisyonumuz var. Bunlar özellikle yerli üretimin arttırılması konusunda yoğun bir çaba sarfediyorlar. Plazma konusunda somut bir adım attık. Önümüzdeki günlerde bunun gerçekleştiğini göreceğiz. Kamu kurum ve kuruluşlarımıza baktığımızda özel kesime baktığımızda özellikle bizim yazılım konusunda dışarıya yoğun bir şekilde bağımlı olduğumuzu görüyoruz. Yeni dönemde açık kodlama sistemini kullanan ve bunu teşvik eden yazılımın önünü açacak tedbirlerimizi alıyoruz. Önümüzdeki dönemde üzerinde daha fazla çalışmamız gereken alan savunma sanayi alanı. Savunma sanayi alanında son yıllarda büyük bir başarı elde ettik. Yerli üretim oranı 13-14 önce yüzde 20’ler seviyesindeyken, şuanda savunma sanayinde yerli ürünlerin kullanılma oranı yüzde 65’e ulaştı.”

“Eğer biz dünyada daha güçlü olmak istiyorsak rekabet gücümüzü artırmak zorundayız”

"Eğer biz dünyada daha güçlü olmak istiyorsak rekabet gücümüzü artırmak zorundayız” diyen Elvan, “Rekabet gücümüzü dünyadaki değişim ve dönüşüme ayak uydurarak sağlayabilirsiniz. Sanayimizi dijitalleştirerek, yeni teknolojileri kullanarak sağlayabilirsiniz. Bunu sağlamak zorundayız. Bunun için de Ar-Ge'ye daha fazla kaynak ayıracağız, daha yoğun çaba sarf edeceğiz. Bunun bir başka boyutu daha var. O da ticarileşme konusu” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitimle ilgili ise Elvan, öğretmenlerin niteliklerini daha da artırmak için "Öğretmen Akademisi" kurulacağını bildirdi.

Orta Vadeli Program döneminde yıllık ortalama yüzde 5,5’lik büyüme hedefi koyduklarını belirten Bakan Elvan, “2020 yılında inşallah yüksek gelir grubu ülkeler arasında Türkiye artık yerini alacak. 13 bin doların üzerinde milli gelire ulaşacağız. 195 milyar dolarlık bir ihracat hedefimiz var 2020 için söylüyorum. 3.2 milyon ilave istihdam sağlamayı öngörüyoruz” dedi.

“Türkiye’de yatırım yapan, üretim yapan Türkiye'den ihracat yapan her firma bizim için yerlidir, millidir”
Elvan konuşmasının devamında şunları kaydetti:

“Biz 11. Kalkınma Planı çalışmalarına başladık. Çok sayıda özel ihtisas komisyonu kurduk bu komisyonlarda da yer almanızı da arzu ediyoruz. İkinci husus ise yerli diyoruz milli diyoruz ama bazen yanlış anlaşılmalara neden olabiliyor. Bizim için kim olursa olsun hangi ülkeden gelirse gelsin Türkiye’de yatırım yapan, üretim yapan Türkiye'den ihracat yapan her firma bizim için yerlidir, millidir. Özellikle doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının büyümede, ekonomik kalkınmada son derece önem arz ettiği dönemde daha fazla yatırımcının gelmesini arzu ediyoruz. Yeter ki gelsinler ülkemizde yatırım yapsınlar üretsinler ihracat yapsınlar. O firmaların hepsi bizim için yerlidir, millidir, ulusal firmalarımızdan hiçbir farkı da yoktur."

Konuşmaların ardından Mimar Sinan Müşavir Mimar Mühendisler Birliği Başkanı Muhammed Garip "Yerli Üret Yerli Tüket Gelsin Yurduma Bereket" sloganlı sosyal farkındalık projesi başlatıklarını açıkladı.
Daha sonra Bakan Elvan'a adına dikilen 33 fidanın sertifikası takdim edildi. 

Pelin Üzek Kılıç - Fatih Erdoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Saatlerce çektiği karlı dağların doğası mest etti: Görüntüler Alpler ve Himalayalar’ı aratmadı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yaşayan doğasever Ahmet Güldal’ın, kışın hiç bitmediği Cennet ve Cehennem Vadisi’nde yaptığı 1 buçuk saatlik çekimi hızlandırarak 38 saniyeye getirmesiyle ortaya çıkardığı görüntüler, adeta Alpler ve Himalaya Dağları’nı aratmazken, görenleri kendine hayran bıraktı. Hakkâri ve Yüksekova arasındaki Uluduruk Dağları’nda yer alan buzul dağları olan Cennet ve Cehennem Vadisi yaşadığı iki mevsimle yaklaşık 20 bin yıllık buzulları barındırıyor. Hakkari’nin ve ilçelerinin en güzel yerlerini gezerek tanıtımını yapan doğasever Güldal, bu hafta ise rotayı Cennet ve Cehennem Vadisi’ne çevirdi. Haziran ayına sayılı günler kala hala Cennet ve Cehennem Vadisi’nde 4 metrelik kar kütleleri görenleri şaşırtırken doğasever Güldal, sabit kurduğu telefonuyla bölgenin zorlu karlı dağlarını, sis ve bulutlarının görsel şölenini, yaptığı 1 buçuk saatlik çekimine kaydetti. Hızlandırılarak 38 saniyeye indirilen görüntüler adeta Alpler ve Himalaya Dağları’nı aratmazken, görenleri ise mest etti. "Cennet ve Cehennem Vadisi’ndeki görüntüler kesinlikle Alpler’i aratmıyor", diyen doğasever Ahmet Güldal, “Bu hafta rotamız buzullar, yani Cennet ve Cehennem Vadisi oldu. Orada yürüyüş yaptık ve hava şartlarının çok zor olduğunu biliyorduk. Orada gerçekten muazzam bir atmosfer ile karşılaştık. Hemen hemen doğanın tüm renkleri orada mevcut ve o görsel şölen inanılmaz diyebilirim. Bölgede telefonumu sabit bırakarak ve orada tüm anı saatler içerinde çektim ve saniyelere indirdim ama inanılmaz bir doğa atmosferi çıktı. Alpler’i asla aratmayacak şekilde. Biz de o anlara şahit olduk ve yaşadık. İnan bu güzellikleri başka bir yerde yaşamazsınız. Düşün hala metrelerce kar yığınları duruyor. Başka ülkeye gidip bunu görmeye gerek yok, gelip Hakkâri’de yaşayın” dedi.