ASAYİŞ - 13 Haziran 2018 Çarşamba 09:53

Bebeğini yakan babadan şok sözler

A
A
A
Bebeğini yakan babadan şok sözler

Adana'da annesine kızıp evi yakınca 1 yaşındaki bebeğinin de yanarak yaralanmasına neden olan baba tutuklandı. Baba, "Ben bebeğim hasta diye cezaevinden firar ettim, 20 yıl cezayı göze aldım, bebeği annem yakmış olabilir çünkü onu sevmiyordu" diyerek kendini savundu.

Olay, 11 Haziran'da merkez Seyhan ilçesi Yeşilyurt Mahallesi'nde meydana geldi. 'Bıçakla yaralama, tehdit ve uyuşturucu' suçlarından 3,5 yıl hapse mahkum olan Çağlar A.(21), iddiaya göre cezaevinden firar edip sabaha karşı geldiği evde annesi Ayşe A.'dan para istedi. Alamayınca öfkelenen Çağlar A. oğlunun uyuduğu evin yatak odasını ateşe verdi. Alevler odayı sararken, Çağlar A. kaçtı. Ayşe A., panikle evden çıkıp, komşularından yardım istedi. Komşuları, itfaiyeye haber verip, hortumlarla alevlere müdahale etti. Alevlerin içinde kalan 1 yaşındaki Ezel bebek, komşuları tarafından kurtarıldı.

İtfaiyenin müdahalesi sonrası yangın söndürülürken, Ezel bebek ambulansla Adana Şehir Hastanesine kaldırıldı. Ezel bebekte 1'inci derece yanık meydana geldiği öğrenildi. 

Çağlar A, bir süre sonra, dini nikahla birlikte yaşadığı Gülben Y. ile bebeğini görmek için geldiği Adana Şehir Hastanesinde yakalandı. Çağlar A. ve Gülben Y. gözaltına alındı. Gülben Y. ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Çağlar A. ise ifadesi alındıktan sonra sağlık kontrolünden geçirilmek üzere adli tıp birimine getirildi. Burada gazetecilerin neden evi ve bebeğini yaktığını sorması üzerine Çağlar A., "Ben öyle bir şey yapmadım hatırlamıyorum. Ben cezaevinden çocuğum hasta diye firar ettim. Uyuşturucu kullanmıyorum, evi kimin yaktığını nereden bileyim ben. Ben çocuğum için 20 yıl cezayı göze aldım ve firar ettim. Evi annem yakmış olabilir bebeği sevmiyordu zaten" dedi. 

Çağlar A. işlemlerinin ardından çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.  

Fatih Keçe - Serkan Çetinkaya
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara DMM’den ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddialarına yalanma Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından ABD’nin F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu iddiaları yalanlandı. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bazı sosyal medya hesapları ve dezenformasyon odaklı mecralarda yer alan, ’Türkiye’nin İran’a gelişmiş uçaksavar ve İHA füzeleri tedarik ettiği, düşürüldüğü iddia edilen ABD’ye ait F-15 savaş uçağının Türk yapımı omuzdan fırlatılan uçaksavar sistemiyle vurulduğu’ yönündeki paylaşımlar tamamen asılsızdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nereden kaynaklandığı tahmin edilebilecek bu tür gerçek dışı iddialar, Türkiye’nin bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolü ile barış ve diplomasi odaklı gayretlerini zedelemeye yönelik kasıtlı birer psikolojik harp saldırısı ve kara propaganda girişimidir" denildi. Türkiye’nin bölgedeki huzur ve istikrarın korunması için bir duruş sergilediği söylenen açıklamada, "Türkiye, bölgedeki tüm süreçlerde huzur ve istikrarın korunmasını esas alan bir duruş sergilemektedir. Ülkemizin küresel ölçekte takdir gören diplomatik başarısını hedef alan bu algı operasyonları, uluslararası kamuoyunu yanıltma amacı taşımaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye ve bölgedeki hassas dengeleri hedef almaya yönelik bu tür kirli bilgi yayma faaliyetlerine itibar edilmemelidir. Resmi kaynaklar dışındaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması büyük önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.