GÜNDEM - 13 Temmuz 2019 Cumartesi 10:55

Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor

A
A
A
Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor

İstanbul’da 35 yıl boyunca çeşitli mesleklerde çalışan girişimci kadın, Kastamonu’daki köyüne dönerek kolundaki tek bileziğini sattı ve bir kovan arı aldı. Her geçen yıl işlerini ilerleten girişimci kadın, 10 yıl sonra 200 kovan arıya ulaşırken şimdi paraya da para demiyor.

İstanbul’da 35 yıl boyunca çeşitli mesleklerde çalışarak birikim yapmaya çalışan girişimci Mürüvvet Pay, şehir ve iş hayatından bıkarak Kastamonu’nun Doğanyurt ilçesine bağlı Gözalan Köyüne dönüş yapma kararı aldı. Köyünde arı yetiştirmeyi kafasına koyan Mürüvvet Pay, kendisine destek olması için ablası Kezban Çalışkan’dan borç olarak bir adet bilezik aldı ve bunu bozdurdu. Bileziğin parasıyla bir kovan arı alan Mürüvvet Pay, işlerinin iyi gitmesiyle ikinci yıl bir kovan daha arı aldı. Bu şekilde her geçen yıl işlerini ilerleten Mürüvvet Pay, 10 yıl sonra 200 kovan arıya ulaştı. Bu zaman zarfında çeşitli kurslara giden ve televizyon kanalından da arıcılık ile ilgili bilgiler öğrenen Mürüvvet Pay, Doğanyurt’ta düzenlenen Kestane Balı Festivali’nde yapılan yarışmada ikinci seçilerek büyük bir başarıya da imza attı. 

Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor

“Tek kovan arıyla başladım, şimdi 200 kovan arım var” 

Tamamen geçimini arıcılıkla sağlayan Mürüvvet Pay, “Bu arıcılığı çevremde akrabalarımın yapmış olduğunu gördüm, bende heveslendim ablamı aradım, abla dedim benim arı alacak durumum yok sende varsa bana gönder. O da bana dedi ki bileziğim var satarım sana gönderirim dedi bana gönderdi. Bende onunla bir arı aldım. O sene güzel bal aldık, yarısını ablama gönderdim. Ondan sonra ertesi sene arımı çoğalttım. Sonra baktım ki güzel oluyor verimi var arımı çoğalttım. 2 sene bunu devam ettirdim ablamla ortak şekilde. Ablamın var 70 arısı var, benim 200 arım var, ablamda devam ediyor bu işe bende devam ediyorum. O da alıştı, o bana yardım ediyor ben ona yardım ediyorum” dedi. 

Bileziğini sattı, bir kovan arı aldı, şimdi paraya para demiyor

“İstanbul’da konfeksiyondaki işimi bıraktım, köyde arıcılığa başladım” 

10 yıldır Doğanyurt’ta Gözalan köyünde arıcılığı devam ettirdiğini söyleyen Pay, “İstanbul’da konfeksiyonda çalışıyordum. Biz, 10 seneden beri arıcılığa devam ediyoruz, para da kazanıyoruz, işimiz de güzel ikimiz kafa kafaya biz bunu abla kardeş beyim abim yapıyoruz. Biz işimizi profesyonel yapmaya alıştık, para kazanmaya da alıştık. Buradan da ayrılmanın yolu yok” diye konuştu. 

“Arı bakmayı kendi kendime öğrendim” 

Arı bakmayı kendi kendine öğrendiğini söyleyen Pay, “Yıllık 600 ila 800 kilo arasında kestane balı alıyorum. Bu yal daha güzel olacağını tahmin ediyorum. Havalar çok güzel gidiyor. Arıya bakmayı konusunda kendi kendimi yetiştirdim. Çevrem de gördüklerimden örnek aldım, köyümüze gelen arıcılardan bilgi aldım. Televizyondaki programları izledim. Bunları da kendi arılarımda uyguladım. Arılarla aram çok iyi, arılar bana aşık ben arılara aşığım, duramam arısız o kadar” şeklinde konuştu. 

“Kestane Balı Festivalinde ikinci seçildim” 

Arıcılığı her kadının kolaylıkla yapabileceğini vurgulayan Pay, şöyle konuştu: “Doğanyurt’ta düzenlenen Kestane Balı Festivalinde gelip kovanlarımdan numune aldılar. Bizlerden birer kavanoz bal aldılar. Bir hafta sonra bizleri festivale çağırdılar ve orada bizlere plaket verdiler. Ben, önce inanmadım şoka girdim. Orada plaket alınca sevinçten oynadım, inanamadım. Sanki kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Asla ben olurum dememiştim. Bana vermezler diye düşünüyordum. Çünkü benden daha fazla orada büyük arıcılar vardı. İkinci oldum, buna çok sevindim. O heyecanımı hiç unutamam”

“Arıcılığı kızlarıma dahil tavsiye ediyorum” 

“Kadınların elinin değdiği her yerde her şey olur” diyen Pay, şunları kaydetti: “Kadınlar yeter ki arıdan korkmasın yapacağım diye söz versin, her kadın yapabilir, bu işi ben yapıyorsam her kadın yapar cesaretli olsun yeter. Ben kendi kızlarıma öneriyorum, emekli olmadan gelin diyorum, bu işle ilgili diplomanızı alın, benden kalan size yeter diyorum başka bir şey yapmanıza gerek yok diyorum”

Sattığı bileziğiyle bir kovan arı aldı, şimdi 200 kovan arıya ulaştı 

35 yıl boyunca İstanbul’da çeşitli meslek dallarında çalıştığını anlatan Pay, şöyle devam etti: “35 yıl gurbette kaldım, köye geldim arı almak için düşündüm düşündüm bir bileziğim vardı, onu sattım bir arı aldım, bir arı da ablama aldırdım, onunla beraber iki arımız oldu ablamla beraber. İstanbul’da durup da kendimi heba etmektense arılara bakmak daha iyi dedim köyde. Hakikaten de iyi bir mesleğe yönelmişim. Parada kazanıyoruz, durumumuz da iyi, üç dört yere evde yaptım bu kazancımla. Allah’ı şükürler olsun, evimizde var, arabamızda var, arımızda var. 200 kovan arımda var, çok mutluyum”

“Bir arı kovan ile başladık, her yıl geliştirdik” 

Mürüvvet Pay’ın ablası olan ve Gözalan köyünde 70 arısı bulunan Kezban Çalışkan ise, şunları kaydetti: “Abla gel bana bir arı al dedi bende aldım o da aldı, bir arı ben aldım bir arı da o aldı. Ertesi yıl da 4 arı daha aldık. Ondan sonra arılarımız kendileri çoğaldı. Biz daha sonra arıcılığı devam ettirdik, seven insan gelsin bir arıdan başlasın devam ettikte artık ayrılamaz, balından şifasından her şeyinden” 

“Arıcılığı sadece erkekler yapabilir kanısı yanlıştır” 

Geçimlerini arıcılıktan sağladıklarını belirten Nevin Yılmaz da, şunları söyledi: “Hem vakit geçiriyoruz hem de tabiat güzel. O yüzden arıcılık yapıyoruz. Biraz zor oluyor ama arıcılığı erkek işi diye genel bir düşünce var. Baktık ki bu, bizim yapabileceğimiz bir iş. Şimdi arıcılığı bizler yapıyoruz. Sabah gidiyoruz akşam geliyoruz. Biraz zorlukları var ama tatlı zorluklar yani. Doğamız güzel bizim, burası hep kestane ağaçları, arılarımız da kestanelerden ballarını alıyorlar. Günümüz arılarla geçiyor, çocuklarımız kadar seviyoruz. Çocuklar artık arka planda kaldı. Burası Doğanyurt’un Gözalan köyü, biz burada üç kardeş arıcı olarak çalışıyoruz. Geçimimizi de arıcılıktan sağlıyoruz. Ballarımız da kestane balıdır”  

Vedat Yunus İkizoğlu
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Chibuike Nwaiwu: "Onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" Trabzonsporlu oyuncu Chibuike Nwaiwu, Galatasaray karşılaşmasının ardından, taraftarlara seslenerek, "Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor, sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup etti. Maçın ardından Trabzonsporlu oyuncu Nwaiwu, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden bordo-mavili oyuncu, "Galibiyet için çok mutluyuz. Doğru pozisyonları bulduk ve bu pozisyonları değerlendirdik" dedi. Takım olarak geldikleri noktayı bildiklerini belirten Nwaiwu, Trabzonspor için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Takım ile taraftar arasındaki bağa da dikkat çeken oyuncu, "Biz nereden geldiğimizi çok iyi bilen insanlarız. Takımımız için çalışan ve mücadele eden oyuncularız. Biz takımımızı seviyoruz, takımımız da bizi seviyor. Taraftarlarımız bizi seviyor, biz de onları mutlu etmek için elimizden geleni yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Gelecek süreç hakkında da konuşan Nwaiwu, çalışmalarını sürdürmeleri halinde daha iyi sonuçlar alabileceklerine inandığını dile getirerek, "Gerçekten her şey mümkündür. Çok çalışmaya devam edersek ve inancımızı korursak daha ileriye gidebiliriz" diye konuştu. Atmosferi de değerlendiren Nwaiwu, taraftar desteğinin önemine değinerek, "Harika bir atmosfer vardı. Taraftarlarımız bize büyük destek verdi. Onların oluşturduğu ortam gerçekten çok etkileyiciydi" şeklinde konuştu.
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.