SAĞLIK - 21 Temmuz 2015 Salı 15:55

Bitkisel zayıflama ürünleri internette satılmıyor

A
A
A
Bitkisel zayıflama ürünleri internette satılmıyor

HHS Bitkisel Takviye Ürünleri Firması Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Sarı'dan internetten alınan sahte zayıflama ilaçları hakkında vatandaşlara kritik uyarı.

İnternetten aldığı sahte zayıflama ürününü kullanınca yoğun bakıma giren Batman'lı Rumeysa Doğu’nun durumu sahte bitkisel ilaçları gündeme yeniden getirdi. Türkiye'de bitkisel zayıflama ürününü ilk çıkartan HHS Bitkisel Takviye Ürünleri Firması Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Sarı, gerçek ürünlerin satışını eczaneler ve kendi mağazaları ile yaptıklarını, ancak internette kendi isimlerini kullanarak satış yapan sahtekarlarla hukuki mücadelenin yeterli olamadığını söyledi.

Sarı, mahkemelerde birkaç yıl süren davalardan sonra isimlerini kullanarak ucuz, sentetik malzeme satanların, ertesi gün başka bir site üzerinden tekrar güvenilir bir marka olan HHS adını kullanarak satışa devam ettiklerini dikkat çekerek, yaptıkları araştırmada yurda kaçak yollardan sokulan 1 milyon kutu malzemenin yüksek fiyatlarla satıldığına işaret etti. HHS Bitkisel Ürünler Firması Sahibi Hasan Hüseyin Sarı, gerçek olan hiçbir bitkisel ürünün internet ortamı ve kapıda ödeme işlemiyle satılmayacağına işaret ederek, "Bitkisel takviye ürünleri de normal ilaçlar gibi eczanelerde satılır” dedi.

Geçtiğimiz günlerde Batman'da, Rumeysa Doğu’nun zayıflamak için internetten satın aldığı sahte zayıflama ilacı FX 15’in gerçek lisans sahibi HHS Bitkisel Ürünler firmasının sahibi Hasan Hüseyin Sarı, 2 yıl içerisinde onlarca taklidi çıktığı için bu markayı ve kutuyu satıştan kaldırdıklarını anlattı. İkinci versiyon olan LV 60-90 adını da 2 yıl içerisinde sahtekarlıkların artması üzerine satıştan kaldırmak durumunda kaldıklarını anlatan Hasan Hüseyin Sarı, “Geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçiren kardeşimizin alışveriş yaptığı FX 15 ismini internete yazdığınız zaman karşınıza çıkan ilk üç sayfadaki 30 firmayı biz 2010-2011 yılından itibaren sürekli dava ediyoruz. Bunlarla ilgili mahkeme karaları aldırttık ve sitelerini kapattırdık. Biz sahte ilaç satan siteleri kapatıyoruz. Ertesi gün tekrar başka bir adresle açıyorlar.

Bizim bunlarla uğraştığımız kadar biraz da devlet bu konuda hassas olsa insanlar hayatlarını kaybetmezler. Rumeysa kardeşimiz basına yansıyan sadece bir kişidir. Bu ilaçlardan yaptığımız araştırmalarda yılda 1 milyon kutunun piyasada dolaştığını fark ediyoruz. Bu rakamlar ürkütücüdür ve birçok insan zehirlendiğinin farkında değildir. Basına yansımayan kim bilir ne kadar insan bu konuda mağdur oluyor. Ben bir arkadaşımı sahte ürünlerin üretildiği yerlerde araştırma yapmak üzere yurt dışına özel görevlendirdim. Sahte ürünlerin üretildiği yerleri bulduk. Sonra yurt dışından nasıl gönderdiklerini öğrendik. Yurt dışından ürün çıktığında Türkiye’deki polise ihbarda bulunduk. Hatta bir iki defa alıcı kılığına girerek polis eşliğinde satılan adreslere baskın yaptık. Ancak 7 yıldır hukuken ve teknik takiple yaptığımız sahtecilik mücadelesinde maalesef başarılı olamadık” dedi.

YILDA 1 MİLYON SAHTE YAZIFLAMA İLACI PİYASAYA SÜRÜLÜYOR
Hasan Hüseyin Sarı, vurgunun ve tehlikenin boyutuna dikkat çekerek, "Sadece bir yılda bizim yakalattırdığımız sahte ürünler 700-800 bin kutu civarında oldu. Bir de bizim yakalattıramadığımız farklı yollarla girenler var. Yılda tahmini her iki markamız FX 15, LW 6090, HHS adı kullanılarak 1 milyon kutu sahte zayıflama hapı internet ortamında satılmaktadır. Bitkisel ürünlerin internet ortamında satılması kesinlikle yanlıştır. Nasıl ki diğer sağlık ilaçları internette satılmıyorsa, sağlığı ilgilendirdiği düşünülen zayıflama veya herhangi bir bitkisel destek ürünü de ancak eczanelerde satılmaktadır. İnsanlar eczanelerden bu ürünleri almalıdırlar. HHS Bitkisel Ürünler olarak bizde ürünlerimizi sadece eczane üzerinden pazarlamaktayız. Eczanelerin dışında internet ortamında satılan ve kapıda ödemeli gönderilen bitkisel ilaçlar devletin denetimi ve kontrolü altında olan ürünler değildir. Sahte ürün pazarlaması en çok gerçek ürün yapanları mağdur ediyor.

Geçtiğimiz günlerde sahte zayıflama ilacı kullanarak kalp krizi geçiren kardeşimiz bizi oldukça üzdü. Maalesef yapılan açıklamalarda da HHS bitkisel ürünleri markasıyla tanıtılıyor Bu ürün bizim değildir. Bizim olmadığı gibi bu ürünleri bizim adımızı kullanarak satanlar hakkında sayısını unuttuğumuz davalar açtık. Aylar süren davalar sonucunda bu sahte bitkisel ürünler satan internet siteleriyle ilgili kapatma kararı aldırıyoruz. Siteler kapanıyor ama bizim aylarca uğraşıp kapattırdığımız site bir gün sonra başka bir isim üzerinden tekrar açılıyor. Bunların önüne mutlaka geçilmelidir. Devlet nasıl ki porno sitelerinin önüne bilgi teknolojileriyle anında geçiyorsa, sahte bitkisel ürün satan internet sitelerine de tedbir alıp mutlaka hızlıca engellemelidir. Bu tür sahte ürünler bizim gibi gerçek satış yapan firmaları ciddi biçimde rahatsız etmektedir. Maalesef mevzuat gereği sahtede olsa ürünün adında sizin adınız yazıyorsa size ceza gelip size dava açılmakta bu durum bizimde piyasada itibar kaybımıza yol açmakta” şeklinde konuştu. 

İRFAN ALTIKARDEŞ - BURAK TÜRKER 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "117 ülkeye memleketin tohumlar ihraç edildi, İsrail’den tohum ithalatı söz konusu değildir" Aksaray’da tohum temin ve dağıtım töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail’den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. Bir dizi ziyaret ve programlar için Aksaray’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail’den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. Tohum dağıtım töreninde konuşan Bakan Yumaklı, "Tabii tohum tarımsal üretim için, gıda arz güvenliği için yani ihtiyacınız olan ürüne ulaşabilmeniz için en önemli kaynak. Bu konuda özellikle Türkiye tohumculuğuna dair maalesef ki bizlerin ulaştığı noktayı gözlerinden kaçıran ya da gözlerden kaçırmak isteyenlerle alakalı maalesef bir problemimiz var. Birkaç tane rakam vereceğim. 2002 yılında bu ülkenin tohum üretimi sadece 145 bin tondu. Bugün itibariyle 1 milyon 351 bin tona ulaştık. Yine bu tohumların yüzde 96’sının bu ülkenin topraklarında üretildiğini ifade ederek bir de fide tarafına bakmak istiyorum. Özellikle sertifikalı fide fidan üretimiyle alakalı. Bu da yaklaşık 50 kattan fazla artarak 2025 yılında 203 milyon adede yükseldi. Bu ülkenin üretim altyapısı güçlüdür. Üreticileri bu memlekete sevdalıdır. Son dönemde özellikle bütün bunları konuşmamın başında söylediğim gibi gözlerden kaçırarak başka türlü tezvirat yapanlar özellikle de bu ülkenin üreticilerinin ürettiği tohumların İsrail’den alındığına dair tezviratı yapanlara lütfen hiç kimse kulak asmasın. Bu hiçbir şekilde doğru değildir. Bu ülkenin topraklarında üretilen tohumların sertifikalandırılarak tohum gen bankalarımızda saklanması gibi bütün dünyanın, modern dünyanın ne uyguladıysa bütün uygulamalarını gerçekleştirmiş bir ülkeyiz biz. Bin 537 çeşit tohumumuz var. Bu memleketin iki şehrinde, birisi Ankara olmak üzere bunları saklıyoruz. İhtiyaç olduğu zaman sıfırdan bu üretimin yeniden yapılabilmesi için. 49 yerel çeşidimiz var. Ata tohumu çeşidimiz var. Bunların da yine tescili yapılmış vaziyette. Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketlerinde Bu tohumların vatandaşımıza ulaşması için bu yıl 1 milyon adedin üzerinde paketle inşallah yine harekete geçmiş durumdayız. Geçtiğimiz yıl 117 ülkeye bu memleketin topraklarında üretilen tohumlar ihraç edildi. Yine tekraren ve altını çizerek söylüyorum, İsrail’den herhangi bir şekilde bir tohum ithalatı söz konusu değildir. Zaten 2024 yılının mayıs ayında bütün ilişkilerimiz kesilmişti. Böyle bir şeyin olması da mümkün değil. Ama bu ülkenin üreticilerini küçümseyen o bakış maalesef bu söylemleri yapmaktan da geri durmuyor" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı üreticilere dağıtım yaptı.
İstanbul Kağıthane’de istihdama yönelik çalışmalar sürüyor Kağıthane Belediyesi, iş arayan vatandaşların istihdama kazandırılmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren İstihdam Hizmet Noktası aracılığıyla ilçedeki iş gücü ile personel ihtiyacı bulunan firmalar arasında bağlantı kuruluyor. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla gerçekleştirilen iş birlikleri kapsamında, iş arayan vatandaşların niteliklerine uygun pozisyonlara yönlendirilmesi sağlanıyor. Bu çerçevede düzenlenen toplu iş görüşmeleri ve bireysel mülakatlarla adayların işe yerleşme süreçleri destekleniyor. İstihdam Hizmet Noktası, hem iş arayanların doğru iş fırsatlarına ulaşmasına hem de işverenlerin ihtiyaç duyduğu iş gücünü temin etmesine katkı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla ilçedeki istihdamın artırılması ve işsizlik oranının azaltılması hedefleniyor. Kâğıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, istihdama yönelik çalışmalara önem verdiklerini belirterek, ilçede faaliyet gösteren firmalarla iş birliklerinin sürdüğünü ifade etti. Öztekin, iş arayan vatandaşların niteliklerine uygun pozisyonlara yönlendirilmesi için çalışmaların devam ettiğini, bu kapsamda vatandaşların iş bulma süreçlerine destek sağlamayı sürdüreceklerini belirtti. Kağıthane Belediyesi yerleşkesinde hizmet veren İstihdam Hizmet Noktası, hafta içi her gün 08.30-17.00 saatleri arasında vatandaşlara rehberlik hizmeti sunuyor. Merkeze başvuran vatandaşlar, güncel iş ilanları hakkında bilgi alabiliyor ve başvuru süreçlerinde destekten faydalanabiliyor.
Afyon Ankara-İzmir YHT projesi ile yılda yaklaşık 13,3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşınması bekleniyor Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara-İzmir yüksek hızlı tren (YHT) hattı projesinin tamamlanması ile yılda yaklaşık 13,3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşınacağını ifade ederek, projenin Polatlı-Afyonkarahisar kesiminde genel fiziki ilerleme oranının yüzde 77’nin üzerinde olduğunu kaydetti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, temaslarda bulunmak üzere geldiği Afyonkarahisar’da yapımı devam eden Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hattının Afyonkarahisar kesimiyle ilgili firma yetkilileri ve kamu kurumlarının temsilcilerinden bilgi aldı. Ardından bir basın açıklaması gerçekleştiren Bakan Uraloğlu, ulaşımın ülkelerin kalkınmasındaki rolüne dikkat çekti. Bakan Uraloğlu, "Ulaşım, bir milletin kalkınma, birlik ve kültür yolculuğunun anahtarıdır. Demiryolları da bu ekosistemin en güçlü, çevreci ve ekonomik rotalarından biridir. Bu doğrultuda, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattığımız gelişim hamleleriyle demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık. Sadece yeni hatlar inşa etmedik devraldığımız bütün demiryolu ağını da baştan aşağı yeniledik ve modernize ettik. Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında; güvenli, hızlı ve verimli bir demiryolu ağına dönüştürdük" dedi. İller arasında mesafe süreleri azalacak Projenin tamamlanmasıyla Ankara-İzmir arası mesafenin 3saat 30 dakikalık süreye düşeceğine dikkat çeken Bakan Uraloğlu şunları söyledi: "Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hattımız Ankara-Banaz, Banaz-Sahilli ve Salihli-İzmir kesimleriyle birlikte toplam 505 kilometre uzunluğunda, sadece bir demiryolu değil, aynı zamanda Anadolu’nun geleceğini aydınlatan devasa bir kalkınma köprüsü, birlik ve refah hattıdır. Ankara-İzmir hızlı tren projesinin tamamlanması ile mevcut demiryolu bağlantısıyla 824 kilometre olan mesafe 624 kilometreye inecek. Ankara-İzmir arası demiryolu ile 14 saat karayoluyla ise 7 saat olan seyahat süresi ise 3 saat 30 dakikaya düşecek. Tabi burada şu hususa da dikkat çekmek istiyorum projemiz tamamlandığında Ankara-İzmir arası hat uzunluğu 624 kilometre olacak. Ama bizim çalışmalarımız zaten Polatlı’ya kadar olan hızlı tren hattından sonra başladığı için 505 kilometre olarak ifade ediyoruz." "Yılda milyonlarca yolcu taşınacak" Projede yer alan Ankara, Afyonkarahisar, Uşak, Manisa ve İzmir arasındaki mesafelerinde kısalacağını vurgulayan Bakan Uraloğlu aynı zamanda milyonlarca yolcunun hizmetten faydalanacağını kaydederek, "Hattımız tamamen hizmete girdiğinde, Ankara, Afyon, Uşak, Manisa ve İzmir illerimizde yaşayan yaklaşık 11,5 milyon vatandaşımız, yüksek hızlı tren konforuyla seyahat ayrıcalığına kavuşacak. Yine, Ankara- Afyon arası seyahat süresi 1 saat 40 dakikaya, Ankara-Uşak arası seyahat süresi 6 saat 50 dakikadan 2 saat 10 dakikaya, Ankara-Manisa arası 11 saat 45 dakikadan 2 saat 50 dakikaya düşecektir. Ve hattımız tamamlandığında yılda yaklaşık 13,3 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşıyacağımızı öngörüyoruz. Bu büyük proje, Afyon, Uşak ve Manisa’nın bereketli tarım topraklarıyla sanayi dinamizmini katlayarak uluslararası ölçekte yeni bir soluk getirecek, İzmir’in güçlü limanlarını ve turizm potansiyelini ise Türkiye’nin kalkınma lokomotifine dönüştürecektir" diye konuştu. Projede yer alan Afyonkarahisar’da fiziki gerçekleşme oranları yüzde 90’ların üzerinde Yürütülen projede fiziki gerçekleşme oranlarına da dikkat çeken Bakan Uraloğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Hızlı tren hattımızda Polatlı-Afyon arasındaki toprak işleri, viyadük, köprü ve tünel çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Kazı işlerinde yüzde 97, dolgu işlerinde yüzde 94, köprü-viyadük işlerinde yüzde 83, altgeçit yapım işlerinde yüzde 91, üstgeçit köprüsü işlerinde yüzde 67 ve menfez işlerinde yüzde 90 oranlarında ilerleme kaydettik. Özetlemek gerekirse Polatlı - Afyonkarahisar kesiminde genel ilerleme oranımız yüzde 77’nin üzerindedir. Demiryolu ağımızı güçlendirmeye ve ülkemizi küresel lojistikte hak ettiği konuma taşımaya devam ediyoruz. Ankara-İzmir yüksek hızlı tren hattımız da tamamlandığında sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda Ankara’dan İzmir’e uzanırken Afyon’u, Uşak’ı ve Manisa’yı da geleceğe taşıyacak bir refah köprüsü olacaktır."