ASAYİŞ - 31 Mayıs 2022 Salı 09:28

Bursa'da çıkan yangında iki ev ve bir traktör küle döndü

A
A
A
Bursa'da çıkan yangında iki ev ve bir traktör küle döndü

Bursa’nın Orhaneli ilçesinde çıkan yangında iki ev ile bir traktör küle döndü.

Edinilen bilgiye göre, olay, Orhaneli ilçesinde bulunan Sırıl köyünde meydana geldi. Bir müstakil evde başlayan yangın kısa sürede büyüyüp bitişikte bulunan bir başka eve sıçradı. Evlerin alev topuna döndüğü yangında bahçede park halinde bulunan bir traktör de yanarak kullanılmaz hale geldi. Olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken, yangın itfaiye ekipleri tarafından uzun uğraşlar sonrasında kontrol altına alınıp söndürüldü. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

Abdullah Uğur
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Süleyman Soylu’dan, eski İtalya Başbakanı Draghi’nin AB için federasyon çağrısına öneri: "Tıkanıklık ekonomik, değil siyasi" Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçişleri Komisyonu Başkanı ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin Avrupa Birliği (AB) için federasyon çağrısına ilişkin, "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi birlikteliğidir" dedi. Eski İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin, Avrupa’nın gerçek bir federasyon haline gelmemesi durumunda, bağımlı, parçalı ve sanayisizleşmiş bir yapıya sürüklenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceği ifadelerini, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar ile değerlendirdi. Soylu, AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisinin güçlü; ama tespitleri kadar gerçekçi olmadığını ifade etti. "Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil" AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin tespitlerinin güçlü ama gerçekçi olmadığını belirten Soylu, "Avrupa Merkez Bankası eski başkanı ve İtalya eski başbakanı Draghi, ‘AB’nin gerçek bir federasyona dönüşmezse bağımlı hale gelir’ diyor. AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyan Draghi’nin bu teşhisi güçlü ama tespitleri kadar gerçekçi değil. AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi (hatta dini) birlikteliğidir. AB, siyasi birlikten vazgeçip ekonomi ve güvenliği önceleyen yeni bir iş birliği modeli kuramazsa, tam da Draghi’nin uyardığı dramatik tablo kaçınılmazdır. Bugün AB’nin karşı karşıya olduğu tablo açık. Sanayisizleşme, yüksek borçluluk, yüksek enerji maliyetleri, siyasi istikrarsızlık, demokratik meşruiyet krizi, yaşlanan nüfus, karşılığı olmayan sosyal refah harcamaları ve karar alamayan hantal bir bürokrasi, beceri/meslekleşme eksikliğidir. Bu yapıyla ve bu birliktelik anlayışı ile AB’nin bu krizden çıkması mümkün değildir" ifadelerine yer verdi. "AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır" AB’nin Amerika ile Çin arasında sıkışıp kaldığını, Avrupa’nın üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline geldiğini vurgulayan Soylu, "Draghi de iyi biliyor ki ‘pragmatik’ federalizm modeli bile olsa, mevcut bu çöküşü durduramaz. Çünkü AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır. Bu sıkışmayı aşamayacak bir Avrupa’nın önünde kalan alanlar sınırlıdır ve bunlarla sadece bazı dönemsel ve bölgesel avantajlı yatırımlar yakalayabilir. Turizm bölgesi, eğitim bölgesi, biyomedikal bölgesi, Fransa’daki veri merkezleri gibi dönemsel avantajlar vardır. Yani Avrupa, üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline gelmektedir. Sosyal, siyasal ve geleneksel pek çok sorun da daha yeni başlıyor. Draghi’nin söyleyemediğini açıkça söyleyelim. AB’nin tek çıkışı, başlangıç noktasına dönmektir. İdeolojik, dini ve siyasi ötekileştirmeleri terk edip ekonomik ve güvenlik eksenli, radikal bir dönüşüm gerçekleştirmelidir. Aksi halde sadece AB’nin değil, AB’cilerin de çöküşü kaçınılmazdır" cümlelerine yer verdi.
İstanbul Corendon Airlines 45 ülkede 170 şehre uçuyor İstanbul Havalimanı Muhabirleri Derneği üyeleri ile bir araya gelen Corendon Airlines yetkilileri, 2025 performansını ve 2026 vizyonunu anlattı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın öncü hava yolu markalarından olan Corendon Airlines Operasyondan Sorumlu Müdür Yardımcısı Atılay Batu, İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldi. İstanbul Havalimanı Basın Odasında gerçekleşen buluşmada, şirketin 20 yıllık yolculuğu, 2025 performansı ve 2026 vizyonu basın mensuplarıyla paylaşıldı. Kuruluşunun 20. yılını kutlayan havayolu şirketi, 2025 yılı itibarıyla 45 ülkede 170 şehri kapsayan uçuş ağıyla yıllık 10 milyon yolcuya ulaştı. Bugüne kadar 109 ülkeye ve 542 havalimanına uçan firma, 35 uçaklık filosu ve istikrarlı şekilde genişleyen operasyonlarıyla Türkiye’nin hizmet ihracatına, turizme ve istihdama katkı sağlamayı sürdürüyor. Dünyanın etrafında tam 193 kez tur attı 2025 uçuş verileri, Corendon Airlines’ın yolcu deneyimini odağına alan yaklaşımını eğlenceli iç görülerle ortaya koydu. Firma uçakları yıl boyunca dünyanın etrafında tam 193 kez dönmüş kadar mesafe kat etti. Antalya çıkışlı Düsseldorf, Köln ve Hannover uçuşları en yoğun hatlar arasında yer aldı. En çok tercih edilen lezzetler sandviç ve noodle Firmanın uçuş sırasında yemek alışkanlıkları da dikkat çekici bir tablo sundu. Antalya-Londra hattında bir yolcunun dört farklı yemek siparişi vermesi, Berlin-Antalya uçuşlarında ise yemek alımlarının diğer hatların beş katına çıkması, gökyüzünde bir restoran atmosferi oluşturdu. 2025 yılında en çok tercih edilen lezzetler sandviç ve noodle oldu. "250 kilogramlık bagaj rekoru" Bagaj tarafında Las Palmas-Nürnberg uçuşunda taşınan 250 kilogramlık bagaj yılın rekoru olarak kayıtlara geçti. Düsseldorf-Rodos uçuşlarında koltukların daha uçağa binmeden tükenmesi, yolcuların seyahatlerini ne kadar erken planladığını ortaya koydu. En çok satın alınan koltuklar 1A ve 2F olurken, Antalya-Brüksel uçuşunda 77 çocuk yolcunun bir arada seyahat etmesi uçağı adeta gökyüzünde bir okul otobüsüne dönüştürdü. Avrupa pazarlarında derinleşen büyüme ve yenilikçi adımlar Avrupa genelinde sürdürülebilir büyüme stratejisi izleyen yerli havayolu şirketi özellikle Polonya, İngiltere ve Almanya pazarlarında güçlü bir ivme yakaladı. Polonya’da Varşova ve Katowice çıkışlı Antalya uçuşları yıl boyunca sürerken, 2026 yaz sezonu için kapasite artışı ve yeni destinasyon planlamaları yapıldı. Varşova ve Katowice’den Heraklion’a başlatılacak direkt uçuşlar destinasyon çeşitliliğini artıran önemli adımlar arasında yer aldı. Grnik Zabrze Futbol Kulübü ve Polonya Golf Federasyonu ile gerçekleştirilen iş birlikleri, spor ile seyahati bir araya getiren yaklaşımı güçlendirdi. Spor turizmi ve Ortadoğu hattında köprü İngiltere pazarında Hull City ile sürdürülen sponsorluk ve Race to Belek golf turnuvalarıyla spor turizmi odağı pekiştirildi. Turnuvaların final etabının Belek’te gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin golf destinasyonu olarak konumunu güçlendirdi. Almanya’da ise Türkiye ve Mısır destinasyonlarının yanı sıra Almanya’dan direkt Cidde uçuşlarıyla Orta Doğu hattında önemli bir köprü kuruldu. "Hac ve umre seferleri genişletilecek" Hac ve umre uçuşlarıyla ilgili de konuşan Sorumlu Müdür Yardımcısı Batu, "Orta Doğu hattında başlattığımız Almanya, Belçika, Avusturya ve Hollanda’dan direkt Cidde uçuşları, özellikle Hac ve umre seyahatleri için önemli bir alternatif sundu. Önümüzdeki dönemde de Fransa’dan direkt uçuşların eklenmesini hedefliyoruz. Bu hatla birlikte Avrupa ile Cidde arasında güçlü bir köprü kurduk. Bu uçuşlar sayesinde özellikle Avrupa’dan direkt uçuş ayrıcalığını yaşadıkları için Hac ve umreye giden yolcuların memnuniyetlerini de duyuyoruz. Şimdiden yıllık doluluk oranlarımız yüzde 90 seviyelerine ulaştı. Yeme içme alanında sektörde farklılaştık. Bu alan bizim güçlü bir yanımız haline geldi. Yolcularımıza zengin bir menü sunarak memnuniyeti ön planda tutuyoruz" dedi.
Antalya Bilal Erdoğan: "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene muhalefet edelim" İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Antalya’da düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı’nda gençlere seslenerek, "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim" dedi. Türkiye Gençlik STK’ları Platformu tarafından düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı, Antalya’da devam ediyor. Program kapsamında gençlerle buluşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dünyadaki gelir adaletsizliği, küresel güç dengeleri, savaşlar ve Türkiye’nin son yıllardaki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. "Dünya serveti bir avuç insanın elinde temerküz etti" Dünya genelinde gelir dağılımının tarihi olarak en bozuk dönemlerinden birinin yaşandığını söyleyen Erdoğan, "Dünyada servetin temerküz ettiği yer yine bir avuç insanın eli. Şu anda dünyanın en zengin adamı göz açıp kapayıncaya kadar 650 milyar dolar servete ulaştı ve Amerikan mahkemelerinde 1 trilyon dolara ulaşmasının neden gerekli olduğunu savunuyor. ‘Dünyayı Mars’a götürmeliyim, insanlığa görmediği teknolojileri kazandırmalıyım’ diyor. Ama bu profili tanıdığınızda, insanlığın hayrını düşünen bir tablo görmüyorsunuz" dedi. Büyük şehirlerde yaşamın her geçen gün daha zor hale geldiğini ifade eden Erdoğan, sosyal medyada sunulan refah algısının gerçeği yansıtmadığını dile getirerek, "İnsanlar köy hayatından kurtuldu sözüm ona ama şehirlerde yine zor geçiniyorlar. İstanbul’da geçinemiyorsa New York’ta da geçinemiyor, Londra’da da zor. YouTube’da önlerine bir hayat atılıyor; ayda 5 bin dolar kazanıyor deniliyor. Ama mikrofonu uzatsan bir dokun bin ah işitiyorsun" diye konuştu. "Gazze’de tarihte eşi benzeri olmayan bir yıkım yaşandı" Konuşmasında savaşlara da değinen Bilal Erdoğan, özellikle Gazze’de yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini şu şekilde vurguladı: "Şu anda Ukrayna’daki savaş, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en çok insanın hayatına mal olan savaş olarak tarihe geçti. Ruanda’daki soykırımı da geçti. Ama Gazze’deki soykırım Dünyanın gözünün önünde üç yıl boyunca tarihte olmamış bir yıkım ve katliam yaşandı. Bir şehre sıkıştırılmış insanların üzerine böylesine bir ölüm hiçbir zaman yağdırılmadı. Ama gözümüzün önünde bu yaşandı, dünyanın bütün egemen güçleri buna yardım ve yataklık yaptı." Bilal Erdoğan, küresel ölçekte servet sahibi olan bazı isimlerin güç ve zenginliği nasıl kullandıklarına ilişkin değerlendirmesinde, "Zenginleri görüyoruz, Epstein olaylarında görüyoruz, Türkiye’deki bazı olaylarda da görüyoruz. Belli tatminleri yaşadıktan sonra bu insanlar ‘ben başka ne yapabilirim, kimselerin yapamadığı neyi yapabilirim, kimselerin deneyimlemediği neyi deneyimleyebilirim’ noktasına geliyor" diyerek, meselenin daha derin bir zihniyet sorunu olduğuna işaret etti. "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok" Türkiye’nin son 23 yılda yakaladığı ekonomik ivmeye de değinen Erdoğan, "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok. Osmanlı tarihinde bile yok. Endüstri devriminden sonra yakalanan büyümeleri Osmanlı yakalayamadı, onları kaçırdık. Ama o kaçırılan frenleri son 23 yılda yakaladık. Ülkenin ekonomik büyüklüğü 8 kat arttı, kişi başına milli gelir 6 kat büyüdü" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke" Yurt dışı temaslarında Türkiye’ye bakışın ciddi şekilde değiştiğini gördüklerini belirten Bilal Erdoğan, ülkenin artık küresel ölçekte etkili bir aktör olduğunu söyleyerek, "Türkiye’ye nasıl baktıklarını görüyoruz. Ne kadar muktedir bir ülke olduğumuzu ayrı, dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke olduğumuzu ayrı görüyorlar" dedi. "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz var" Konuşmasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel sisteme karşı duruşuna vurgu yapan Bilal Erdoğan, gençlere şu şekilde çağrıda bulundu: "Başımızda bu adaletsiz sisteme 23 yıldır istikrarlı şekilde muhalefet eden, yumruklara rağmen ayakta kalan bir liderimiz var. Cumhurbaşkanımızın hiçbir odağın adamı olmadığı bugün herkesçe görülüyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim."