BASKETBOL - 18 Şubat 2018 Pazar 18:02

Cedi Osman, eski takımını yalnız bırakmadı

A
A
A
Cedi Osman, eski takımını yalnız bırakmadı

NBA ekiplerinden Cleveland Cavailers’ta forma giyen milli basketbolcu Cedi Osman, PTT Erkekler Türkiye Kupası finalinde oynanacak Anadolu Efes-Tofaş mücadelesini takip etmek için Sinan Erdem Spor Salonu’na geldi.

PTT Erkekler Türkiye Kupası finalinde Cedi Osman, eski takımını yalnız bırakmadı. Bir dönem Anadolu Efes’te forma giymiş olan ve sezon başında NBA ekiplerinden Cleveland'a transfer olan milli basketbolcu Cedi Osman, PTT Erkekler Türkiye Kupası final müsabakası olan Anadolu Efes - Tofaş karşılaşmasını Sinan Erdem Spor Salonu’na gelerek tribünden takip etti.

Maç öncesi taraftarların büyük ilgisi ile karşılaşan Cedi, basketbolseverlerle fotoğraf çektirdi. 

Bora Akyol - Uygar Aydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’ya içme suyu sağlayan havzalarda uzmanlardan inceleme: Yeni bakış açıları kazandırılacak Kastamonu’da gerçekleştirilecek Jeomorfoloji Perspektifinde Akarsu Havzası Yönetimi Çalıştayı öncesinde uzmanlar ve akademisyenler, şehrin içme suyu ihtiyacını karşılayan Karaçomak Barajı ile Kırık Barajı havzasındaki akarsularda incelemelerde bulundu. İncelemenin ardından açıklamalarda bulunan Jeomorfoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu, "Kastamonu merkezine su sağlayan havzalar ve ilçelerdeki akarsuların sel taşkın, kütle akışı ve erezyon kütlesi taşınımı tartışarak Kastamonu’da bu konuda çalışan, Kastamonu’daki kurum ve kuruluşlara fikir ve bakış açısı kazandırmayı amaçlıyoruz" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan Jeomorfoloji Perspektifinde Akarsu Havzası Yönetimi Çalıştayı, kapsamında akademisyenler, uzmanlar ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri Kastamonu’daki içme suyu ve sulama havzalarında incelemelerde bulundu. Kastamonu il merkezine içme suyu sağlayan Karaçomak Barajı, Kırık Barajı havzasındaki akarsularda incelemelerde bulunan uzmanlar, yarın gerçekleştirilecek çalıştayda, Kastamonu’nun akarsu havzası yönetimini masaya yatıracak. Çalıştay öncesinde düzenlen saha incelemesine İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Jeomorfoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ekrem Mutlu, Jeomorfolog Dr. Tuncer Demir, kamu kurumlarının temsilcileri ve İstanbul Üniversitesi ve Kastamonu Üniversitesi öğrencileri katıldı. Heyet, havzalardaki su kaynaklarında incelemelerde bulundu. Yapılan incelemelerde elde edilen veriler yarın gerçekleştirilecek çalıştayda masaya yatıracak. Çalıştayda, akarsu havzası ölçeğinde morfodinamik tehlikeler, riskleri ve sürdürülebilir yönetim yaklaşımları ele alınarak bildiriler sunacak. Yarın gerçekleştirilecek çalıştayda ise 17 üniversiteden alanında uzman olan akademisyenler katılacak. "Kurum ve kuruluşlara fikir ve bakış açısı kazandırmayı amaçlıyoruz" İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Jeomorfoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu, "Burada bulunmamızın temel sebebi, bilimsel anlamda akarsu havzası yönetiminin jeomorfoloji perspektifinde ele alınması. Bu bir bilimsel etkinliğin iki ayağı var. Birincisi yarın yapacağımız paneller. Konuyla ilgili kurum ve kuruluşların ve akademisyenlerin katılacağı bir çalıştay olacak. Panelde özellikle Kastamonu ili ve merkez ilçesinin ve diğer ilçeler ele alınacak. Diğer bir ayağı da saha uygulamalarından oluşuyor. Saha uygulamalarında ilgili kamu kurumlarının temsilcileri ve üniversite öğrencilerimizin katılımıyla onlara bu perspektifle yaptığımız çalışmaların anlatılması ve derslerin yapılması. Bunu yaparken de bunun çıktısı olarak temelde, Kastamonu merkezine su sağlayan havzalar ve ilçelerdeki akarsuların sel taşkın, kütle akışı ve erozyon kütlesi taşınımı tartışarak Kastamonu’da bu konuda çalışan, Kastamonu’daki kurum ve kuruluşlara fikir ve bakış açısı kazandırmayı amaçlıyoruz. Problemlere yönelik çözüm çalışmalarında onlara fikirlerimizle katkı vermek istiyoruz. Bu etkinlik sadece tek yönü değil, bütünsel olarak ele alınan bir yaklaşım var" dedi. "Bu konuda uzman hocaların yüzde 90’ı burada" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ekrem Mutlu da Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında çalıştayı düzenlediklerini ifade ederek, "Su sorunu ve havzadaki su problemlerine yardımcı olmak amacıyla bu toplantı gerçekleştiriliyor. Bu konuda uzman hocaların yüzde 90’ı burada. Çok şanslı olduğumuz bir toplantı gerçekleştiriyoruz" diye konuştu.
Bitlis Bitlis’te bilim ve sağlık buluşması Bitlis’te 07-09 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 1. Uluslararası Sağlık ve Tıp Bilimleri Kongresi düzenlenen açılış programı ile başladı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Programın açış konuşmasını yapan kongre başkanı Prof. Dr. Mehmet Sait İzgi yaptı. İzgi Katılanlara teşekkür ederek, kongrenin başarılı geçmesi dileklerinde bulundu. Programda konuşan Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, "Kongrede 1. Uluslararası Sağlık Bilimleri ve Tıp Kongresinde farklı üniversitelerden alanında uzman birçok akademisyen hocamız katılıyor ve bu hazırlanan bilimsel bildirilerin sunulması, sağlık ve Türk bilimlerinin çeşitli disiplinlere yönelik güncel çalışmaların ele alınacak olması organizasyonun önemini ortaya koymaktadır. Tabii sağlık alanında üretilen her bir bilgi, yapılan her bilimsel çalışma insan hayatına doğrudan dokunan ve toplumların geleceğini şekillendiren değerli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle kongrenin bilimsel bilgi paylaşımını güçlendireceğine, yeni araştırmalara ilham vereceğine ve ulusal ve uluslararası düzeyde önemli işbirliklerine zemin hazırlayacağına yürekten inanıyoruz" dedi. Bu tür organizasyonların şehirlerin bilimsel, dünyasında akademik kimliğinin gelişmesinde de önemli katkılar sunduğuna değinen Vali Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü: "Bitlis’in böyle anlamlı bir kongreye ev sahipliği yapması hepimiz için gurur vericidir. Gerçekten Bitlis yüzyıllardır bölgenin bilim merkezi olan her alanda Bulunduğu bölgeye ışık saçan kadim bir şehir. Bu nedenle bilimin en çok yakıştığı şehirlerden birisi. Kültürün sanatın en çok yakıştığı şehirlerden birisi. Bu çerçevede son 5 yıl projeksiyona baktığımızda bir kısıtlı çok kıymetli değişiklikler var. İnşallah bunu da güçlendirip devam edeceğiz. Tabii insan hayatının olduğu her alanda geçerlidir. Tabii üniversitemiz malumunuz olduğu üzere üniversiteler bulundukları şehrin adeta dışarıya açılan pencereleridir. Bilim, kültür, sanat alanında, her alanda Bitlis Eren Üniversitesi’nde de çok değerli rektörümüzün liderliğinde güzel faaliyetler gerçekleştiriliyor ve bu bizim şehrimize de önemli katkılar sağlıyor. En son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın temsilcilerle, Sağlık Bakanlığımız, YÖK Başkanlığımızın destekleriyle ilimize tıp fakültesi onayı çıkması, kazandırılması hem ilimiz hem bölgemiz için bir heyecan verici bir gelişme olmuştur. Ben tekrar buradan emeği geçenlere, başkanım, başkanımız olmak üzere şükranlarımı, halk adına arz ediyorum. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Kongrenin başarılı şekilde geçmesini temenni ediyorum" Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, üniversitelerinin artık nitelikli bir eğitim vermeye başladığını, kısa sürede büyük işler yaparak, 9 fakülte ve 9 meslek yüksek okuluyla bölgenin eğitimine katkı sunduklarını belirtti. Bitlis Eren Üniversitesi’nin turizm alanında ihtisasa üniversitesi olduğunu ifade eden Rektör Elmastaş, "Üniversitemiz ile ilgili bir turizm alanı, bir de sağlık alanından bahsederek konuşma bitirmek istiyorum. Yaklaşık 2 yıl önce turizm alanında biz ihtisas üniversitesi olduk. İhtisas üniversitesi olmamızın temel nedeni Bitlis’in sahip olduğu büyük ve çeşitli turizm potansiyeli. Bunu biz talep ettik. YÖK başkanımız da kabul etti. Ve biz şu anda bu alanda ihtisas üniversitesiyiz. Çalışmalarımıza başladık. Akademik birimlerimizle, turizm fakültemizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan da Bitlis ilindeki bazı bazı mekanları turizm alanına dönüştürerek turizm sektörüne katkı sağlamaya çalışıyoruz. Tabii sağlık turizmi ile burada önemli bir alan. Orada da yoğunlaşmayı inşallah sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın Ahlat’a gelişiyle verdiği müjdeyle 27 Ağustos 2025 tarihinde tıp fakültemiz kurulmuş oldu. Tabii bu fakülte önemli bir akademik birim üniversitemiz için. Üniversitemizi geliştiren bir fakülte olacak. Bununla birlikte Bitlis’te sağlık hizmeti, kalite anlamında da ihtiyaca büyük bir cevap olacaktır. İnşallah en kısa sürede bu fakültemizi tamamlayacağız. Şu anda hoca almaya başladık. Aralık ayında ilan gittik. 6-7 hocamızın atama süreçleri bitmek üzere yeni bir ilan gittik kısa bir süre önce ve bu yıl içerisinde çeşitli ilanlarımız olacak. İnşallah biz bundan sonra ağırlığımızı buraya vereceğiz. Çünkü biz bunun önemli olduğunu en önemli alanlardan birisi sağlık olduğunu ve bu kaliteli hizmetin de burada geçtiğini biliyoruz. İnşallah bu süreci biz başlattık. Aynı zamanda bu sene ilk öğrencilerimizi alıyoruz. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde 30 öğrenci ile eğitim öğretime başlıyoruz. İlk 3 yıl öğrencilerimiz burada eğitim görecek. Daha sonra inşallah şu anda devam eden hastanemiz Eren Araştırma Hastanesi yine morfoloji binası projesi tamamlanınca öğrencilerimiz 4’ncü yılında Bitlis’te olacaklar" diye konuştu. Önemli bir kongreye ev sahipliği yaptıklarını da belirten Rektör Elmastaş, "Bugün önemli bir kongre gerçek gerçekleştiriyoruz. Bitlis’te bir ilk bizim açımızdan bir ilk sağlık ve tıp alanında bir kongreyi gerçekleştiriyoruz. Tabii Türkiye’nin farklı yerlerinden bilim insanları ve araştırmacılar katılım sağlamakta. Türkiye dışından da araştırmacılarımız var. Bu geniş katılım kongremizin yalnızca bölgesel değil ulusal ölçekte de önemli bir bilimsel platform haline geldiğini göstermektedir. Kongre kapsamında toplam 170 bilimsel bildiri sunulacaktır. Hazırlanmasında emeği geçenlere ve destek verenlere teşekkür ediyor başarılı bir kongre olmasını diliyorum" dedi. Bitlis Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene de kısa bir konuşma yaptı. Ergene, "İlk kez düzenlenen bu kongre yalnızca bilimsel bilgi paylaşımının yapıldığı bir platform değil, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin niteliğini arttırmaya yönelik ortak aklın ve akademik işbirliğinin güçlü bir tesiri Bu anlamlı organizasyonun ilimizde gerçekleştiriliyor olması Bitlis’in sağlık ve bilim anlamındaki gelişim vizyonunun somut bir göstergesidir." ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, "Tıp Fakülteleri ve Afiliasyon" konulu sunumu gerçekleştirdi. Kongrenin açılışı Bitlis Ziya Eren Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencilerinin hazırladığı mini konserle tamamlandı. Bitlis Eren Üniversitesi Rahva Yerleşkesindeki Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılışa Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, Bitlis Sağlık Müdürü Doç. Dr. Şaban Ergene, AK Parti İl Başkanı Engin Günceoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Bursa Robotlar artık görevleri kendileri paylaşacak: BTÜ’den yapay zekâ destekli yenilik BTÜ’de geliştirilecek yapay zekâ destekli sistem sayesinde birden fazla robotun kullanıldığı operasyonlarda, robotlar sahadaki durumu analiz ederek görevleri kendi aralarında daha verimli ve dengeli şekilde paylaşabilecek. Proje, özellikle insansız kara ve hava araçlarının birlikte kullanıldığı operasyonlarda robotlar arası koordinasyonu güçlendirmeyi hedefliyor. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Mısır’ın yürütücüsü olduğu "Çoklu Robotlar için Öngörülü, Duyarlı Adaptif Görev Atama" başlıklı proje destek kazandı. Doç. Dr. Nurettin Gökhan Adar ve Doç. Dr. Mustafa Özden’in araştırmacı olduğu proje kapsamında, çoklu robot sistemlerinde görevlerin daha verimli, dengeli ve öngörülü biçimde dağıtılmasını sağlayacak yapay zekâ destekli yenilikçi bir yöntem geliştirilecek. Bu yaklaşımın özellikle savunma teknolojilerinde, çoklu insansız kara araçları ve insansız hava araçlarının birlikte görev yaptığı operasyonlarda ve karmaşık saha yönetimi gerektiren uygulamalarda kullanılması hedefleniyor. Böylece robotlar arası koordinasyonun daha ileri bir seviyeye taşınması bekleniyor. Görevler en uygun şekilde dağıtılacak Proje Yürütücüsü Oğuz Mısır, çoklu robot sistemlerinin aynı anda birçok görevin yürütülmesinde önemli avantajlar sunduğunu belirterek, görevlerin doğru planlanmaması durumunda robotlar arasında iş yükü dengesizliği, gereksiz enerji tüketimi ve operasyonel çakışmalar yaşanabildiğini ifade etti. Projenin bu sorunlara çözüm üretmeyi hedeflediğini dile getiren Oğuz Mısır, "Geliştirilecek sistem, robotların konumlarını, görev durumlarını ve enerji tüketimlerini analiz ederek görevleri en uygun şekilde dağıtabilecek bir yapay zekâ karar mekanizmasına dayanacak. Böylece robotlar hem kendi durumlarını hem de birbirleriyle olan ilişkilerini dikkate alarak daha koordineli çalışabilecek" dedi. Sistem gerçek robotlarla test edilecek Çalışma, BTÜ ROTASAM bünyesindeki mobil robot sistemleri kullanılarak farklı senaryolarda test edilecek. Sistem önce simülasyon ortamında doğrulanacak, ardından gerçek robot platformlarında uygulanarak performansı değerlendirilecek. Proje sonucunda, çoklu robot sistemlerinde yalnızca görev dağıtımı yapan değil aynı zamanda sahadaki durumu analiz ederek buna göre karar verebilen akıllı bir yaklaşım geliştirilmiş olacak. Bu yaklaşımın, çoklu insansız kara araçları ve insansız hava araçlarının birlikte kullanıldığı operasyonlarda saha izleme, alan tarama, durumsal farkındalık üretimi ve ileri düzey operasyonel karar destek süreçlerine katkı sağlaması bekleniyor. Rektör Çağlar’dan tebrik Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ, robotik ve akıllı sistemler alanında gelişmiş bir üniversiteyiz ve bu proje, çoklu robot sistemlerinin sahadaki görevlerini daha akıllıca planlamasını sağlayarak verimliliği artırmanın yanı sıra operasyonel karar süreçlerine de önemli katkılar sunacak. Bu projemizde de olduğu gibi üniversitemiz, sadece teknoloji üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplum ve sektörler için somut çözümler geliştirmeye devam ediyor" dedi.
Sakarya Bizans döneminde savunma kalesiydi, şimdi definecilerin meskeni oldu Sakarya’da Bizans döneminden kaldığı değerlendirilen yaklaşık bin 850 yıllık Paşalar Kalesi, definecilerin tahribatına rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Kale hakkında bilgi veren Ahmet Şen, tarihi yapının göz ardı edildiğini belirterek, "Definecilerin kırıp dökmelerine rağmen bile kale direniyor ve ‘Ben buradayım’ diyor" dedi. Kitabesi olmadığı için yapım tarihi net olarak bilinmeyen Paşalar Kalesi eski adıyla Karaceyş Kalesi, surların yapımında kullanılan taşlardan, sütun kaidelerinden, mimari tarzından Bizans döneminde yapıldığı düşünülüyor. Pamukova ve Geyve ovalarını adeta kuşbakışı gören kalenin 1314 yılında Osman Gazi döneminde fethedildiği biliniyor. Güney kısmı küçük boyutlardaki taşlardan kuzey kısmı ise iri kesme taşlardan oluşan kalede, çok az miktarda mimari kalıntılar ve kemer bulunuyor. Bölgenin stratejik noktalarından biri olan kalede yıllar içerisinde büyük tahribat meydana gelirken, define avcılarının verdiği zarar tarihi yapıyı adeta harabeye çevirdi. Define avcıları tarafından delik deşik edilen kalenin sadece yüzde 20’lik bir kısmı ayakta duruyor. "Definecilerin kırıp, dökmelerine rağmen kale direniyor ve ‘Ben buradayım’ diyor" Kale hakkında bilgi aktaran Ahmet Şen, "Sakarya’nın en büyük tarihi değerine sahip olan, 5. ve 6. yüzyıllarda Bizanslılar tarafından inşa edilen kale, bölgeye hakim bir noktada. Gelebilecek tehlikelere karşı yaklaşık 100 metre boyunca bir sur inşa etmişler. Kalenin doğu kısmında sarp kayalıklar olduğu için sadece duvar örmüşler, güney kısmından gelebilecek tehlikeler için mancınık bölgesi yapmışlar. Sakarya’nın en büyük tarihi değerine ne kurumlar ne siyasiler sahip çıkıyor. Ben 2019-2024 döneminde Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi iken birçok kez gündeme getirdim ama herhangi bir çalışma yapılmadı, hala da yapılmıyor. D-650 kara yolundan günde yaklaşık 45 bin araç geçiyor ve Paşalar Kalesi’ne 2 kilometre. Eğer bu kale restore edilirse buraya her gün en az 40-50 araç gelir ve ekonomik değer katar. Her ilçenin kendine göre zengin kaynakları var. Burası 1850 yıllık bir yapı, kırıyorlar, döküyorlar ve her gün defineciler geliyor. Definecilerin kırıp, dökmelerine rağmen bile kale direniyor ve ‘Ben buradayım’ diyor" dedi. "Ülkemizin zenginliklerine sahip çıkmıyoruz" Kale hakkında yazdığı şiiri okuyan Şen, "Biz bu zenginlikleri seviyoruz ve insanlarda bu zenginlikleri yaşasın istiyoruz, mücadele ediyoruz. Biz, ülkemizin zenginliklerine sahip çıkmıyoruz. Maalesef biz siyasiler particilikle oynuyoruz ve bu zenginlikleri insanlarla buluşturamıyoruz ama inşallah buluşturacağız. Kalenin duvarlarında resimler, tablolar ve defineciler onların hepsini indirmiş. Halbuki orada hiçbir şey yok ama restore edilse hiç kimse bu kaleyi sökmeye cesaret edemez. Sahip çıkmadığımızdan dolayı burası definecilerin meskeni oldu. Ben buraya 3 sene önce torunlarımı getirdim ve kırılan yerleri görünce çocuklar bile üzüldü. Biz istiyoruz ki gelecek nesle güzel hatıralar bırakalım, bize kalanlara onlar sahip çıksın" diye konuştu.