GENEL - 12 Ekim 2009 Pazartesi 11:13

Ceylan Önkol'un ölüm nedeni havan topu değil

A
A
A
Ceylan Önkol'un ölüm nedeni havan topu değil

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde hayvan otlatırken ölen 12 yaşındaki Ceylan Önkol ile ilgili kriminal rapor açıklandı.

İlk tespite göre, Ceylan'ın ölüm nedeni havan topu değil.

"SORUŞTURMA SÜRÜYOR"

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ceylan Önkol adlı çocuğun ölümüyle ilgili soruşturmanın savcılık marifeti ile devam ettiğini söyledi.

Bakan Ergin, Zafer Çarşısı'nda, cezaevlerindeki iş yurtlarında bulunan hükümlü ve tutuklularca üretilen el sanatı ürünlerinden oluşan serginin açılışını yaptı. Açılışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ergin, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde meydana gelen patlamada hayatını kaybettiği iddia edilen 12 yaşındaki Ceylan Önkol'un ölümüyle ilgili soruşturmanın sorulması üzerine, sağlıklı bir soruşturmanın ardından değerlendirme yapmanın daha doğru olacağını ifade etti. Kriminal laboratuarlarda patlayıcının türünün tespit edilmeye çalışıldığını kaydeden Bakan Ergin, "Gerçekleri bütün Türkiye bilsin. Hiçbir adli vaka örtülmek durumunda değil. Bir hadise yaşanmışsa bunun sebebi mutlaka ortaya çıkartılmalı. Gerçekleri toplum öğrenmeli. Gerçekler ortaya çıkmadan da hiçbir peşin hükümle kimseyi suçlu ilan etmek doğru bir yaklaşım olmaz. Onun için biraz sabredip bekleyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkacaktır. Sağlıklı soruşturma yapılmadan varacağımız hükümler doğru olmayabilir. Kimseyi zan altında bırakmayalım.

Soruşturma şu anda savcılığımız marifetiyle devam ediyor. Biraz sabredelim. Soruşturma bugün sonuçlanır demem mümkün değil. Çıkma ihtimali olabilir ama daha kriminal laboratuvarın sonucu çıkma durumunda. Ancak savcılığımız çalışmayı ciddi bir şekilde yürütüyor" dedi.

İmralı Cezaevi'ne gönderilecek mahkumlarla ilgili çalışmaların sorulması üzerine ise Bakan Ergin, şu anda işlemlerin devam ettiğini belirterek, ''Geçici kabulü yapıldı. Kesin kabul işlemleri devam ediyor. Kesin kabul yapıldığında orası yeni hükümlüleri barındıracak noktaya gelmiş olacak ve küçük bir cezaevi olarak faaliyete girmiş olacak'' diye konuştu.


Olayın gelişimi

12 yaşındaki Ceylan Önkol, 28 Eylül'de her gün yaptığı gibi hayvanları otlatmak üzere araziye çıkmış, saat 11.30'da bir patlama duyulmuştu. Patlama üzerine olay yerine giden köylüler Ceylan'ın parçalanmış cesediyle karşılaşmıştı.
 
Doktor ve savcı "güvenlikli olmadığı" gerekçesiyle Ceylan'a olay yerinde otopsi yapmamıştı.

Ceylan'ın cesedi 6 saat olay yerinde bekletildikten sonra jandarma karakoluna götürülerek otopsi yapılmıştı.

Otopsinin ardından hazırlanan adli muayene tutanağında Ceylan'ın vücudunun çeşitli bölgelerinde irili ufaklı şarapnel parçası görüldüğü belirtilmişti.

Aile askeri birlikten atılan havan atışıyla kızlarının öldüğünü iddia ederken, Genelkurmay Başkanlığı bölgede havan atışı yapılmadığını açıklamıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Haliç’te alarm: Yağmur sularıyla taşınan kirlilik balık ölümlerine yol açabilir İstanbul’da etkili olan aralıksız yağışların ardından Haliç’te gözlenen renk değişiminin yaklaşık 10-15 gün içinde yeniden normale dönmesi bekleniyor. 48 saat süren yoğun yağış sonrası dereler ve kanalizasyon hatlarından taşınan suların Haliç’e karışmasıyla suyun rengi kahverengiye dönerken, Boğaz’ın turkuaz tonları ile Haliç’in kahverengi suları arasındaki belirgin fark dron görüntülerine yansıdı. Uzmanlar ise taşınan kirliliğin balık ölümlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Havadan görüntülenen Haliç’te, yağış sonrası oluşan yoğun bulanıklık ve kahverengi renk dikkat çekti. Derelerin büyük bölümünün yapılaşma nedeniyle kapanmasıyla birlikte yağmur sularının caddeler üzerinden taşınarak Haliç’e ulaştığı, bu süreçte çamur ve atıkların da suya karıştığı gözlemlendi. Yağmur suyu altyapısı yetersiz Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, yağmur suyu toplama sistemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek, "Bütün belediyelerin başta yağmur sularını toplama kanallarını yeniden aktif hale getirmesi gerekiyor. Haliç çevresindeki kollektörlerde bu suların toplanıp kullanılabilmesi gerekirken bugüne kadar yüzde beşi bile gerçekleştirilemedi. Derelerin büyük kısmı yapılaşma nedeniyle kapatıldı. Bu nedenle yağmur suları artık caddelerden akarak Haliç’e ulaşıyor" dedi. Kirlilik balık ölümlerine yol açabilir Çetintaş, kirliliğin canlı yaşamını doğrudan tehdit ettiğini ifade ederek, "Caddelerden gelen çamur ve partiküller Haliç’e taşınıyor. Bu durum fauna ve florayı bozuyor. Suda yaşayan canlıların solungaçlarına partikül kaçması ölümcül sonuçlara yol açar. Bunun benzerini daha önce balık çiftliklerinde gördük. Aynı risk Haliç için de geçerli. Bu şekilde devam ederse hem balık ölümleri yaşanır hem de bölgede ağır koku oluşur" diye konuştu. Haliç 10-15 günde temizlenebilir Haliç’in hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Çetintaş, çözüm önerisine de değinerek, "Haliç’in temiz kalabilmesi için Karadeniz’den temiz su basılması gerekiyor. Bu işlem devam ederse yaklaşık 10-15 gün içerisinde suyun yeniden eski haline dönmesi mümkün. Temiz su, kirli suyu iterek çökmesini sağlar" ifadelerini kullandı. Yetkililerin yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısını ayrıştıracak çalışmalar yapması gerektiğini vurgulayan Çetintaş, mevcut durumun İstanbul için ciddi bir çevre riski oluşturduğunu sözlerine ekledi.