GÜNDEM - 06 Şubat 2023 Pazartesi 13:10

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: '912 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 385 kişi yaralandı, 2 bin 818 bina yıkıldı'

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı: '912 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 385 kişi yaralandı, 2 bin 818 bina yıkıldı'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 7,7 büyüklüğündeki Kahramanmaraş depreminin son bir asırda yaşanan 1939 Erzincan depreminden sonraki en büyük felaket olduğunu belirterek, "912 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 5 bin 385 vatandaşımız yaralanmıştır. Enkaz altından kurtarılan kişi sayısı 2 bin 470'i bulmuştur. Yıkılan bina 2 bin 818'dir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AFAD merkezinde yaptığı açıklamada depreme ilişkin son bilgileri paylaştı. Erdoğan, "Gece saat 4.17’de son bir asırda yaşadığımız 1939 Erzincan depreminden sonraki en büyük felaketle sarsıldık" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Merkezi Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olarak tespit edilen ve son değerlendirmeye göre büyüklüğü 7,7 olarak ölçülen deprem geniş alanda hissedildi. Derinliği 7 kilometre olarak belirlenen depremde Kahramanmaraş’ın yanı sıra, Hatay, Gaziantep, Kilis, Osmaniye, Malatya, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adana illerimizde yıkıma yol açtı.

Deprem merkezine nispeten yakın diğer illerimizde de küçük hasarlar olmasına rağmen asıl yıkımın buralarda yaşandığı anlaşılıyor. Güney komşumuz Suriye’nin sınırımıza yakın şehirlerinde de ciddi yıkımlar yaşanmıştır. Devletimiz deprem anından itibaren tüm kurumlarıyla harekete geçmiştir. Valiliklerimiz kendi illerindeki tüm imkanları seferber etmiştir. Depremden etkilenen 10 ilimize valiliklerin yanına 10 vali daha görevlendirilmiştir. AFAD ve Kızılay gibi doğrudan afet görevi olan kurumlarımız ekiplerini bölgeye göndermişlerdir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve belediyelerimiz başta afet konusunda altyapısı olan birimler ve kurumlar göreve çağrılmıştır.

Önceliğimizi arama kurtarma çalışmalarına verdik. Halihazırda 9 bin personel arama kurtarma çalışması yürütmekte. Deprem bölgesine dışarıdan ulaşanlarla bu sayı sürekli artmaktadır. Depremin ağır hasara yol açtığı illerimizde yıkılan binaların altlarında kalan vatandaşların tespiti ve kurtarma faaliyetleri kesintisiz sürüyor. Biz de depremin yaşandığı andan itibaren gerek bölge, gerek Ankara’daki arkadaşlarımızla temasa geçerek çalışmaları yakın takibe aldık. Ankara’daki koordinasyon merkezimiz Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay başkanlığında hemen faaliyete geçti. Bakanlarımız deprem bölgesindeki şehirlere giderek çalışmaları yerinde koordine etmeye başladılar.

Yakın yerlerden başlayarak ülkemizin dört bir yanından deprem bölgesine arama kurtarma ekipleri ve ekipmanları yardım malzemeleri sevk edildi, ediliyor. AFAD tarafından yapılan planlamaya göre yönlendirilen arama kurtarma ekiplerine vatandaşlarımız da yardımcı oluyor. Mevsimin kış, havanın soğuk depremin gecenin tam yarısı gerçekleştirmiş olması işleri zorlaştırmakla birlikte herkes canla başla çalışarak en hızlı refleksi vermiştir. Tespitlere göre 912 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir, 5 bin 385 vatandaşımız yaralanmıştır. Enkaz altından kurtarılan kişi sayısı 2 bin 470’i bulmuştur. Yıkılan bina 2 bin 818’dir. Deprem bölgesindeki pek çok binada enkaz kaldırma çalışması sürdüğü için ölü ve yaralı sayısının nereye kadar yükseleceğini bilemiyoruz. Temennimiz en az can kaybıyla bu felaketi atlatmış olmamızdır" ifadelerini kullandı.

"Gün birlik günüdür" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yolların açık olması, iletişim araçlarının zorunlu durumlarda kullanılması gerekiyor. Yardım için bölgeye gidecek kişi ve kurumlar mutlaka AFAD ile koordinasyon içinde hareket etmelidir. AFAD dışındaki yardımlar hem kargaşaya yol açmakta, hem de amacına ulaşması zorlaşmaktadır. Uluslararası yardımlar için de ülkemizde temaslar kurulmaya başlanmıştır. NATO ve Avrupa Birliği yanında 45 ülkenin yardım teklifleri tarafımıza ulaşmıştır. Bu büyük felakette hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Ülke ve millet olarak birlik beraberlik içinde inşallah bu felaket günlerini de geride bırakacağız. Gün 85 milyon tek yürek, tek bilek olma günüdür. Ülkemizdeki ve depremin hissedildiği tüm coğrafyalardaki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim milletimizi ve ülkemizi bu tür afetlerden korusun diye dua ediyorum."
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da Gebe Okulları ile sağlıklı nesillere güçlü adım Diyarbakır’da anne ve bebek sağlığını güçlendirmek amacıyla İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde yürütülen Gebe Okulu hizmetleri, il genelinde yaygın şekilde sürdürülüyor. Gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmalarında yer alan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Sertaç Ayçiçek, gebe okullarının yalnızca gebelik sürecinde değil, gebelik öncesinden itibaren önemli bir rehberlik sunduğunu belirtti. Uzm. Dr. Ayçiçek, "Gebelik planlayan ya da gebelik sürecinde olan tüm kadınlarımızın bu eğitimlerden faydalanması gerekiyor. Gebe okullarımızda; doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası süreçler detaylı şekilde anlatılmakta, anne adaylarımız birebir eğitimler ve danışmanlık hizmetleri ile desteklenmektedir" dedi. Normal doğumun önemine de dikkat çeken Uzm. Dr. Ayçiçek, "Normal vajinal doğum, sezaryen doğuma kıyasla hem anne hem bebek açısından daha fizyolojik ve sağlıklı bir süreçtir. Anne ile bebek arasındaki bağın güçlenmesine katkı sağlarken, komplikasyon riskleri de daha düşük olmaktadır. Bu nedenle normal doğumu desteklemek ve doğru bilgilendirme yapmak büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Gebe Okullarının riskli gebeliklerin erken tespiti ve doğru yönlendirilmesi açısından da önemli bir görev üstlendiğini aktaran Uzm. Dr. Ayçiçek, bu sayede muhtemel sağlık sorunlarının önüne geçilebildiğini kaydetti. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk ise il genelinde gebe okulu hizmetlerinin her geçen gün daha da güçlendirildiğini ifade etti. Asiltürk, "Anne ve bebek sağlığı, sağlık hizmetlerimizin en öncelikli alanlarından biridir. Bu kapsamda ilimiz genelindeki hastanelerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde hizmet veren gebe okullarımız ile anne adaylarımıza kapsamlı eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Amacımız, gebelik sürecinin her aşamasında anne adaylarımızın yanında olmak ve sağlıklı nesillerin temellerini güçlendirmektir" diye konuştu.
Balıkesir Midilli gümrüğü çarşamba gününe kadar kapalı Ege Denizi’nde ulaşımı etkileyen gelişmede; Yunanistan’ın Midilli (Lesvos) Adası’nda görülen şap hastalığından olumsuz etkilenen adadaki çiftçilerin hudut kapısı ve liman eylemleri nedeniyle Midilli gümrüğünün önümüzdeki çarşamba gününe kadar kapalı olacağı bildirildi. Edinilen bilgilere göre, hayvan hastalığına karşı uygulanan karantina önlemleri kapsamında liman faaliyetlerinde kısıtlamaya gidilirken, buna ek olarak Midilli’deki çiftçilerin protesto eylemleri de ulaşımı durma noktasına getirdi. Ayvalık’tan, Midilli Adası’na karşılıklı seferler düzenleyen dört firmanın da kendi aralarında anlaşarak Ayvalık-Midilli hattındaki geçişleri geçici olarak durdurdukları öğrenildi. Feribot firmalarından Jalem Turizm’in sahibi Ali Jale yaptığı açıklamada, "Hafta sonunda Midilli’ye gitmek isteyen 500 civarında yolcumuz olmasına rağmen, Midilli’deki çiftçi eylemlerinin Türk yolcuların geçişine olumsuz etki yapıp-yapmayacağına ilişkin bizlere güvence vermemesi nedeniyle dört firma bu kararı aldık. Zaten hafta pazartesi ve salı günleri de kış mevsimi nedeniyle seferlerimiz olmadığı için Çarşamba gününe kadar Midilli Adası’na yönelik yolcu taşımacılığı yapmayacağız" dedi. Ali Jale, söz konusu uygulamanın Türk yolculara özel bir şey olmadığını, aynı olumsuzluklardan Midilli’den Pire ve Atina’ya gidecek olan Yunanlı yolcuların da etkilendiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan, şap hastalığı nedeniyle binlerce büyük ve küçükbaş hayvanın telef edildiği Midilli’de, Yunan hükûmeti tarafından zararlarının hiç olmazsa bir bölümünün karşılanmasını isteyen çiftçi ve köylülerin adadaki deniz hudut kapısının yanı sıra havaalanını ve stratejik noktaları abluka altına alarak protesto eylemlerini sürdürecekleri de gelen bilgiler arasında.