POLİTİKA - 14 Haziran 2024 Cuma 17:14 | Son Güncelleme : 14 Haziran 2024 Cuma 17:16

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G7 Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan, G7 Yüksek Düzeyli Oturumu’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika ve Akdeniz-Yapay Zeka ve Enerji Konulu G7 Yüksek Düzeyli Oturumu'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G7 Liderler Zirvesi'ne katılmak üzere bulunduğu İtalya'nın Puglia bölgesindeki Borgo Egnezia'da Afrika ve Akdeniz-Yapay Zeka ve Enerji Konulu G7 Yüksek Düzeyli Oturumu'na katıldı. Oturumda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sağında Ürdün Kralı II. Abdullah, solunda ABD Başkanı Joe Biden yer aldı. Erdoğan, oturum başlamadan önce Biden, Kral II. Abdullah, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ile sohbet etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bin 350 rakımda kiraz hasadı Bursa’nın İnegöl ilçesinde 1350 rakımda napolyon kiraz hasadı başladı. Kilosu 80 TL’den satılan kiraz çiftçinin yüzünü güldürdü. İnegöl’de 1350 metre yükseklikteki kırsal Kıran mahallesinde başlayan kiraz hasadı çiftçinin yüzünü güldürdü. İnegöl merkezde hasadı yapılan kiraz 35 liraya satılırken, yüksek rakımda geç hasat nedeniyle kirazın fiyatı 80-85 liralara kadar çıktı. İnegöl’e bağlı kırsa Kıran mahallesinde hasadı başlayan kiraz bahçelerinde incelemeler yapan Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, üreticilerle bir araya geldi. Yüksek rakımda geç hasat para kazandırıyor Kıran mahallesinde 700 ton kiraz üretildiğini belirten Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, “Şu an İnegöl’ümüzün kırsal mahallesi olan Kıran mahallesinde bir kiraz bahçesindeyiz. Bu Kıran mahallemizde yaklaşık 700 ton kiraz üretilmekte. Rakım olarakta 1350 metre civarında konumda bulunmaktayız. Demek istediğim o ki; kirazın daha yüksek yerlerde, geç yetiştirilen yerlerde para yaptığını görüyoruz. 10 senedir de bizim İnegöl ovamızda ve ovamızın eteklerinde kiraz yetiştirenlerin para kazanmadığını gözlemliyoruz, biliyoruz. Çünkü ülke genelinde tüm kirazlar aynı anda çıktığı için çiftçiye para kazandırmadı. İşçinin ilk topladığı 20 kilo zaten işçiye gidiyor. Geriye 20 kiloda mazottur, gübredir derken üreticiye bir şey kalmıyor. Bir işçi en fazla 70 kilo topladığını düşünürsek, üreticiye 20 kilo bir ürün kalıyor. Dolayısıyla bu da zaten çiftçimizi mutlu etmiyor, para da kazandırmıyor. Ama işte şu anda bulunduğumuz köy Turgutalp, Fevziye, Kayapınar ve Kıran gibi yüksek rakımlı köylerimizde kiraz üretimi olursa bunun para kazandırdığını 3-4 senedir de gözlemliyoruz. Bugün burada kiraz kendisine 80 TL civarında tarlada alıcı buluyor. Bu da çiftçiye para kazandırdığını gösterir. Bu ilk haberimiz değil. Bunu daha önceden de defalarca söyledik. Haziran ayında aşırı yağmurlara da yakalanıyor kirazlar. Dolayısıyla kiraz İnegöl’ümüz de alçak rakımlı yerlerin ürünü olmaktan çıktı. Artık kiraz şu an burada bulunduğumuz 1350 rakımlı mahallemizdeki gibi yerlerde yapılması halinde eminim ki para kazandıracaktır” dedi. “Fiyatlardan memnunuz” Kıran mahallesinde kiraz üreticiliği yapan Kazım İmer ise, “Kıran mahallemizde şu anda yaklaşık 1350 rakımdayız. Kirazlar dalında şu anda yeni toplanmaya başladı. Yaklaşık 30 seneye yakındır kendim bu işlerle meşgulüm. Kirazlar bizim en iyi para kazandığımız ürün. Geç çıkmasından dolayı daha fazla fiyatları artıyor. Yani şu anda her tarafta eksildiği için fiyatlar iyi. Şu an kalibresine göre 70 liradan başlıyor 80-85 TL arasında değişiyor. Fiyatlardan memnunuz. Ahududu bu sene biraz iyi, ahududumuz da var köyde. Ama kiraz bizim köylüler için önemli. Rakımı yüksek köyler için kiraz daha iyi. Yani bugün İnegöl ovasında kiraz dikmektense yüksek rakımlarda kiraz daha verimli. İnegöl’de bugün 35 TL’ye kiraz satılıyor, bizde 85 TL. Arasında 50 TL bir fark var. Üretim olarak yaklaşık 700 ton civarında” diye konuştu.
Antalya Adenovirüs ve yaz COVID’ine karşı doğal yollarla beslenmenin önemi Adenovirüs enfeksiyonlarının yanı sıra yaz COVID’i vakalarına karşı bağışıklık sistemini doğal yollarla desteklemenin önem kazandığı bildirildi. Adenovirüsün en çok çocukları etkilediğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Pınar Çakır, "Adenovirüsler, solunum yolu enfeksiyonlarından mide-bağırsak hastalıklarına kadar geniş bir yelpazede hastalıklara neden olabilen bir virüs grubudur. Özellikle çocuklarda, havuzlar ve kirli su kaynakları aracılığıyla yayılır ve mide bulantısı, kusma, ishal gibi semptomlara yol açar" dedi. Adenovirüs enfeksiyonlarının genellikle hafif geçen ancak bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde daha ciddi seyredebildiğini söyleyen Çakır şöyle devam etti: "Çocukların bağışıklık sistemlerini desteklemek için sağlıklı beslenmeye ve hijyen kurallarına dikkat etmek çok önemli. Çocuklara sık sık ellerini yıkamalarını öğretmek ve özellikle yaz döneminde onları temiz sularda yüzmeye teşvik etmek, enfeksiyon riskini azaltabilir. Ayrıca, yaz aylarında çocukların yeterince sıvı aldığından da emin olunmalıdır." Propolis bağışıklık sistemini destekliyor Arı Ürünleri Uzmanı Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise propolisin, içerdiği polifenoller sayesinde bağışıklık sistemini destekleyen doğal bir arı ürünü olduğunu söyledi. Samancı, "Propolis, güçlü antiviral ve antibakteriyel özelliklere sahip olup, enfeksiyonlara karşı doğal bir koruma sağlıyor. Tıpkı kovanda arıların sterilizasyon amacıyla kullandığı gibi, bizler de propolisi vücudumuzun direncini arttırmak ve hastalıklara karşı mücadele edebilmesine destek olmak amacıyla kullanabiliriz. Bilimsel çalışmalar, propolisin virüs ve bakterilerin neden olduğu solunum yolu enfeksiyonlarına, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına karşı kullanılabilecek etkili ve doğal bir arı ürünü olduğunu gösteriyor" dedi.
Aydın Kuşadası’nda caretta yuvaları çoğalıyor Turizminin yanı sıra doğal güzellikleriyle de dikkat çeken Aydın’ın Kuşadası ilçesi, caretta carettalarının da rotalarına girdi. Son yıllarda ilçede artan caretta yuvaları, vatandaşları sevindirdi. Denizin ormanları olarak bilinen ve endemik bir tür olarak nesli tehlike altındaki deniz çayırlarına ev sahipliği yapan Kuşadası’nda caretta carettaların yuvaları her geçen gün artıyor. Bu yıl içerisinde 5 yuva alanı tespit ettiklerini ifade eden Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü; “Caretta carettalar son yıllarda Aydın’a bağlı Kuşadası ve Didim kumsallarına yuva yaparak yumurtalarını bırakmaktadır. Bu yıl Kuşadası sahil sitelerinden Evim Tatil Sitesi, Özçelik Sitesi, Sevgi Plajındaki Ayyıldız kafe ve Pamucak sahilinden sonra, dün gece saat 04.00’de SSK sitesi kumsalına çıkan caretta ile birlikte 5 yuva alanı oldu. Yuva alanları Aydın Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü uzmanları, Kuşadası Belediyesi ve EKODOSD işbirliğiyle tel kafeslerle koruma altına alındı” dedi. “2011 yılından bu yana vatandaşları bilgilendiriyoruz” Sadece yaz aylarında gelen tatilciler, genellikle güney sahillerinde gördükleri caretta caretta yuvalarını Kuşadası’nda da gördüklerinde çok şaşırdıklarını ifade eden Sürücü; “2011 yılından bu yana carettaların Kuşadası kumsallarında yuva yaparak yumurtalarını bıraktıkları konusunda vatandaşları bilgilendirmekteyiz. Aynı zamanda chelonia mydas türü Yeşil Deniz Kaplumbağalarının da Kuşadası körfezinde dolaştıklarını, bunun nedeninin de otçul bir tür olan Yeşil Deniz Kaplumbağalarının bölgedeki zengin deniz çayırlarıyla beslenmeleridir. Deniz kaplumbağalarına da beslenme ortamı sağlayan ve birçok deniz canlısının ürediği ve beslendiği deniz çayırları endemik bir türdür. Nesli tehlike altındaki Akdeniz’in çiçekli deniz bitkisi posidonia oceanica denilen deniz çayırları açısından Kuşadası zengin alanlara sahiptir. Oksijen üretmeleri nedeniyle, denizlerin ormanı olarak bilinen deniz çayırları kıyıları erozyona karşı korur. Halk arasında deniz eriştesi olarak da bilinenpPosidonia oceanicalar, Kuşadası’ndan başlayarak Milli Parka kadar uzanan tüm kıyılarda görülebilmektedir. Kuşadası Güvercinada-Yılancıburnu arasındaki koy deniz çayırları açısından çok zengin olup, carettalar ve yeşil deniz kaplumbağaları suyun altında beslenirken, vatandaşlar da suyun üstünde yüzmektedir” şeklinde konuştu. “Deniz çayırları yosun gibi kirliliğin değil, temiz denizlerin göstergesidir” Endemik tür olan deniz çayırlarının çevresel atıklardan korunması gerektiğine dikkat çeken Sürücü; “Özellikle kış aylarında koya gelen onlarca trol teknesinin suya bıraktığı çapalar ve taramalarla mekanik hasarlar oluşturmakta, denize atılan lastik gibi atıklar nedeniyle de deniz çayırlarının üzerine baskı yaparak, foto sentez yapmalarını engelleyerek deniz çayırlarına zarar vermektedir. Başta deniz kaplumbağaları olmak üzere birçok deniz canlısını buraya çeken, beslenmelerini ve üremelerini sağlayan deniz çayırlarının yoğun olduğu bu koy özel koruma bölgesi ilan edilmelidir. Kuşadası’nın hassas kıyılarında deniz çayırlarının korunması için mutlaka yüzer şamandıra modeli ya da tonos uygulaması yapılmalıdır. Deniz çayırları yanlış bilinen yosunlardan oluşan bir kirlilik değil, sağlıklı ve temiz denizlerin önemli göstergelerinden biridir. Onları hep birlikte korumamız gerekir” şeklinde konuştu.