DÜNYA - 22 Ocak 2026 Perşembe 23:29 | Son Güncelleme : 22 Ocak 2026 Perşembe 23:31

Danimarka Başbakanı Frederiksen: "(Grönland) Kırmızı çizgilerimiz tartışmaya açık değil"

A
A
A
Danimarka Başbakanı Frederiksen: "(Grönland) Kırmızı çizgilerimiz tartışmaya açık değil"

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Belçika'nın başkenti Brüksel'de Grönland konulu gayriresmi Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi öncesinde yaptığı konuşmada, ABD ile Grönland konusunda müzakere seçeneğini ihtimal dışı bırakarak, "Kırmızı çizgilerimiz tartışmaya açık değil" dedi.

Avrupalı liderler Belçika'nın başkenti Brüksel'de Grönland ve AB'nin transatlantik ilişkilerine ilişkin gerçekleştirilen gayriresmi AB Liderler Zirvesi için bir araya geldi. Liderler, görüşme öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen gerçekleştirdiği kapı önü açıklamasında, sözlerine Grönland'a ilişkin kriz sırasında Danimarka'ya destek veren Avrupa ülkelerine teşekkür ederek başladı. Frederiksen, "Grönland dahil Danimarka olarak Avrupa'nın dört bir yanından aldığımız destek için ne kadar minnettar olduğumuzu ifade etmek istiyorum" dedi.

Frederiksen, ABD ile Grönland konusunda yapılacak herhangi bir anlaşmanın da Danimarka'nın egemenliğini ihlal edemeyeceğini söyledi. NATO'dan Arktik bölgesinde daha fazla mevcudiyet talep ettiklerini de ifade eden Frederiksen, "NATO'nun Grönland dahil olmak üzere Arktik bölgesinde daha fazla varlık göstermesine ihtiyacımız var" dedi.
Frederiksen, "Danimarka ile ABD arasındaki ikili ilişkilerimizi, ABD ile daha geleneksel, siyasi ve diplomatik bir şekilde ele alabileceğiz" ifadelerini kullandı.

Danimarka'nın Grönland üzerindeki egemenliğinin "kırmızı çizgileri" olduğuna vurgu yapan Frederiksen, "Kırmızı çizgilerimizi var ve bunların herkes tarafından bilindiğini düşünüyorum. Biz egemen bir devletiz. Bu konuda müzakere edemeyiz ama ABD ile konuşabileceğimiz şey, Arktik bölgesinde güvenliği nasıl güçlendireceğimiz olabilir" dedi.
Danimarka'nın sadece askeri üsler için dahi olsa Grönland'da ABD'ye toprak vermesinin söz konusu olup olmadığı yönündeki bir soruya Frederiksen, "En başından söyledik, egemen bir devlet statümüz üzerinde tartışılamaz. Bu değiştirilemez. ABD ile güvenlik konusunda her zaman olduğu gibi birlikte çalışmaya hazırız" cevabını verdi.

Frederiksen, "Kırmızı çizgilerimiz tartışmaya açık değil. ABD ile uzun yıllardır çok yakın çalışıyoruz. Ancak bunu saygı çerçevesinde, birbirimizi tehdit etmeden yapmak zorundayız. Bu nedenle, demokrasi çerçevesinde ve müttefikler olarak nasıl iş birliği yaptığımız temelinde siyasi bir çözüm bulmayı umuyorum" dedi.

Merz: "Transatlantik ittifaktan öylece vazgeçemeyiz"

Almanya Başbakanı Merz, zirve öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Avrupa'nın transatlantik ittifakından öylece vazgeçemeyeceğini söyledi. ABD ile ilişkilere büyük önem atfettiğini vurgulayan Merz, "NATO'yu korumaya çalışmalıyız" dedi.

Merz, "Transatlantik ittifakından öylece vazgeçemeyiz. Bu ittifakı 75 yılı aşkın bir sürede inşa ettik. Avrupa ile ABD arasındaki ittifak, şimdiye kadar kurulmuş en başarılı siyasi ittifaktır" ifadelerini kullandı.

Macron: "Yeni tehditler olursa elimizdeki araçlarımızı kullanmaya hazırız"

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise Grönland'da ilişkin işgal ve gümrük tarifesi tehditlerinin ardından atmosferin daha kabul edilebilir bir hal almasının memnuniyet verici olduğunu söyledi. Macron, "Yine de son derece tetikte kalmayı sürdürüyoruz. Yeni tehditler olursa elimizdeki araçları kullanmaya hazırız" dedi.
Son bir haftada yaşanan gelişmelerin Avrupa'nın birlik içinde hareket ettiğinde ve elindeki araçları kullandığında saygı gördüğünü ortaya koyduğunu vurgulayan Macron, "Avrupalıların izlemek istediği politika budur. Barış ve istikrardan yanayız" ifadelerini kullandı.
Macron, Brüksel'deki gayriresmi zirvenin Danimarka'ya ve bu ülkenin toprak bütünlüğüne destek vermek ve Avrupa'nın güçlü ve hızlı tepki verdiğinde düzen ve sükuneti sağlayabildiğini yeniden teyit etmeyi amaçladığını söyledi.

Kallas: "Gücümüz birlikten geliyor"

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, transatlantik ilişkilerin büyük darbe aldığını ve AB'nin farklı senaryolara hazır olması gerektiği vurgusu yaptı. Kallas, "Son açıklamalarla herkesin bir nebze rahatladığını düşünüyorum. Ancak bir yıllık dönem boyunca, yüksek düzeyde öngörülemez durumlara hazır olmamız gerektiğini gördük. Bu nedenle farklı senaryolara yönelik planlarımızı konuşmamız gerekiyor. Çünkü biliyorsunuz, bir gün bir şekilde her şey yeniden değişebilir" dedi.

ABD ve Avrupa arasındaki anlaşmazlıkların rakiplerin işine yaradığını ifade eden Kallas, "Transatlantik ilişkiler, geçtiğimiz hafta kesinlikle büyük bir darbe aldı. Ancak bu bir yıl içinde ilişkilerin artık eskisi gibi olmadığını da öğrendik. Avrupa olarak 80 yıllık ilişkileri çöpe atma niyetimiz yok. Bunun için çalışmaya hazırız" ifadelerini kullandı.

Kallas, ABD Başkanı Trump'a Avrupa'nın satılık olmadığını anlaması için hangi sinyalin verilmesi gerektiğine ilişkin soruya, "Verilmesi gereken sinyal güçtür. Gücümüz ise birlikten geliyor" cevabını verdi.

"Barış Kurulu, amaçlandığı gibi Gazze ile sınırlı tutulursa o zaman birlikte çalışabiliriz"

Kallas, Barış Kurulu ile işbirliği yapılıp yapılmayacağı yönündeki bir soru üzerine, "Barış Kurulu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararında öngörülmüştü. Ancak bu 2027'ye kadar sınırlı bir süre içindi. Filistinlilerin yönetimi devralmasına ilişkin net bir yol haritası da vardı. Bu nedenle Orta Doğu'da barış için çalışmak istiyoruz. Barış Kurulu'nun ise öngörüldüğü şekilde BM Güvenlik Konseyi kararları sınırları içinde kalmasını istiyoruz. Yani amaçlandığı gibi Gazze ile sınırlı tutulursa o zaman birlikte çalışabiliriz" dedi.

Miçotakis: "Makul bir taviz için alan mevcut"

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ise Grönland konusunda makul bir taviz için alan bulunduğunu söyledi. Zirve öncesindeki açıklamasında ABD Başkanı Trump'ın dün Davos'ta yaptığı açıklamaları memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Miçotakis, "Danimarka ve Grönland'ın egemenliğine saygı gösterecek makul bir taviz arayışında bulunmak için alan bulunuyor" dedi.
Miçotakis, "Zorlukların farkındayım ancak birlik içinde kalır ve kararlı ve yapıcı olursak bir çözüm bulunabileceğine inanıyorum" dedi.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Giresun’da yayla göçü başladı Karadeniz’de havaların ısınmasıyla birlikte asırlardır sürdürülen yaylacılık geleneği yeniden canlandı. Giresun’un Eynesil ilçesinde küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan çobanlar, yaz boyunca konaklayacakları yaylalara ulaşmak için zorlu yolculuklarına başladı. Eynesil’in Derebaşı Mahallesi’nden sürüleriyle yola çıkan çobanlar, yaklaşık 7 gün sürecek yürüyüşün ardından Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Taşdibi Yaylası’na ulaşacak. Yüzlerce yıllık yaylacılık kültürünün bir parçası olan bu göç yolculuğu boyunca sürüler, Karadeniz’in yüksek rakımlı yaylalarından geçerek hedeflerine varacak. Dedelerinden miras kalan mesleği sürdürdüklerini belirten çoban İbrahim Topal, yolculuğun hem zahmetli hem de büyük emek gerektirdiğini söyledi. Yaklaşık 100’ün üzerinde koyunla yola çıktıklarını ifade eden Topal, "Yolculuğumuz 7 gün sürecek. Sisdağı, Alaca, Uluköy, Kürtün, Güvende Yaylası ve Alistra Yaylası güzergâhını takip ederek Taşdibi Yaylası’na ulaşacağız. İlk konaklamamızı Trabzon’un Şalpazarı ilçesine bağlı Şahmelik mevkiinde yapacağız. Bu meslek dedelerimizden, babalarımızdan bize miras kaldı. Zor bir iş ama severek yapıyoruz. Hayvancılığı sevmeyen bu mesleği sürdüremez" dedi. Karadeniz’de etkili olan soğuk hava nedeniyle bu yıl yaylaya çıkışların geciktiğini belirten Topal, yaklaşık 6 ay boyunca yaylada kalacaklarını, sezon sonunda ise aynı güzergâhı kullanarak dönüş yolculuğuna başlayacaklarını söyledi. Yayla yolculuğu öncesinde annesi ve babasından helallik alan İbrahim Topal’ın "Gidip dönmemek, gelip görememek var. Hakkınızı helal edin" sözleri duygusal anlar yaşattı. Oğluna sarılarak helallik veren anne, uzun ve meşakkatli yolculuk öncesinde ona eşlik ederek destek oldu.
İzmir İzmir’de tütün kullanımının sağlığa zararlarına dikkat çekildi İzmir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü etkinlikleri kapsamında Bornova Meydanı’nda farkındalık standı açıldı. Tütün kullanımının sağlığa zararlarına dikkat çekmek ve sağlıklı yaşam bilincini artırmak amacıyla düzenlenen etkinliğe Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner, İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, sağlık yöneticileri, ilçe mülki idare amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sağlık çalışanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul etkinlikte yaptığı açıklamada, tütün ve tütün ürünlerinin zararlarına karşı toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine vurgu yaparak özellikle son dönemde yaygınlaşan elektronik tütün ürünlerinin kullanımına dikkat çekti. Doç. Dr. Kul, sağlıklı yaşamın teşvik edilmesinin koruyucu sağlık hizmetlerinin temel bir parçası olduğunu belirterek, toplumun özellikle gençlerin zararlı alışkanlıklardan uzak tutulması ve tütün kullanan bireylerin bırakmalarına destek olunması amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Etkinlik kapsamında, sigarayı bırakan vatandaşlara, bıraktıkları tarihten itibaren elde ettikleri ekonomik kazancı temsilen sembolik çekler takdim edildi. Ayrıca ’Sigarayı Bırakmayı Deniyorum’ temalı farkındalık duvarında vatandaşlar duygu ve düşüncelerini paylaşırken, karbonmonoksit ölçümleri gerçekleştirildi ve ihtiyaç duyan bireyler sigara bırakma polikliniklerine yönlendirildi. Program kapsamında Yeşilay ve Gençlik Merkezi tarafından da bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri gerçekleştirildi.
Isparta Eşini kaybetti, evini de kaybetmek üzereyken Isparta Belediyesi devreye girdi Isparta Belediyesi, Sav Kasabası’nda yaşayan 73 yaşındaki Dudu Gül ve oğlu Celalettin Gül’ün barınma sorununa yönelik destek sağladı. Kullanılamaz durumda olduğu belirtilen evde yaşamlarını sürdüren aile için yeni bir evin yapımına başlandı. Yeni evlerine kavuşacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Dudu Gül, eşini kısa süre önce kaybettiğini belirterek, "Zor şartlarda yaşamımızı sürdürüyoruz. Yeni evimiz tamamlanmak üzere. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. Sav Kasabası’nda yaşayan Dudu Gül, eşini kısa süre önce kaybetmesinin ardından oğlu Celalettin Gül ile birlikte yaşamını sürdürmeye devam etti. Ailenin yaşadığı evin kullanılamaz durumda olması ve ekonomik imkânlarının yetersiz olması nedeniyle vatandaşlar yetkililerden yardım talebinde bulundu. Talebin ardından Dudu Gül ve ailesi için yeni bir ev yapılması yönünde çalışma başlatıldı. Sav Belediyesi tarafından gösterilen alanda inşa edilen evin yapım sürecinde briket, kiremit, beton, tahta ve odun desteği sağlandı. Belediye ekipleri ve vatandaşların katkılarıyla yapımı tamamlanan evin kısa süre içerisinde Dudu Gül ve ailesine teslim edilmesi planlanıyor. "Zor şartlarda yaşıyoruz. Yeni evimiz tamamlanıyor" Kısa sürede tamamlanacak yeni evlerine kavuşacakları için mutlu olduklarını belirten Dudu Gül, destekleri için Başkan Başdeğirmen’e teşekkür etti. Dudu Gül, "Oturduğumuz ev çok eski. Yeni bir ev alma gücümüz yok. Eşimi yeni kaybettim. İki oğlum var. Birisi Ankara’da çalışıyor. Biri de benimle kalıyor. Zor şartlarda yaşıyoruz. Yeni evimiz tamamlanıyor. Evimizin yapımında emeği olan başta Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen başta olmak üzere herkese teşekkür ederim" dedi. "Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen olmak üzere herkese teşekkür ediyorum" Köy halkından Mehmet İpekçi de Dudu Gül’ün yaşadığı evin kullanılmaz halde olması nedeniyle durumu Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e söylediklerini belirterek, Başkan Başdeğirmen’in konuya duyarsız kalmayarak destek verdiğini söyledi. İpekçi, "Dudu ablamızın oturduğu ev kullanılamaz hale geldi. Bizde bunu gördük. Dudu Gül ablamıza yeni ev yapmak için 2 kişi kafaya koyduk. Durumu Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e söyledik. Başkanımızda sağ olsun bize hemen briket, kiremit, beton, odun ve tahta desteğini verdi. Sav Belediyemizde evi yapacağımız yeri gösterdi. Yani ev yapımı için bize ihtiyaç olan ne varsa hepsini verdiler. Elinden gelen yardım etti ve biz evi tamamlama aşamasına geldik. Desteklerinden dolayı başta Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen olmak üzere herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.