ASAYİŞ - 20 Temmuz 2014 Pazar 14:14

Derya Can’dan 3. dünya rekoru

A
A
A
Derya Can’dan 3. dünya rekoru

Milli Sporcu Derya Can, Antalya’nın Kaş ilçesinde ‘Değişken ağırlıklı paletsiz dalış’ta 90.2 metreye inerek, yine kendisine ait olan 71 metrelik dünya rekorunu kırdı.

KENDİ REKORUNU 19 METRE GELİŞTİRDİ
İzmir Karaburun ve Antalya’nın Kaş ilçelerinde 3 ay süreyle rekor için aralıksız antrenman yapan ODTÜ Spor Kulübü üyesi milli sporcu Derya Can, Arnica Sponsorluğunda Antalya’nın Kaş ilçesi Çukurbağ Yarımadası İnceboğaz açıklarında ‘değişken ağırlıklı paletsiz dalış’ dalında kendisine ait olan 71 metrelik derecesini 90 metreye çıkararak bir dünya rekoruna daha imza attı.

SPONSOR DALGIÇ OLUNCA
Kaş’ın İnceboğaz açıklarındaki rekor dalışı, Dünya Sualtı Federasyonu hakemlerinden Rus İgor Orel, Hırvat Neven Lukas ve Sualtı Sporları Federasyonu Serbest Dalış Teknik Kurul Başkanı Levent Ucuzal gözetiminde yapıldı. Derya Can’a ise sponsoru Arnica Küçük Ev Aletleri’nin Yönetim Kurulu Başkanı su altı sporcusu dalgıç Serhan Akın’ın yanı sıra bağlı olduğu ODTU SAS Kulübü’nden 25 kişilik ekip ve basın yayın organlarından medya mensubu eşlik etti.

REKOR 2 BUÇUK DAKİKADA GELDİ
Derya Can, rekor denemesinin yapılacağı koyda sabah erken saatte, dalış öncesi ısınma ve esneme hareketleriyle dalışa hazırlık yaptı. Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın ilk yardım ekiplerinin hazır olduğu dalış, saat 09:15’te gözetmenler eşliğinde başladı. 1.09 dakikada 90.2 metreye derinliğe dalan milli sporcu Can 1.10 dakikada su yüzüne çıkarak toplam 2.29 dakikada üçüncü rekorunu kırmış oldu. Zaferini denizde ODTÜ-SAS Klübünün sporcuları ve yine kendisi gibi dalgıç olan eşi ile birlikte Türk bayrağı açarak kutlayan Derya Can, dalış sonrası duygularını, “Sporcunun en üst seviyesi bu. Sporcunun çalışmasının karşılığını alması çok güzel bir duygu. Spor hayatımın üçüncü dünya rekoru bu. Daha önceki rekorum 71 metre idi. Şimdi 90 metreye yükselttim. Çok mutluyum. Ülkemize hayırlı uğurlu olsun” şeklinde ifade etti. Eşi Tanju Göçen ise eşini kutladıktan sonra denizin içinde, “Ben ondan çok heyecanlıydım. Onu yukarıda beklerken panik içinde olmama rağmen belli etmemeye çalıştım. Destek veren herkese teşekkür ederim” diyerek duygularını dile getirdi.

SOMA ŞEHİTLERİNİ VE FİLİSTİNLİ ÇOCUKLARI UNUTMADIM
Rekorun ardından basın mensuplarının karşısına çıkan Derya Can, çok mutlu olduğunu ve çok çalıştığını yineleyerek geçen sene 71 metreye olan rekorunu bu sene 19 metre geliştirip 90 metreye daldığını ifade etti. “Aslında rekorlar birer ikişer kırılır” diyen Can, “Ama bu kez kendi rekorumu 19 metre fark ile kırdım. Bunun nedeni derinliğe adapte oluşumdu. Geçen sene hiç derinlik antrenmanı daha önceki yıllarda yapmadığımdan dolayı daha zor adapte olmuştum. Bu sene bir aylık çalışma ile kendi rekorumu 19 metre geliştirdim” diye konuştu. Can sözlerini şöyle tamamladı:
“Performans açısından en üst seviyedeyim. Çok mutluyum, rekoru kırdığım için. Bir sporcunun herhalde en üst seviyesi bu. Kaş dünyanın en güzide yerlerinden bir tanesi. Denizinin temizliği açısından, su altı canlılığı açısından, dalış sporu açısından çok iyi bir yer. Çünkü akıntı yok. Görüş çok iyi. Bu anlamda biz bütün dalıcılar Kaş’ı tercih ediyoruz. Rekorumu su altına gönül vermiş, kulübüm olan ODTÜ SAS’ın kurucularından Gökhan Türe’ye ithaf ediyorum. Ayrıca Soma şehitlerini ve Filistin’de ölen çocukları da unutmadığımı belirtmek istiyorum." 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.