GÜNDEM - 24 Ağustos 2020 Pazartesi 10:37

Diyarbakır’da korona virüs hastalığı kelle paçaya olan ilgiyi arttırdı

A
A
A
Diyarbakır’da korona virüs hastalığı kelle paçaya olan ilgiyi arttırdı

Çin'de hızla yayılan ve pek çok insanın ölümüne neden olan korana virüsünün panzehri olarak görülen paça çorbası, Diyarbakır’da soğuk kış mevsiminde olduğu gibi yaz mevsiminde de en çok tüketilen çorbaları arasında yer alıyor. Diyarbakır’da 30 yıldır paça çorbası ile ünlü Esad Usta olarak bilinen Cemal Ekinci, korona virüs ile birlikte Diyarbakır halkının paça çorbasına kış mevsiminde olduğu gibi yaz mevsiminde de rağbet gösterdiğini söyledi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve ülkemizde de görüldüğü günden bu yana 6 binin üzerinde kişinin hayatına mal olan korona virüs salgını Türkiye’de sakatat üretimini arttırdı.

Sakatatın bolca tüketildiği illerden biri olan Diyarbakır’da da kelle paça çorbasına olan ilgi arttı. Uzmanlar tarafından virüsten korunmanın önemli yollarından biri de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ve korunması olarak açıklanırken, içerisinde bulunan protein, vitamin, mineral, kolesterol ve kollajen maddeler kelle paça çorbasını zengin bir besin haline getirirken, bağışıklık sistemini güçlendirmesi de kelle paça çorbasına olan ilgiyi arttırdı. Genellikle sonbahar ve kış aylarında tüketilen kelle paça çorbası yaz mevsiminde de korona virüs salgını sonrası en yoğun olarak tüketilmeye başlandı.

“Yaz mevsiminde talep iki kat arttı”

Diyarbakır’da 30 yıldır paça çorbası ile ünlü Esad Usta olarak bilinen Cemal Ekinci, Diyarbakır halkının korona virüsün panzehrini kelle ve paça çorbasında bulduğunu söyledi. Kelle paça çorbasının korona virüse karşı büyük bir antibiyotik özelliğini taşıdığını iddia eden Ekinci, “Kelle paça çorbası bağışık sisteminin güçlendirilmesi için sıklıkla tüketilen yemeklerimizden biridir. Kovid 19 bilinen diğer adı korona virüse karşı uzmanlar da zaman zaman önerilerde bulunarak sıklıkla tüketilmesini belirtiyorlar. Genelde kış mevsiminde daha çok rağbet gösterilirdi korona virüs hastalığı ile birlikte yaz mevsiminde bu talep iki kat arttı. Bazı müşterilerimiz evlerine bile servis istiyorlar ve bununla birlikte Diyarbakırlılar korona virüsün ilacını paça çorbasında buluyorlar” dedi

“Vücut direncini artırdığı için paça çorbasına yoğun bir talep oluyor”

Diyarbakır'da korona virüs hastalığı kelle paça çorbasının tüketilmesini iki kat arttırdığını ve bunun kendileri için mutluluk verici olduğunu belirten Diyarbakır Lokantacılar Kebapçılar ve Tatlıcılar Odası Başkan Haşim Elkaan, "Diyarbakır’ın kendine has özelliği bulunuyor. Bu özelliklerinden biriside besi havyalarının doğal ortamda yetiştirilmesidir. Bu özelliklerden kaynaklı olarak etlerin lezzetleri de iki kat arttırıyor. Paça çorbası genelde kış mevsiminde talep ediliyor. Ama bu son 7 aylık pandemi sürecinde paça çorbasının kendine has özelliğinden biri olan vücut direncinin artırdığı için paça çorbasına yoğun bir talep oluyor. Zaman zaman bilim adamaları ve doktorlar da, ‘paça yiyin zihinde kalın’ gibi açıklamalarda bulunuyorlar. Hal böyle olunca müşteri potansiyeli de değişiyor. Genellikle aileler çocukları ile birlikte paça çorbası tüketmeyi daha çok tercih ettiğini de gözlemlemekteyiz. Biz Diyarbakır’da paçamızda da iddialıyız ve bunun aksini kimse iddia edemez. Yapılışından sunumuna kadar bu pandemi sürecinde bizlerde yaptığımız hizmeti iki kat artırarak daha hijyenik bir ortamda halkımıza hizmet etmeye başladık” diye konuştu.

Sedat Irmak - Rıdvan Kılıç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.