GÜNDEM - 26 Ocak 2016 Salı 09:10

Doç. Dr. Ayşe Tekdal Fildiş: ’Mültecileri damgalıyorlar’

A
A
A
Doç. Dr. Ayşe Tekdal Fildiş: ’Mültecileri damgalıyorlar’

Galler’in Cardiff kentinde sığınmacılara renkli bileklik takma zorunluluğu getirilmesi ve İngiltere’nin Middlesbrough şehrinde sığınmacıların olduğu evlerin kapılarının kırmızıya boyanmasını değerlendiren Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Tekdal Fildiş bu durumu ‘’Mültecileri resmen damgalıyorlar’’ şeklinde yorumladı.

Galler’in Cardiff, İngiltere’nin Middlesbrough şehrinde mültecilere uygulanan ayrımcı uygulamalar tepki çekmeye devam ediyor. İngiltere’nin Middlesbrough kentinde sığınmacıların bulunduğu evlerin kapılarının kırmızıya boyandığı haberlerinin duyulmasının ardından İngiltere İçişleri Bakanlığı inceleme başlatmıştı. Benzer bir olayın, yaklaşık bir aydır Galler’in başkenti Cardiff’te de yaşandığı ortaya çıktı. Şehirde bulunan mültecilerin renkli bileklikler takmaya mecbur bırakılması ve bu bileklikleri takmayanlara günde 3 öğün verilen yemeklerin verilmeyecek olması tartışmalara neden oldu. Daha önce kadın ve çocuk göçmenlerle ilgili konularda çalışmalar yapan Haliç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Tekdal Fildiş yaşanan olayları değerlendirdi. Özellikle İngiltere’yi pek çok açıdan iyi bildiğini söyleyen Fildiş, mültecilerin resmen damgalandığını ifade etti.

‘’MÜLTECİLERİ TAMAMEN KONTROL ALTINDA TUTMAK İSTİYORLAR’’
İngiltere’deki evleri mültecilere kiralayan şirketin devletten ve Dünya Bankası’nın mülteciler için ayırdığı paradan aldığını belirten Fildiş, ‘’Ama evlere bakıldığında kapılar kırmızı ve insanlar hedef tahtası gibi. Ya da Galler’deki duruma bakıldığında insanlara takılan bu renkli bileklikler yemenizi, içmenizi biz karşılıyoruz, o yüzden her şeyinizi kontrol ediyoruz şeklinde düşünülebilir. Sığınmacılarda tamamen bize bağımlısınız algısı oluşturuluyor ve insanlar resmen damgalanıyor’’ dedi. 

‘’YASALAR MÜLTECİLERİ ORADAN ORAYA SÜRÜKLÜYOR’’
Uygulamalarla ilgili soruşturma açılsa ve iyi niyetli insanlar bu soruşturmaları yürütse bile sonucunda herhangi bir yaptırım olmadığına dikkat çeken Fildiş, ‘’Yasalar mültecileri oradan oraya sürüklüyor. Sığınmacıların kalacak yer bulması için şirketlere ihaleler açılıyor. Şirketler de ez az parayı harcayarak çok sayıda insanı bir bölgede tutmaya çalışıyor’’ diyerek konuşmasını sürdürdü. 

Doç. Dr. Ayşe Tekdal Fildiş: ’Mültecileri damgalıyorlar’

‘’AVRUPA, DIŞARDAN GELENİ SİSTEMİNE BİR TEHDİT OLARAK GÖRÜYOR’’
İnsan haklarının İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batı’da gelişen bir kavram olduğunu söyleyen Doç. Dr. Ayşe Tekdal Fildiş, ‘’Batı, kendi yaşadığı toplumda demokrasi, insan hakları, eşitlik, adalet, hukuk gibi kavramların geçerli olmasına canı gönülden inanıyor. Ancak bu sistemi bozabilecek, dışarıdan gelen farklı bir dine, kültüre, ırka, coğrafyaya sahip insanları, sistemlerini tehdit eden birer unsur gibi düşünüyor. Zaten Avrupa’nın değerlerinin gerçekten insani değerler mi olduğu yoksa sadece kendileri için mi geçerli olduğu Avrupa’nın kendi içinde de tartışma konusu olmuş durumda’’ ifadelerinde bulundu. 

‘’MÜLTECİLERİ BAŞKA ÜLKELERE GİTMEYE ZORLUYORLAR’’
Mültecilerin Avrupa’ya bir şekilde girdiğini ama sıkıntıların bununla bitmediğini dile getiren Fildiş, ‘’Çünkü her ülke onları bir başka ülkeye göndermeye çalışıyor. Zaten mültecileri ülkelerine almak istemedikleri için verdikleri yemekleri azaltarak, yaşamlarını zorlaştırarak onları başka yerlere gitmeye zorluyorlar. Kısacası, kendi sosyal sistemlerinin çökmemesi, kendi insanlarının haklarını sürdürebilmesi için mültecilerin haklarını dikkate almıyorlar’’ dedi.

MERVE DUNDAR

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.