GÜNDEM - 06 Ocak 2016 Çarşamba 17:21

Donarak ölen Aybüke bebeğin ardından aile dramı çıktı

A
A
A
Donarak ölen Aybüke bebeğin ardından aile dramı çıktı

Cami avlusunda anneannesinin kucağında donarak hayatını kaybeden 10 aylık Aybüke bebek olayının ardından acılı bir aile dramı ortaya çıktı. 10 aylıkken hayatını kaybeden Aybüke bebeğin nüfusa kaydettirilmediği, annesinin de yetiştirme yurdunda büyüdüğü öğrenildi.

Aybüke bebeğin annesi Feride A.'nın çocuk esirge kurumunda büyüdüğü ve 17 yaşındayken çalıştığı bir börekçide Alaattin K. ile tanıştığı ve hamile kaldığı öğrenildi. Feride A.'nın bir süre hamile kaldığını Alaattin K.'dan ve annesi Canan A.'da gizlediğini, bebek doğduktan sonra da annesiyle birlikte kaldığı evden kovuldukları tespit edildi. Canan A.'nın 10 aylık Aybüke bebekle bazen akrabalarında, bazen park ve hastanelerin acil servislerinde kalarak yaşamını devam ettirmeye çalıştığı ve bebeğin nüfusa bile kaydettirilmediği öğrenildi. Anne Feride A.'nın da şehirler arası otobüslerde hosteslik yaparak bebeğin ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığı, babası olduğu iddia edilen Alaattin K.'nın ise Aybüke bebeğe sahip çıkmadığı ortaya çıktı.

Olay gecesi kalacak yer bulamayınca bir camiye sığınan anneanne Canan A.'nın, sabah kalktığında torununu hareketsiz ve yüzü mor olarak yattığını görünce cami yakınında bulunan bir özel hastaneden yardım istediği, hastanede ise bebeğin donarak hayatını kaybettiğinin belirlendiği öğrenildi. Polis ekiplerinin başlattığı soruşturma üzerine anne Feride A. ile bebeğin babası olduğu iddia edilen Alaattin K.'yı da gözaltına alındı.

Aybüke bebeğin annesi Feride A.'nın polise verdiği ifadede, "Babamla annem ben çok küçükken ayrı yaşamaya başladılar. Çocukluğum büyük kısmını yetiştirme yurdunda geçirdim. Daha sonra annemin yanına döndüm. Annemle birlikte bir börekçide çalışıyordum. Burada 2013 yılında Alaattin K. ile tanıştım. O zamanlar 17 yaşındaydım. Aramızda önce duygusal bir yakınlaşma başladı. Sonra birlikte olmaya başladık. Beni sürekli eşini boşayacağını ve benimle evleneceğini söyleyerek oyalıyordu. Bebeğimiz olduğunu öğrenince kimseye söylememi ve kendisinden bahsetmemi her defasında tembih ediyordu. Bebek doğunca büyükannem bizi evinden çıkardı. Önce birkaç akrabamızın yanında kaldık. Ancak daha sonra para kazanmak için ben otobüs firmalarında hosteslik başladım. Hiç durmadan çalışıyordum. Onları akrabalarımızın yanında kaldığını sanıyordum. Bir hafta önce Fatih'te bir cami avlusunda bebeğimi son kez gördüm. Orada annemin bebekle birlikte sokaklarda yaşadığını öğrendim. Çok üzüldüm, bebeği yurda verelim diye anneme teklif ettiğimde kabul etmedi. 'Ben bakarım' dedi" ifadeleri yer aldı.

Ayrıca Feride A. "Beni kandırarak, yaşımın küçük olduğunu bilerek ilişkiye girip hamile bıraktı. Sonra hiç ilgilenmedi" diyerek Alaattin K.'dan şikayetçi oldu. Polis memurlarına ifade veren anneanne Canan A. "1993 yılında evlendim. Ancak 2006 yılında eşim bana ve çocuklarıma şiddet uygulamaya başladı. Bunun üzerine çocuklarımı Çocuk Esirge Kurumuna yerleştirdim. Ben eşimden ayrıldıktan sonra onları geri aldım. Bir börekçide çalışıyordum. Kızım Feride de benimle birlikte çalışıyordu. Ancak zaman zaman evden kaçıyordu. Son olarak 2014 yılında yine evden kaçtı. Bir süre sonra geri döndü. Biz benim annemin evinde kalıyorduk. Feride hamile kalmış ancak bizden gizlemiş. Biz hamileliğin son aylarında onun bebek beklediğini öğrendik. 2015 yılının Nisan ayında bebek Üsküdar'da bir hastanede dünyaya geldi. Ancak bebek doğduktan sonra annem bizi kendi evinde istemedi. Bunun üzerine evden ayrıldık. 10 aydır bebeği bazen akrabalarının yanında, bazen park ve bahçelerde yatarak büyütmeye çalışıyordum. Ancak son günlerde havalar soğuyunca zorlanmaya başlamıştım" dedi.

Bebeğin yılbaşı gecesi koltuktan düştüğünü belirten Canan A. "31 Aralık tarihinde bir akrabamın evine gittim. 2 Ocak gününe kadar orada kaldım. Buradayken bebek koltuğun üzerinden düşerek başını çarpmıştı. Ancak bir şey olmadı. Biraz ağladıktan sonra normale döndü. Ben de çok üzerinde durmadım. Sonra oradan ayrılarak yine sokaklarda yaşamaya devam ettik. Olay gecesi kalacak bir yer bulamayınca cami avlusunda yatmaya karar verdik. Sabaha karşı çocuktan bazı hırıltılar duydum. Korkup hemen bebeği kucağıma alarak hastane aramaya başladım. Bu sırada bir kişi bana acıyıp parasını verip bir taksi tuttu ve hastaneye götürdü. Ancak bebeğin hastaneye gelmeden öldüğünü öğrendim" ifadelerini kullandı.

Aybüke bebeğin babası olduğunu iddia edilen Alaaatin K.'nın ise evli ve 4 çocuk babası ortaya çıktı. Alaattin K.'nın verdiği ifade de "Feride'yle şoför olarak çalıştığım börekçide tanışmıştık. Aramızda duygusal bir yakınlaşma yaşandı. Daha sonra cinsel birliktelik yaşadık. Feride bana hamile kaldığı ile bir durumu anlatmadı. Bazen bu konuyla ilgili şakalar yapıyordu. Benim onunla ilişkim oldu. Ancak bebeğin benden olduğunu dair şüphelerim var. Benden sonra başka biriyle de ilişki yaşamış olabilir" dediği öğrenildi. 

TUGAY SADAY 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Işıkhan: "Türkiye’nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye’nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğunu belirterek, "Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, çeşitli ziyaretlerde bulunmak ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) Çalışma Hayatı İstişare Toplantısı’na katılmak üzere İzmir’e gitti. İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Işıkhan, dünya üretim olanakları, çalışma koşulları ve endüstriyel anlamda büyük bir değişim ve dönüşüm yaşarken bölgesel ve küresel anlamda da büyük bir insanlık sınavından geçtiğine değinerek, "Bu kritik atmosferin olumsuz etkilerine rağmen Türkiye; işçisiyle, işvereniyle, yatırımcısıyla, üreticisiyle, devlet millet el ele, Türkiye Yüzyılı hedeflerine emin adımlarla yürümektedir. Ayrıca çalışma hayatını tüm unsurlarıyla birlikte, ilmek ilmek örmeye, emek emek büyütmeye devam ediyoruz. Sadece istikrarlı büyüme sürecini değil, aynı zamanda, işgücü piyasalarının uyum kapasitesini artırarak, yeni çalışma modellerinin mevcut potansiyelimizle entegrasyonunu gerçekleştirerek, daha dayanıklı ve pozitif yönde rekabetçi bir ekonomik yapıyı inşa etmenin gayreti içerisindeyiz" ifadelerini kullandı. Işıkhan, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu ve dinamik iş dünyasıyla avantajlı bir durumda olduğuna vurgu yaparak, "Özellikle İzmir gibi, yüksek işgücü potansiyeline, güçlü ihracat kapasitesine ve dinamik çalışma hayatına sahip şehirlerimiz, ülkemizin bu avantajlı konumunu daha da güçlendirmektedir. Bu yönüyle İzmir, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda her daim öncü bir rol üstlenmiştir. Biz; girişimcilerimizin, işverenlerimizin ve ülkemizin potansiyeline güveniyoruz. Elbette bu güven ve kapasite, her birimize ayrı ayrı sorumluluklar da yüklemektedir" diye konuştu. "Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun hale getirildi" Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik çalışmalarının Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Bakan Işıkhan, "Yeni düzenleme ile İSG eğitimleri çalışma hayatının dinamiğine uygun bir şekilde uzaktan, yüz yüze veya iki yöntemle verilebilecek hale gelmiş durumda. Eğitimlerde yangın, acil durum gibi konuların ağırlığı artırılmış, eğitimlerin iş ve işyerinin risk düzeyine göre hazırlanmasına gerekli olan altyapı sağlanmıştır. Çağın gerektirdiği koşullara hakim, olası risklere karşı dayanıklı, değişime ve gelişime açık, herkesin refahtan pay aldığı, yatırım, üretim ve istihdam odaklı bir çalışma hayatını birlikte gerçekleştirmemiz elzemdir. Bilhassa yatırım-üretim-istihdam arasındaki güçlü bağ, işverenlerimizin, sosyal kalkınmamız ve toplumsal refahımızın akıbeti hususundaki etkin rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Sizler, yatırım, üretim ve istihdam konusunda ne kadar cevval olursanız, Türkiye’nin gelecek yüzyıla liderlik etme potansiyeli de o kadar artacaktır" dedi. "Türkiye’nin potansiyelini sosyal diyalog, istişare kültürü ve ortak akılla zirveye taşıyacağız" Işıkhan, iş dünyası dinamizminin, Türkiye’nin büyüme potansiyelinin en güçlü teminatı olduğuna dikkati çekerek, "Bu dinamizmi sosyal diyalogla, istişare kültürüyle ve ortak akılla, inşallah bunu zirveye taşıyacağız. Çünkü inanıyoruz ki; birlikte konuştuğumuz, birlikte karar verdiğimiz ve birlikte uyguladığımız politikalar daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir olacaktır. Bu husustaki en önemli referansımız, hiç kuşkusuz, bugüne kadar başarmış olduğumuz ortak işlerdir" şeklinde konuştu. Nitelikli işgücü ve istihdam olanakları gelişmiş, yatırım ortamı refahı sağlanmış, yeni çalışma modellerine hakim ve tüm paydaşların haklarının korunduğu, standartları yüksek, ideal bir çalışma hayatını inşa etmek için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini kaydeden Bakan Işıkhan, "İzmir’den yükselen bu güçlü iş birliği ve istişare kültürünün, ülkemizin tamamına yayılacağına da yürekten inanıyorum. İnanıyorum ki, bugün burada yapacağımız değerlendirmeler, yalnızca bugünü değil, geleceğin çalışma hayatını da şekillendirecek önemli çıktılar üretecektir. Sizlerden beklentimiz; yatırım, üretim, istihdam hedefimize daha fazla katkı sunmanız ve Türkiye’nin gücüne güvenmenizdir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; Bakanlık olarak bizler de hem çalışanlarımızın hem de işverenlerimizin, sorunlarının, ihtiyaç ve taleplerinin en yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İzmir Ferdi Zeyrek’in adı gençlik merkezinde yaşayacak Konak Belediyesi Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın katıldığı törenle açıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçen yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in adını taşıyan ve Konak Belediyesi tarafından hayata geçirilen gençlik merkezinin açılışına katıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ilçe belediye başkanları, eski dönem belediye başkanları, Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek’in de yer aldığı açılış töreninde, gençlik merkezi de gezildi. Törende Ferdi Zeyrek anısına hazırlanan video ekrana yansıtılırken, duygusal anlar yaşandı. "İzmir Büyükşehir Belediyesi inisiyatif aldı" Açılış töreninde konuşan Özel, Ferdi Zeyrek’in adının gençlerle buluşmasının çok kıymetli olduğunu ve merkezin yeni nesil, enerjik bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Özel, "İzmir’deki her başarı gururumuza gurur katarken, en küçük aksaklık bile hepimizi derinden etkiliyor. Bu nedenle sosyal konut projeleri, kiralık konut modelleri ve kooperatif süreçlerinde atılan olumlu adımlar; geçmişte mağduriyet yaşayanlara anahtarların teslim edilmesi ve uzlaşıların sağlanması büyük önem taşıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin inisiyatif alarak sorunları çözmesiyle yüzlerin gülmesi, memnuniyet ve umudun yerini alması; iki gün boyunca bu pozitif tabloyu görmek hepimize iyi geldi. Öncelikle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız ve belediye bürokrasisine, ilçe belediye başkanlarımıza teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Şimdi yüzler gülüyor" Özgür Özel, konut sorununa kooperatif modeliyle çözüm aramanın ve bu kapsamda kentsel dönüşüm projeleri yürütmenin suç olmadığını vurgulayarak, "Kooperatifçilik suç değildir. Bizim modelimizde kamunun cebinden beş kuruş çıkmadan, müteahhite kaynak aktarılmadan, en uygun maliyetle konut üretmek amaçlanmıştır. Ancak sonrasında inşaat maliyetlerinde on kata varan ciddi artışlar ve bunu sürdürmek için alınan bazı tedbirler, bazı adımlar vardır" dedi. Özel, o günlerde parti ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmirliler arasındaki sıkı ve kopmaz bağı zedeleyecek bir şey olmadan konunun çözülmesi için talimat verdiğini aktararak, "Şimdi protesto edenlerin yüzlerinin güldüğü, artık bu rahatsızlıkların umuda, mutluluğa ve teşekküre dönüştüğü bir süreçteyiz. Bu işin işleyişi ile ilgili bilgileri takip ediyorum. Gözüm ve kulağım İzmir’de. Son konutun anahtarı teslim edilene kadar Genel Başkan bu işin üzerindedir" açıklamasında bulundu. "İki duyguyu bir arada yaşıyoruz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da, "Bugün, Ferdi Başkan ve Gülşah Başkan adına yapılan diğer açılışlarda olduğu gibi iki duyguyu bir arada yaşıyoruz. Bir tarafımız bahar, bir tarafımız yaprak döküyor. Değer verdiğimiz insanları erken ve talihsiz şekilde kaybetmiş olmanın hüznünü en derinlerimizde hissediyoruz. Hem Büyükşehir hem de ilçe belediyeleri olarak halkımızın her kesiminin ve her yaştaki insanının ihtiyaçlarını doğru tepit ederek hizmetleri ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunların arasında gençlere dönük hizmetleri daha özel bir yere koyuyoruz. Gençleri mutlu olmayan, umutlu olmayan bir toplum iyi olamaz" dedi. "Gençler için özenle çalışmaya devam edeceğiz" Başkan Tugay, İzmir’de gençlerle yapılan saha çalışmalarında, kentin gençlerin kendini geliştirmesi için daha fazla imkan sunması gerektiğine dair güçlü bir talep aldıklarını belirtti. Bu doğrultuda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Tugay, kent genelinde belediyelerin gençlere özel projelere ağırlık verdiğini; kütüphane açılışları, yeni kütüphane temelleri ve dijital beceri merkezleriyle bu sürecin desteklendiğini söyledi. Özellikle yapay zeka alanında eğitim verecek dijital merkezin aktif şekilde kullanılacağını vurgulayan Tugay, gençlere yönelik bu yaklaşımı Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal demokrat ve insan odaklı çizgisiyle sürdürmeye devam edeceklerini belirtti. Başkan Tugay, "İzmir’i gençler için her geçen gün cazip ve çekici bir kent haline getireceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. "Sözcüklere sığdırmak imkansız" Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ise, "Bugün, bu kürsüde konuşmak benim için hiç kolay değil. İçimde gurur var; enerjisini gençlerine borçlu olduğumuz bu kentin kalbinde yeni bir hikayeyi Konak’a kazandırıyoruz. İçimde mutluluk var; çünkü burası gençlerin nefes alacağı, üreteceği, sosyalleşmek için bir araya geleceği bir yer olacak. İçimde hüzün var, çünkü bu merkeze adını veren kardeşim Ferdi Zeyrek bugün aramızda değil. Yüreğimizde derin bir sızı bırakarak hayata veda eden Ferdi Başkanı sözcüklere sığdırmak imkansız" ifadelerini kullandı. "Gençlere ve Ferdi’nin hatırasına çok iyi gelecek" Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, Ferdi Zeyrek’in adının gençlerle buluşmasının kendisi için büyük bir gurur ve anlam taşıdığını ifade etti. Gençlerin fırsat eşitliğine kavuşmasının Ferdi Zeyrek’in en büyük hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Zeyrek, bu merkezin onun gençlere olan inancının bir yansıması olacağını belirtti. Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nin hem gençlere hem de onun hatırasına iyi geleceğini söyleyen Zeyrek, "Bu merkezde umut hiç bitmeyecek, gençler oldukça büyümeye devam edecek" dedi. Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi Eğitim kurumları, spor tesisleri gibi öğrenci sirkülasyonunun yoğun olduğu Çınarlı Mahallesi 1592 Sokak üzerinde bulunan Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi, alanında öncü tesislerden biri olacak yeni nesil bir gençlik merkezi olarak kurgulandı. Merkezin tasarımında, gençlerin değişen gündelik hayat ihtiyaçları göz önünde bulundurulurken, teknoloji kullanımı öne çıktıGençlerin dijital dünyayla bağını güçlendirecek ve ücretsiz hizmet verecek olan iki katlı Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nde VR Alanı, Oyun Odası, Simülasyon İstasyonu Atölye Alanı, E-Spor Alanı, Influencer Odası, Yayın Odaları, Ses Kayıt Odası, Prodüksiyon Odası, Podcast Odası, toplantı odaları, sosyal alan ve kafeterya yer alıyor.
Mardin Mardin’de TÜGVA tarafından düzenlenen "İhtisas Akademi Lansman Programı" gerçekleştirildi Mardin’de Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen "İhtisas Akademi Lansman Programı" gerçekleştirildi. Artuklu Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Mardin’de gerçekleştirilen TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Vali Akkoyun, Mardin’in tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu belirterek, şehrin köklü eğitim geleneğine vurgu yaptı. Zinciriye, Kasımiye ve Hatuniye medreselerinin ilim yolculuğundaki önemine değinen Akkoyun, bu mirasın en güçlü taşıyıcılarının gençler olduğunu ifade etti. TÜGVA’nın gençlere yönelik çalışmalarını "gönüllere dokunan bir irfan hareketi" olarak nitelendiren Akkoyun, vakfın sadece projelerle değil, gençlerin karakter gelişimine katkı sağlayan faaliyetleriyle de öne çıktığını söyledi. Gençlerin ilmi, ahlaki ve sosyal yönden gelişimini esas alan bu tür programların medeniyet tasavvurunun temelini oluşturduğunu dile getirdi. "İlk emri ‘oku’ olan bir medeniyetin mensuplarıyız" diyen Akkoyun, okuma kültürünün önemine dikkat çekerek, düşünme ve üretme becerilerinin gençlere kazandırılması gerektiğini belirtti. Akkoyun, gençlerin geçmişi bilen, geleceğe yön veren bireyler olarak yetişmesinin önemine işaret etti. Konuşmasında bilim insanlarına da değinen Akkoyun, El-Cezeri ve Aziz Sancar gibi isimlerin izinden gidecek yeni nesillerin yetişeceğine inandığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Akkoyun, Türkiye’nin küresel gelişmelere karşı adalet ve vicdan eksenli bir duruş sergilediğini belirtti. Mazlumların yanında olmanın ve haksızlıklara karşı durmanın önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Gençlere yönelik yatırımların süreceğini ifade eden Akkoyun, Mardin’de çocukların ve gençlerin refahı için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini kaydetti. Programın sonunda Akkoyun, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İhtisas Akademi Programı"nın gençler için hayırlı olmasını temenni etti. TÜGVA İhtisas Akademi Lansman Programı’nda konuşan Mardin TÜGVA İl Başkanı Emin Kurtay ise, gençliğin sadece geleceğin değil, bugünün de en büyük gücü olduğunu vurguladı. Konuşmasında Mardin’in tarihi ve kültürel zenginliğine dikkat çeken Kurtay, "Mardin, tarihin taşlarla nakşedildiği, inançların ve kültürlerin aynı gökyüzü altında kardeşçe yaşadığı kadim bir şehir. Bu şehirde genç olmak sadece bir yaş aralığı değil; bir mirası taşımak, bir medeniyeti omuzlamak demektir" ifadelerini kullandı. Türkiye Gençlik Vakfı olarak gençliğe bakış açılarını da paylaşan Kurtay, gençlerin yalnızca geleceğin teminatı olarak görülmediğini belirterek, "Gençlik bugünün en büyük gücü, en sahici hakikati ve en büyük umududur" dedi. İhtisas Akademi Programı’nın önemine değinen Kurtay, programın sadece bir eğitim faaliyeti olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "İhtisas Akademi’yi bir akademi programı olmasının ötesinde bir ufuk, bir istikamet ve bir inşa süreci olarak görüyoruz. Bu programla hedefimiz; gençlerimizin entelektüel birikimini güçlendirmek, düşünce dünyasını ve hayallerini derinleştirmek, sadece bilgiyle donanmış değil aynı zamanda hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamaktır." Kurtay, bilginin doğru bir yön ve anlamla buluşmadığında savrulabileceğine dikkat çekerek, gençlerin hem bilgi hem de değerlerle donatılmasının önemine işaret etti. Programa katılan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, gazeteci Türker Akıncı’nın sorularını yanıtladı. Gençlere yönelik yürütülen projeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Beşinci, TÜGVA’nın yaklaşık 13 ana proje ile gençlere ulaştığını belirterek, bu projeler arasında en kıymetlisinin İhtisas Akademi olduğunu ifade etti. Programın mottosunu da paylaşan Beşinci, "Her yerde olan hiçbir yerdedir. Bir yerde olan her yerdedir." sözleriyle ihtisaslaşmanın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın programın içeriğini, üslubunu ve hedefini yansıttığını belirten Beşinci, gençlerin belirli alanlarda uzmanlaşmasının gerekliliğini vurguladı. Gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sunmayı amaçladıklarını dile getiren Beşinci, İhtisas Akademi kapsamında eğitimler, alanında uzman isimler ve tecrübeli gazetecilerle gençlerin bir araya getirileceğini söyledi. Bu buluşmalar sayesinde bilgi ve tecrübe paylaşımının sağlanacağını ifade etti.