ASAYİŞ - 12 Ocak 2011 Çarşamba 18:43

Dr. Yusuf Erçin Sönmez serbest bırakıldı

A
A
A
Dr. Yusuf Erçin Sönmez serbest bırakıldı

Kosova'da yasadışı organ nakli yaptığı iddiasıyla Interpol tarafından aranırken İstanbul'da yakalanıp adliyeye sevk edilen "Doktor Frankenstein" lakaplı Dr.Yusuf Erçin Sönmez, serbest bırakıldı.

 

 

BAYRAM ŞAHİN / İSTANBUL

 

1997'den bu yana yasadışı bir şekilde yoksulların böbreklerini satın alıp zenginlere büyük paralar karşılığı naklettiği öne sürülen ve Interpol tarafından aranan Dr. Sönmez, dün İstanbul'da yakalanarak gözaltına alınmıştı. Sabah saatlerinde Sultanahmet'teki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen Sönmez, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Serbest kaldıktan sonra Maltepe'deki lüks villasına gelen Sönmez, gazetecilere açıklama yaptı. Dr. Yusuf Erçin Sönmez, "Hukuki süreç tecelli etti, serbest kaldım. O kadar başka bir şey değil. Kosova'daki iddianame benim hakkımda değil, bir süreç hakkında. Zaten iddianame kabul edilmedi. Ben o iddianameye müdahil değilim. Uzman tanık pozisyonundayım. Hakkımda bir suç isnat edilmiş değil. İfade vermediğim için kırmızı bültenle aranıyordum. Kırmızı bültenle aranıyorsanız ifade vermeye gitmenizin de bir anlamı yok. Zaten ülke dışına çıkamazsınız. O yüzden pratik bir değeri de yok oraya gidip ifade vermenizin" dedi.

Sönmez, bir basın mensubunun, "Yasadışı organ nakli yapmakla suçlanıyorsunuz. Neler söyleyeceksiniz" sorusu üzerine de kendisine ait resmi internet sitesinde tüm bu soruların yanıtlarının yer aldığını söyledi. "Bir haksızlığa mı uğruyorsunuz" sorusuna ise Sönmez, "Önyargı olması için bilgide olması gerekir. Bilgi olmaz ise önyargıda olmaz, Bana soru soran sormaya niyetlenen kişilerin benimle ilgili ve süreçle ilgili bilgileri yok. O kadar ki bazen bu benim mesleğimle bile ilintili olabiliyor. Örneğin
benim çok başarılı bir cerrah olduğum söyleniyor, nerden biliyorsunuz? Çok kötü bir insan olduğumu söylüyorsunuz, nerden biliyorsunuz? 'Frankenstein' deniyor, çok yanlış, çok hatalı. Bunu söyleyenler Dr. Frankenstein'ı tanımıyorlar. Bu yakıştırma beni karalamak için söyleniyor. Fakat Dr. Frankenstein zamanın bir bilim adamı. Yani eğer bunu bana yakıştırıyorlarsa ben kendimi hiç böyle bilmiyorum. Böyle bir bilgiye sahip değilim. Evim ve ofisim de basılmadı. Problem şurada benim işyerime gidiyorlar, ben orda yoktum, oraya bir davetiye gidiyor. Daha sonra evden alıyorlar. Dolayısıyla yakalama kararından haberdar değilim. Benim gizlendiğim saklandığım yok. Polis beni günlük yazılarımı yazdığım zaman alıp götürüyor" şeklinde karşılık verdi.


Gözaltı sürecinden haberdar olmadığı için uygun bir kıyafet bile giyemediğini anlatan Sönmez, "Böyle özel durumlarda daha iyi bir kıyafet seçer, kravat takardım" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.