EKONOMİ - 18 Ocak 2020 Cumartesi 10:15

Emlak sektörü 2020’den umutlu

A
A
A
Emlak sektörü 2020’den umutlu

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2019 Aralık dönemine ait konut satış rakamlarının ardından açıklamalarda bulunan Realty World Elfi Gayrimenkul Kurucusu Özkan Aydemir, 2020 yılı itibariyle emlak sektöründe ciddi bir toparlanma beklendiklerini ve sektörün yeniden hareketleneceğini söyledi.

2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,9 azalarak 1 milyon 348 bin 729 adet konut satışının yaşandığı gayrimenkul sektöründe Türkiye genelinde konut satışlarının 332 bin 508 adeti ipotekli, 1 milyon 016 bin 221 adeti ise diğer satış türünde gerçekleşti. Böylece toplamda 2019 yılında ipotekli satışların payı yüzde 24,7 oldu.

Emlak sektörü 2020’den umutlu

Türkiye genelinde konut satışları 2019 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,7 oranında artarak 202 bin 074 olduğunu ifade eden Elfi Gayrimenkul Kurucusu Özkan Aydemir, "Konut satışlarında, İstanbul 40 bin 317 konut satışı ve yüzde 20 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul'u, 20 bin 084 konut satışı ve yüzde 9,9 pay ile Ankara, 12 bin 284 konut satışı ve yüzde 6,1 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 29 konut ile Hakkari, 33 konut ile Ardahan ve 103 konut ile Tunceli oldu" şeklinde konuştu.

Emlak sektörü 2020’den umutlu

"Projeden daire alımı azalıyor"

İnşaat sektöründe yaşanan durgunlukla beraber gerek konut yatırımcılarının gerekse de konut alıcılarının çoğunlukla bitmiş daireleri satın almaya yöneldiğini belirten Aydemir, projeden daire alımının son yıllardaki en düşük rakamlara indiği ve bu durumun 2020 yılı itibariyle düzelmesini umut ettiklerinin altını çizdi. Aydemir, “İnşaat sektörünün nakit akış denkleminde projeden satış büyük önem arz etmektedir. Konut geliştiricileri nakit girdileri bu sistemle sağlamakta ve kendi öz sermayelerinin yanı sıra satıştan gelen kaynakla inşaat tamamlama sürelerini kısaltabilmekteydi. Ancak 2019 yılında yaşanan bir takım ekonomik belirsizlikler ve inşaat sektörüne duyulan güvenin bir nebze azalması bu nakit kaynağını olumsuz yönde etkiledi. Bunun en somut örneği olarak Türkiye'de 2019 yılında ilk el konut satışı 511 bin 682 adet iken, ikinci el konut satışı ise 837 bin 047 adet olarak gerçekleşti. İlk el konut satış oranı yüzde 37,9, ikinci el konut satış oranı yüzde 62,1 oldu. Ortaya çıkan sonuçlarda gösteriyor ki vatandaşlarımız biten daireleri satın almayı tercih ediyor. Ancak bu durumun kalıcı hale gelmesi hem yeni konutların üretimini etkilemekte hem de tamamlanmış konutların fiyatlarında ciddi bir artışa sebep olabilir. Bu yüzden inşaat sektörüne duyulan güvenin geri kazanılması ve proje bazlı dairelere kalıcı faiz indirimiyle beraber bir takım teşviklerin sağlanması gerekmektedir” dedi.
"Yabancılara konut satışında yeni rekorlar yolda"

Emlak sektörü 2020’den umutlu

Yabancılara yapılan konut satışları 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,7 oranında arttığını belirten Aydemir, "Yabancılara yapılan konut satışlarında 2019 yılında ilk sırayı 20 bin 857 konut ile İstanbul, ikinci sırayı 8 bin 951 konut ile Antalya aldı. Antalya'yı 2 bin 539 konut satışı ile Ankara ve 2 bin 213 konut satışı ile Bursa izledi. Döviz kurundaki artış ile beraber yabancılar için daha cazip bir yatırım ülkesi haline geldik. Başta Irak, İran ve Rusya gibi ülkelerden yatırımcıların Türkiye’yi güvenli bölge seçti. Bu kapsamda ciddi bir gayrimenkul yatırımı yaptılar. Yabancılara yapılan konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,2 artarak 5 bin 298 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Aralık 2019'da ilk sırayı 2 bin 650 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 957 konut satışı ile Antalya, 317 konut satışı ile Ankara, 212 konut satışı ile Bursa ve 154 konut satışı ile Yalova izledi" diye konuştu.

Abdullah Çibir
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.