TEKNOLOJİ - 12 Haziran 2013 Çarşamba 11:28

"Enerjide 7 önemli karar"

A
A
A
"Enerjide 7 önemli karar"

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nda alınan yedi kararı açıklayarak, 2023 yılında enerji harcamalarının 106 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Bakan Ergün, “Gerekli çalışmalar yapılırsa, 2023 yılına kadar 140 milyar dolar gibi çok önemli tasarruf rakamlarına ulaşmamız mümkün olacaktır” dedi.

TÜRKER BEKTAŞ
ANKARA


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun (BTYK) 26. Toplantısı’nda alınan kararları açıkladı. 2010 yılında gerçekleştirilen BTYK toplantısında alınan karar doğrultusunda dünkü BTYK toplantısında öncelikli alan olarak ‘enerji’ alanının ele alındığını belirten Bakan Ergün, “Bu konu, hem büyümeyle yakın ilişkisi hem de ekonomik ve stratejik boyutu ile çok önemli bir alandır. Dünyadaki küresel güç oyunlarının çok büyük oranda enerji kaynakları üzerinden dönüyor olması, elbette bir tesadüf değildir” dedi.

2012 yılı sonu itibariyle cari açığın yüzde 71'inin enerji ithalatından kaynaklandığının altını çizen Bakan Ergün, cari açığı azaltma hedefinin, enerjide dışa bağımlılığı azaltacak adımlarla doğrudan bağlantılı hale geldiğini kaydetti. Bakan Ergün, “Bu adımlar da, temelde enerji alanında yapılacak Ar-Ge ve yeniliğe dayanıyor. Türkiye’nin son 10 yılda çok istikrarlı bir büyüme trendine girdiğini ve bu sürecin devam edeceğini biliyoruz. 2023 yılına dair hedeflerimizi, Türkiye’nin yeni ihtiyaçlarını düşündüğümüzde, enerji talebinin de çok hızlı bir şekilde artacağını öngörmek işten bile değildir” diye konuştu.

“2023 YILINDA ENERJİ HARCAMALARI 106 MİLYAR DOLAR OLACAK”
OECD verilerine göre, enerji ihtiyacının gelecek süreçte, Çin, Hindistan ve ABD gibi ülkelerden bile hızlı artacağına işaret ettiğini ifade eden Bakan Ergün, enerji ihtiyacını karşılamak için 2012 yılında 60 milyar dolar harcandığını söyledi. Bu rakamın 2023 yılında 106 milyar dolar seviyesine çıkmasının beklendiğini vurgulayan Bakan Ergün, “Bu paranın çoğunu ülkemizde mevcut olmayan fakat enerji ihtiyacımızın büyük bir kısmını sağlayan kaynakların teminine harcıyoruz. Bugün enerji ihtiyacımızın büyük çoğunluğunu ithal ediyoruz. Bu nedenle, enerji ihtiyaçlarımızı karşılama noktasında alternatif yöntem arayışları ön plana çıkmalıdır” dedi.

2023 yılında elektrik üretimi içerisinde yenilenebilir enerji payının en az yüzde 30 olmasının hedeflendiğini sözlerine ekleyen Bakan Ergün, üniversitelerin, sanayinin, kamu kurumlarının enerji alanına, enerjinin alt dallarındaki Ar-Ge konularına odaklanmalarının Türkiye için çok hayati bir önem taşıdığına dikkat çekti. Bakan Ergün, “Dünkü BTYK toplantımızda artan bu enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik 3 ana öneri gelişti. Bunlar; yerli enerji kaynaklarının kullanımını artırmak, bu kaynaklara yönelik yerli üretim teknolojilerine odaklanmak ve enerji verimliliğini artırmak” diye konuştu.

“ENERJİDE 7 ÖNEMLİ KARAR”
BTYK toplantısında alınan 7 kararı açıklayan Bakan Ergün, yerli enerji kaynaklarını kullanmak ve bu teknolojilere yönelik üretimi geliştirmek adına, TÜBİTAK ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında önemli bir protokol imzalandığını kaydetti. İmzalanan protokol kapsamında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü bünyesinde çok kritik projelerin başlatıldığını belirten Bakan Ergün, dünkü toplantıda bu projelere özel vurgu yapan 7 önemli yeni kararın alındığını açıkladı.
Toplantıda alınan ilk kararın, Yerli Termik Santral Tasarım ve İmalat Kabiliyetinin Geliştirilmesi olduğunu ifade eden Bakan Ergün, Türkiye’de kurulu 24 termik santralin tamamının yabancılar tarafından kurulup geliştirildiğini vurguladı. Bakan Ergün, “Ortalama bir santralin kuruluş maliyetinin 1.7 milyar dolara yakın olduğunu düşünürsek, bu konuda uygulayacağımız Milli Termik Santral projesinin önemi daha iyi anlaşılacaktır. 2023 yılına kadar termik santral yapımında ülkemizde yaklaşık 36 milyar dolarlık bir yatırım potansiyeli öngörüyoruz” dedi.

“YERLİ HİDROELEKTRİK SANTRALİ”
Bakan Ergün, “İkinci olarak, kısa adı MİLHES olan Hidroelektrik Enerjisi Teknolojilerinin Geliştirilmesi yönünde yeni bir karar aldık. Bu projeyle de ağır türbin, jeneratör ve SCADA sistemleri gibi bu santrallerde kullanılan ve dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri, ülkemizde geliştirmeyi hedefliyoruz. 2023’e kadar hidroelektrik enerjisi alanında Türkiye’deki yatırım potansiyelinin 18 milyar dolar olmasını öngörüyoruz” diye konuştu.

“RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİSİNDE YERLİ TEKNOLOJİYE GEÇİŞ”
Yerli teknolojilerin geliştirilmesi konusunda alınan 3. ve 4. kararların ise rüzgar ve güneş enerjileriyle ilgili olduğunu kaydeden Bakan Ergün, Milli Rüzgar Enerjisi Santrali Teknolojilerinin Geliştirilmesi Projesi (MİLRES) ile önce 500 kW’lık, daha sonra 2.5 MegaWattlık milli santraller kurulacağını açıkladı. Bakan Ergün, “2023’e kadar rüzgâr enerjisi alanında Türkiye’deki yatırım potansiyelinin 26 milyar dolar olmasını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

Güneş Enerjisi Teknolojilerinin Geliştirilmesi projesiyle ise son yıllarda öne çıkan güneş enerjisi teknolojileri alanında da milli teknolojileri geliştirmeyi hedeflediklerinin altını çizen Bakan Ergün, MİLGES kapsamında, Şanlıurfa-Ceylanpınar’da tarıma elverişli olmayan arazi üzerinde yaklaşık 10 MW gücünde bir santral kurulacağını ve bu alanda da 2023 yılına kadar 5 milyar dolarlık yatırım öngörüldüğünü vurguladı.

“TERMİK SANTRALLERİN ATIK ISILARI KONUTLARI ISITACAK”
5 yıl içinde termik santralde, hidroelektrik, rüzgar ve güneşte yüzde 80 oranında yerli teknolojiye ulaşmayı hedeflediklerini belirten Bakan Ergün, açıklamasında şunları kaydetti:

“Böylece Türkiye’nin 2023’e kadar enerjiye yapacağı yaklaşık 130 milyar dolarlık yatırımın, yüzde 80’i yerli teknolojiler kullanılarak yapılabilecektir.

Toplantımızda aldığımız 5. Karar, termik santral atık ısılarının değerlendirilmesi projesidir. Bu Proje ile termik santrallerde elektrik enerjisinin yanı sıra ortaya çıkan ısıyı, sıcak su ve ısıtma ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanmak istiyoruz. Bu proje kapsamında Soma’daki termik santral için yaptığımız pilot uygulama ile şu an 22 binin üzerinde konutun sıcak su ve ısıtma ihtiyacını karşılayabiliyoruz. Bu uygulamayı sadece EÜAŞ’a bağlı 14 Termik Santrale yaygınlaştırırsak, 620 bin konutu ısıtmış ve ülke ekonomisine yılda 1,8 milyar TL katkı sağlamış olacağız. Aldığımız 6. Karar, Kömür Gazlaştırma ve Sıvı Yakıt Üretimi Teknolojilerinin Geliştirilmesiyle ilgilidir. Biyokütle ve Kömür Karışımlarından Sıvı Yakıt Üretimi Projesi kapsamında düşük kalorili linyit kömüründen sıvı yakıt üretimi hedefliyoruz.
Bu sayede yerli kömürlerden katma değeri en az 2 kat yüksek ürün elde edilebilecek. Bu teknolojiye sahip bir ticari tesiste, günde 30 bin varil sıvı yakıt üretilebilecek. Bu da böyle bir tesisle, sıvı yakıt ihtiyacımızın yüzde 5’ini yerli kaynak ve yerli teknolojiler ile karşılayabileceğimiz anlamına geliyor. Hali hazırda TÜBİTAK MAM Enerji Enstitümüzde bu teknolojiyi geliştiren bir pilot tesiste başarılı deneme üretimleri yaptığımızı da hatırlatmak isterim.”

“ENERJİ VERİMLİLİĞİ İLE 10 YILDA 140 MİLYAR DOLAR TASARRUF”
Hızla artan enerji ihtiyacına yönelik BTYK’da sunulan son öneri ise enerji verimliliğinin artırılması üzerine olduğunu ifade eden Bakan Ergün, “Enerjiyi üretmek elbette önemli ama enerjiyi en verimli şekilde kullanabileceğimiz mekanizmaları oluşturmak da büyük önem taşıyor. Gerekli çalışmalar yapılırsa, 2023 yılına kadar 140 milyar dolar gibi çok önemli tasarruf rakamlarına ulaşmamız mümkün olacaktır. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nun aldığı bu kararlar, enerji sektörümüz açısından çok önemli sonuçlar doğuracaktır. Şurası çok önemli: Artık Türkiye, gelecekte ortaya çıkacak sorunlarına şimdiden çözüm üretmeye çalışan proaktif bir kimlik kazanmıştır. Bu sorunların çözüm adresi olarak da bilim ve teknoloji politikalarını, üniversiteleri, bilim insanlarını merkeze yerleştirmiştir. Dünkü toplantımızda alınan bu kararların orta ve uzun vadede çok iyi sonuçlar vereceğine inancımız tamdır” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Adliyede kadın hakimi vuran savcının hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasında kadın hakim Aslı K.’yı silahla vurarak yaralayan Savcı Muhammed Çağatay K.’nın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen sanık savcının yargılanmasına 3 Nisan tarihinde başlanacak. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi binasında 13 Ocak 2026’da kadın hakim Aslı K.’yı tartışma sırasında silahla vurarak yaralayan Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay K.’nın hakim karşısına çıkacağı tarih belli oldu. Sanığın yargılanmasına 3 Nisan tarihinde İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, şüpheli Savcı Muhammed Çağatay K. ile müşteki Hakim Aslı K.’nın 2023’ün ortalarından beri duygusal birliktelik yaşamaya başladıkları, duygusal yakınlığın zamanla ilerlediği ancak bir süre sonra ayrıldıkları, şüpheli K.’nın mesleki kariyerinin olumsuz etkileneceğini düşünerek bu birlikteliği sonlandırmak istediği, anne ve babasıyla müştekinin aynı sitede oturmaları nedeniyle ailesinin yanına gittiği zamanlarda müştekinin ya da oğlunun vereceği olumsuz tepkilere muhatap olma ve bu durumu anne ve babasına izah edememe endişesini taşıdığı, tek çıkar yolun ise müştekinin İstanbul’dan başka bir şehre tayin isteyip taşınması ve gitmesi olduğuna karar vererek, onu bu yönde ve dozu giderek artan bir şekilde zorlamaya başladığı kaydedildi. Banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle söz konusu tehditlerini devam ettirdiği belirtildi Şüpheli Savcı Muhammed Çağatay K.’nın zaman zaman müşteki Aslı K.’nın adliyedeki çalışma odasına gittiği, tehdit içerikli mesaj ve görseller gönderdiği, iletişim araçlarını kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle müştekinin üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ve güvenliğinden endişe duymasına neden olduğu, şüphelinin müştekinin her türlü iletişim kanallarından kendisini engelleme çabasına rağmen gizli numaralardan aramalar yaparak ya da banka dekontlarının işlem açıklamalarına yazdığı ifadelerle söz konusu tehditlerini devam ettirdiği aktarıldı. Çaycının etkili müdahalesi sonucunda amacına ulaşamadığı ifade edildi Şüpheli Muhammed Çağatay K. ile müşteki Aslı K.’nın çalışma odasındayken tekrar tartıştıklarının belirtildiği iddianamede, tartışmanın devamında müştekinin ısrarla dışarıya çıkmasını istemesine rağmen şüphelinin odayı terk etmediği, üzerinde taşıdığı tabancayı çıkartıp müştekinin yüzüne doğrulttuğu, o sırada çay ocağında çalışan Yakup K.’nın odaya girdiği, müştekinin Yakup K.’dan yardım istediği, şüphelinin silahını tekrar çıkartarak ateş ettiği, hayati vücut bölgesinden müştekiyi yaraladığı ve hemen ardından yine müştekiyi vurma kastıyla yaptığı ikinci atışın ise araya giren tanığın etkili müdahalesi sonucunda amacına ulaşamadığı ifade edildi. 42 yıl 3 aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheli Muhammed Çağatay K.’nın ‘kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘cebir ve tehdit kullanmak suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal’, ‘silahla ve zincirleme şekilde tehdit’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek’ ve ‘ısrarlı takip’ suçlarından toplamda 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Gaziantep Şahinbey Belediyesi’nden Gazze’de kardeşlik iftarı Şahinbey Belediyesi, kardeş belediye olarak destek verdiği Gazze’de Ramazan ayının bereketini ve dayanışma ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Şahinbey Belediyesi tarafından başlatılan yardım programı kapsamında her gün bin kişilik iftar yemeği veriliyor. Şahinbey Belediyesi, İsrail zulmünün altında olan Filistinli ve Gazzelilere destek olmaya devam ediyor. Daha önce Gazze’ye tam donanımlı ambulans desteğinde bulunan Şahinbey Belediyesi, Ramazan ayında da Gazzelileri yalnız bırakmayarak her gün bin kişiye iftar yemeği ikram ediyor. "Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız" Gazze halkının zor günlerden geçtiğine dikkat çeken Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu vurgulayarak, "Gazze’de yaşanan insanlık dramına kayıtsız kalmamız mümkün değil. Şahinbey Belediyesi olarak her zaman mazlumun ve mağdurun yanında olduk. Daha önce ambulans desteğinde bulunduğumuz Gazze’de, Ramazan ayında da kardeşlerimizi yalnız bırakmıyoruz. Her gün 1000 kişilik iftar yemeği ikram ederek, sofralarına bir nebze de olsa katkı sunmaya çalışıyoruz. Dualarımız ve desteğimiz Gazzeli kardeşlerimizle birliktedir" dedi. Bin kişilik iftar veriliyor Şahinbey Belediyesi’nin başlattığı iftar programı bölgedeki ihtiyaç sahiplerine önemli bir destek sağlıyor. Ramazan ayı boyunca her gün 1000 kişilik sıcak yemek dağıtımı yapılacak. Bölge halkının yanında olduklarını belirten Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Gazze’ye yapılan yardımların sadece Ramazan ayıyla sınırlı kalmayacağını, ihtiyaç oldukça desteklerini sürdüreceklerini ifade etti. "Başkan Tahmazoğlu’na teşekkür" Gazze-Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin El-Batta verilen destekten dolayı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ederek "Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na vermiş olduğu iftardan dolayı Gazze-Han Yunus İlçesi’nden saygılarımızı ve şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.
Mersin Tarsus Belediyesi sel ve fırtına sonrası zarar tespiti için sahada Tarsus’ta sel ve fırtınadan etkilenen mahallelerde hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Belediye Başkanı Ali Boltaç ve beraberindeki heyet, zarar gören bölgelerde incelemelerde bulunarak üreticilerin taleplerini dinledi, afetin yaralarının dayanışma içinde sarılacağını vurguladı. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, sel ve fırtınadan etkilenen mahallelerde hasarları yerinde incelemek üzere kapsamlı bir saha programı gerçekleştirdi. Gün boyu süren incelemelerde hem zarar gören alanlar değerlendirildi hem de vatandaşların ve üreticilerin talepleri doğrudan dinlendi. Başkan Boltaç öncülüğünde gerçekleştirilen incelemeler Akarsu Mahallesi’nden başlatıldı, ardından Kelahmet, Egemen ve Çöplü mahallelerinde hasar tespit çalışmaları yapıldı. Özellikle sera ve sebze üretiminin yoğun olduğu bölgelerde meydana gelen zararlar yerinde incelendi, üreticilerin talepleri dinlendi. Afetin hemen ardından Tarsus Belediyesi ekipleri tarafından sahada çalışma başlatıldığı, ihtiyaç sahiplerine battaniye ulaştırıldığı ve zarar gören üreticilere sera malzemeleri desteği sağlandığı bildirildi. Yağışın ilk anından itibaren riskli bölgelerde görev yapan ekiplerin, artan su debisine rağmen koordineli şekilde müdahalede bulunduğu belirtildi. Kelahmet Mahallesi’nde vatandaşlara hitap eden Başkan Boltaç, bölgenin neredeyse her yıl farklı afetlerle karşı karşıya kaldığını belirterek bunun üzüntü verici olduğunu ifade etti. Dere yataklarının sorumluluğunun belediyelerde olmadığını vurgulayan Başkan Boltaç, tüm kurumların görev ve sorumluluklarını yerine getirmesinin önemine dikkat çekti. Belediye bürokratlarına ve sahada görev yapan personele teşekkür eden Başkan Boltaç, hasar tespit çalışmalarının suların tamamen çekilmesinin ardından netleşeceğini kaydetti. Çöplü Mahallesi’nde dere yatağında da açıklamalarda bulunan Başkan Boltaç, afetler üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Afetin siyaseti olmaz, bizim işimiz yarayı sarmaktır" dedi. Tarsus’un her mahallesinde vatandaşın yanında olduklarını belirten Boltaç, dayanışma vurgusu yaptı. Başkan Boltaç ayrıca Kelahmet Mahallesi’ne taziye evi kazandırılacağı müjdesini paylaşarak mahalle sakinlerinin önemli bir ihtiyacının karşılanacağını açıkladı. Tarsus Belediyesi, afetin yol açtığı zararların giderilmesi, üretimin yeniden güçlendirilmesi ve vatandaşların mağduriyetlerinin en aza indirilmesi amacıyla çalışmalarını kamu kurumlarıyla koordinasyon içerisinde kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi.