KÜLTÜR SANAT - 22 Aralık 2015 Salı 21:55

'Ertuğrul 1890' filminin özel gösterimi yapıldı

A
A
A
'Ertuğrul 1890' filminin özel gösterimi yapıldı

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, "Önümüzdeki süreçte Türkiye-Japonya dostluğuna yeni katkılar sunacak yeni insani hikayelerle birlikte olacağız" dedi.

'Ertuğrul 1890' adlı filmin özel gösterimi, Ankara Devlet Tiyatroları Cüneyt Gökçer Sahnesi'nde gerçekleştirildi. Özel gösterime Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, yüksek yargı mensupları ve yabancı misyon şefleri katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ünal, gösterim öncesi yaptığı açıklamada, Türkiye-Japonya ortak yapımı filmin insanın içindeki iyiliği keşfetmenin hikayesini anlattığını belirterek, "Uluslararası ilişkilerde 1800'lü yıllara dayanan Türkiye-Japonya dostluğunu başlatan ve anlatan bir yapımla bir aradayız. 24 Aralık'ta İstanbul'da büyük galası yapılacak, 25 Aralık'ta da vizyona girecek. Önümüzdeki süreçte Türkiye-Japonya dostluğuna yeni katkılar sunacak yeni insani hikayelerle birlikte olacağız" dedi.

Böcek Yapım Uygulayıcı Yapımcısı Oğuz Peri ise en değerli şeyin filmin dostluk ve barış mesajları olacağını belirterek, "Bu film iki tarihi gerçek olayı anlatmakla beraber aslında verdiği mesaj kardeşliğin ve yardımlaşmanın ülkeler arasında, üstelik de arasında 9 bin kilometre mesafe olan iki ülke arasında tarihte yaşanmış iki olayı bize anlatıyor" şeklinde konuştu. İki olayın nasıl birbirine bağlandığına ilişkin soruya Peri, "Aslında iki olay birbirinden çok farklı gerçekleşmiş. Bir tanesi Ertuğrul fırkateyninin 1890 yılında Japonya'da dönüş yoluna geçtiği sırada batmış olması ve o esnada Japon köylülerinin kendi hayatlarını hiçe sayarak Türk denizcilerini kurtarmak ve kurtardıktan sonra yaşatmak için çok değerli bir çaba. Bundan 95 yıl sonra İran-Irak savaşı esnasında bütün Batılı ülkeler Tahran'ı tahliye edip vatandaşını çıkarırken Japonlar yetişemiyor ve Türkiye devreye girip Türk Hava Yolları aracılığıyla 215 Japon vatandaşını o ortamdan çıkarıp Türkiye'ye getiriyor. Tarihsel olayı kurgusal bir dille belgeselmiş gibi anlatıyoruz" karşılığını verdi.

Gişede ne beklediğine dair soru üzerine ise Peri, "Seyirci filme ilgi gösterirse memnun kalacağını düşünüyorum. Gişeyle ilgili bir şeyin tahminini yapmak çok zor. Ama şunu söyleyebilirim; seyirci bu filminden hoşlanacaktır. Japonya'da filme gerektiği değeri verdi ve çok severek izliyorlar. Çünkü maalesef belli türler çok alışkanlık olarak tüketiliyor. Ama sinema değeri, anlattığı hikaye olarak izlenmeye değer bir film" dedi.  

AHMET UMUR ÖZTÜRK - İBRAHİM BERAT YILMAZ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Bolat: "Fransa’nın Türkiye’deki yatırımları 8,7 milyar dolara ulaştı" Türkiye-Fransa 8’inci dönem JETCO toplantısı Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Fransa Dış Ticaret ve Ekonomik Çekicilikten Sorumlu Delege Bakan Nicolas Forissier’in katılımıyla gerçekleşti. Bakan Bolat, "Türkiye-Fransa dış ticaret hacmi karşılıklı olarak 2025’te 24,1 milyar dolara yükseldi. Fransa’nın Türkiye’deki yatırımları 8,7 milyar dolara ulaştı. Bu Fransız yatırımlarının 4 milyar doları son 4 yılda geldi" dedi. Türkiye - Fransa 8’inci dönem JETCO toplantısı İstanbul’da gerçekleşti. Toplantıya Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Fransa Dış Ticaret ve Ekonomik Çekicilikten Sorumlu Delege Bakan Nicolas Forissier katıldı. Bakan Bolat, "8,7 milyar dolarlık Fransız yatırımlarının 4 milyar doları son 4 yılda geldi. Önümüzdeki 3 yılda da Fransız şirketlerinin 5 milyar dolarlık yeni yatırımları, projeleri görüşülüyor. Protokol ile ikili ticaret ve yatırımların artırılması, Üçüncü ülkelerde iş birliği, müteahhitlik ve teknik müşavirlik hizmetleri, Enerji, ulaştırma ve lojistik, finans, sanayi, bilim, teknoloji ve inovasyon, tarım, çevre ve şehircilik, standartizasyon, vizeler ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, yeşil dönüşüm, Avrupa tercih sistemi ve dijital ekonomi gibi alanlarda iş birliğimizi daha da geliştirmeyi hedeflemekteyiz" dedi. "Türkiye - Fransa dış ticaret hacmi karşılıklı olarak 2025 yılında 24,1 milyar dolara yükseldi" Dış ticaret hacminin her geçen yıl karşılıklı olarak arttığını belirten Bakan Bolat, "Fransa ile JETCO mekanizmamız türünün ilk örneğiydi. İlk defa Türkiye olarak Fransa ile anlaşmış ve başlatmıştık. Bugün 8’incisini gerçekleştiriyoruz. Salgın döneminde bir müddet ara boşluk oldu ama bugün 17 Şubat itibarıyla değerli bakan dostum ve heyetiyle birlikte çok verimli bir toplantılar dizisi gerçekleştirdik. Gerek ikili ve heyetler arası görüşmemizde, gerekse JETCO toplantısı çerçevesinde kıymetli heyetler olarak; Ticaret ve yatırımlar başta olmak üzere, müteahhitlik hizmetleri, üçüncü ülkelerde birlikte iş yapma ortaklıkları, enerji, ulaştırma, çevre, su, havacılık, savunma sanayi ve lojistik sektörlerinde, Türk-Fransız ortaklığının daha da geliştirilmesine yönelik çok kapsamlı görüşmeler yaptık. Bu çerçevede şunu ifade etmek isterim ki; Türkiye ve Fransa birbirleri için çok önemli ve değerli iki ortak. Gerek ikili bazda, gerekse Avrupa Birliği bazında her yıl giderek yükselen bir ticaret ortaklıkları, yatırımlar ve iş birlikleri artarak devam ediyor. Şöyle örnek vermek isterim: Daha 5 yıl önce Türkiye-Fransa dış ticaret hacmi karşılıklı olarak 14 milyar dolarken, 2025’te 24,1 milyar dolara yükseldi. Bu çok büyük bir artış oldu" ifadelerini kullandı. Bin 749 Fransız firması Türkiye’de yatırım yaptı Bakan Bolat, "Bu ticaret dengeli bir ticaret, iki tarafın da yararına, kazancına olan bir ticaret olması daha değerli. Diğer taraftan karşılıklı yatırımlarda da artış var. Türk firmalarının Fransa’daki yatırımları 1 milyar dolara ulaştı. Fransa’nın da Türkiye’deki yatırımları 8,7 milyar dolara ulaştı. Bin 749 Fransız firması Türkiye’de sanayide, enerjide, hizmetlerde, ulaştırmada ve havacılıkta önemli yatırımları var ve bu çerçevede Türkiye ile Fransa arasında endüstride, sanayide ve ekonomik alanda her yıl artan çok yakın bir entegrasyon, değer zincirleri sistemi bulunmakta. Bizim Fransa ile ikili ilişkilerimiz aynı zamanda üçüncü ülkelerdeki iş birliğini de kapsamaktadır. Bu minvalde; üçüncü ülkelerde, özellikle Afrika’da, Doğu Avrupa’da, Orta Asya’da ve Orta Doğu da dahil olmak üzere Türk ve Fransız firmaları arasında iş birliklerine hazır olduğumuzu karşılıklı olarak teyit ettik ve firmalarımızı da bu konuda motive ediyoruz, destekliyoruz" dedi. "Vizenin kalkacağı günler için beraber çalışacağız" Fransız bakan ile vizeler konusunda konuşan Bakan Bolat, "Vizeler konusunda, 15 Temmuz 2025 tarihinde Avrupa Birliği Komisyonu’nun AB olarak ve üye ülkelere de yönelik olarak getirdiği yeni düzenleme sonunda vize meselesinde kısmi bir rahatlama sağlandığını ifade ettim, teşekkür ettim kendilerine. Kendileri de bu konuda ellerinden gelen gayreti sarf ettiklerini; mesela Fransa olarak geçen yıl 163 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize verdiklerini ve bunun Çin’den sonra dünyada verdikleri en yüksek vize olduğunu ifade ettiler. Bekleme sürelerinin çok çok azaldığını, öğrenciler ve iş insanları başta olmak üzere tercihen vize rejiminin kolaylaştığını ifade ettiler. Biz de karşılıklı görüşmeler ve anlaşmalarla ileride vizenin kalkacağı günlerin için beraber çalışacağımızı teyit ettik" dedi.
Erzurum Ünilig kış oyunlarında Atatürk Üniversitesi rüzgârı Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından 11-16 Şubat 2026 tarihleri arasında Erzurum’da düzenlenen 2026 Kış Oyunlarına 40 sporcuyla katılan Atatürk Üniversitesi, elde ettiği 6 dereceyle önemli başarılara imza attı. Birbirinden zorlu branşlarda gerçekleştirilen organizasyonlarda kürsüden inmeyen Atatürk Üniversitesi, elde ettiği derecelerle hem üniversite camiasını hem de Erzurum’u gururlandırdı. Kış sporlarının farklı disiplinlerinde yarışan sporcular, takım ve bireysel kategorilerde dikkat çeken sonuçlar elde etti. Buz Tırmanışı Ünilig Türkiye Şampiyonasında Kadın Takımı Türkiye Şampiyonu olurken Erkek Takımı Türkiye ikinciliğini kazandı. Kayak Kuzey Disiplini Ünilig Türkiye Şampiyonasında Kadın Takımı ikinci olarak önemli bir başarıya imza attı. Kayak Alp Disiplininde Erkek Takımı Türkiye ikinciliği elde ederken, Snowboard Ünilig Türkiye Şampiyonasında Erkek Takımı üçüncü oldu. Kar Boccesi Ünilig Türkiye Şampiyonasında ise Kadınlar Bireysel kategorisinde gelen Türkiye ikinciliği, üniversitenin çok yönlü sportif başarısını bir kez daha ortaya koydu. "Gençlerimizin Çok Yönlü Gelişimini Esas Alan Bir Yönetim Anlayışıyla Hareket Ediyoruz" Elde edilen derecelerle ilgili değerlendirmede bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversite olarak sadece akademik başarıya odaklanmadıklarını, öğrencilerin sosyal ve sportif gelişimlerini de en az akademik ilerlemeleri kadar önemsediklerini vurguladı. Sporun disiplin, azim ve takım ruhu kazandıran yönüne dikkat çeken Rektör Hacımüftüoğlu: "Üniversitemizde gençlerimizin çok yönlü gelişimini esas alan bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Gerek Atatürk Üniversitesi Spor Kulübümüz aracılığıyla gerek fakültelerimizin öncülüğünde gerekse Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığımızın destekleriyle öğrencilerimizin spora olan ilgisini artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kararlı yaklaşımın neticesinde elde edilen başarılar bizleri son derece memnun etmektedir" ifadelerini kullandı. Erzurum’un sahip olduğu doğal ve coğrafi avantajların kış sporları açısından büyük bir potansiyel sunduğunu belirten Rektör Hacımüftüoğlu, üniversite olarak bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmeye devam edeceklerini ifade ederek, organizasyonda derece elde eden sporcuları ve antrenörleri tebrik etti.
Muğla Uçak, "Hedefleri milli ve manevi değerleri zayıflatmak" Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayında okullarda düzenlenecek ‘Maarifin kalbinde Ramazan’ etkinliklerine karşı çıkan sendikalara tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, amaçlarının milli ve manevi değerleri zayıflatmak olduğunu açıkladı. Uçak yaptığı açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in manevi iklimini okullarımızda hissettirmek amacıyla planladığı etkinlikler malum sendikaları yine rahatsız etmiştir. Malum sendikalar el birliği yaparak, milletimizin ruh köküne olan düşmanlıklarını bir kez daha tescillemişlerdir. Dünya’nın öbür ucunda gayrimüslimler bile Ramazan ayına, oruç tutana ve İslam’ın kutsallarına saygı gösterip mesai saatlerini buna göre ayarlarken; içimizdeki bu yapılar sendikal eylem kararlarıyla maneviyata savaş açmaktadır. Noel ağacı süslenirken, cadılar bayramı kutlanırken ‘Bilimsellik’ diyenler; konu Ramazan olunca mı laikliği hatırlıyor? Aileden, evlilikten ve çocuktan rahatsız olan, bu kutsal kavramların geçtiği seminerleri ‘Bilim dışı’ gören bir anlayışın, bu milletin evlatlarına vereceği ne kalmıştır? Bu yapıların derdi sadece Ramazan etkinlikleri değildir. Biz bunları; 2021 yılında aldıkları kılık-kıyafet eylem kararlarında, üyelerine ‘Dinsel ve mezhepsel simgeleri ifade etmeyen’ kıyafetleri dayatmalarından tanıyoruz. İnancı gereği giyinen eğitimciye tahammül edemeyen bu zihniyet, bugün de Ramazan’ın bereketinden rahatsız olmaktadır. Konu sapkın ideolojiler olduğunda halay başı olup mendil sallayanlar, körpe zihinlere eşcinsellik zehrini akıtmak için karatahtaları mora boyayanlar; mesele bu milletin dini, imanı ve Ramazan’ı olunca birden ‘pedagoji’ kürsüsüne çıkıp millete parmak sallamaya başlıyor! Üstelik bunu yaparken yüzleri bile kızarmıyor. Toplu sözleşme kazanımımız olan Cuma namazı iznini iptal ettirmek için mahkeme kapılarında koşanlar, bugün de çocuklarımızın Ramazan neşesine engel olmak istemektedir. Ancak şunu iyi bilsinler: Bu toprakların mayası İslam’dır. Kendi medeniyet değerlerine yabancı, ‘çağdaşlık’ maskesiyle inanç düşmanlığı yapanlara karşı mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Eğitim-Bir-Sen Muğla Şubesi olarak; kalbinde Allah ve Peygamber sevgisi taşıyan, Ramazan’ın manevi atmosferine saygı duyan tüm eğitimcileri, bu köksüz yapılara karşı net bir tavır almaya davet ediyoruz. Değerlerimize hasım olanlara, milli eğitimimizi maneviyattan koparmaya çalışanlara asla geçit vermeyeceğiz" dedi.