MAGAZİN - 19 Ocak 2012 Perşembe 17:20

Evin Esen'e gözüyaşlı veda

A
A
A
Evin Esen'e gözüyaşlı veda

Kalp rahatsızlığı sonucu 63 yaşında hayatını kaybeden sinema oyuncusu Evin Esen, gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Esen'in oynadığı dizideki arkadaşları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu.

HAKKI ÖZ
İSTANBUL

Evin Esen için Şakirin Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Törene Esen'in eski eşi ve oyuncu Ümit Yesin, oynadığı dizinin oyuncuları Zeki Alaysa, Nilgün Belgün, Cezmi Baskın, Onur Şan, Levent Ürgen, Gülay Baltacı ile Melek Baykal, Şevket Çoruh, Atilla Saral, Müjdat Gezen, Ali Şan, Mustafa Üstündağ, Volkan Severcan, sevenleri ve arkadaşları katıldı. Esen ile aynı dizide rol alan Zeki Alasya, "Türk tiyatrosu, Türk sineması, Türk televizyonu önemli bir değerini yitirdi. 'Bu kadarmış' demek lazım. Yani kaderci bir yaklaşımla ecel insanı bir yerde yakalıyor. Belki de en verimli dönemidir. Sette birçok kez rahatsızlandı. Sağlığı çok iyi değildi. Şeker hastasıydı. İleri derecede akciğer yetmezliği vardı. Amfizeme doğru giden bir durumdu ve bu çalışmasını zorluyordu. Ama çalışmak zorundaydı da.

Herhangi bir yerden bir geliri, kenara koyduğu bir parası yoktu. Birçok Türk sanatçısının kaderi üç aşağı beş yukarı böyle oluyor. Bizim bütün çocuklar hemen hemen her gün işte olsun olmasın, evinde de olduğu zamanlar devamlı kontrol altında olduğu için, çevresinde her zaman dostları vardı. Ama bir yerden sonra dostlar da bir şey yapamıyor. Belki acısını azaltmak için bir şey yapabilirsiniz, belki hastaneye götürmek için. Bunlar yapıldı. Tek başına ölüp de 10 gün sonra cesedi bulunur hani, öyle bir durum yok. En son 3 gün evvel görmüştüm. Sağlığı çok kötüydü, zor çalışıyordu. İdare ediyorduk. Yorulmasın diye rolünü çok azaltmıştık" diye konuştu.

Oyuncu Nilgün Belgün ise, Evin Esen'in rahatsızlığı olduğunu belirterek, "Çok zor şartlarda hepimizin desteği ile çalıştı. Açıkçası bir de bizlerle olmak istiyordu galiba. Çok yalnızdı çünkü. Ama şimdi o kadar bıçak sırtıydı ki, hem bizlerle olmak istiyordu, hem geçimini sağlamak için çalışmak istiyordu. Ama bunun yanında kesinlikle o vaziyetteki bir kadının çalışmadan evde istirahat etmesi gerekirdi. Kendi çalışmak istedi. Ancak kendi isteyerek çalışarak hayatını kaybetti" dedi.

Gülay Baltacı da, Esen'in hastaneye giderken kalbinin durduğunu belirterek, "Ona iyilik yapıp ilk önce kalbini çalıştırmışlar. Orada acilde hemen bir müdahale edilmiş. Sonra yoğun bakımda yer olmadığı için daha iyi rahat edebileceği başka bir hastaneye yönlendirmek istemişler. O sırada diğer hastaneye ambulansla giderken kalbi yorgun düştüğü için tekrar durmuş ve vefat etmiş" şeklinde konuştu.

Aynı dizide Esen'in damadı rolünde oynayan Levent Ülgen, "Kaynananız rolünü oynuyordu ve dizide pek anlaşamıyordunuz. Neler söyleyeceksiniz?" diye soran basın mensuplarına, "Evet biraz rahatsızdı. Gerçek öyle olmuyormuş. Gerçek biraz acı oluyormuş" dedi.

Müjdat Gezen de Esen'in hayata erken veda ettiğini belirterek, "2 sene öncesine kadar bende oynuyordu. Sonra Türker ağabeyin dizisine başladı. Sağlığı bozulmuştu, kalbi, böbrekleri falan. Şekeri yüksekti ama tabii böyle bir şey beklemiyordum. Çok erken gitti. Çok severdim. Çok iyi bir insandı, çok iyi bir dost, çok iyi bir sanatçıydı. Çok üzgünüm" diye konuştu.

Esen'in eski eşi Ümit Yesin de, "Sürpriz oldu. Şakayı çok severdi. Yine bir şaka yaptı bize. Neredeyse çocukluğumuz beraber geçti sayılır. Bazen insanlar evliliği beceremezler ama dostlukları becerirler. Bu da öyle" dedi.

Cenaze töreninde Esen'in oyuncu arkadaşları ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Sanatçı İbrahim Tatlıses'in de camiye çelenk gönderdiği görüldü. İkindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Evin Esen'in cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Bu laleleri gözleri gibi koruyorlar Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Değişören mahallesi, ilkbaharla birlikte çiçek açan ve yörede ‘Turşail’ olarak isimlendirilen ters lalelerle süslendi. Nadide bitkiye çok değer veren yöre halkı tarafından laleleri adeta gözleri gibi korunuyor. Bazı bölgelerde "Ağlayan gelin" ya da "Hüzün çiçeği" olarak da bilinen endemik tür ters laleler, kanunen koruma altında da bulunuyor. Türkiye genelinde 43 türü bulunan ve bunlardan 20’si endemik olan laleyi koparanlara 700 bin liralı cezai işlem uygulanacağı belirtilerken Değişören mahallesi halkı, bu bilinçle hareket ediyor. Her yıl nisan ve mayıs aylarında çiçek açan laleler, kısa ömürlerinde renkleri ve duruşları ile çevresine büyük güzellik katıyor. Mahalle sakinlerinden Selami Özdemir, ters lalelerinden açması ile geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu ilkbaharda da mutlu olduklarını anlattı. Gerek kendiliğinden yetişen ve gerekse soğanları ile sayıları artan lalelerin uzun yıllardır köy mezarlığı başta olmak üzere birçok evin bahçesinde, çevrede yetiştiğini anlatan Özdemir, "Biz bu lalelerin kıymetini elbette biliyoruz. Bu laleler mahallemize ayrı bir renk katıyor. Koparmanın cezasını da biliyorum, ama zevkle koruyoruz. Her yıl yaklaşık 20 günlük bir sürede mahallemizin birçok yeri bu laleler ile süsleniyor. Eskiden köy içinde daha fazla vardı, ama bu yıllarda sayılarında bir azalma var. Biz yöremizde bu laleye ‘Turşail’ ismini veriyoruz" dedi.