DÜNYA - 27 Mayıs 2024 Pazartesi 13:43 | Son Güncelleme : 27 Mayıs 2024 Pazartesi 13:45

Filipinler'i Aghon Tayfunu vurdu: 3 ölü, 7 yaralı

A
A
A
Filipinler'i Aghon Tayfunu vurdu: 3 ölü, 7 yaralı

Filipinler'de etkili olan Aghon Tayfunu nedeniyle biri bebek en az 3 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı açıklandı.

Filipinler'de hafta sonu boyunca etki gösteren Aghon Tayfunu, şiddetli rüzgarlar ve yağışlara yol açtı. Yerel yetkililer Quezon şehrindeki bir kulübenin şiddetli dalgaların vurması sonucu yıkılmasının ardından denize düşen 7 aylık bir bebeğin hayatını kaybettiğini açıklarken, Lucena ve San Antonio şehirlerinde ise 2 kişinin yaşadıkları kulübelerin üzerine ağaç devrilmesi sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi. Filipinler Ulusal Afet Riski Azaltma ve Yönetim Konseyi (NDRRMC) ise Bicol bölgesinde yaşayan 7 kişinin tayfun nedeniyle yaralandığını, ülke genelindeki 19 bin 373 kişinin tayfundan etkilendiğini duyurdu. İki bin 162'si geçici barınaklara olmak üzere 5 bin 343 kişinin evlerinden tahliye edildiği kaydedilirken, bugün birçok okulda eğitime ara verildiği aktarıldı.

Etkisini azaltacak

Filipinler Atmosferik, Jeofizik ve Astronomik Hizmetler İdaresi de (PAGASA) Aghon Tayfunu'nun önümüzdeki 2 gün içinde Filipin Denizi üzerinde hareket edeceğini ve 29 Mayıs'a dek kademeli olarak etkisini yitireceğini açıkladı. 

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Almatı’dan Gazipaşa-Alanya Havalimanına ilk uçak seferi "su takı" seremonisiyle karşılandı Kazakistan’ın Almatı şehrinden Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na yönelik ilk doğrudan seferini gerçekleştirildi. Almatı’dan havalanan FS7111 sefer sayılı Airbus A320 tipi uçak, saat 15.00’te Gazipaşa-Alanya Havalimanı’na teker koydu. Bölge turizmi açısından önem taşıyan bu ilk seferde uçakta 152 yolcu yer aldı. Havalimanında karşılanan uçağın dönüş seferi ise FS7112 sefer sayısıyla saat 16.06’da gerçekleşti. GZP’den Almatı’ya yapılan bu ilk dönüş uçuşunda ise 12 yolcu seyahat etti. Sezon boyunca 96 sefer planlanıyor FlyArystan şirketinin Almatı-Gazipaşa hattındaki operasyonları, turizm sezonu boyunca artarak devam edecek. Havayolu şirketinin planlamasına göre, sezon sonuna kadar karşılıklı olarak toplam 96 ATM (iniş-kalkış) uçuş yapılması hedefleniyor. Almatı’dan 152 yolcu ve 6 kişilik mürettebatıyla havalanan uçak için Gazipaşa-Alanya Havalimanı apronunda karşılama töreni düzenlendi. Geleneksel "su takı" seremonisiyle karşılanan uçaktan inen turistler, havalimanı yetkilileri ve turizm sektörü temsilcileri tarafından çiçeklerle karşılandı. Yeni hattın açılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan turizm sektörü temsilcileri, Kazakistan pazarının Akdeniz çanağı için stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte devreye giren bu uçuşların, Alanya ve Gazipaşa destinasyonlarına olan ilgiyi artırması ve bölge ekonomisine ciddi bir katma değer sağlaması bekleniyor. Yetkililer, Almatı ile Gazipaşa arasında kurulan bu yeni hava köprüsünün sadece turist sayısını artırmakla kalmayacağını, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve ekonomik bağları da güçlendireceğini ifade etti. Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nın uluslararası trafiğinin her geçen gün arttığına dikkat çeken sektör temsilcileri, "Direkt uçuşlar, turistlerin seyahat planlarını yaparken en çok dikkat ettikleri unsurların başında geliyor. Kazak misafirlerimizin bölgeye olan ilgisi zaten biliniyordu; bu uçuşlarla birlikte erişilebilirliğin artması, otel doluluk oranlarımıza doğrudan olumlu yansıyacaktır" ifadelerini kullandılar. Öte yandan FlyArystan’ın Almatı-Gazipaşa seferlerinin yaz sezonu boyunca düzenli olarak devam edeceği öğrenildi.
Manisa Minik yüreklerden büyük coşku Yunusemre’de 170 ana sınıfı öğrencisi, yöresel halk oyunları ve renkli gösterileriyle izleyenlerden tam not aldı. Velilerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikte çocuklar hem 23 Nisan coşkusunu yaşadı hem de kültürel mirası sahneye taşıdı. Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bulunan Muradiye Atatürk Ayser Kani Çelikel İlkokulu’nda düzenlenen "Maarifin Kalbinde Çocuk" etkinliği, renkli görüntülere sahne oldu. Okulda eğitim gören 8 ana sınıfındaki toplam 170 minik öğrenci, hazırladıkları gösterilerle izleyenlerden büyük alkış aldı. Okul bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, Türkiye’nin farklı bölgelerine ait halk oyunlarını sergileyerek adeta kültür şöleni yaşattı. Veliler ise çocuklarının sahne performanslarını cep telefonlarıyla kaydetmek için yoğun çaba gösterdi. Muradiye Atatürk Ayser Kani Çelikel İlkokulu Okul Aile Birliği Başkanı Nermin Eren, 23 Nisan haftasında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaylar nedeniyle birçok etkinliğin iptal edildiğini hatırlatarak, velilerden gelen talep doğrultusunda çocukların bu coşkudan mahrum kalmaması için etkinliği düzenlediklerini söyledi. Yaklaşık 2 aylık hazırlık sürecinin ardından çocukların sahneye çıktığını belirten Eren, "Çocuklarımız 23 Nisan coşkusunu yaşarcasına sahnede tüm performanslarını sergiledi. Bizler de veliler olarak yüzleri gülen çocuklarımızın sahnedeki performanslarını beğeniyle izledik." dedi. Etkinlikte konuşan Okul Müdürü Beyhan Oral ise "Maarifin Kalbinde Çocuk" etkinliği kapsamında okulun 8 ana sınıfında eğitim gören toplam 170 öğrenci tarafından 8 ayrı gösteri hazırlandığını ifade etti. Gösterilerde Türk kültürü ve yöresel mirasın yaşatılmasına özen gösterdiklerini kaydeden Oral, "Çocuklarımızın kendi kültürümüzle, kendi değerlerimizle ve müziklerimizle büyümelerini amaçlıyoruz. Gösterilerimizde Türkiye’nin farklı bölgelerine ait halk oyunlarına yer verdik. Kafkas, Karadeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerinin oyunlarını çocuklarımız sahneledi." diye konuştu. Etkinlikte sahne alan minikler performanslarıyla büyük beğeni toplarken, okul bahçesine gelen palyaçolar da öğrencilere balon dağıtıp yüz boyama etkinliği gerçekleştirdi. Renkli anların yaşandığı program, çocuklara unutulmaz bir gün yaşattı.
İstanbul Tutuklu sanık Köseoğlu: "Bir takım usulsüzlere şahit oldum etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan Kültür A.Ş. hak ediş şefi Gökhan Köseoğlu, "10 yıl Kültür A.Ş.’de çalıştım. Hak ediş için ziyaretler yaptım. Bir takım usulsüzlere şahit oldum. 2021 yılında Kültür A.Ş.’ye gelen mülkiye şeflerine yardımcı oldum. Soruşturma sürecinde de şahit olduğum usulsüzlükleri paylaştım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum. Olayların sanığı değil tanığı konumundayım. Bir baskı altında etkin pişmanlık ifadesi vermedim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 37. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada söz isteyen Ekrem İmamoğlu, "Sabah başka bir duruşmada olduğum için burada olamadım. Engin Ulusoy var, Daire Başkanı. Engin Bey 40 yıla yakın emniyet müdürlüğü yapmış, bizde de daire başkanlığı yapmış. Bu beyefendi artık sürünerek de olsa buraya gelemiyor. Yani bu şekilde bir sağlık durumu var. İkinci husus yan salonda bir ‘casusluk’ davası yürütülüyor. En az buradaki iddianame kadar absürt ve alçakça hazırlanmış bir iddianameyle karşı karşıyayız" dedi. Ekrem İmamoğlu konuşmaya devam ettiği sırada mahkeme başkanı "Talebinizi alalım" dedi. İmamoğlu devamında, "Ne kadar boş bir iddianameyi yargıladığınızı size huzurunuzda iletmek için söylüyorum bunu. Biz de sizden talepte bulunduk. Kızıyorsanız susayım sayın başkan" dedi. Mahkeme başkanı ise, "Sanıklar adına talepte bulunmanıza gerek yok" şeklinde yanıt verdi. Ekrem İmamoğlu ardından, "Talepte bulunurum sayın başkan. Ben 143 eylemden sorumluyum. Talepte bulunurum. Burada sağlık sorununu size iletecek kendisi olmadığına göre onun adına ben ileteceğim" dedi. Mahkeme başkanı ise, "Cezaeviyle de görüştük. Bilgimiz var" dedi. Ardından Kültür A.Ş. hak ediş şefi Gökhan Köseoğlu’nun savunmasına geçildi. Köseoğlu hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede örgüt yöneticisi Murat Ongun’a bağlı olarak hareket ettiği, Kültür A.Ş. firmasında reklam şefi olarak da görev yaptığı, usulsüz düzenlenen ihalelerde imzasının bulunduğu belirtilmişti. "Murat Ongun’a bağlı hareket ettiğim söyleniyor ama kendisi ile hiçbir bağlantım yoktur" Köseoğlu, "Ne benim ne ailemin sebepsiz zenginleşmesi yok. İddianamede yer alan örgüt şemasındaki kişilerin çoğunu tanımıyorum. İddianamede örgüt yöneticisi Murat Ongun’a bağlı hareket ettiğim söyleniyor ama kendisi ile hiçbir bağlantım yoktur. Telefonla bile görüşmüşlüğüm yoktur. İddia edilen örgüt şemasındaki kişilerin çoğunu tanımayan bir kişinin örgüt üyesi olup olmadığını takdirinize bırakıyorum. Ben sadece hak ediş şefiyim. Kültür A.Ş.’de ihale kazanan firmalar belli olduktan ve sözleşme imzaladıktan sonra iş ve işlemlerin resmi hak ediş dokümanlarını hazırlayan bir birimiz. Bu süreçte bile hiçbir imzam yoktur. Hak ediş işlemlerine ilişkin hiçbir usulsüzlük tespit edilememiştir" dedi. "İhale süreçlerinde bizzat yer almadım" Köseoğlu savunmasının devamında, "İddianame beni yapılan ihaleler ile ilgili görevli şahıs olarak tespit etmiştir. İhale süreçlerinde bizzat yer almadım, ihale biriminde görevli değilim, satın alma biriminde görevli değilim. Bunların hiçbirinden olmadığımdan dolayı bana ait olmayan görev tanımlamaları gerçeği yansıtmamaktadır. Ben sadece hak ediş şefiyim. Bu ihaleler, hak ediş şefinin görev, yetki sorumluluk alanında olan durumlar değildir. Bu hatalı görev tanımlamaları maddi hatalar zincirini oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. "Bir takım usulsüzlere şahit oldum etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum" Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesi hakkında konuşan Köseoğlu, "10 yıl Kültür A.Ş.’de çalıştım. Hak ediş için ziyaretler yaptım. Bir takım usulsüzlere şahit oldum. 2021 yılında Kültür A.Ş.’ye gelen mülkiye şeflerine yardımcı oldum. Soruşturma sürecinde de şahit olduğum usulsüzlükleri paylaştım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri kabul ediyorum. Olayların sanığı değil tanığı konumundayım. Beraat edeceğime inancım tamdır. Bir baskı altında etkin pişmanlık ifadesi vermedim" dedi. Ardından mahkeme başkanı tarafından sanığa, "Reklam İstanbul isimli firmayla ilgili birtakım anlatımların olmuş. Serdal Taşkın’ın (eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü) sana birtakım söylemleri olduğundan bahsetmişsin. O hususları anlat bize, nasıl gerçekleşti?" dedi. Köseoğlu, "2019’un sonlarıydı. Serdal Bey’in odasına girip çıktığım için o dönem içerisinde Reklam İstanbul firmasından bahsetti. 2019 yılı içerisinde sanırım kurulmuş bir firma. 2019’un sonunda Reklam İstanbul diye bir firmanın olduğunu ve herhangi bir iş deneyimi ve yeterliliğinin olmadığını yani herhangi bir ihale veya satın alma sürecinde bulunamayacağını, o yüzden ufak ufak işler verilerek şirketin yapmış olduğu iş deneyimlerinin artırılarak büyük ihalelere katılmasını söylemişti. Reklam İstanbul’a ufak ufak işler verilerek daha sonrasındaki büyük hacimli işler verilmeye başlandı ve o arada da tabii ki iş deneyim belgesi oluştu. 3G kapsamında yapılmış olan ihalelerin belli bir limit üstünde iş deneyim belgesi aranma şartı var Kültür A.Ş.’nin yönetmeliği gereği. O yüzden ufak ufak işler verilmesi gerekiyor ki hacim artmalı ve daha sonrasında daha büyük ihalelere katılabilmesi için bir iş deneyim belgesi oluşma süreci olması gerekiyor. Bununla ilgili bana söylemi, anlatımları oldu" dedi. Hakim ardından, "Bu firmaya neden önem verdiğini ne olarak sana açıkladı? Böyle bir şey var mı?" sorusunu yöneltti. Sanık Gökhan Köseoğlu "Açıkçası çok fazla bir detay belirtmedi bana. Sadece önemli olduğunu söyledi. Bu şirketin aslında Nihat Sütlaç’ın olmadığını, Murat Ongun’a ait olduğunu, hatta kendisinin de öyle hani sembolik nitelikte bir ortaklığının olduğundan bahsetmişti Bir buçuk yıl içerisinde Reklam İstanbul’un Kültür A.Ş.’den almış olduğu yüklüce ihaleler oldu" yanıtını verdi. Duruşma çapraz sorgunun ardından yarına ertelendi.