GÜNDEM - 08 Şubat 2022 Salı 15:24

Filistin'den geldi, Türkiye'nin en iyi doktorlarından biri oldu

A
A
A
Filistin'den geldi, Türkiye'nin en iyi doktorlarından biri oldu

Gazze'deki imkansızlıklar sebebiyle 1994 yılında tıp fakültesi okumak için Türkiye'ye gelen Doç. Dr. Hamad Dheir, kendisine kucak açan ülkede hem mesleğini yapmanın hem de hastalara şifa dağıtmanın gururunu yaşıyor. Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi'nde ekibi ile birlikte başarılı operasyonlara imza atan Dheir, "Türkiye'de yaşamaktan son derece mutluyum" dedi.

Filistin'in Gazze kentinden 1994 yılında üniversite okumak için Türkiye'ye gelen Doç. Dr. Hamad Dheir, işe önce Türkçe öğrenmekle başladı. Başladığı kurs sayesinde Türkçesini geliştiren Dheir, 1995 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı. Başarılı bir eğitim hayatının ardından 2001 yılında doktorluğa başlayan Hamad Dheir, hayali olan organ nakli için birçok kurumda çalıştı. Başarılı olmak için çok çaba sarf eden Hamad Dheir, şimdiler de Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan ve başkanı olduğu Böbrek Nakli Merkezi’nde ekibiyle başarılı operasyonlara imza atıyor. 2012 yılında Türk vatandaşlığı alan Dheir, evlendiğini ve ülkede yabancılık çekmediğini aktardı.

Filistin'den geldi, Türkiye'nin en iyi doktorlarından biri oldu

"Türkiye'de yaşamaktan son derece mutluyum"

Türkiye'ye geliş sürecini anlatan Doç. Dr. Hamad Dheir, "Aslında Filistinliler olarak, Türkiye’ye karşı özel bir sempatimiz var. İşgalden dolayı tıp fakültesi okumak isteyen gençler mecbur yurtdışına çıkmak zorunda kalıyor. Yurtdışı için ilk tercihler genellikle Türkiye oluyor. Duygusal ve sempati duyusu ağırlık basıyordu, ben de Türkiye’yi tercih ettim. Gazzeliyim ve 1994 yılında Türkiye’ye geldim. Oldukça zor geçti ilk 1-2 yıl, hazırlık ve Türkçe öğrenme süreci, unutulmaz anlar var tabi. Heyecan vericiydi. Gideceğim adrese gidene kadar baya bir zorlandım. 1994 yılında Türkçe dilini öğrendikten sonra 1995 yılında Ege Üniversitesi’nde Tıp Fakültesi’ne başladım. 2001 yılında mezun olduktan sonra yine aynı üniversitede İç Hastalıkları İhtisasa başladım.

Mesleğe ilk atıldığımdan itibaren ismim biraz farklı okunduğu ve telaffuz edildiği için ilk tanıştığım hastalardan mutlaka 'Nerelisiniz?' sorusunu alıyordum. Tabi sonraki süreçte hiç kimse yadırgamadı. İşgal ve ambargolar sebebiyle 2012 yılından memleketime gidemedim. Ailem orada, ben buradayım. Zor bir süreç. Türkiye'de yaşamaktan son derece mutluyum, 2 tane kızım var, yabancılık hissetmiyorum. Bu ülkenin bir ferdi olarak duygu besliyorum. Burada çalışmaktan son derece mutlu ve memnunum" dedi.

Filistin'den geldi, Türkiye'nin en iyi doktorlarından biri oldu

"Pandemiye rağmen yaklaşık 90 vaka nakli gerçekleştirdik"

Eğitim süreci ve gerçekleştirilen nakillerden bahseden Dheir, şu ifadeleri kullandı:

"2006’da ihtisas bittikten sonra Ege Üniversitesi Nefroloji Bilim Dalında Nefroloji Yan Dal İhtisasına başladım ve 2009’da Nefroloji İhtisasımı bitirdikten sonra özel sektörde organ naklinde çalışmaya devam ettim, farklı böbrek nakli merkezlerinde çalıştım. Daha sonra yaklaşık 2 yıl Bartın da nefrolog olarak çalıştım. Tekrar özel sektörde böbrek nakli ile uğraştım. 2017 yılında doçentlik unvanını aldıktan sonra Böbrek Nakli Merkezi kurma sürecine biraz hız kazandırdık. Nefroloji Bilim Dalı olarak Genel Cerrahi hocalarımızla birlikte 2019 yılında Böbrek Nakli Merkezi kurulmuş oldu. Bu merkez, 2019 yılında Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü ve başhekimliğimiz gayretleri sayesinde kuruldu.

Filistin'den geldi, Türkiye'nin en iyi doktorlarından biri oldu

Merkezimiz açıldıktan sonra ilk canlıdan böbrek nakli operasyonunu başarıyla gerçekleştirdik. 2019’dan bu yana pandemiye rağmen yaklaşık 90 vaka nakli gerçekleştirdik. Bunların yaklaşık yüzde 10’u kadavradan olan böbrek nakilleri. Geri kalanı ise canlıdan böbrek nakli operasyonları. Türkiye ve uluslararası standartlarında sonuçlarımız oldukça iyi. Nefrolji bilim dalında çok iyi şeyler başarıyoruz. Git gide büyüyoruz, eğitim anlamında da çok iyi eğitim verdiğimizi düşünüyoruz. 2019’dan beri böbrek nakli operasyonlarını gerçekleştiriyoruz. İnşallah pandemi bittikten sonra hedefimiz yıllık en az 60-70 nakil gerçekleştirmek. Aynı zamanda da uluslararası standartlarda sağlık turizmi ruhsatımız var. Bu yönde de çalışmalarımız var"

Burak Can Tokyürek - Orkun Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Savcılıktan İBB davasında avukat savunmaları sırasında görüntü alındığı iddialarına ilişkin açıklama Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri’de görülen İBB davasında avukat savunmaları sırasında başka yerden takip edilecek şekilde görüntü kaydı alındığı iddialarının asılsız olduğunu açıkladı. Bir televizyon programında Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davası sırasında sanık avukatının söz alarak, duruşma salonundaki kameraların değiştirildiği, bu kameraların duruşmadaki avukatların bilgisayar ve telefonlarını görecek şekilde konumlandırıldığını öne sürdükleri belirtildi. Programda avukatların bu görüntülerin başka yerlerden takip edildiğinden şüphelendiklerini ve bu durumun savunma hakkını ihlal ettiğini belirttikleri belirtildi. İddialara ilişkin başsavcılıktan açıklama Konuya ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, "Cumhuriyet Başsavcılığımız görev ve sorumluluk alanı içerisinde yer alan Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içerisinde bulunan duruşma salonları, bilindiği üzere taraf sayısı fazla olan ve güvenlik riski taşıyan dava dosyalarının duruşmalarında yoğun şekilde kullanılmaktadır. Gelişen teknolojik imkanlar doğrultusunda kampüs içerisinde zamanla yenilenen güvenlik sistemlerinin savunma hakkının kısıtlanması ya da taraf avukatlarının veya katılımcıların bireysel alanlarının kayıt altına alınması gibi bir amacı taşımadığı gibi 1 No’lu duruşma salonunun görüntüleme güvenlik sistemlerinin iyileştirilmesi planlaması duruşma tarihinden çok daha önce yapılmış olup, somut dava dosyası ile ilgili değildir" ifadelerine yer verildi.