DÜNYA - 13 Ocak 2026 Salı 21:03 | Son Güncelleme : 13 Ocak 2026 Salı 21:04

Fransa’da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez ölüm sayısı doğum sayısını geçti

A
A
A
Fransa’da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez ölüm sayısı doğum sayısını geçti

Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün açıkladığı verilere göre, geçen yıl 645 bin doğuma karşılık 651 bin ölüm kaydedildi. Fransa’da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez ölüm sayısı doğum sayısını geçmiş oldu.

Fransa’da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez ölüm sayısı doğum sayısını geçti. Fransa Ulusal İstatistik Enstitüsü (İnsee) tarafından açıklanan verilere göre, Fransa’da geçen yıl 645 bin doğuma karşılık 651 bin ölüm kaydedildi. Doğum ve ölüm arasındaki fark olarak tanımlanan doğal nüfus dengesi, eksi 6 bin oldu. Böylece ölümlerin doğumları ilk kez geride bırakması sonucu, doğal nüfus artışı negatife döndü.
Doğal nüfus dengesi, negatife dönse de Fransa nüfusu artmaya devam etti. İnsee, 1 Ocak 2026 itibarıyla nüfusun 69,1 milyon olduğunu, yıllık nüfus artışının yüzde 0,25 seviyesinde gerçekleştiğini bildirdi. Bu artışta belirleyici unsurun 2025 yılında ülkeye gelen 176 bin kişilik göçmen nüfusun olduğu tahmin ediliyor.

Uzmanlar, Avrupa genelinde birçok ülkede benzer eğilimlerin görüldüğünü, söz konusu "doğal denge negatifliği" olgusunun uluslararası bir trend haline geldiğini belirtti.

Doğurganlık geriledi

Geçtiğimiz yıl doğumlarda görülen düşüş İnsee’nin verilerine göre, yüzde 2,1 olarak gerçekleşti. Fransa’da ayrıca toplam doğurganlık göstergesi 1,56 çocuk/kadın seviyesine geriledi ve bu değer uzun dönem ölçekte en düşük seviyelerden biri oldu.
Bunun yanı sıra Fransa’da doğum yaşı ilerlemeye devam ediyor. Kadınlar için ortalama doğum yaşı 31,2, erkekler için ise 34,1 olarak hesaplandı. Uzmanlar, artan doğum yaşının doğurganlık oranlarını daha da baskılayabileceğine dikkat çekti.
Öte yandan 2025’te 651 bin ölüm sayısı ile ölüm oranı 2024’e göre yüzde 1,5 artış gösterdi. Ölüm sayısındaki yükselişte, kış aylarında yaşanan grip salgını ve baby-boom (İkinci Dünya Savaşı sonrası on yıllık (1945-1955) süreç içerisinde yaşanan nüfus patlaması) kuşaklarının yaşlanması etkili oldu.

Nüfus yaşlanıyor

Fransa’da 2025 verilerine göre, yaşam süresi kadınlarda 85,9, erkeklerde 80,3 yıl olarak hesaplandı. Bu göstergeler Fransa’nın Avrupa ortalamalarının üzerinde yaşam süresine sahip olduğunu gösterdi. Yaş dağılımında da önemli değişiklikler göze çarpıyor. 65 yaş ve üzeri nüfus yaklaşık yüzde 22,2 ile 20 yaş altı nüfusla neredeyse eşit düzeyde seyretti. Bu durum, ülkenin hızla yaşlanan bir nüfusa sahip olduğuna işaret etti.

Politika gündeminde doğum, aile ve bakım meselesi

Doğumların azalması ve yaşlanmanın hızlanması, Fransa’da aile ve sosyal politika tartışmalarını yeniden güçlendirdi. 2026’ya ilişkin planlarda, doğum izni düzenlemesinin 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlüğe girmesi ve her ebeveyn için iki ayı geçmeyecek şekilde ek izin imkanı tanıması planlanıyor. Düzenlemenin, 1 Ocak 2026’dan itibaren doğan çocuklar için de geçerli olacak şekilde uygulanması amaçlanıyor.
Demografik eğilimler, kamu politikalarında çocuk bakım hizmetlerinin güçlendirilmesi, aile desteği programlarının artırılması ve yaşlı bakım sistemlerinin yeniden yapılandırılması gibi alanların öncelikli hale geldiğini gösteriyor. Bu alanlarda yapılacak düzenlemelerin, Fransa’nın uzun vadeli sosyoekonomik modelini şekillendirmede kritik rol oynayacağı belirtiliyor.

Mehmet Gündüz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Yuntdağı’nda kırsal kalkınma atağı Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı’nda üretimden pazarlamaya uzanan süreci değerlendirerek kooperatif yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar başlattı. Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı bölgesinde kırsal kalkınma ve kooperatif-leşme odaklı saha çalışması gerçekleştirdi. Bölgedeki üretim potansiyelini ye-rinde inceleyen heyet, sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda üretim, işletme ve pazarlama süreçlerini değerlendirdi. Konsey çalışma ekibi; Orta-köy’deki bungalov alanlarında yürütülen kırsal turizm faaliyetlerini ve Osman-calı Mahallesi’nde özel ağaçlandırma projesi kapsamında sürdürülen badem yetiştiriciliği çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyaretlerde kırsal üretimin çeşit-lendirilmesi, katma değerinin artırılması ve bölge ekonomisine daha güçlü katkı sunması için atılabilecek adımlar ele alındı. Heyette; kırsal kalkınma ve kooperatifçilik uzmanı Erdem Ak, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Yılmaz Usta, dijital pazarlama uzmanı Cenk Tülemek, Ziraat Mü-hendisi Nedim Zurnacı, Kocadere Çalışma Grubu Başkanı Halil Selcan, Genç-lik Meclisi Başkanı Mete Tosun, İzmir Devlet Tiyatrosu oyuncusu ve üretici Ali Hakan Beşen, Kadın Meclisi Başkanı Suzan Cömert Özata ile konsey personeli yer aldı. Yapılan incelemelerde; kooperatif yapısının güçlendirilmesi, markalaşma ça-lışmalarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama imkanlarının artırılması ko-nuları öne çıktı. Bölgedeki tarımsal üretimin doğru planlama ve ortak akılla daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşabileceği vurgulandı. Bektaş Kılınç, sa-ha çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Yuntdağı’nda sürdürülebilir kal-kınma hedefi doğrultusunda tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmaya de-vam edeceklerini ifade etti. Öte yandan heyet, Akgedik Kadın Çalışma Gru-bu’nun faaliyet alanını da ziyaret ederek kadın emeğinin yerel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti.
Konya Meram’da çocuklar geleceği dönüştürüyor Sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdüren Konya’nın merkez Meram İlçe Belediyesi, özellikle yeni neslin sıfır atık ve çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine de hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Osmangazi Ortaokulu’nda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Meram Belediyesi, sıfır atık çalışmalarını aralıksız sürdürürken özellikle yeni neslin çevre bilinci kazanmasına yönelik eğitim faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda belediye bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından okullarda düzenlenen seminerler ile gençlere hem çevresel sorumluluk hem de sürdürülebilir yaşam alışkanlığı kazandırılması hedefleniyor. E-atıkların görünmeyen tehlikesi anlatıldı Şubat ayının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "Elektrik, Elektronik ve Metal Ayı" ilan edilmesi kapsamında Osmangazi Ortaokulu’nda eğitim semineri düzenlendi. Programda öğrencilere sıfır atık bilinci ve elektronik atık (e-atık) farkındalığı eğitimi verildi. Seminerde, elektrikli ve elektronik atıkların doğaya ve insan sağlığına etkileri detaylı şekilde ele alındı. Öğrencilere; bilinçsizce doğaya bırakılan e-atıkların toprağa, suya ve havaya zarar verdiği, içerdiği ağır metaller nedeniyle uzun vadede ciddi çevresel sorunlara yol açabildiği anlatıldı. Atıklar sanata dönüştü Eğitimde ayrıca geri dönüşüm süreçleri hakkında bilgi verilerek, bozulan ya da kullanılmayan elektronik eşyaların çöpe atılmak yerine geri dönüşüm sistemine kazandırılmasının önemi vurgulandı ve ‘Her atık geleceğe bırakılan bir izdir’ mesajı ön plana çıkarıldı. Öğrenciler için programın en dikkat çeken bölümü ise atölye çalışması oldu. Öğrenciler, toplanan elektronik atık parçalarını kullanarak Meram Belediyesi logosunu yeniden şekillendirdiler. Kablolar, devre kartları, metal parçalar ve çeşitli elektronik bileşenlerden oluşturulan çalışma; geri dönüşümün yalnızca bir çevre faaliyeti değil, aynı zamanda üretken bir süreç olduğunu gözler önüne serdi. "Sıfır atık bir tercih değil, mecburiyettir" Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Meram Belediyesi olarak sıfır atık çalışmalarına maksimum düzeyde önem verdiklerini belirterek, çalışmalar hakkında şu açıklamalarda bulundu: "Çevre bilinci küçük yaşlarda kazanılır. Biz de Meram Belediyesi olarak yalnızca bugünü değil, yarını da düşünüyoruz. Sıfır atık çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyor; özellikle çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesi adına eğitim seminerlerimizi aralıksız devam ettiriyoruz. İnanıyoruz ki çevreye duyarlı bir nesil yetişirse, geleceğimiz daha temiz, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir olacaktır." Başkan Kavuş, elektronik atıkların doğru yönetildiğinde çevre için tehdit olmaktan çıkıp ekonomiye katkı sağlayan bir kaynağa dönüşebileceğini de vurgulayarak, "Geleceği Şarj Et" sloganıyla yürütülen bu tür etkinliklerin artarak devam edeceğini ifade etti.
Ağrı Ağrı’da öğrenci ve velilere yönelik iftar programı düzenlendi Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Milli Eğitim Bakanlığınca hayata geçirilen "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında öğrenciler ve velilerle iftar programında buluştu. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Naci Gökçe Anadolu Lisesi Öğrenci Pansiyonu’nda düzenlenen programa İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Şube Müdürü Muhammet Necmi Karaoğlan, İl Müftülüğü Uzman Vaizi Nuri Arslan, Okul Müdürü Celal Efe, öğrenciler ve veliler katıldı. Program öncesinde masaları ziyaret ederek öğrenciler ve velilerle sohbet eden Kökrek, onların görüş ve taleplerini dinledi. Burada konuşan Kökrek, "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinliklerinin eğitim camiasında birlik ve beraberliği pekiştirdiğini söyledi. Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve manevi değerlerin güç kazandığı bir dönem olduğunu ifade eden Kökrek, "Bakanlığımız tarafından başlatılan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ etkinlikleri, eğitim ailemizi aynı sofrada buluşturuyor. Bu buluşmalar, öğrencilerimiz, velilerimiz ve öğretmenlerimiz arasında güçlü bir gönül bağı kurulmasına katkı sunuyor" dedi. Okul-aile iş birliğinin önemine işaret eden Kökrek, "Çocuklarımızın hem bilgiyle donanmış hem de ahlaki değerlerle yetişmiş bireyler olarak geleceğe hazırlanması temel hedefimizdir. Velilerimizin sürece katılımı, öğrencilerimizin motivasyonunu artırıyor ve eğitim ortamını daha güçlü hale getiriyor. Birlik içinde hareket ettiğimiz sürece daha başarılı sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı. Konuşmanın ardından İl Müftülüğü Uzman Vaizi Nuri Arslan tarafından dua edildi. Ezanın okunmasıyla birlikte Kökrek, öğrenciler ve veliler iftar yaptı.