DÜNYA - 17 Ocak 2021 Pazar 16:53

Gazze Şeridi'nin en büyük camisini Osmanlı motifleri süslüyor

A
A
A
Gazze Şeridi'nin en büyük camisini Osmanlı motifleri süslüyor

Filistin’de işgal altındaki Gazze Şeridi'nin en büyük camisi Büyük Ömer Camii’ni Osmanlı motifleri süslüyor.

İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi'nin merkezi Gazze kentinde Büyük Ömer Camii (Ulu Cami), Osmanlı motifleri ve Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyor. Gazze Şeridi'nin en büyük ve en eski camisi olarak bilinen Büyük Ömer Camii, Filistinliler için özel bir önem taşıyor. Filistinliler Büyük Ömer Camii’ne sadece namazlarını kılmak için değil, Osmanlı eserlerini görmek için de geliyor.

Cami hakkında bilgi veren tur rehberi Tarık Haniye, “Yaklaşık 300 yıl önce Osmanlı Gazze’deki Büyük Ömer Camii’nde bin 800 metrekarelik alanı inşa etmiş, caminin kütüphane ve abdesthanesi alana eklenmiş. Gazze Şeridi tarihi ve arkeolojik bakımdan büyük bir öneme sahiptir. Büyük Ömer Camii, Gazze Şeridi’ndeki en büyük camidir. Cami, Mescid-i Aksa’dan sonra bölgedeki ikinci en büyük cami olmasıyla biliniyor” dedi.

Osmanlı döneminde camiye eklenen alanlardan bir diğerinin de Kur'an öğrenme salonları olduğunu söyleyen Haniye, camideki mihrap ve kapıların, Osmanlı motiflerinin bugüne kadar korunduğunu ifade etti.

Muhammed Salem

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.