EKONOMİ - 23 Temmuz 2021 Cuma 11:08

Geç hasat kiraz, dünyanın dört bir yanında rağbet görüyor

A
A
A
Geç hasat kiraz, dünyanın dört bir yanında rağbet görüyor

Türkiye'de kiraz hasadının en geç yapıldığı yerlerden Torosların eteklerindeki Konya'nın Hadim ilçesinde yetiştirilen kirazların yüzde 90'ı, Avrupa ve Asya ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor.

Toroslar'ın eteğindeki Konya'nın Hadim ilçesinde üretilen, kalitesi ve aromasıyla yurt dışında "Türk Kirazı" olarak bilinen Hadim kirazının hasadı devam ediyor.

Yetiştirilen kirazların yüzde 90'ı ise Avrupa ve Asya ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. Özellikle Rusya ve Çin başta olmak üzere Avrupa, Asya, Ortadoğu, Uzakdoğu’nun bazı ülkelerinden gelen talebin etkisiyle tarlada yaklaşık 30-35 liradan alıcı buluyor.

Bu yıl mevsimsel etkilerden dolayı rekoltenin yarı yarıya düştüğü kirazın fiyatının yükselmesi üreticileri memnun etti.

İhracatçı firma temsilcisi Ercan Şen, yaptığı açıklamada, kiraz hasadının geç olmasının üreticiler açısından avantajlı olduğunu söyledi. Kiraz üreticilerinin profesyonelce üretim yaptıklarını belirten Şen, “Ülkemiz başta olmak üzere İtalya’dan Yunanistan’a, İspanya’ya kadar dünyanın birçok noktasında kiraz yetiştiriciliği yapılmaktadır. Türkiye’de ilk hasadı İzmir Kemalpaşa Bağyurdu’nda başlamaktadır. Daha sonra 30-35 noktada hasat yapılmaktadır. Hadim ilçesinin özelliği rakım olarak 1860-1900’lere ulaşmaktadır. Bunun yanı sıra çiftçilerimiz de bu konuda profesyonelleşmiştir. Napolyon dediğimiz Ziraat 900 cinsi kiraz, Regina ve diğer bazı kiraz cinsleri üretilerek ürün çeşitliliği sağlanmıştır. Rekolte olarak da ciddi bir tonaja sahiptir. Bu yıl Türkiye’nin her tarafında olduğu gibi mevsimsel bir durumdan dolayı rekolte biraz düştü. Aroma ve sertlik açısından ülkemizin birçok yerinde yetişen kiraza göre Hadim kirazı biraz daha öne çıkmaktadır” dedi.

Geç hasat kiraz, dünyanın dört bir yanında rağbet görüyor

Kirazlar açık artırma usulü ile pazarlanıyor

Pazarlama konusunda da ilçenin önemli bir kiraz alım merkezi olduğunu vurgulayan Ercan Şen, “Üretim konusunda olduğu kadar pazarlama konusunda da çiftçilerimizin çektiği bazı zorluklar vardı. Birçok ihracatçı firma gelmiyordu. Gelenler ise belirsiz noktalarda alım yapıyordu. 7 yıl önce belediye tarafından kiraz hali yapıldı. Bu sayede bir hal sistemi gelmiş oldu ve üreticinin getirdiği kiraz açık artırma usulü ile pazarlanmaya başlandı. Örneğin bir araba kiraz gelmiş alıcılar toplanıyor verebileceği rakam dahilinde ihale ortamı oluşuyor. Bugünlerde kirazımızın fiyatı 30-34 liraya kadar rekor fiyatlara ulaşmıştır” diye konuştu.

Geç hasat kiraz, dünyanın dört bir yanında rağbet görüyor

"Hadim kirazı yurtdışında rağbet görüyor"

Hadim Tarım ve Orman Müdürü Erol İşcan da, ilçede üretilen kirazların yüzde 90’ının yurt dışına ihraç edildiğini ifade etti. Kirazların kendine has aroması ve sertliği nedeniyle yurtdışında rağbet gördüğünü anlatan İşcan, “İlçemizde 750 rakım ile 2 bin rakım arasında 2 bin 500 çiftçimiz tarafından yaklaşık 32 bin dekar alanda kiraz üretimi yapılmakta. İlçemizde yetiştiriciliği yapılan kirazın yüzde 90’ı yurtdışında Napolyon olarak bilinen Ziraat 900 cinsi kirazdır. Ancak son yıllarda geçciliği nedeniyle tercih edilen Regina kiraz dikimleri başlamıştır. Yaklaşık 2 bin dekar alanda da Regina cinsi kiraz mevcuttur. Rekoltemiz don ve kuraklık gibi iklimsel olaylar nedeniyle geçen yıla göre yüzde 40 oranında düştü. Geçen yıl 22 bin ton civarında gerçekleşen üretimimiz bu yıl 12 bin ton civarında gerçekleşecek gibi görünüyor. Kiraz hasadı bundan 40 gün önce başladı, bayram sonuna kadar devam edecek. Temmuz sonu gibi de hasadın tamamlanacağını düşünüyorum. İlçemizde üretilen kirazın yüzde 90’ı ihraç ediliyor. İhraç edildiği ülkeler de başta Rusya ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere Ortadoğu ve Uzakdoğu’nın bazı ülkelerine ihraç edilmekte. İlçemizde üretilen kirazlar coğrafi konumu ve yüksek rakım nedeniyle daha çok tercih ediliyor. İlçemizin güneş ışığından çok fazla faydalanıyor olması, gece-gündür arasındaki sıcaklık farklarının ve rakımın yüksek olması nedeniyle kirazların kendine has bir aroması, sertliği ve lezzeti oluyor. Bu sebeple de yurtdışında rağbet görüyor” ifadelerine yer verdi.

Fatime Özağır Bilgili
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Geçen sene zararıyla ağlatan ’kıvırcık’ bu yıl güldürdü Geçen yıl tarlada tanesi 5 liraya kadar düştüğü için üreticisine zarar ettiren kıvırcık marul, bu yıl bahar aylarında 30 liraya kadar yükselince çiftçinin yüzü güldü. Türkiye Ziraat Odaları Birliğinin (TZOB) verilerine göre şubatta tarladan çıkış tanesi 16 lira olan kıvırcık marul, martta ortalama 28 liraya yükseldi. Şubatta market ve pazarlarda ortalama 50 liradan satılan marul, martta 80 lira ortalama fiyata ulaştı ve bazı noktalarda 100 liradan alıcı buldu. Geçen yıl düşük fiyatı nedeniyle üreticisine zarar ettiren kıvırcık marul, bu yıl tarlada 30 liradan satılınca eken çiftçilerin yüzü güldü. "Geçen yıl zararım 5 milyon" Bursa’nın Gürsu ilçesine bağlı Karahıdır Mahallesi çiftçilerinden Rıza Altunbağ kıvırcık marul hasadının sürdüğünü ve talebin çok iyi olduğunu anlattı. Geçen sene fiyatların düşüklüğünü vurgulayan ve 5 liraya bile satılamaz hale gelindiğini aktaran Altunbağ, "5 milyon zarar ettik. İnanılmaz bir kötü sene geçirdik. Bu sene hiç ummadığımız gibi gitti. Sezon başı yine kötü başladı ve 5-7 lira arasında açıldı. İlk partilerde zarar ettik ama ikinci patilerde zararı çıkardık, çok iyi gitti" dedi. Altunbağ, 5 dönümlük seradan iyi kazandığını belirterek, "Seradan tanesi şu anda 30 lira. Bunun gibi diğer seralarımızda var. Maliyeti 7-8 liraydı geçen sene ve maliyet altında sattık. Şimdi iyi yükseldi ve sezon güzel gidiyor. Allah’a şükür güzel gitti ve iyi kazandık. Bizden markete, pazara, sofraya gidene kadar 70-80 lira oluyor" diye konuştu.
Antalya Polenler bahar aylarında alerjik şikayetleri arttırıyor Bahar aylarında özellikle ağaç, çiçek ve çimen polenlerinin havaya karışmasının duyarlı kişilerde bağışıklık sistemini harekete geçirdiğine değinen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Doğukan Aydenizöz, "Bağışıklık sistemi bu polenleri zararlı algılayıp tepki verdiğinde, burun mukozalarında inflamasyon oluşur ve hapşırma, akıntı, kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu süreçte gözlerde sulanma, kızarma ve hatta yorgunluk ile uyku kalitesinde bozulma gibi ek problemler de görülebilir" dedi. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Doğukan Aydenizöz, bahar aylarında artan alerjik rinit şikayetleri ve alınabilecek önlemler hakkında açıklamalarda bulundu. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğanın canlanmasının birçok kişi için keyifli bir dönem olduğunu dile getiren Op. Dr. Aydenizöz, "Ancak alerjik rinit hastaları için bu dönem tam tersi bir tablo oluşturabilir. Antalya gibi bitki çeşitliliği ve polen yoğunluğu yüksek bölgelerde, alerjik rinit şikayetleri Türkiye ortalamasının çok üzerinde görülebilir. Alerjik rinit, burun akıntısı, tıkanıklık, gözlerde yaşarma, hapşırma ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösterir ve günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir" diye konuştu. Alerjik rinit neden artıyor Op. Dr. Aydenizöz, bahar aylarında özellikle ağaç, çiçek ve çimen polenlerinin havaya karışmasının duyarlı kişilerde bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini ifade ederek, "Bağışıklık sistemi bu polenleri zararlı algılayıp tepki verdiğinde, burun mukozalarında inflamasyon oluşur ve hapşırma, akıntı, kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu süreçte gözlerde sulanma, kızarma ve hatta yorgunluk ile uyku kalitesinde bozulma gibi ek problemler de görülebilir" dedi. "Uzman hekime danışılması gereken durumlar" Aydenizöz, alerjik rinit şikayetlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, "Şikâyetler iş yaşamını, okul başarısını veya günlük konsantrasyonu etkiliyorsa, uyku düzenini bozuyorsa, sık sinüzit veya kulak problemleri gelişiyorsa ya da mevcut ilaçlarla rahatlama sağlanamıyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır" dedi. "Tedavi ve hekim kontrolü" Alerjik rinit tedavisinde antihistaminikler, burun spreyleri ve bazı durumlarda immünoterapi (aşı tedavisi) kullanılabildiğini ifade eden Op. Dr. Aydenizöz, "Tedavi planı mutlaka uzman hekimler tarafından kişiye özel olarak hazırlanmalıdır. Her hastanın şikayetleri ve hassasiyeti farklıdır. Özellikle şikayetler uzun sürüyorsa veya günlük yaşamı etkiliyorsa, profesyonel destek almak önemlidir" şeklinde konuştu. "Günlük yaşamda alınabilecek önlemler" Op. Dr. Aydenizöz, alerjik rinitin kontrolünde günlük önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi: "Kapalı alanlarda koku kontrolü: Ofis veya ev gibi kapalı ortamlarda parfüm, deodorant, oda spreyi, tütsü, sigara ve dumanlı ürünlerden uzak durulmalıdır. Kokuları sınırlamak: Evde parfüm ve deodorantları duş bölgesinde kullanıp kapıyı kapatmak, saç spreyi ve yoğun kokuları sınırlamak rahatlama sağlar. Çok ihmal edilen bir diğer konu da sigara içmek veya kapalı ortamlarda dumanına maruz kalmak da yine alerjik rinit ile beraber burun etlerinde şişmelere neden olup belirtileri daha da artıracaktır. Bunların birlikteliği erişkin ve çocuk fark etmeksizin tüm yaş gruplarında fazlaca görülmekle beraber, çocuklarda daha bariz olmak üzere geniz eti büyümesi, ağız açık uyuma ve horlama ile dolaylı olarak sık kulak iltihaplanmalarına sebep olup operasyonlara kadar giden sürece katkıda bulunabilmektedir. Polen yoğunluğu dönemlerinde dikkat: Özellikle polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde mümkünse dışarı çıkılmamalıdır. Temizlik önlemleri: Dışarıdan geldikten sonra kıyafet değiştirilmesi ve duş alınması önerilir. Evde cam ve klima kullanımı: Evde camları özellikle rüzgârlı havalarda kapalı tutmak, polen filtreli klima veya hava temizleyici kullanmak faydalıdır. Çamaşırların kurutulması: Çamaşırları dış ortamda kurutmamak, polenlerin giysilere yapışmasını önler." Alerjik rinitin, doğru önlemler ve uygun tedavi ile kontrol altında tutulabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Aydenizöz, "Bahar aylarını daha konforlu geçirmek için belirtileri hafife almamak ve gerekirse sağlık kuruluşlarına başvurmak son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki, şikayetlerin göz ardı edilmesi hem yaşam kalitesini düşürür hem de uzun vadede komplikasyon riskini artırabilir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.