SAĞLIK - 10 Mayıs 2023 Çarşamba 11:23

'Hafıza kaybı kalsiyum eksikliği belirtisi olabilir'

A
A
A
'Hafıza kaybı kalsiyum eksikliği belirtisi olabilir'

Dr. Öğr. Üyesi M. Genco Erdem, kalsiyum eksikliğinin başta kemik sağlığı problemleri olmak üzere çeşitli rahatsızlıklara yol açabileceğini ifade etti.

Kalsiyum eksikliğinin başta kemik sağlığı problemleri olmak üzere çeşitli rahatsızlıklara yol açabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi M. Genco Erdem, “Kalsiyum yetersizliği kemiklerin zayıflamasına, osteoporoz (kemik erimesi) gelişimine ve daha sık kemik kırılmalarına neden olabilir. Ayrıca sinir ve kas fonksiyonları üzerinde de olumsuz etkiler yapabilir. Kalsiyum eksikliği belirtileri arasında diş çürümesi, kas krampı, kramplar, uyuşukluk, karıncalanma, depresyon ve hafıza kaybı bulunur” dedi.

İnsan vücudunda en fazla bulunan minerallerden biri olan kalsiyumun vücuttaki tüm hücrelerde ve dokularda yer aldığını belirten Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi M. Genco Erdem, “Kalsiyum, kemiklerin yanı sıra sinir, kas ve kalp fonksiyonları dâhil birçok hayati süreci destekler” diye konuştu.

“Süt ürünleri ve yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunur”
Kalsiyumun vücuttaki enzim aktivitesi, hücre işlevi ve hormon salınımı gibi önemli biyolojik işlevlerde de rol oynadığını işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Erdem, “Kalsiyum, vücut tarafından üretilemediğinden, besinlerden alınması gereken bir mineraldir. Süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, deniz ürünleri, tofu ve badem gibi gıdalarda bol miktarda kalsiyum bulunur” ifadelerini kullandı.

Vücudun kalsiyum ihtiyacının yaşa, cinsiyete ve sağlık durumuna bağlı değişebileceğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Erdem, çocuklar, ergenler ve yaşlı yetişkinlerin genellikle daha fazla kalsiyuma ihtiyaç duyduklarını belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Erdem, gebelik ve emzirme dönemleri gibi özel durumlarda da kalsiyum ihtiyacının artabileceğinin altını çizdi.

“Kalp ritminin düzenlenmesi için önemli”
Kalsiyum seviyelerinin dengelenmesinin, kemik sağlığı ve diğer sağlık sorunlarının önlenmesini sağladığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdem, kalsiyumun vücudumuz için önemini şu şekilde açıkladı: “Kalsiyum, kemik ve dişlerin sağlıklı kalması için önemlidir. Kemiklerimiz, vücudumuzda depolanan kalsiyumun yaklaşık yüzde 99'unu içerir. Kalsiyum, ayrıca kasların kasılması, kalp ritminin düzenlenmesi ve sinir sistemimizin düzgün çalışması için de gereklidir. Vücudumuz, bu işlevler için yeterli miktarda kalsiyum sağlayamadığında, sağlık sorunları ortaya çıkabilir."

Genellikle düzenli tıbbi kontroller sırasında izlenen kalsiyum seviyelerinin, kan testleri aracılığıyla ölçüldüğünü ve yetişkinlerde normal seviyelerin 8,5-10,2 mg/dL aralığında olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Erdem, kalsiyum seviyelerinin düşük veya yüksek olmasının sağlık sorunlarına neden olabileceğini ifade etti.

“Eksikliği de yüksekliği de sağlık sorununa yol açabilir”
Hem kalsiyum eksikliği hem de yüksekliğinin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini, ancak kalsiyum eksikliğinin toplumda daha yaygın olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Erdem, “Kalsiyum eksikliği kemik sağlığı sorunlarına, osteoporoz ve daha sık kemik kırılmalarına neden olabilir. Kalsiyum yüksekliği ise böbrek taşı ve böbrek yetmezliği gibi komplikasyonlara neden olabilir” diye konuştu.

“Kalsiyum eksikliğinin nedenleri”
Kalsiyum eksikliğinin vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılayamaması sonucunda ortaya çıktığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Erdem, en önemli nedenler arasında yetersiz kalsiyum alımı, D vitamini eksikliği, sindirim bozuklukları, böbrek hastalığı, tiroit bezi sorunları, ilaçlar ve yaşlılık yer aldığını belirtti.

Yetersiz kalsiyum alımının, özellikle süt ve süt ürünlerinin yeterince tüketilmemesi gibi durumlarda ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdem, diğer nedenleri ise şöyle sıraladı: “D vitamini eksikliği kalsiyum emilimini azaltarak kalsiyum eksikliğine neden olabilir. Sindirim bozuklukları, özellikle bağırsaklarda kalsiyum emilimini etkileyen hastalıklar, kalsiyum eksikliğine yol açabilir. Kronik (uzun süredir olan) böbrek yetmezliği, böbreklerin kalsiyum tutma işlevini etkileyebilir ve kalsiyum eksikliğine neden olabilir. Tiroit bezindeki hormon dengesizlikleri ve bazı ilaçlar da kalsiyum emilimini azaltarak kalsiyum eksikliğine yol açabilir. Yaşlılık da kalsiyum eksikliğine neden olabilecek bir faktördür, çünkü yaşlılar genellikle yeterince kalsiyum alamazlar ve kemiklerdeki kalsiyum emilimi azalır.”

“Kemik erimesine ve kemik kırılmalarına yol açabilir”
Kalsiyum eksikliğinin özellikle kemik sağlığı problemlerine yol açabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Erdem, hastalığın sonuçlarını şöyle anlattı: “Kemiklerde kalsiyum yetersizliği, kemiklerin zayıflamasına, osteoporoz (kemik erimesi) gelişimine ve daha sık kemik kırılmalarına neden olabilir. Ayrıca kalsiyum eksikliği, sinir ve kas fonksiyonları üzerinde de olumsuz etkiler yapabilir. Kalsiyum eksikliği belirtileri arasında diş çürümesi, kas krampı, kramplar, uyuşukluk, karıncalanma, depresyon ve hafıza kaybı bulunur.”

“Aşırı D vitamini alımı kalsiyum yüksekliği sebebi”
Kalsiyum yüksekliğinin de tıpkı eksikliği gibi istenmeyen bir durum olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Erdem, kalsiyum yüksekliği belirtileri arasında baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, kabızlık, iştahsızlık, yorgunluk, kuru cilt ve kas zayıflığının geldiğini belirtti. Sık ve fazla idrar yapma, susuzluk hissi, aşırı terleme, depresyon, halsizlik ve odaklanma sorunları gibi belirtilerin de görülebileceğini sözlerine ekleyen Dr. Öğr. Üyesi Erdem, kalsiyum yüksekliğinin genellikle düzenli tıbbi kontroller sırasında tespit edildiğini ve tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.

Kalsiyum yüksekliğinin pek çok nedene bağlı oluşabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Erdem, şöyle konuştu: “Aniden ortaya çıkan böbrek yetmezliği, kalsiyum yüksekliği nedeni olabilir. Aşırı D vitamini alımı, kalsiyum yüksekliğine neden olabilir. Hiperparatiroidizmde kalsiyum yüksekliği sıktır. Sarkoidoz hastalığının bulguları arasında kalsiyum yüksekliği sayılabilir. Çeşitli kanserlerin ilk bulgusu kalsiyum yüksekliği olabilir. Bazı ilaçların yan etkisi olarak da kalsiyum yüksekliği görülebilir.”

Kalsiyum yüksekliğinin böbrek taşları, böbrek yetmezliği, pankreatit ve kronik yorgunluk sendromu gibi hastalıkları da tetikleyebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdem, kalsiyum yüksekliği ile uyumlu şikâyetler hissedilmeye başlandığında, mutlaka tıbbi yardım alınması gerektiğini işaret etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."