GÜNDEM - 25 Nisan 2023 Salı 09:53

Harbiye Askeri Müzesi'nde tarihi kılıçlara bakım çalışması

A
A
A
Harbiye Askeri Müzesi'nde tarihi kılıçlara bakım çalışması

Şişli'de bulunan Harbiye Askeri Müzesi'nde sergilenen tarihi eserlere belirli aralıklarla onarım ve koruma işlemleri uygulanıyor. Tarihe damga vuran Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman, Sultan 4. Murad'a ait kınlı kılıçlar ile Yavuz Sultan Selim, Sultan 2. Abdülhamid'e ait kılıçlar da onarım ve koruma işlemleri yapılan eserler arasında bulunuyor. Uzmanlar tarafından özel solüsyonlarla temizlenen eserler, işlemlerin tamamlanmasının ardından 1 ay süreyle gözlem odasında tutuluyor.

İstanbul Şişli'de bulunan Harbiye Askeri Müzesi'nde sultan kılıçları, miğferler, tabanca, zırhları ve birçok tarihi eser sergileniyor. Tarih boyunca çeşitli milletler tarafından kullanılmış pek çok farklı türde objenin bulunduğu zengin bir koleksiyon olan Askeri Müze Kesici Silahlar Koleksiyonu da müzede yer alıyor. Koleksiyonda yerli ve yabancı ülkelere ait kılıç, balta, yatağan, meç, kama, hançer, cembiye, sırıklı silahlar gibi pek çok türde kesici silah bulunuyor. Temel olarak İslam ve Avrupa kesici silahları olarak ayrılan koleksiyonun ağırlığını kılıçlar oluşturuyor. Koleksiyonda önemli bir yer tutan Türk kılıçları 15 ila 20. yüzyıl arasına tarihlenirken; içlerinde Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Sultan 4. Murat gibi Osmanlı sultanlarına ait kılıçlar dikkat çekiyor. Bu eserler, müzede sergilendiği gibi bakımları da burada yapılıyor.

Harbiye Askeri Müzesi'nde tarihi kılıçlara bakım çalışması

Müzede bulunan her türlü tarihi esere, özgünlüğünü bozmadan gelecek nesillere aktarabilmek maksadıyla restorasyon (onarım) ve konservasyon (koruma) işlemleri uygulanıyor. Restorasyon ve konservasyon kısmı ise silah atölyesi, kimyasal işlem atölyesi, kağıt atölyesi ve tekstil atölyesinden oluşuyor. Bu işlemler belli bir düzende gerçekleştiriliyor. Bu düzen içerisinde objeler önce, envanter bilgi ve tutanaklarındaki bilgilerle karşılaştırılarak ve fotoğrafları çekilerek heyet ile teslim ve tesellüm senedi karşılığında kontrol edilip alınıyor. Ardından teslim alınan tarihi eserler, atölyelere gönderilerek çeşitli işlemlerden geçiriliyor. Onarım ve koruma işlemleri tamamlanan eserler, en az 1 ay süreyle gözlem altında tutuluyor ve yine senet karşılığı ilgili mal sorumlusuna teslim edilerek teşhire ve depolara yönlendiriliyor.

Harbiye Askeri Müzesi'nde tarihi kılıçlara bakım çalışması

Tarihe damga vuran sultanların kılıçları temizlendi

Kanuni Sultan Süleyman, Sultan 4. Murad, Safevi Sultanı Şah Abbas'a ait kınlı kılıçlar ile Yavuz Sultan Selim, Sultan 2. Abdülhamid, Sultan 2. Mustafa'ya, Memluk Sultanı Kansu Gavri kılıçlar onarım ve koruma işlemleri yapılan eserler arasında yer aldı.

16. yüzyılda yapılan ve Yavuz Sultan Selim'e ait olan kılıç, uzmanlar tarafından mikroskop altında özel solüsyonlarla temizlendi. Kabzası ağaç, üzeri yeşil renk sürüngen bir hayvan derisi ile kaplı olan kılıç ardından yetkililere teslim edildi. Namlunun sağ yüzünde altın kakma tekniğiyle yazılmış bir ayet de bulunan kılıç, 1 ay süre ile gözlem altında tutulmak üzere gözlem noktasına kaldırıldı.

Harbiye Askeri Müzesi'nde tarihi kılıçlara bakım çalışması

17. yüzyılda yapılan ve yine Sultan 4. Murad’a ait kılıç da aynı işlemlerden geçirildi. Kabzası demirden yapılan ve başı armut şeklinde olan kılıç da 1 ay süreyle kalmak üzere gözlem odasına alındı.

Türk kılıcı Batı kılıçlarına göre daha hafif ve daha dayanıklı

Tarihe damga vuran Türkler, Orta Asya’dan beri kullandıkları en kadim savaş araçları okları ve kılıçlarla zaferden zafere koştu. Yakın döneme kadar kullanılan bu iki savaş aletlerinden özellikle kılıç, Türklerde etkin bir silaha kullanıldı. Türklerin kullandığı kılıçların en önemli özelliği ise kavisli olması. Şam çeliğinden (Dımaşk) yapılan kılıçlar sağlamlığıyla zaferlerin kazanılmasında etkili oldu. Türklerin, demiri yüksek ısılarda döverek şekil vererek iyi kalitede kılıçlar yaptıkları biliniyor. Türk kılıcının Batı kılıçlarına göre daha hafif ve daha dayanıklı olması savaşta Türklerin etkinliğini arttırdı. Bu kılıçları kullanan Osmanlı Padişahları da zaferden zafere koştu.

Harbiye Askeri Müzesi'nde tarihi kılıçlara bakım çalışması

Murat Horoz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.