SAĞLIK - 29 Aralık 2017 Cuma 20:39

Hemoroid nedir Basur nedir? Hemoroid nasıl geçer? Basur tedavi yöntemleri neler?

A
A
A
Hemoroid nedir Basur nedir? Hemoroid nasıl geçer? Basur tedavi yöntemleri neler?

Halk arasında Basur olarak da bilinen Hemoroid çeşitli evrelerde gözüken ve makattan kan gelmesi ve şişlik gibi belirtileri ile tesbit edilen bir hastalıktır. Sizin için uzmanlarımıza sorarak Hemorid nedir, hemoroid tedavi yöntemleri neler ve basur nasıl geçer gibi soruların cevaplarını derledik.

Yaşam kalitesini düşüren ve ileri evrelerinde dayanması çok güç olan Basur olarak da bilinen Hemorid nedir, nasıl geçer, Hemoroidin belirtileri neler, Basur genetik midir? Her on kişiden sekizinde rastlanan Basura sebep olan çeşitli yanlışlar neler, Basura yakalanan hangi doktora ne zaman gitmeli, Hemorid için evde yapılacak bir şey var mı, Hemorid için diyet yöntemleri nelerdir, Hemorid için ilaç uygulaması var mıdır? Bütün bu soruların cevaplarını ve Basur (Hemoroid) ile ilgili bilinmesi gereken bütün bilgileri sizin için derledik.

Hemoroid nedir Basur nedir? Hemoroid nasıl geçer? Basur tedavi yöntemleri neler?

Hemoroid (Basur) nedir? Hemoroid nasıl geçer? Basur tedavi yöntemleri neler?

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Necdet Özçay, halk arasında basur olarak bilinen ve yaşam kalitesini olumusuz etkileyen, çoğunlukla dışkılama alışkanlığında yapılan yanlışlar kaynaklı olmakla birlikte, genetik özelliklerin ve baharatlı ve posasız yiyeceklerin sebep olduğu Hemoroidden korunmanın yolları, tedavi yöntemleri ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde hastalıkla ilgili uygulamalar hakkında bilgiler verdi.

Basur ya da mayasıl olarak da bilinen hemoroidin, anal kanaldaki damar yastıkcıklarının sarkması ve sıkışarak kanaması ile gelişen bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Necdet Özçay, hemoroid hastalığının toplumda çok yaygın olarak bulunduğunu ve iç hemoroid ile dış hemoroid olmak üzere iki türü olduğunu belirtti. İç hemoroidlerin genelde ağrısız, dış hemoroidlerin ise ağrılı geçtiğini söyleyen Doç. Dr. Necdet Özçay, hemoroid dokusu içindeki kan pıhtılaştığı zaman tıp dilinde tromboze hemoroid denilen boğulmuş basurun oluştuğunu ve bu basur türünün çok şiddetli ağrıya neden olduğunu sözlerine ekledi.

Hemoroid (Basur) hastalığı genetik

Doç. Dr. Necdet Özçay, hemoroid hastalığının nedeninin tam olarak bilinmemekle birlikte hastalarda ailesel yatkınlığın gözlemlendiğini, sürekli kabızlık sorunu olanlarda daha sık görüldüğünü, baharatlı ve posasız yiyecekler tüketen kişilerin yanı sıra dışkılama alışkanlığında yapılan yanlışların da hastalığa neden olduğunu ifade etti.

Dışkılama alışkanlığında yapılan başlıca yanlışlar;


• Doğal olmayan zaman ve ritimde kendini dışkılamaya zorlama
• Sabah ilk ve doğal dışkılama isteğini geçiştirme
• Uzun süre ve ıkınarak tam bir boşalmayı zorlama
Hastalıktan korunmanın yolları;
Hemoroid hastalığından korunmanın mümkün olduğunu ifade eden Doç. Dr. Necdet Özçay, bunun için dikkat edilmesi gereken noktaları belirtti;
• Düzenli beslenme (kepekli ekmek, bol meyve, sebze ve su)
• Tahriş yapıcı yiyecek ve içeceklerden (baharat, alkol, turşu) uzak durma
• Düzenli tuvalet alışkanlığı (okul öncesi dönemde bu eğitim anneler tarafından çocuklarına vermelidir)
• Tuvalette fazla ıkınmama
• Ağır yük kaldırmama

Hemoroid'in belirtileri;


• Makattan kanama
• Ağrılı dışkılama
• Makatta şişlikler (meme) oluşması
• Makatta kaşıntı ve bazen akıntı

Basur için ne zaman ve hangi doktora gitmeliyiz?

Makatta ağrı, şişlik ve özellikle dışkılama sırasında kanama gibi şikayetlerden herhangi birisi mevcutsa mutlaka makat ve kalın bağırsağın yaklaşık 10 - 12 cm uzunluğundaki son bölümü olan rektumu etkileyen hastalıklarda, anorektal hastalıklardan deneyimli bir genel cerrahi uzmanına gitmek gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Necdet Özçay, kulaktan dolma ilaç ve kremlerin kullanılmasının yanlış olduğunu, anal bölge hastalıklarında belirtilerin benzer olmasına karşın tedavilerin çok farklılık gösterdiğini, bu nedenle de hastalığın tanısının bir doktor tarafından konulması ve tedavinin buna göre yapılmasının önemli olduğunu söyledi. Doç. Dr. Necdet Özçay, makattan kanamanın aynı zamanda kalın barsak tümörlerininde de sık olarak görülebileceğinden bahsederek, mutlaka araştırılması gerektiğini belirtti. İlk aşamada, hastalığın kesin tanısının konulması ve evresinin belirlenmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Necdet Özçay, belirtilerin altında yatan kanser, kolit gibi daha önemli bir patolojinin atlanmaması ya da ekarte edilebilmesi için hemen her zaman bazı endoskopik tetkiklerin yapılması gerektiğini ifade etti.

Diyet önerileri ve sıcak su uygulaması


Posalı diyet uygulamasının hemoroidal hastalık tedavisinde iyileşmeye katkı sağlayabileceğini fakat tedavi sürecinin uygulanması gereken yöntemlerle de desteklenmesinin önemli olduğunu ifade eden Doç. Dr. Necdet Özçay, tek başına diyet uygulamasının hemoroidal hastalığın tedavisi için çözüm olmadığını belirtti. Oturma banyosu denilen sıcak su uygulamasının her dışkılamadan sonra yapılması gerektiğini, anal bölgedeki spazmı azalttığı için özellikle ağrı şikayeti üzerine çok etkili bir yöntem olduğunu söyleyen Doç. Dr. Necdet Özçay, diyet ve sıcak su uygulama etkinliğinin kanıtlanmış yöntemler olduğunu söylerken, hamileliğin, ağır egzersiz yapmanın, uzun süre oturmanın ve ayakta kalmanın hemoroidin (basur) oluşmasına neden olabileceğini ifade etti.

Basur için ilaç tedavisi

Büyük abdest yumuşatıcılarının, bölgesel ağrı kesici kremlerin ve ödem çözücü ilaçların hemoroid tedavisinin medikal yöntemleri olduğunu belirten Doç. Dr. Necdet Özçay, uygun hastalarda bu şekilde iyi sonuçlar alınabileceğini söyledi.

Hemorid için Endoskopik yöntemler

Rektoskopinin, kalın bağırsağın son alanını incelemeye yarayan iki santimetre çapındaki cihazla küçük iç hemoroidlere uygulanabilen yöntemler olduğunu belirten Doç. Dr. Necdet Özçay sözlerine şöyle devam etti: “Bu girişim, aynı endoskopi gibi hastaneye yatırılmadan yapılır. Hastanemiz endoskopi ünitesinde mevcut olan yöntemler infrared lazer, skleroterapi ve bant ligasyonudur. Her üç yöntemde de amaç genişlemiş damar keseciklerine gelen kan akımını kesmek ve mevcut olan hemoroidin kendiliğinden kaybolmasını sağlamaktır. Bu yöntemler belli bir büyüklüğün üzerindeki hemoroidlerde kullanılmamalıdır”.

Doç. Dr. Necdet Özçay; “hastanemizde hemoroid cerrahisinde kullanılan teknolojik cihazların yardımı ile üst düzeyde hasta konforu sağlanmaktadır”

İlerlemiş vakalarda ve kombine iç ve dış hemoroidlerin varlığında, cerrahi tedavinin gerektini söyleyen Doç. Dr. Necdet Özçay Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde uygulanan ameliyatlar hakkında da bilgi vererek sözlerini şöyle tamamladı: “Bu bölge ameliyatlarının ağrılı olması nedeniyle, hastanemizde bu ameliyatlar bölgesel anestezi ile uygulanmaktadır. Bu şekilde ameliyat hem sıfır ağrı ile gerçekleşmekte hem de ameliyat sonrası ağrısız geçirilerek hasta konforu çok yüksek olabilmektedir. Hastanemizde yüksek teknoloji cihazlarından ultrasonik dissektör ve PPH stapler mevcut olup, hemoroid ameliyatları bu cihazlar yardımı ile son derece konforlu olarak yapılabilmektedir. Bu cihazları kullanmanın avantajı ameliyat süresini çok kısaltması, ameliyat sırasında hiç kanamaya neden olmaması, dikiş gerektirmemesi, ameliyat sonrası ödem ve ağrıyı en aza indirmesi sayılabilir. Bu şekilde yaptığımız ameliyatlar sonrası başarı oranı ve hasta konforu son derece yüksektir”  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Anadolu Aşiretler Federasyonu’ndan İsrail’in idam yasası ve Mescid-i Aksa’nın kapatılmasına tepki Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail parlamentosunun Filistinli esirlere idam cezası öngören yasa tasarısını onaylamasını ve Mescid-i Aksa’nın uzun süre ibadete kapalı tutulmasını kınadı. Yaklaşık 300 aşireti temsil eden ve 60 ilde faaliyet gösteren Iğdır merkezli Anadolu Aşiretler Federasyonu, İsrail’in son dönemde aldığı kararlar ve uygulamalarla ilgili basın açıklaması yaptı. Federasyon Başkanı Ferhat Armağan, İsrail Meclisi Knesset’in Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısını onaylamasının "insan haklarına açık aykırılık" olduğunu belirterek, İsrail’in savaş gerekçesiyle Mescid-i Aksa’yı 28 Şubat’tan bu yana kapalı tutmasına da tepki gösterdi. 1967’deki işgalden bu yana ilk kez Ramazan Bayramı’nda Mescid-i Aksa’da bayram namazının kılınmasına izin verilmemesinin "tarihi ve dini değerlere yönelik ağır bir ihlal" olduğunu vurgulayan Armağan, ibadet özgürlüğünün engellenmesi ve Filistin halkına yönelik ağır yaptırımların kabul edilemeyeceğini söyledi. Armağan, "Mescid-i Aksa’nın 30 günden fazladır ibadete kapatılması ve diğer bir gündem olan 12 bin Filistinli mahkûmun idam edilmesi ile ilgili bugün bir açıklama yapmak istiyoruz. Maalesef görüyorsunuz ki her zaman ve tarih boyunca yeryüzünü fesada uğratan, insanları maddi ve manevi perişan eden bu siyonist ve emperyalist güçler, âlem-i İslâm’ı birkaç asırdır esaret altına almış durumdadır. Dolayısıyla İslam aleminin bir araya gelmesi çok zor bir hale gelmiştir. Bugün bakın İran’ı görüyoruz. Bütün emperyalist güçler, tüm kuvvetleriyle İran’a saldırıyor. İslam âlemi için bir olma zamanı artık gelmedi mi? Bugün Hristiyanlık alemine bakın ve diğer Yahudi alemine bakın. Asırlar boyunca, tarih boyunca onları bir araya getirecek ruhani liderleri, Katolik liderleri ve Hristiyan ülkelerini bir ordu gibi, bir asker gibi nizam altında toplayan bir güçleri var. Buna karşılık bizde bunun yokluğuna üzülüyoruz. Bizde ise asırlar boyunca İslam milletlerini ve İslam devletlerini her zaman bir arada tutan bir güç ve kuvvet vardı. Bu da hilafet makamıydı. Gerçekten de bu makamın yokluğunun çok ciddi acısını maalesef yaşıyoruz. Tarih boyunca hilafet makamı sayesinde bütün İslam milletleri ve İslam devletleri tek vücut halinde, bir ordu gibi hazır bulunurdu. Bütün beşeriyeti, bütün İslam milletlerini bir araya toplamak tek bir emirle mümkün olurdu. Fakat bugün görüyoruz ki İslam alemi içimizi yakan, dağlayan elim bir durum içindedir. İslam alemi ve İslam milletleri maalesef birbirinden ayrılmış, rekabet haline gelmiştir. Emperyalist güçlerin hiçbir merhameti olmadığını görüyorsunuz. Siyonist güçlerin bu milleti ayrılıklarla parçalamak için nasıl bir birlik içinde hareket ettiklerini de tarih boyunca gördük. Bizim tek çare-i necatımız Gazze’yi, Filistin’i ve tüm İslam alemini kurtarmak için İslam milletlerinin bir an önce uyanmasıdır. Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: ’Bir kötülükle karşılaşıldığında mümin onu gücüyle değiştirsin; buna gücü yetmezse diliyle karşı koysun; buna da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir.’ Maalesef üzülerek söylüyorum ki İslâm âlemi neredeyse kalbiyle buğz edemeyecek bir hâle gelmiştir. Çok ciddi bir gaflet içindedir. Dolayısıyla insanlık hiçbir zaman böyle bir gaflete düşmemiştir. Bilhassa İslam milletleri, tarih boyunca şu anda yaşadığımız bu ayrılık ve parçalanma gibi bir perişanlıkla karşı karşıya kalmamıştır. Ancak yine de umutsuz değiliz. Şunu da ifade etmek isterim ki, alem-i İslâm’ın tarih boyunca böyle zor zamanlarda yeniden yek vücut haline gelmesini sağlayacak imkan, güç ve kabiliyet inşallah Türkiye’dedir. Daha önce olduğu gibi Türkiye’nin bu birlik ve beraberliğe öncülük edeceğine inanıyoruz. O günlerin çok uzak olmadığı kanaatindeyiz. Esaret altında olan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne kavuşmasını Cenab-ı Hakk bizlere nasip etsin. Ve 12 bin Filistinli kardeşimizin idam edilmesi meselesinde de şunu ifade etmek isteriz ki inşallah Cenab-ı Hakk’ın kudretiyle Selahaddin Eyyubiler, Fatih Sultan Mehmetler, Yavuz Sultan Selimler bu milletin bağrından yeniden çıkacak ve bu zulüm sona erecektir. Bunun da çok yakın olduğuna inanıyoruz" dedi. Federasyon yetkilileri, bölgede kalıcı barışın sağlanabilmesi için uluslararası hukuka uygun adımlar atılması çağrısında bulunarak, yaşanan gelişmeleri "şiddetle kınadıklarını" belirtti.
Nevşehir Mustafapaşa 7 Haziran’da sandık başına gidecek Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa’nın belediye statüsünden çıkarılarak köye dönüştürülmesine ilişkin işleme karşı açılan davada mahkeme iptal kararı verdi. Kararla birlikte Mustafapaşa yeniden belediye olma hakkı kazanırken, belde halkı 7 Haziran’da sandık başına gidecek. Ankara’da görülen davada mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafapaşa’nın köye dönüştürülmesine ilişkin işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti. Kararda, Mustafapaşa’nın nüfusunun bazı resmi kayıtlara göre 2 binin üzerinde olduğu tespitine yer verildi. Böylece belediye statüsünün kaldırılması işlemi geçersiz sayıldı. Dünya Turizm Örgütü tarafından 2021 yılında ’dünyanın en güzel turizm köyü’ seçilen Mustafapaşa, bu kararla birlikte yeniden belediye statüsüne kavuşma sürecine girdi. 7 Haziran’da sandık başına gidecek olan bölgede seçim heyecanı da başladı. Turizmci Mustafa Ak, sürecin zorlu geçtiğini belirterek, "Mustafapaşa’yı yeniden belde yapma mücadelesini kazandık. Bu süreçte çok sıkıntılar yaşadık ancak köyümüzün turizm potansiyeli ve 2021 yılında dünyanın en iyi turizm köyü seçilmesi önemli bir etken oldu. Halkımız büyük bir mücadele verdi. Sonuçta Mustafapaşa halkı hakkı olan belediyeyi geri aldı" dedi. Belde sakinlerinden Erdoğan Aytaş ise, geçmişte yapılan nüfus sayımına dikkat çekerek, "Nüfus aslında 2 binin altına düşmezdi ancak o dönem sayım eksik yapıldı. Şu anda bölgede üniversite var, yaklaşık 3 bin öğrenci bulunuyor. 70’e yakın otel var. Burası köy olarak yönetilecek bir yer değil. Haziran ayında sandığa gidilecek, halk belediye başkanını seçecek. Şu an 5-6 aday adayı var" diye konuştu. Mahkeme kararının ardından Mustafapaşa’da seçim sürecinin başlaması beklenirken, belde halkı yeniden belediye statüsüyle yönetilecek olmanın heyecanını yaşıyor.