GÜNDEM - 20 Temmuz 2016 Çarşamba 10:20

İdam cezasını dünyada kaç ülke uyguluyor?

A
A
A
İdam cezasını dünyada kaç ülke uyguluyor?

Türkiye’nin siyasi tarihi, darbe ve darbe girişimleri sonrası cezalandırma yöntemleri; idam cezasının yeniden anayasaya girmesinin mümkün olabileceğini gösteriyor.

Türkiye, son infazın yapılmasının üzerinden 32, Abdullah Öcalan’ın idam cezasına çarptırılmasından 17 yıl sonra tekrar idam cezalarını konuşmaya başladı. AB ve ABD Türkiye yönetimini, darbecileri infaz etmek üzere idam cezası geri getirildiği takdirde, AB üyeliğini unutması gerektiği konusunda uyardı. AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ortak basın toplantısında Ankara yönetiminden demokrasi ve kanun hakimiyetine saygı göstermesini istedi. Almanya ve Avusturya yönetimleri de Türkiye’de idam cezasının yeniden uygulanması asla kabul edilemez olduğu uyarısında bulundu.

ABD, 39 YILDA 7 BİN 870 KİŞİYİ İDAM ETTİ

Ancak dünya’da özgürlüklerin ve demokrasinin beşiği olarak adlandırılan Amerika Birleşik Devletleri, bırakın devlete karşı işlenen suçları kişilere yönelik suçlarda dahi idam kararları verebiliyor. ABD’de 50 eyaletten 31’in de idam cezaları halen uygulanıyor. ABD Death Penalty İnformation Center verilerine göre 1977-2015 yılları arasında 7.870 kişi idam edildi. 2016 yılı sonuna kadar 15 idamın; 2017’de 14, 2018’de 8, 2019’da ise 7 idamın infazı için karar alındı. Şuçlanan kişilerin hangi tarihte idam edilecekleri dahi mahkeme tarafından belirlenmiş durumda. Avrupa’da tek idam cezası uygulayan ülke Belarus. Belarus, AB’nin idam cezasının kaldırılması taleplerine karşın geri adım atmıyor. Türkiye’de ölüm cezası, 1984’ten beri fiilen ve 2004’ten beri hukuken uygulanmıyor. Ölüm cezası önce 2001’de savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışındaki suçlar için kaldırılmış, 3 Ağustos 2002’de “Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar hariç” şartı ile kaldırılmıştır. 14.7.2004 tarihli 5218 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu’ndan ölüm cezaları ile ilgili maddeler çıkarılmış, böylece ölüm cezası Türk Hukuku’ndan tamamen kaldırılmıştır. 5 Temmuz sonrası gerek gelinen noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım’ın, meydanlarda idam cezasının geri getirilmesi ile ilgili sloganlara verdiği cevapta “demokrasilerde halkın talebi gözardı edilemez” şeklindeki yaklaşımları sonrası nasıl bir karar çıkacağını önümüzdeki günler gösterecek.

DARBELERE 712 İNFAZ

Türkiye’nin siyasi tarihi, darbe ve darbe girişimleri sonrası cezalandırma yöntemlerinin idam cezasının yeniden anayasaya girmesinin mümkün olabileceğini gösteriyor. Zira, Türkiye’de 1920’de Meclisin kuruluşundan, 1984’te ölüm cezalarının fiilen kaldırılmasına kadar geçen 64 yıllık dönemde ki, bunların büyük çoğunlu ayaklanma, cumhurbaşkanına suikast girişimi, 60 darbesi, 71 muhtırası ve 80 ihtilali olmak üzere; 15’i kadın hükümlü 712 kişiye Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanan ve infazı gerçekleştirilen ölüm cezası verilmiş. Tabii, bu rakama İstiklal Mahkemeleri’nin, Meclis’i devre dışı bırakarak aldığı idam kararları dahil değil. Meclise gelmeden İstiklal Mahkemeleri tarafından verilen 1500 - 2000 civarında idam kararı bulunduğu tahmin ediliyor. Türkiye’de, cezası infaz edilen son idam mahkûmu, 25 Ekim 1984’te infaz edilen Hıdır Arslan. Ekim 1984’ten itibaren mahkemeler tarafından verilen ölüm cezaları Meclis’te onaylanmadığı için infaz edilmedi. 1991 yılında çıkarılan bir afla 500 civarında ölüm cezası dosyası, 10 yıl ağır hapse dönüştürüldü ve 2002’deki yasayla da fiilen uygulanmamış olan tüm idam kararları, ömür boyu hapse çevrildi. Bunlar arasında, Öcalan’ın 29 Haziran 1999’da çarptırıldığı, 25 Kasım 1999’da Yargıtay tarafından onanan ölüm cezası da var.

58 ÜLKE UYGULUYOR

Dünya üzerinde halen idam cezasını uygulayan 58 ülke var. 35 ülkede ise savaş veya olağanüstü durumlarda idam cezasının uygulanabileceği hükmü bulunuyor. 6 ülkede ise idam cezasını adi suçlar için kaldıran ülkeler.  

Osman Sağırlı - Türkiye gazetesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Köşk Belediye Başkanı Güler partisinden istifa etti Aydın’ın Köşk ilçesinde Belediye Başkanı Nuri Güler, hakkında çeşitli yerel haber sitelerinde çıkan haberlerin ardından partisi AK Parti’den istifa ettiğini açıkladı. Köşk Belediye Başkanı Güler, yaptığı yazılı açıklamada, "Son günlerde şahsımla ilgili basında yer alan iftira niteliğindeki asılsız haberler üzerine açıklama yapma gereği doğmuştur. Bu kumpas girişiminin ortaya çıkarılması ve kamuoyunun aydınlatılması amacıyla tarafımca hukuki süreç başlatılmıştır. Ne yazık ki bazı çevreler tarafından ülke gündemindeki farklı meselelerle ilişkilendirilmek suretiyle sosyal medya üzerinden planlı ve organize bir şekilde hem şahsım hem de mensubu olduğum parti hedef alınarak siyasi bir suikast çalışması yürütülmektedir. Öyle ki bu iddialar, akıl ve izan sınırlarını zorlayacak boyutlara ulaşmıştır. Siyasetin ve kamu görevlerinin temelinde millete hizmet anlayışı yer almaktadır. Bu anlayış doğrultusunda şahsıma atılan iftiralar ile ilgili yürüttüğüm hukuki süreç tamamlanana kadar partimin kurumsal kimliğine ve çalışmalarına gölge düşmemesi gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle devam eden sürecin büyük bir onurla bağlı bulunduğum partime ve davamıza zarar vermemesi adına sorumluluk bilinciyle parti üyeliğimden istifa etme kararı almış bulunuyorum. Bu kararım mücadelemden ve inandığım değerlerden vazgeçtiğim anlamına gelmemektedir. Bu güne kadar olduğu gibi Genel Başkanımız ve Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’a ve AK Partimize olan sadakatim aynen devam edecektir. Göreve geldiğim günden bu yana sevdalısı olduğum Köşk’ümüze ve kıymetli hemşehrilerimize en iyi şekilde hizmet etme gayreti içerisinde oldum. Bundan sonra da aynı sorumluluk duygusuyla hizmetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Hiçbir zaman parçası olmadığım ve içinde yer almadığım bu iftiraların gerçeklikle ilgisi olmadığı Allah’ın izniyle ortaya çıkacaktır. Hukuki süreç neticelenene kadar her zaman gönülden bağlı olduğum, üyesi ve neferi olmaktan onur ve gurur duyduğum partimden şimdilik istifa ettiğimi kamuoyuna saygıyla bildiririm. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen kıymetli hemşehrilerime, birlikte yol yürüdüğüm teşkilat mensuplarımıza ve tüm dava arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Aydın Doğaseverlerden Tülüşah için "acil koruma" çağrısı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde endemik bitki türü Tülüşah’ın yaşam alanlarının zarar gördüğüne dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, "Koruyamazsak kaybedeceğiz" diyerek acil koruma çağrısı yaptı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), yalnızca Güneybatı Anadolu’da görülen ve Aydın’ın Kuşadası ilçesinin simgelerinden biri haline gelen Tülüşah (Aydın Gaşağı) bitkisinin yaşam alanlarının ciddi tehdit altında olduğunu açıkladı. Endemik türlerin ve anıtsal ağaçların korunmasının yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlatan doğaseverler, acil koruma çağrısında bulundu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, Tülüşah’ın 1979 yılında bilim dünyasına kazandırıldığını ve Doğa Koruma ve Milli Parklar tarafından Tür Koruma Eylem Planı kapsamında koruma altına alındığını ifade ederek, "Koruma altına alınmış olması sahada etkin bir koruma sağlandığı anlamına gelmiyor. Son 40 yılda turizm baskısı ve plansız yapılaşma nedeniyle yaşam alanları hızla daraldı, birçok popülasyon yok oldu" dedi. Sürücü, Kuşadası’nın Soğucak Mahallesi güney bölgesinde bulunan önemli bir popülasyonun villa projeleri nedeniyle büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını belirterek, "Oysa doğru planlama ile bu bitkiler yapılaşma içerisinde de korunabilirdi" diye konuştu. Bir yıl önce aynı bölgede imar planında park alanı olarak ayrılan iki parselde Tülüşah bireylerinin tespit edilerek ilgili kurumlara bildirildiğini ifade eden Sürücü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Manisa 4. Bölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda, alanların tel örgü ile çevrilmesi, bilgilendirme tabelaları konulması ve imar planına işlenerek koruma altına alınmasının önerildiğini söyledi. Ancak aradan geçen sürede herhangi bir somut adım atılmadığını dile getiren Sürücü; "Yaptığımız son gözlemlerde bitkilerin bulunduğu alanlarda hayvan otlatıldığını, gelişigüzel temizlik yapıldığını, koruma sağlanmadan yeni yollar açıldığını ve moloz döküldüğünü tespit ettik. Bu durum açık bir doğa tahribatıdır" ifadelerini kullandı. Tülüşah’ın henüz çiçeklenme dönemine girmediği için fark edilmesinin zor olduğuna dikkat çeken Sürücü, acil olarak koruma çitlerinin yapılması, uyarı levhalarının yerleştirilmesi ve alanın hem fiziksel hem de hukuki olarak güvence altına alınması gerektiğini vurguladı. Sürücü; "Kuşadası’nın simgesi olan bu endemik türü korumak bir tercih değil, yasal ve vicdani bir zorunluluktur. Gerekli önlemler alınmazsa, bu değerin yok oluşuna hep birlikte tanıklık edeceğiz" dedi.
Muğla Çöpten sanat üretiyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan sanatçı Özer Koç, günlük hayatta çöpe giden nesneleri birer sanat eserine dönüştürüyor. "Atık benim için katıktır" diyen Koç, portakal filesinden çay posasına, eski ayakkabı tabanından kırık enstrümanlara kadar her şeyi tablolarında yaşatıyor. Sanatın sınır tanımayan hayal gücü Menteşe’de çevreci bir boyut kazandı. Sanatçı Özer Koç, tüketim toplumunun "atık" olarak gördüğü her nesneyi atölyesinde estetik birer kimliğe kavuşturuyor. Doğayı koruma bilinciyle sanatı birleştiren Koç, alışılmışın dışındaki teknikleriyle dikkat çekiyor. Kullandığı malzemelerin çeşitliliğiyle şaşırtan Özer Koç, "Günlük hayatta kullandığımız herhangi bir şey ilham kaynağım olabiliyor. Sabah içtiğim çayın posasını kurutup resimde doku elde etmek için kullanıyorum. Marketten aldığımız portakal filelerini kırpıp tablolarda saç figürüne dönüştürüyorum. Atık takılar, kahve posaları, hatta çocuklarımın kırdığı eski bir ukulele bile ’Müzik Taşarsa’ isimli bir tabloya dönüşebiliyor" dedi. Nesnelerin ruhuna odaklandığını belirten sanatçı, malzemeyle kurduğu bağı, "O nesne orada uyuyorsa yerini bulmuş demektir. Atık bu anlamda benim için bir katık" cümlesiyle özetliyor. Koç’un eserlerinde sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda güçlü mesajlar da yer alıyor. Doğada yüzlerce yıl yok olmayan plastik reklam panolarını ve eski ayakkabı tabanlarını kullanarak distopik çalışmalar hazırlayan Koç, "Doğada 200 yıl bozulmayacak bir reklam panosunu, eski terlik tabanımla distopik bir tabloya dönüştürdüm. Buradaki mesajım doğadan teknolojiye gidiş ve oradan geri dönmenin bedelidir. Kullandığım her plastik parçası, aslında birer uyarı niteliği taşıyor" şeklinde konuştu. Karışık teknikler kullanarak mozaik ve modern sanatı harmanlayan Koç, sokaktaki taşlardan evdeki kaya tuzuna kadar her detayın tablonun içerisinde bir "kimlik" oluşturduğunu vurguluyor. Sanatçının çalışmaları, hem geri dönüşümün önemini hatırlatıyor hem de Muğla’nın sanat hayatına farklı bir soluk getiriyor.
Konya Doktoru 11 milyon lira dolandıran şebekenin 28,6 milyarlık işlem hacmi ortaya çıktı İnternet üzerinden ’Amerika merkezli yatırım şirketi’ yalanıyla Konya’da yaşayan bir doktoru 11 milyon 67 bin lira dolandıran şebekeye yönelik Konya merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 19 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerin kullandığı paravan şirket ve şahıs hesaplarında yaklaşık 28,6 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi. Olay, Konya’da bir doktorun internette karşısına çıkan Amerika merkezli yatırım şirketine yatırım yapmak amacıyla şüphelilerle iletişime geçmesiyle başladı. Edinilen bilgiye göre, şebeke üyelerinin yönlendirmesiyle doktor, 10 Temmuz-31 Ağustos 2025 tarihleri arasında 21 ayrı işlemde şüphelilere ait paravan şirket ve şahıs hesaplarına toplam 11 milyon 67 bin 500 TL gönderdi. Dolandırıldığını anlayan doktorun şikayeti üzerine emniyet güçleri, ’nitelikli dolandırıcılık’ suçlamasıyla geniş çaplı bir tahkikat başlattı. Hesaplarda 28,6 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi Yapılan detaylı incelemeler sonucunda şebekenin bağlantıları ve kullandıkları finansal ağ deşifre edildi. Şüphelilerin suçta kullandıkları şahıs ve paravan şirket hesaplarını mercek altına alan ekipler, dolandırıcılıktan elde edilen toplam işlem hacminin tam 28 milyar 685 milyon 346 bin 316 TL olduğunu belirledi. Ayrıca yürütülen soruşturma dosyası kapsamında daha önceden 5 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi. 9 ilde eş zamanlı baskında 19 gözaltı Olaya karıştığı tespit edilen şüphelilerin yakalanması için polis ekipleri, 31 Mart Salı günü operasyon için düğmeye bastı. Konya merkezli olarak İstanbul’da 10, İzmir’de 2, Adana, Antalya, Balıkesir, Batman, Gaziantep, Malatya ve Sakarya’da birer olmak üzere belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyonlarda aralarında 2 kadının da bulunduğu toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Bulundukları illerden yakalanarak Konya’ya getirilen şüpheliler, ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi ve Şube Müdürlüğü’ndeki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Sevk edilen şüphelilerden 3’ü savcılık tarafından serbest bırakılırken, 16 şüpheli tutuklandı. Dosya kapsamında daha önce tutuklanan 5 şüpheliyle birlikte dolandırıcılık suçundan toplamda 21 şüpheli tutuklandı.